Tahran Düşerse Ankara Düşer

GİRİŞ: 13.12.2020 19:21      GÜNCELLEME: 13.12.2020 19:21
Rasthaber -  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın okuduğu şiir üzerine inşa edilmek istenen milliyetçilik! gazı ile mezhepçiliği de alevlendiren bir akıl tutulması yaşıyoruz. Şiirin aslında ne anlattığı asıl niyetin ne olduğu uzun uzun konuşulur. Beni endişelendiren iki tarafında hemen alevleniyor oluşu. Aklıma Lübnan ve Irak’ın durumu geldi. Zira olmayan bir mezhepçilik üzerinden iki ülkenin de yönetim şekli kendi kendini tüketen bir sisteme dönüştürüldü. Durum tamamen siyasiydi ama yurttaşları birbirine düşürmenin ve hatta dış müdahaleye açık hale getirmenin en kolay yolu mezhepçilik varmış gibi lanse etmekti. Atılan tweetleri karşılıklı olarak takip ettim. Hem İran hem Türkiye’den sağduyu çağrısı yapan gazeteciler oldu. Ama gündeme gelen daha çok iki tarafın da kızgınlıkla attığı tweetleri oldu. Hem Farsça hem Türkçe olarak konuyu takip etmeye çalıştığımda açıkça söylemeliyim ki İran’ da sağduyu çağrısı yapan gazeteciler daha çoktu. İlk olarak Türk kullanıcılar tarafından bir Turan haritası paylaşıldı ve trajikomik bir şekilde Yavuz’un alevi kıyamı sanki Şah İsmail Türk değilmiş gibi İran’a nispet olsun diye paylaşıldı. Birkaç gazetecimiz rt etti. Hem tarihsel yanlışlığı hem bir can pazarı olması bakımından paylaşan kişiyi çürüten bu paylaşımlar üzerine İran’dan da Pers İmparatorluğu haritası paylaşıldı. Derken karşılıklı tahrik sürdü gitti. Ama şunu unutmamak gerek bu etkiye tepki olarak başlamıştı. Bize düşen durumun yanlış anlaşılma olduğunu belirtip sakinleştirmekti.  

İki ülkenin birbirine olan bağlılığı bir gerçek. Darbe teşebbüsünde İran ve Kasım Süleymani’nin çabalarını ne çabuk unuttu Türkiye. Türkiye de İran’a ambargo sürecinde destek oldu bunu da İran unutmamalı. Her şey bir yana Batı Asya’nın kaderi iki ülkeye bağlı. Biri olmadan mümkün değil. Türkiye bunu unutmayıp İsrail ile artırdığı iş birliğine artık bir son vermeli. Hem darbe teşebbüsündeki İran yardımı hem İsrail ile olan ilişkimizi de gündeme taşıdı Farsça tweetler. Bunlara kimse cevap veremedi. Tam tersine durumu çarpıtıp ‘Bizi iç işlerimizle tehdit ediyorlar.’ dedi bazı gazeteciler.

Ben iki ülkenin iş birliğinin sorunsuz devam etmesi için Türkiye’nin gerekli özeni göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Hayali mezhepçilik üzerinden inşa edilmek istenen fitne duvarı engellenmeli. Hayali diyorum çünkü İran’da ki kısa gezimde mezhebi bir problem olmadığına yaşayarak şahit oldum. İran’a ayak bastığımız andan itibaren şu cümleleri duydum: ‘Türk müsünüz? Hoş geldiniz. Başımız üstünde yeriniz var. Evimize misafir olun. Kalacak yeriniz var mı? Aç mısınız? Numaramı vereyim ne olursa olsun arayın.’

Ve bu cümleleri kurarken samimiyeti kalbinize işliyor. Çay, kahve ısmarlamak istiyor, azizem, canım diye hitap ediyorlar hep. Bir gün dövizciden paramı bozdururken bana paranın sahte olup olmadığını nasıl anlayacağımı öğretti bir amca. Ben sormadan. Yine bir gün canım bir şeye sıkılmış ağlamaklı otururken bir restoranın bahçesinde bir kadın gelip benimle gönülden konuştu. Duygusallığım artınca ‘size sarıla bilir miyim?’ dediğimde bana sımsıkı sarıldı. Bir üniversitenin kadın kolları kuruluşundan birini ziyarete gitmiştik. Bizi harika bir sofra ile misafir ettiler. Üstelik belki İran yemeklerini yiyememiş ve Türk yemeklerini özlemişizdir diye birkaç Türk yemeği yapmışlardı. Kısacası incelik dolu, saygılı misafirperverlikten başka bir şey görmedim. Bir ilahiyatçı olarak gittiğim farklı şehirlerde denediğim bir testi İran’da da uyguladım. İlahiyat mescidinde ve Türkiye’deki camilerde mezhepçiliği ölçmek adına gelen tepkileri değerlendirmek için ellerim salık namaz kılıyordum bazen. Birçok olumsuz tepki ile karşılaştım. Hatta namazını bozup gidenler oldu yanımdan. Biri de bana direk ‘Sen hayırdır necisin?’ demişti. İran’da ise Meşhed’ de ellerim bağlı namaz kılarken hiçbir olumsuz tepki almadım. Bir defasında ise selam verdikten sonra yanımdaki kadın bana dönüp:’ Benim için dua eder misin?’ dedi. Bir Şii bir Sünni’den dua istedi. İnsan kimden dua ister? Önemsediğinden, yakınından, daha saf  kalpli gördüğü kişiden... Bu onure eden bir davranıştır. Bir sabah namazında yol üstündeki dinlenme tesisinin mescidinde gelen tepki daha muazzamdı. İlahiyatta okuduğumu öğrenince: ‘Ben de Kelam’dan yüksek lisans yapıyorum. Numaranızı verebilir misiniz? Sünnilikle ilgili sorularımı sormak isterim size’ dedi.

Sadece İran’da değil. Konya’da Şeb-i Arus günlerinde gelen İranlı kardeşlerden biriyle tanışmıştım Şeceryan’ın konserinde. Şirin. Uzun uzun sohbet ettik vahdet üzerine. Yine konserde tanıştığım ve çok iyi arkadaş olduğum Feriba İranlıların Türklere olan sevgisine canlı şahit.

Siyasi düzeyde ise Ahmedinejad’ın saygı dolu sözleri delil niteliğinde. Bir röportajında; Türkiye’ye olan saygısı sebebiyle ayağa kalkıp konuştu ve sevgi dolu cümleler kurdu. Ruhani’nin cumhurbaşkanımızın elini tutup yürüdüğü fotoğraf kimseye sır değil artık. Seyyid Ali Hamaney’in Türkler ve Türkçe üzerine konuşmalarını bir kez olsun dinlemeden İran’a nefret kusanlar ancak art niyetlidir.

Kim ne derse desin. İki ülkenin de yurttaşları birbirini sevip saygı duyuyor. İki ülkenin de gazetecileri durumun hassasiyetinin farkında. İki ülkenin de hükümetleri Batı Asya için kader ortaklığı ettiklerinin idrakinde. Elbette tüm bu gruplarda fitneden beslenenler var. Ve maalesef ülkemizde ki fitneciler hayali mezhepçilik ve ırkçılık üzerinden çok sıkı çalışıyorlar. Her seferinde yapmamız gereken onlara Batı Asya’nın stratejik önemini, Ankara düşerse Tahran’ın; Tahran düşerse Ankara’nın düşeceğini, İslam’ı İranlılardan öğrendiğimizi, Şah İsmail’in Türk olduğunu ve yapılan alevi kıyımının insanlık suçu olduğunu, darbe teşebbüsünde İran’ın Türkiye’ye olan desteğini ve halkların birbirine olan sevgi ve saygısını hatırlatmak. 


Sena Kılınç

YORUMLAR

İlke 3 ay önce
Allah şeytan ve dostlarının hilelerini boşa çıkarır Türkiye İran Azerbaycan ve diğer Müslüman ülkeler birlik olup tüm dünyaya mutluluk ve huzur getirebilirler Dünyada emperyalist güçlerin Aslında hiç bir gücü yoktur. onlar İslam ülkelerinin satılmış liderleri yüzünden güçlü gibi görünüyorlar. İslam ülkeleri bir araya gelse tüm emperyalist güçler dünyada hiçbir mazlumu ezemez İşte o gün gelecek ve adalet güneşi tüm yaratılmışların üzerine doğacak dünya ilahi nizam ile Allahın ilahi rahmeti ile dolacaktır Edrikni ya mehdi af.
salihyakup 3 ay önce
yüreğinize sağlık kardeşim.bu şiir okuma provaksiyonlar için bir prova.asıl dikkat edilecek iranda konuşlanan turancı derneklerine dikkat edilmeli.selam ve dua ile

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM