Menü!

GİRİŞ: 18.10.2019 09:18      GÜNCELLEME: 18.10.2019 09:18

Rasthaber -  Türk siyasetinin önemli kişilerinden Dışişleri eski Bakanı Rahmetli İhsan Sabri Çağlayangil'in yanlış anımsamıyorsam anılarında okumuştum. Türkiye'nin Arap coğrafyası ve Ortadoğu politikasını anlatırken ‘Ortadoğu'da önemli bir akşam yemeğine çağırılıp gittiğinizde adınızı davetli listesinde bulamazsanız kesin menü listesindesiniz' diye yazmıştı. Ya da bir gazete söyleşisinde demişti. Müthiş bir Türkiye benzetmesi. 1950'li yıllarda bu böyleydi şimdi de öyle. Rahmetli Menderes döneminde ‘Amerikan oltasında balık' idi şimdi Trump'ın ‘Twitter eğlencesi' oldu. 1950'li yıllarda Ankara Kore'ye asker yolladı, NATO'ya katıldı, İngilizlerle Bağdat Paktı'nı kurdu, müdahale için Suriye sınırına asker yığdı, sonra bir milyon mayın döşedi, BM'de Cezayir'in bağımsızlığı için yapılan oylamada Fransa'dan yana oy kullandı ve hepsinden önce İsrail'i tanıyan ilk Müslüman ülke oldu.


402 yıllık Osmanlı döneminin tüm olumsuzlukları bir yana Araplar Ankara'nın bu politikasına çok kızıyordu. Sonrasında çok farklı iktidarların farklı politikaları oldu ama 2002 sonrasında AKP geçmişin olumsuzluklarını gidermek ya da minimuma indirmek için özel  çaba harcadı ve ‘yemek davetinin sahibi' olmak istedi ama olamadı. Kanlı Arap Baharı'nın ideolojik saplantılı hesapları her şeyi berbat etti. Bedeli çok ağır oldu ama AKP bu coğrafyayı hiç tanımadığını kanıtladı. Geçmiş sekiz yılda yaşananları anlatmaya gerek yok. Son 15 günde başımıza gelmeyen kalmadı. Ortadoğu sofrasında Ankara'nın ‘yemek davetinde' adı var ama keşke olmasaydı. Trump Hazretleri sabah akşam bizi tehdit edip aşağılıyor ama çıt yok. Adam resmen Türkiye'yi bir Arap ülkesi olarak görüyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Arap kral, emir ve şeyhlerine davrandığı gibi.


Onlara her fırsatta canlı yayınlarda hakaret edip aşağılıyor, Erdoğan'a mektup yazıp Twitter üzerinden yükleniyor. Böyle giderse Twitter'le yetinmez sosyal medyanın diğer kanallarıyla hepimizi perişan eder. Hepsinin merkezi ABD'de olduğuna göre hesaplarını bloke eden de olmaz. Ben savcı olsaydım hemen Cumhurbaşkanına hakaretten dava açardım. ‘Kalleş' Avrupalılar Trump'ın bonosu. Neyse ki; Dostumuz Putin var! 


Klasik Amerikalılar Trump'ın pisliklerini savunamıyor ama ‘Rusya'ya da güven olmaz' modundalar. Kolay değil ABD onları yıllardır besledi, besliyor. Hafta başında Suudi Arabistan'a gidip Umra yapmadı ama yine de Allah razı olsun Putin'den! Esad ordusunu Menbiç, Aynelarab (Kobani) ve Rakka'ya soktu ama olsun. Yakında Türk ordusunu Fırat'ın doğusundan çıkarır sonra da bu iş biter. Bir de bakarsınız kendine göre bir akşam yemeği düzenler ve Erdoğan'ı Esad'la bir araya getirir. Sofra zenginleşsin diye Ruhani'yle birlikte Mısır, Suudi Arabistan ve BAE liderlerini de davet edebilir. Gerçi  ‘Ümmetin kardeşleri' Arap liderler Türkiye'ye kazık atıyor ama olsun.


Dikkat edin ‘Araplar ya da Arap halkları' demiyorum . Bu liderler kendi halklarına bile ihanet etmiş. Bu liderler 2011'de Türkiye ile birlikte hareket ederek Suriye'yi bu hale getirmişti. Bu liderler Davutoğlu ve Hillary'nin ‘isteği' üzerine Suriye'nin Arap Birliği Örgütü'deki üyeliğini askıya almıştı. Türkiye son on yılda bu lider ve çevrelerine kapılarını sonuna kadar açmış ve adamlar bu ülkede acayip para kazanmış ve karanlık işler çevirmişti. 


Halkları birbirine düşman etmek emperyalizmin çok kolay ve ucuz numarasıdır. Nasıl ki bugün Suriyeliler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptıklarından tüm Türk halkını sorumlu tutmuyorsa Arap halkları da liderlerinin Amerikan patentli davranışlarından sorumlu tutulamaz. Kaldı ki ihanet dünyanın tüm ülkelerinde, devletlerinde, uluslarında ve halklarında  tarih boyunca olmuş ve hep olacaktır. Türkiye'de kimin, kime, nasıl ve neden ihanet ettiğini hep birlikte görüyoruz. Neyse ki; Türkiye'de Kissinger ve Brzezinski gibi ‘olağanüstü deha' strateji uzmanlarımız ve  hin-cin gazetecilerimiz var. Televizyonları dolaşıp bizi ‘aydınlatıyorlar'! Zır cehalet ama hamaset Maşallah. Hele o dönek tipler yok mu tam sopalık!

sözcü

YORUMLAR

REKLAM