Trump'a Biat Eden Müslümanlar Tam Liste

GİRİŞ: 30.06.2019 16:25      GÜNCELLEME: 30.06.2019 16:25

Rasthaber -  (Adınız var mı; bakın)
Hani Amerikancı terör örgütü FETÖ eğer başarılı olsaydı hapse atacağı kişilerin tam listesini yayınlamış ya da yayınlatmıştı ya.
(Bu arada dün vefat eden değerli dostumuz ve direniş mensubu Abbas Kadıoğlu’nu yitirdik. Dostlarına ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. Bu gün cenazesi kalkacak…)
Herkes merak etmişti acaba ben listede var mıyım! ABD'ye değil direk karşı çıkan, yan gözle bakmaya tenezzül eden herkesin adı listede vardı. Tüm Ehlibeyt camiası toptan.. Biz de bu yazımızda tersten bir liste yayınlayacağız. Yok yok, isim isim değil, ama siz isminizin olup olmadığını bileceksiniz. Trump’a biat edip etmediğinizi bir kez daha düşünme fırsatınız olacak. (Yoksa bizim güncelleme alanında bir iki bölümlük taahhüt ettiğimiz yayınlanacak yazımız daha duruyor ona devam edecegiz)
G20 zirvesi bağlamında toplanan yöneticiler toplu resim çektirdiler. Bu liderlerin arasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da vardı. Üstelik büyük şeytan ABD’nin başkanı Trump’un sağ tarafında. Trump’un diğer tarafındaki isimse Suud(i Amerika) Kralı Bin Selman’dı. Arada bir muhalif çıkış yapan Alman Lider Merkel ise resimde en sonda görünüyor.
Bu tabloda yer alan başkanların durdukları yerlerin rastgele oluştuğunu ve bir mesaj taşımadığını sananlar ABD büyük şeytanının nasıl çalıştığını ve en ince detayları bile mesaj olarak nasıl kullandığını henüz fark etmeyen cahil dostlarımızdır. Yine bu detaylar sayesinde ABD’nin dünya şeytani cephesinin İmamlığında bulunduğunu da hesaba katmayanlardır.
Birkaç gün önce Büyük Şeytan (ABD) başı Trump, Dünya (Mustaz’aflarının Müstekbirlere) Direniş Cephesi Lideri Peygamber torunu Seyyid Ali Hamenei’ye görüşmek istediğine dair mesaj göndermişti. Japon başkanla. Hem de hiçbir ön şart taşımadan. Bu arabulucu olarak seçilen ülke de İran’ın değer verdiği ikili ilişkilerde bulunduğu Japonya idi. Yani şeytan başı Trump, başını çektiği (kendisine) Direnişin Lideri’ni etkileyebileceğini sanıyordu. Ya da: "Görüyorsunuz biz çok barışçıyız ama onlar uzlaşmacı değil, cinayetlerin sebebi, bizim zulüm düzenimizi kabul etmemek bize karşı direnmekle dünyada kan akıtmamıza neden oluyorlar." mesajını vermeye çalışıyordu.
Peygamberin kan ve misyon bakımdan torunu olan İmam Hamenei, ne buyurdu: Ben Trump’u mesaj alacak ve ona mesaj iletecek ciddiyette biri olarak görmüyorum. Ama size değer veriyorum. Madem geldiniz kendi ayaklarınız üzerinde durun, ABD’ye kuyruk olacağınıza, bağımsız ülke olun. Bağımsız olup (büyük şeytanı takmadığı ve İran’a ambargolara boyun eğmediği için) İranla ilişkilerini sürdüren ülkeler gibi siz de İran'la iyi ilişkileri sürdürebilirsiniz dedi. Bu apaçık bir ilandı. Aslında mesaj verecek değerde görmüyorum dediği büyük şeytan başı Trump’a en kahredici mesajdı. “Sen hiç görmek istemesen ve kabul etmek istemesen de Direniş Cephesi vardır ve her geçen gün sizin zulüm saltanatınıza alternatif ve onu sarsıp yok edecek biçimde gelişiyor.” mesajını vermiş oldu.
Büyük şeytan cephesi bu kahredici mesajı hatta dünyada iki İmam’ın arasında olup bizim anlamadığımız boyutta mesajlaşmayı da gerçekleştirince, teselliyi, başka toplantıda buldu. Tüm biatlı sözde Müslümanları toplayarak Yahudi Hristiyan ve putperest tüm başkanlarla birlikte güç birliği görüntüsü veren bu resmi yayınladı. G20 (Rahmetli Erbakan’ın tabiriyle Zulümde) gelişmiş devletler olarak her ne kadar 20 rakamı olsa da resimde 40’ın üzerinde başkan vardı. Bazılarını asıl üye değil gözlemci olarak nitelendiriyorlar. Yani kapımızda biraz daha dolanın halkınızı bize tam teslim etmeye çalışın sonra şeytani cephenin asıl üyesi, organı olacaksınız demeye getiriyorlar.
Peki bu ne anlama geliyor. Yani büyük şeytanın sağında solunda Suud(i Amerika) ile Türkiye Liderinin bulunmasının manası ne? Bununla verilen mesaj şu:
Suud’un başını çektiği Yemen Direniş cephesine karşı yürütülen gerici Arap krallarının savaşında ABD büyük şeytanı, Yemenli muztazafların katilidir. Suudi Amerikanın destekçisidir. Yemenli mazlumların da düşmanıdır. Yemenle Savaşan tüm ülkeler ve halkları Suudi Amerikaya biat etmiş durumdadırlar. Tabi bunların krallıklarında bir payı olmadığı gibi onları engelleyecek güce sahip olmayan mustaz’aflar hariç. Bu konudaki ayeti az sonra yazacağız.
Suudun koordine ve finanse ettiği Rabıta (şer) teşkilatı yoluyla dolarlara boğduğu El Kaide, Işid, Nusra, Ahraruş Şam, ve diğer Esad yönetimindeki Suriye Devletine düşman olan tüm örgüt ve kuruluşlar da Bin Selmanla birlikte Trump’a biatlarını sunmuş durumdadırlar. Eğer bin Selman’ın bu resimde hem de Trumptun en yakınında olmasını kabul etmeyen cihatçı varsa hemen bunu ilan etsin ve Suudi Amerikanın cephesinden ayrılarak saf değiştirsin. Trumpa biat etmediği gibi onu mesaj alıp vermeye değer görmeyecek kadar aşağılayan İmam Hamenei tarafına geçsin. Yoksa iddiası boş ve yersiz kalacaktır.
Türkiye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da Trumpun sağ tarafında yer aldı. Trump’a yaranmak ve yakın olmak isteyen 40 kadar lider arasında onun sağ kolu olabilmek, ona o kadar yakın olabilmek acaba neyin ve hangi hizmetlerin, projelerin karşılığı olmuştur bu ayrı bir incelemenin konusudur. Ancak biz biat konusunu yazdığımız için bu konumla Trump’a biat edenler ülkemizde AK PARTİ’ye oy veren tüm kişilerdir. AK PARTİ iktidarıyla onun dış siyasetinde uyumla çalışan başta İHH olmak üzere İmkander Haksöz camiası ve diğer tüm dernek kuruluş ve kişilerdir.
Hadi mektebi ve dini geleneğinde ve inancında dünya sömürü düzenine karşı kendilerini koruyup kollayacak masum imamdan yoksun, hilafet ehli kardeşlerimiz bir derece. Bu sapmada  onları anlasak da anlamadığımız konu ya da anlamak ve bahane kabul etmek istemediğimiz konu da şudur. Canlı bir Masum İmamı olup kendilerini düşmanlara karşı koruyacağını vaat  etmiş olan Mehdi (a.s)  vardır. Onun direniş cephesinin başı olan onurlu duruşuyla özgür ve başı dik onurlu insanların lideri Velayeti Fakihin lideri İmam Hamenei de bu insanların tanımadığı uzak biri değildir ki! Velayeti Fakihe inandığını geçin onun Ülkemizdeki temsilcisi olduğunu ima iddia eden Kevser, EHLADER de maalesef son birkaç yıldır fiili tercihleriyle Trump’a biat edenlerin listesinde görülmektedir. Çünkü onlar da AK PARTİ’ye oy vermişler vermeye çağırmışlardır.
Suriye’de büyük şeytan ve direniş cephesinin kapıştığı yılların başında, bu kimse ve dernekler, AK PARTİ’ye oy vermeyi şöyle savunuyordu:
“Biz geleceği bilemeyiz ve kahinlikle de yükümlü değiliz. Geçmişine göre AK PARTİ’ye oy verdik geçmişi de 28 Şubat sürecinde dine yapılan zulümleri kaldırdılar ki bunlar iyi şeylerdi. Ama Suriye’de yanlış yapıyorlar.” Bir nevi kabul edilebilecek bu savunma maalesef ki özellikle aynı camianın TV’si on4 kapatılıp da bin bir rica minnet ve vaatlerle açılınca, unutulmuş olmalı ki son seçimlerde de AK PARTİYE biatlarını tazelediler. Böylece Trump’a biatı da ilan etmiş oldular. Çünkü baştan beri AK PARTİ’nin ABD ile çalıştığı ve onun BOP projesinin başkanlıklarından birini yaptığını bilmiyor değillerdi.
Sanılanın tersine Direniş Cephesi ile Büyük Şeytan Müstekbir cephesini ayıran çizgi din mezhep ya da dini yaşam şekilleri olmadı olmayacak gibi de görünüyor. Çünkü Suriye’de direnişin yanında olan bölge ülkelerindeki özellikle Türkiye’deki aleviler Direniş Cephesini tercih ettiler. Alevilerin AK PARTİ’ye oy vermedikleri sağlamasından da saflar net görülmektedir. Yine Maduro, Chavez gibi uzak doğulu Liderlerin ülkeleri de Direniş Cephesinde saf tuttular. Bunların da Direniş’in dini ve mezhepleriyle bir ilgileri yoktur.
Diğer yandan dini bir bayrak gibi kılıç gibi kullanan başta Suud olmak üzere Türkiyedeki tarikatlar da onca dini inanç ve yaşam hassasiyetlerine rağmen Trump’a biat edenler listesindeler. Yemenli Zeydiler 12 İmam Şii’si İran’la bire bir aynı inançta değillerdir. Ama mazlumdurlar ve direniş cephesinde yer almaktan başka tercihleri olmadı. Iraklı Suriyeli mazlum ve mustaz’aflar gibi.
Peki büyük şeytan ABD başkanı Trump’a biat eden liderlerine rağmen mustaz’af ve Müslüman ülkelerde farklı düşünen ve bu liderlerini desteklemeyen halkların biatı kimedir? Bu kişilerin yapmaları gerekenler nelerdir? Liderlerinin büyük şeytan cephesinde yer alıp bu kişileri yanlış tercihe zorladıklarında ne yapmaları gerekir; ilgili ayetlere bakalım:
“Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: “Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)” Onlar da, “Biz yeryüzünde  mustaz’af (zayıf ve güçsüz kimselerdik)” derler. Melekler, “Allah’ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!” derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir. Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır. Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır. Nisa 97-99.

YORUMLAR

İlke 3 ay önce
Tuz kokarmı kokmaz Demekki tuz zannedilenler tuz değilmiş selam olsun zamanın şartlarına göre çizgisini değiştirmeyen yiğitlere
İlke 3 ay önce
İrana yaptığım ziyaretlerin birinde aracına bindiğim taksiciyle sohbet ettiğimde bana şöyle demişti İmam mehdi (af.) Zuhur ettiğinde ilk önce bu mollalların kellesini uçuracak diye Bende şaşırmıştım bu avam sözüdür diye dikkate almamıştım ama zaman geçtikçe alim olan birçok mollanın da diğer insanlar gibi dünyayı daha çok kazanmaya çalıştıkları için bu duruma düştüler Ve kendilerini herşeyde yeterli gördükleri için kendilerine nasihatçılar edinmediler bütün sıkıntıların başı bu çünkü herkesin nasihat a ihtiyacı var İnşallah bundan tevbe istiğfar edip düzelir iz ve düzelirler Yoksa cennete eğriler gitmez

REKLAM