Salgın mı? Saldırı mı? Değişim mi?

GİRİŞ: 31.03.2020 17:54      GÜNCELLEME: 31.03.2020 17:54
Rasthaber -   BismillahiRahmanniRahim 

Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a, salatu ve salam O’nun Resulu ve temiz Ehli beytine olsun. 

Dünya insanlığı öylesin bir ucubeden muzdarip ki kendini neye karşı savunacağını tam bilmiyor.  Korona ama tam o değil, türevi, hızlı mutasyona uğrayan sanki rus bebeği açıldıkça yenisi çıkıyor. Biz şu an COVID-19 ve türevleri ile meşgulken arkasından geleceklerden hiç haberimiz yok. Bizler İnsanoğlu neslimizi kurtarma derdindeyken, Bir güç, kendini yeni ilah ilan edeceği bir proje peşinde AMA !!! 

İşin aslı şu ki İnsan oğlunun bencil, vahşi bir hayvandan dahada vahşi bir hal aldı. Kan dökmesini, insan öldürmesini seviyor. Sadece onla kalsa her tür güzelliği egosantirik arzularıyla kendi elinde olmasını istiyor ve kendi türü ile paylaşmak istemiyor. Eğer sahip olamıyorsa, tüm güzelikleri banamısın demeden yok ediyor. Bana yaramayan güzel kimseye yaramasın diyor. İstediğini istediği gibi yapmak istiyor, eğer birisi engel olursa o kişinin oturduğu tüm ülkeyi yakıyor. Kısacası insan oğlu, Cahil, Bencil, nankör, kıskanç, Zorba, Zalim, kan dökücü katil vs. yönetimler ile yönetiliyor buna ses çıkarmayan bir takım avam ise zevkime dokunmayan zalim bin yıl yaşasın derken, diğer tarafta bir kısım avam sahip oldukları zengin topraklarda tam bir sefileri oynuyor. Hakaniyet, Adalet adı ile mevcut varlığı ile değil. Dolayısıyla insanın yaptıkları ve çektikleri bu karekterlerin neticesinde bu günleri bize yaşatıyor.  

Kötülük yapmak insanın özünde var olan bir özelikmidir ? yoksa sonradan var olan bir şeye mi sahip olmuşdur? Melekler işte tam bu noktada o bilinen zamanda Allah bir şerh düşüyorlar «Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Biz seni eksiksiz bilirken ve durmadan övgü ile tenzih ederken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. » (Bakara-30) 

Fakat Allah (cc) onların bu yaptıkları şerhe karşı «(Allah), “Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim » buyurdu. Meleklerin bilmedikleri ne idi ki insanoğlu onu biliyordu ?  Ayetin devamında Allah (cc), meleklere siz herşeyi bilmiyorsunuz dedi ve onlardan bazı isimleri ve tanımın istedi «Ve Adem'e ise isimlerin hepsini öğretti. Sonra (ademi) meleklere yöneltip: 'Eğer (melekler) doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin' dedi. » (Bakara-31)  

Ayettende anlaşılacağına göre insanı insan yapan Allah’ın insana öğrettiği isimler oldu. İnsan toprak ve su karşımı maddeden (çamurdan) yaratıldı. Dolayısıyla bu karışımın oluşumsal yapısından kaynaklanan, etkilenebileceği & değişebileceği özellikleri bulunmakta ve bu özellikler insanı yönlendirmekte. Bunu bilen Melekler Allah’a insanın karekterleri hakkında şerh düşmüşlerdi. Fakat Bunun akabinden Allah’ın sorusu geldi « isimleri bana bildirin (tanımlayın) ! » ve melekler cevap veremediler. İşte bu Tanımlar (İsimler) İnsanı, Meleklere, cinlere vede dahası her şey karşı üsün kıldı. Burdan çıkan netice; İnsanoğluna değer katan & üstün kılan Allahın öğrettiği isimlerin kendisidir. Yoksa meleklerin tanımıda ki sadece « fesat çıkaracak ve kan dökecek yaratık » olacaktı. O ise Ilahi bir yartılış tarzı olamazdı kısaca Adem ve oğulları (bizler) yaratılmazdık. 

O zaman, Tanımlar (isimler) nedir ki insanın çok değerli ve üstün kılmıştır ? ve Melekler ise bundan habersiz idiler ? 

Bunu anlamamızı içinde şeytanın Allah (cc) olan konuşmalarına bakalım ki isimlerin ve insanın değişken özeliklerinin tanımın yapmaya çalışmış olalım: 

« Allah, "Ey İblîs", "Kendi ellerimle yarattığım şu varlığın önünde secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun yoksa ululardan mısın? »  İblîs, "Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" diye cevap verdi.  

- (şeytan)«Beni azdırdığın için, andolsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım. Sonra önlerinden, arkalarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; (az bir kısmı hariç) çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın" dedi.” (Araf-16;17),  

« İblîs, "Senin kudretine andolsun ki rabbim, Muhlisin kulların hariç, insanların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım" dedi. (Sad-85)  « Onun(şeytanın) gücü, onu veli(dost) edinenler ve O'na(Allah'a) şirk koşanlar üzerinedir. » (Nahl-100)   « Bilakis onlar (insanlar), cinlere köle oluyorlardı ve onların çoğu, onlara(cinlere) iman ediyorlardı.» (Sebe-41)   

Burda vurgulana önemli konu :   

Şeytanın kibirlenerek kendini insandan üstün görmesini ana sebebi, insana hükmedeceğini bilmesi.   Şeytanın delice kıskandığı ve onu hataya iten asıl konu; onun hiç bir etkisi altında olmayan, Pak & masum vede Muhlisin kulların gerçekten kendisinden çok üstün olduklarını biliyor olması.(Melekler bilmiyordu fakat şeytan biliyordu)  Allah’ın yücelttiği Muhlisin kullarının azınlıkta olması, şeytanı umutlandırdı ve kendine uyan insanlar yığınını kullanarak bunu kendine bir avantaja çevirip, insanı insan eliyle zülüm yapacağınıda çok iyi biliyor olması.  

Burada ki en önemli konu: şeytanın kibirlenmesinin ana kaynağı kıskançlığıdır. Nasıl olur böyle basit bir ham madde olan insandan bu isimler oluşur ve benden üstün bir seviyede kılar ! 

Allah'ın yücelttiği azınlık ve önder olan grup kimlerdir : 

« Muhakkak ki onun(şeytanın), iman edenlerin ve Rab'lerine tevekkül edenlerin üzerinde bir gücü yoktur. » (Nahl-99;100)  « Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. » (21/107),   « Eğer bilmiyorsanız ehl-i zikre sorun. » (Enbiya-07 ve Nahl-43)  « Ey müminler! Allah'dan korkun (fenalıklardan sakının), imanda ve sözünde doğru olanlarla beraber olun. » Tevbe-119.  « Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlara ve Allah’ı çok anan kimselere Rasûlullah (Allah’ın Elçisi) en güzel örnektir. » (33/21),   « Emrimizle doğru yolla ileten imamlar/önderler tayin etmiştik » (Secde-24);   « Onları emrimizle hidayete erdiren imamlar/önderler kıldık » (Enbiya-73),  « Kuşkusuz Allah, yalnızca siz Ehlibeyt'ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. » (Azhap-33)  

Ayetleri özetlersek öne çıkan başlıklar; Peygamberimiz. Peygamberimizin Pak Ailesi. İnsanları Allah’ın emri ile doğru yola sevk etmek için seçtiği imamlar/önderler vede O yüce şahısların takipçileri olan Takva sahibi salih kulları. Burda karşımıza çıkan İlahi yönetim : Hakikat, Hakikatin elçileri, Hakikatin Önderleri/imamları ve tabi olan insanlardan oluşan bir ilahi yönetim şeması. 

Diğer taraf şeytanında Hakikatin kopyası olan kendi grubunu oluşturan bir yönetim şeması mevcut; şeytanın kendisi, onun altında şeytanın Elçileri, onun altında şeytanın Elçilerine hizmetinde çalışan yönetimler, o yönetimi  altında çalışan idareciler ve en altta ise avam tabakası. Bu piramideki üst yöneticilerin dini inancı, ırk, kültür ön planda değildir. çünkü öyle bir inançları yoktur. Onlar sadece şeytana Katıksız ve köklü itaat ederler. Alt avam (halklar) dinleri, renkleri, ırkları ne olursa olsun onlar için değersiz bire yaratıktır.  

Karşımıza çıkan Tablo:  

Bir tarafta yaşantısınıda Allah’a ortak koşmadan itaati kendine görev edine yönetici ve insanlar topluluğu.   Diğer tarafta İse Şeytanın yaptığı gibi kibirlenen, gururlanan vede Allah’a karşı isyankar ve dolaylı yada direk olarak şeytana itaat eden yönetici ve insanlar topluluğu.  

Şimdiye kadar anlattıklarımın Corona Covid-19 & diğer virüslere vede tüm « Irkçı & Ekonomik & Kültürel »  savaşlarla ne alakası var diyeceksiniz ! Virüsün ne dostu nede düşmanı var diyeceksiniz ve bir takım açıklamalar getireceksiniz. Doğrudur bu açıklamaları bende yapıyorum bu Iceberk’in görünen kısmıdır. Fakat bu açıklamaları yaparken neyi baz aladığımızı söylemezsek eksik olur. Bir örnek vererek daha açık kılalım: Bir kesici bıçak ameliyat masasında doktor elinde hayat kurtarırken, Aynı bıçak bir katil elinde can almakta. Şimdi insana bıcakmı düşman ? yoksa kullanan mı !? Her yaratılmış varlık saldırgan değildir. Fakat onun saldırgan yapan kullanıcı etkenler vardır. Bizlerde yaratılış olarak saldırgan değiliz ama bizleride saldırgan yapan görülmez kullanıcı güçlere muhattapız, daha ilk yaratılışımız anında bize olan düşmanlığın ilan etmiş ve görevini eksiksiz yapan bir düşmanımız var. Fakat biz, o düşmanı göremediğimiz gibi varlığınıda tartışıyoruz. « Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin.» (Fatir-6) 

Neticede şeytanın mücadelesindeki ana hedefi; İnsanı aşşağılamak, üstünlüğünü ispat etmek. Aynı zamanda ise Allah’ın Muhlisin, seçilmiş kullarından intikam almak. Dolasıyla şeytan için insanoğlunun ırkı, rengi, statüsü, ekonomik yapısı, inançlarının hiç birinin önemi yoktur. Allah'ın muhlisin kullarını, ırk, renk ve inanç ayrımı yapmadan kendine itaat eden insanlar güruhuna düşman göstermek.  

Bunları yaparken, şeytanın Allaha verdiği sözü yerine getirmesi ; İnsanlığın Cahil, Zorba, zalim, fitne fesat, nankör dahası kendindende daha berbat olduğunu göstermeye çalışması. İnsanın, Allah karşı kendisinden daha çok isyankar olduğunu vede Allah şirk koştuğunu göstermeye çalışması. Not düşersek Şeytanın Allah karşı tek bir itaatsizliği oldu. O ise İnsana secde etmemesiydi. Fakat Şeytan Allah karşı şirk koşmadı. Buna karşın insanoğlu, Allah karşı itaatsılığ bir yana Allah her ortamda şirk koşmakta hata ilahlık taslaması oldu. « Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın? » (Furkan-43 ve Casiye-23). «Aslında benim sizi (insanları) zorlayacak gücüm yoktu; benim yaptığım size çağrıda bulunmaktan ibaretti; siz de benim çağrıma uydunuz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Ben daha önce, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim." Doğrusu zalimler için elem verici bir azap vardır. » (Ibrahim-22) « Ben (şeytan), sizden beriyim, sizin görmediğinizi görüyorum ve Allah'tan korkuyorum. Muhakkak Allah, cezası şiddetli olandır. » (Enfal-48) 

İnsanoğlu, kendi eliyle kendi imtihanlarını çoğalttı, azdıkça da imtihanlarını dahada zorlaştırdı, Allah’ın koyduğu kanunları ki onlara biz ilim diyoruz.  Bizlerin sahip olduğu bu ilahi kanunları (ilim & teknoloji) güzelikten yana değil kötülükten yana değiştirdik/kullandık. Neticede karşımıza yaşadığımız tüm musibetler, ucubeler (klima düzensizliği, virüslerin çokluğu ve çeşitliğili, savaşlar, zorbalar, vb.) zalimane halleri önümüzde var ettik. Bizler Allah’a itaat yerine egosantrik arzularımıza itaat ettik. Bunu ise şeytanın liderliğinde, şeytanın seçtigi önderlerin/imamların sistemlerine itaat ederek uygar kölel olarak yaptık. « Ve onları, halkı ateşe çağıran rehberler/imamlar yaptık ve kıyamet günü de yardım edilmez onlara » (Kasas-41) 

Bizdeki bu azgınlık vede egosentirk arzularımız, Bizi, azılı düşmanımıza değilde tam aksine kendimizi kendimize düşman ettik. Dolaysıyla Asıl salgın ve saldırgan olan virüsün kendisi değil. İnsanlığını kendi içinde barındırdığı hem saldırgan, hemde salgın hastalıklı olan egosantirik arzularının tavan yapmasıdır. Bizlerin tedavi etmesi gereken, karantinaya alıp yok etmesi gereken kendi Egosantirik arzularımızdır. Yoksa Avrupa’da, Amerika’da, Asya’da kısaca Dünya genelinde insanlar ölmüş! Eee sonra !!!? Şeytan elçileri için bu şuna benzer; Tarlalarındaki haşereleri öldürmek için yaptığı ilaçlamaya benzer. Onlar, zayıfları, haşereleri yok edip, temiz güçlü ürün almak istiyorlar. 

Kim bunu yapıyor ? Neden bunu yapıyorlar ? Bundan sonra Kim dünya lideri olacak sorusunu sormak ! önüne her geleni alkışlamaya, gerçeklerden habersiz, kendi varlığından habersiz yaşamaya benzer. Asil soru ; Neden Biz insanoğlu bu halleri yaşıyoruz ? Bu sorunun cevabını verebiliyorsak kendi varlık sebebimizi anlamışız demektir. 

Allah (cc), İnsan oğuluna öylesine mükemmel bir sistem kurmuş ki tüm idareyi vermiş, bunlada kalmayıp insan için tüm güzellikleri harikulade bir denge içinde sunmuş, Allah’ın insana verdiği Akılı & düşünce vasıtasıyla Allah’ın sonsuz hazinesine ulaşmamızda sağlamış ki gidebileceğimiz kardar gidebilmemiz için. Fakat Bunu için Tek bir şart koymuş LA İLLAHE İLLA ALLAH. Bende başka ilah yok ve Bana, tek İlah olarak itaat edeceksiniz. Buna uyarsanız insan kamil olarak bu güzellikleri içinde en yüce bir varlık, Halifetullah olarak yaşarsınız demiş. FAKAT Bizler, Şeytanla bağlantısı olan egosantrik arzularımızla ilahlık taslayıp Allah’ın var ettiği Tabiat kanunlarına hiç önem vermediğimiz gibi değiştirmeye kalkıp kendimizi ilah edinip yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışıyoruz ki bu sadece Kendi elimizle kendimizi yok etmekten başka bir şey olmayacaktır. Ama ne yazık ki bu tip musibetlere rağmen daha uyanmadık !!! Arkasından gelen yeni artı şokları göremiyoruz. FAKAT Allah (cc), ademe öğrettiği isimler ile buna müsaade etmeyecektir. 

 « Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. »(Nisa-79) « Ey insanlar, Arz'da olan temiz şeylerden yiyin. Şeytanın adımlarına tabi olmayın. Muhakkak o, sizin için apaçık bir düşmandır. Muhakkak o (şeytan), size, kötülüğü, fahşayı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. » (Bakara-168) 

Mustafa Kemal TASPINAR 

28 MART 2020 

YORUMLAR

Nesrin 1 ay önce
Yazı çok uzun olsada güzel bir anlatım olmuş. İnsanlar kendi nefislerine yenik düşerek yaptıkları ve yapacakları ile sona yaklaşmış. İlim ve bilimi insanlığın var olması için değil yok olması için harcamış. Umarım bundan sonra bu virüs insanların benliğine düzgün olan hakikatleri işlemiş olsun. Eline ve emeğine sağlık.
EBU HUSEYIN 1 ay önce
Çok güzel bir açıklama ve başlık ise çok güzel özet. Yüreğinize sağlık.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM