Yolculuk

GİRİŞ: 29.08.2020 12:31      GÜNCELLEME: 29.08.2020 12:31
Rasthaber -   Bölüm -2: Hayat ve zaman 
 
BismillahiRahmanniRahim    
Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a, salatu ve salam O’nun Resulü ve temiz Ehli beytine olsun 
Bizlerin iç dünyası, «hayal dünyasını» oluşturan sebep-sonuç parametrelerin ana kaynağı, yaratılışımızın doğasından kaynaklana ikisi bir arada “2 in1” Hayat olarak adlandırdığımız yolculuktan oluşmaktadır.  
Duygusallıklarla ve materyallere şekillendirerek oluşturduğumuz hayat serüvenimizi renklendiren ve de ilginç kılan, İnsanın görmediği, bilmediği halde her şeyi tefekkür edebilmesi, hayal edebilmesi & düşünebilmesi sonuç olarak gerçekleştirdiği ve adına ilim dediğimiz fakültemiz, yolculuğun doğasında yatan teknolojik buluşları gerçekleştirmesi sağlamaktadır. Bu fakültemiz hür irademizle insanın yaratıcısı ile olan “kavramakta zorlandığı” ilahi bağın yansıması, tecellisidir. Bu ilahi bağı oluşturan veriler İnsan yaratılışıyla ön-program olarak yerleştirilmiş ayni bir bilgisayarın aplikasyonları misali daha önceden kurulmuştur. İnsan ise bu hazır olan program & aplikasyonları zaman ve mekanına göre keşif etmekte ve kullanmaktadır. İnsan oğlu, sahip olduğun bilgileri tam olarak daha keşif edememiştir. İnsanın daha keşif edeceği o kadar çok şey vardır ki buna rağmen bulunduğumuz şu zaman diliminde her şey çok hızlı gelişmekte ve gelişmeleri takibimizde zorlaşmaktadır. 
İnsan oğlu bu gelişmeleri, Kimileri hayatının gerçeklerini (kendi varlık sebebini) bilmeden cahilliğinden ötürü yaptığı & oluşturduğu putlara taparak kendini (insanı) ilahlaştırarak yaşayacaktır. “Gel gör ki zulme saplanmış olanlar bir bilgiye dayanmadan kişisel arzu ve heveslerinin peşinden gitmektedirler.” (Rum-29). Kimleri ise Maddi yolculuğun hedefini Ruhani yolculuğun konforu için olduğunu kavrayarak, hayatının her iki boyutunda tek bir hedef rızası için yaşadığının bilincinde hayat yolculuğunu edama edecektir. “De ki: Şüphe yok, namazım da ibadetlerim de diriliğim de ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir ki.” (En-am162) • Ruhani-ilahi yolculuk: Kendini bulmak- Allah Yönelmek- kendi aslına geri dönmek: Ruhani yolculuk, ilahi boyuta yaratılmakla başlar, insanın anne karında şekillenmesi ile devam eder, bu halimiz dünya yönü için Barzak-1 halidir. Dünyaya gelişimizle yeni doğan bebek halimizde boyut değiştiririz. Madde dünyamızı tanımamız ile ruhani yolculuğumuz madde vücutlumuzla gölgelenir, dünya (madde) ile iç içe olduğumuzdan zayıflar, fakat kendimizi Tanıyıp, Allah yönelmemiz ile tekrar başlar, ilahi aşkın kalbimizde oluşması ile kişi kendi varlığının ana kaynağı ile bütünleştirir ve kendini aslında bulur ve kozmik (inter-dimension) bir yapıya ulaşır. “De ki: Şüphe yok, namazım da ibadetlerim de diriliğim de ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir.”, “Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.” (Bakar-154). «Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma. Onlar diridir ve Rableri katında rızıklanırlar.» (Al-i İmran169) • Maddi yolculuk: Dünyaya gelmek – Dünyadan Faydalanmak- Kalıcı hayatımıza geri dönmek: Madde yolculuğumuz Anne karında «Barzak-1» madde olarak şekillenmek ve 
doğmak, yani Madde dünyaya gelişle başlar. Belirli etapların doğrultusunda madde (canlı & cansız) yapılar zaman ile sınırlanmış halde yaşar, varlık sürdür. Madde ile giydirilmiş ruhumuz dünya hayatı yolculuğumuzun son durağı olan madde yapıdan ayrılmak suretiyle kendi Ruh boyutuna döner ki halk dilinde ölmektir. İnsan, Ruh boyutuna geçmeden önce aynı Ruh boyutundan madde boyuta geçişteki bekleme süresi «Barzak-1» gibi, Madde boyuttan Ruh boyutuna geçişte de bekleme süresi vardır ki buda «Barzak-2». Netice itibari ile insan oğlu iki kere «doğmuş» ve iki kerede «ölmüş» olmaktadır.   
Barzak - 1:  
Ölüm; Ruhlar boyutundan ruhumuzun madde vücuda intikal etmesi ve madde vücutta hayat vererek yaşaması.  
Doğum; Ruhumuzun Madde vücutta bürünerek dünya hayatına intikal etmesi. (Ruh, vücutta bürünmüş şekilde dünyaya gözlerin açmadan önceki anne karnında bekleme süresinin bitişi.) 
Barzak - 2:  
Ölüm; Ruhumuzun dünya yaşantısın sağlayan madde vücuttan ayrılması ve tekrar ruh boyutuna geri dönmesi.  
Doğum; Ruhumuzun genelde yorulmuş madde vücuttun ayrılıp ruhlar boyutuna dönmesi. (Ruhun dünya boyutundan Ruh boyutuna dönüşü ve mahşer günü kalkış). 
Netice olarak, Ruh, intikal ettiği vücuttu aynı bir deniz altı ya da bir koruyucu kombinezon gibi kullanarak sınırlanmış madde dünyasında hayatını yaşayarak yolculuğunu gerçekleştirir.  
Zaman, madde ile ruhun sınırlandırıldığı, İnsanın Madde dünyasındaki hayatındaki oluşumlara bir anlam vermek için kullandığı geçiştir. İlk hali «geçmiş zaman», Bulunduğu hal «şimdiki zaman» ve ilk haline dönüş «gelecek zaman». Geçmiş zaman ve gelecek zaman aynı zamandır. Şimdiki zaman ise iki zamanın (geçmiş & gelecek) sıkıştırarak oluşturduğu bir baloncuktur. Kısaca zaman tektir fakat boyut farklılığının (ruh ve beden), ruhun maddede sıkışmasından ve maddenin kendi yapısından ötürü sınırlamasından “hayat” dediğimiz geçici zamanı oluştururuz. Geçici zaman, Ruhun madde vücuttaki hapis olma halindeki zamanıdır. Aslında bizlerin yolculuğu “üç zamanı” aynı anda yaşar, bu her şeyin “aynı an” olduğu zamandır. Eğer örnek verirsek, uçan bir uçak içindeki uçmaya çalışan bir sineğin uçması gibidir.  Sineğin hız kendi madde yapısı içinindir fakat uçağın hızı ise her ikisinde kapsamaktadır. Dolaysıyla sineğin ne ilerisi nede gerisi farklı bir zaman değildir. Yani uçağa göre aynıdır fark etmez. 
Farklı bir örnek verirsek; bir hayat şişesi düşünelim bunu hacmi ise 80 yaş yıl olsun. Bu hayat şişesini doldurmaya başladığımız nokta tabi ki şişeni ağız kısmı ve dar boğazından dibe doğru bir yön ile başlar. Şişenin dibine kadar inen süresi insanın Barzak-1 süresidir. O esnada aslında kişi «dünya hayatını» tam olarak görmektedir, dibe vurduktan (doğuş) sonra iniş esnasında gördüklerini çıkış (dolma) esnasında bire bir yaşamaktadır. 80 yaş yılını doldurduğu an, girdiği hayat şişe ağız kısmından tekrar geri çıkmaktadır. Kısaca, Doğumu ve ölümü aynı anda/yerde olmaktadır. Doğum ile ölümün arasındaki tek fark, olaya hangi yapıdan ve nerden baktığımıza 
bağlıdır. Şişenin içinden çıkışa madde yapıdan bakarsan ölüm. Şişenin dışından ruh yapısından bakarsan tekrardan diriliştir. 
Özet olarak Yolculuğumuza Ruhani boyutla bakmamız ile Madde boyutla bakmamız arasında fark vardır. Madde boyutta yolculuğumuz sınırlı görünmektedir. Fakat bu sınır bir son değil tam aksin tekrardan diriliş ve aslına dönüş bir uyanıştır. 
Dünya yaşam yılı olarak belirlenmiş (mutlak ölümle sınırlanmış) bir madde hayatta sonu biline bir yolculuk yapacağımızı göre hür irademizi ve yaşantımızınım ne anlamı olabilir? 
Devam edecektir……….. 
Mustafa Kemal TAŞPINAR

YORUMLAR

REKLAM