Mehdilik İnancını İnkar Küresel Bir Projedir

GİRİŞ: 23.01.2020 21:53      GÜNCELLEME: 23.01.2020 21:53
Rasthaber -  Dünyanın geleceği insanlar için hep merak konusu olmuştur. Dünyanın geleceği nasıl olacak, insanlık nereye gidiyor? Geleceğin dünyasını kim oluşturacak? Hangi ideoloji insanların geleceğini yapılandıracak? gibi sorular henüz cevabını bulmuş değildir.
Mehdilik denilince akla insanlığın geleceği ve dünyanın sonu gelmektedir.
Küresel emperyal gücün emrinde olan bilim merkezleri, bilim adamları, stratejik araştırma merkezleri, medya/sinema sektörünün son zamanlarda Mehdilik konusunu ciddi olarak ele almalarının altında yatan gerçek sebep işte budur.  Din medeniyetini hakim kılıp insanlığı kurtaracak ilahi projenin Mehdilik olduğunu anlamışlar ve bunun gerçekleşmesinden korkuyorlar. 
Bundan sonra da Mehdilik konusu daha sık gündeme çıkacak gibi görünüyor; bazen inkar amaçlı, bazen tedbir amaçlı, bazen ise deneme amaçlı olarak. Böylece Mehdilik inancını savunanlar için büyük bir fırsat doğmuştur.
Mehdilik inancını inkar edenlerin herhangi bir bilimsel ve akli delilleri bulunmuyor. Bazılarının gaybette var olan bir imamın varlığını anlayamamaları onları inkara sürüklemiştir. Bazılarını sahte Mehdiler çıkma ihtimali tedirgin ettiğinden inkara yeltenmişlerdir. Ama bunlardan daha önemli ve ciddi olanı Mehdiliğin ne olduğunu bilen ve kendilerine alternatif olarak görenlerin kasıtlı olarak inkar etmeleridir.
Mehdiliği inkar etmek için ileri sürülen deliller;
1- Mehdilik inancı efsane ve hurafedir; İslam’da böyle bir inanç hakkında ne Kur’an‘da ayet vardır, ne de Mehdilik hakkındaki rivayetler sahihtir. Uydurma ve hurafeden ibarettir.
2- Geçmiş muharref ve batıl inançlardan İslam’a sızmış bir inançtır; Budizm‘den, Hinduizm‘den, Yahudilik ve Hıristiyanlik‘tan İslam’a sızmıştır.
3- Mehdilik, aciz ve ezilmiş tabakanın kendilerini avutmak için uydurdukları veya ezilenleri avutmak için bazı güçlerin uydurduğu bir inançtır.
4- Mehdilik inancını suistimal edip sahte Mehdiler ortaya çıkararak insanları sömürmektedirler.
5- Mehdilik, küresel sulta sisteminin alternatifidir. Binlerce yıllık beşer tecrübesinin karşısında bir alternatif olmamalıdır.
Mehdilik inancını en ince detaylarına kadar akli, şer‘i ve ilmi delillerle ispat edip canlı tutan Şiilik, inkar için sunulan bu delillere gerekli cevapları vermiştir. İnkar için sunulan bu delillerin hiçbir tutarlılığı ve ilmi temeli bulunmamaktadır. Bu delilleri sunanlar tarih boyunca Mehdiliğin önünde duramamış ve insanları bu inanca yönelmekten alıkoyamamışlardır. 
Mehdilik konusu üzerinde şüphe oluşturmak amacıyla gündeme getirilmesinin asıl sebebi siyasidir. Günümüzde Mehdilik konusu inkar edilince Mehdilik konusunun kelami boyutu gündeme getirilmiyor. İlim ve araştırma merkezlerinde ele alınıp konunun dini kaynaklardan incelenmesi sözkonusu bile edilmiyor. Konu siyasiler tarafından gündeme getirilip inkara gidiliyorsa bu tamamen Mehdliğin siyasi boyutundan dolayıdır.
Toplumlar yavaş yavaş küresel adalet devletini konuşmaya başlamışlar ve seçenekler üzerinde akıl yürütmeye, alternatifleri konuşmaya hazır duruma gelmişlerdir. İşte bu noktada Mehdiliğin gündeme gelmesi önem kazanıyor. 
aMehdiliğin karşısında asıl düşman beşer kaynaklı sitemlerdir; tarihte ilahlık iddia eden Firavuni ve Nemrudi düşünce günümüzde, Liberal demokrasinin temelini oluşturan “Sekülerizm ve Hümanizm“ adı altinda piyasaya sürülmüştür. Mehdiliğin inkar sebebi dünyaya Batı kültürünü hakim kılmak isteyen tağutların kendilerine alternatif görmeleridir. Bunun için zamanın saray alimlerinin/Bel’am‘larının aracılığıyla Mehdiliği inkara kalkışmaktadırlar. 
Mehdilik küresel bir proje olduğu için siyasi, kültürel, ekonomik, eğitim-öğretim alanında insanın hayat manifestosu olacak küresel öğretilere sahiptir. Bunun karşısında bu alanda sadece kendilerini yetkili gören ideolojiler Mehdiliğin ilahi proje olduğunu elbette kabullenemezler. Mehdilik inancı karşısında en büyük tehlike “Sekülerizmdir“. Günümüzde sekülerizm de kendisine en büyük düşman olarak “Mehdiliği“ görmektedir. Sekülerizm, beşer toplumlarının geleceğe ümitle bakmasını ve insanların uyanıp geleceğe ilahi proje perspektifinden bakmasını engellemek istiyor. Tevhid nurunu engelleyen şirk sisteminin projesidir. 
Mehdilik düşüncesi peygamberlik var olduğu günden beri var olmuş dini bir düşüncedir. İnsanlık tarihinin geçmişini geleceğine bağlayarak geleceğin nasıl şekilleneceğini beyan ediyor. İnsanlık tarihinin geleceğini belirleyecek küresel sistemi de açıklıyor. Tağutlar kendi hakimiyetlerini güçlendirip istikbar kültürünü kürselleştirmek için bir taraftan batıl öğretilerle sistemlerini sağlamlaştırıyor, diğer taraftan kendilerine alternatif gördükleri küresel ilahi projeyi yok etmenin planları yapıyorlar. Sakife’den, Rönenas‘a takip edilen yol hep aynı olmuştur. Sakife’de Allah’ın öngördüğü ilahi yöneticilik, ilahi imamet devre dışı bırakıldı, Rönesanla da ilahi din devre dışı bırakılarak “sekülerizmin“ temeli atıldı. 
Rönesans, dünyayı sekülerleştirme sürecinin sistematik olarak başlangıç noktasıdır. O günden günümüze kadar ortaya çıkan inançlar insanın ne kadar cehalet karanlığında hareket ettiğini göstermektedir. Rönesanstan sonra günümüze kadar bilim ve teknolojide çağlar atlayan Batı dünyası aynı oranda toplumlarını ateistleştirdi. Bilim ve tekonolojide ilerlediği oranda dünyevileşerek Allah’tan uzaklaştı. Sekülerizmin şekillenip kabul görmesiyle beşeri toplumlarda Allah’ı inkar eden inançlar türemiştir. Din ve mezheplerin yerinin olmadığı bir dünya kurma sürecini başlatmış oldular. Sekülerizmin yaygınlaştığı Batı dünyasında insanların Ateizme yönelme oranı gittikçe artmakta ve bazı istatistiklere göre günümüzda Batı halklarının yüzde 60% dan fazlası Allah‘ı inkar etmektedir. Bütün dünya halkları Tevhid‘den uzaklaştırılıyorlar. Günümüzde Batı kültürünün odak noktasını oluşturan “Hümanizm“, insanı Rabbin yerine koyup Yaratan‘ı inkar ediyor, şeriat devre dışı bırakılarak Allah’a ihtiyaç olmadığını söylüyor. Bunun önünde en büyük engel bir ilahi proje olan Mehdilik inancıdır. Müslümanlara hakim tağuti sistemlerin Mehdiliğe din adına karşı çıkmaları, Bel’am’ların din adına Mehdiliği inkar etmeleri aslında sekülerizme hizmet projesidir. 
Mehdiliği gündeme getirip inkara kalkışmaları bir açıdan da ilahi bir rahmet olarak görülebilir. Böylece Mehdiliğin gerçek mahiyeti ve küresel ilahi proje olduğunu beyan etme fırsatı doğuyor.
Böylece Mehdiliğin sadece ilahiyat dalında değil, sosyolojik olarak incelenmesi, siyasi bilimlerde ele alnıması kaçınılmaz oluyor. Dünyanın geleceği ve insanlığın kaderini belirleyecek bir projeyi insanlara ulaştırıp onları ikna etmek için bir kaç rivayetle yetinilemeyeceği aşıkardır.
Emperyalistlerin “Küresel inkar projesinin“ karşısında muvahhidlerin “küresel ikna projesi“ sunulmalıdır.

Sabahattin Türkyılmaz

YORUMLAR

Sıradan biri 12 gün önce
Mehdiyi beklemek çok hoş bahanemiz hazır ölecem Allah için ne yaptın diye sorulsa ben hazırım eeee mehdide suç valla o gelmedi 😉 gelse büyle olmazdı Şimdi suçlu ben mi oldum. Sen niye bişi yapmadın dense Valla. Ne bileyim doğdum mehdiyi bekle gelecek kurtulacak dedi alimler dicem. Ve mehti geldiğinde onu ilk inkar eden sizler olacaksınız bunu bilmenizi isterim Allah'a emanet
Ferhat Çavdar 19 gün önce
Aleykum Selam Turab kardeş yapmış olduğun tavsiyelerden dolayı teşekkürler. Fakat ben şahsen hertürlü mezhepçiliğin,tarikatçılığın ve cemaatçiliğin ümmeti parçaladığına inaniyorum ve bunun ile ilgili de Kuran da zikr edilen Enam suresinin 159 ayetine atifta bulunmak istiyorum. Siz bir ehli beyt mühibbi olarak aslinda daha iyi bilirsiniz, zira Resullallah efendimizin sırtından dahi indirmediği cigerparesi Hz. Hüseyin ra. Efendimiz zalimlere karşı cani pahasina boyun eymeyerek anında beklemenden sergilemiş ilduğu direniş müminler için bir örnek teşkil etmekte. Kısacası müslüman bekleyerek hiç bir zaman aciz olmamalı ve kurtuluşu başkalarında aramamalı. Meldet ve yardim ancak alemlerin rabbindendir ve yüce rabbimiz bize kerim kitabinda apaçik zafer vaad etmìştir, lakin bu zafere laik olabilmemiz için evvela bedir savaşinda olduğu gibi tamamen Allah ve resulüne itaat ederek bize emr olunan yola tabi olmaktan geçer. Malesef şu an müminleri yönetip yönlendirebilecek islami şura sistemi ve istişareler ile tayin edilmiş olması gereken Müminlerin emirinin olmayışindan faydalanan tağuti ve şeytani sistemler bu boşluğu kendi şeytani çikarlarina hizmet edecek şeyh ve tarikatlar ile dolduararak müminleri saptırmaktalar. Bu tür oluşumlarin gayesi bir nevi müminlerin gazını alarak müminleri pasifize etmeyi hedeflemektedir. Işte tam bu hususta Tağuti ve firavuni sistemlerin fetvaciliğina soyunan bu tür cemaatlerin mehdicilik ve mesihçilik algisi oluşturarak müminlere farz kılınan ani direnìş engellenerek pasifize edilmekteler. Dolayisiyla yanliş yönlendirilen müminler kontrollü bir şekilde pasifize olarak firavuni liberal demokratik sistemlere tabi olmalari sağlanmaktadir. Aciz bir şekilde Bekleme modusuna ayarlanan ümmetin evlatlarınin zillete maruz kalmalarıda gayet doğaldir. evlatlari adate bekleyiş modusuna ayarlanarak pasifize edilmekteler. Kisacası alemleri rabbi son kitabini son peygamberine nazil eylemiş ve bireysel ve toplumsal olarak ümmetine nasil iblis ve iblisin yeryüzündeki dostlarina karşı zafer kazanacağimiza dahil surelerinde bizlere gayet açiık bir şekilde izah etmiş. Bizim herneferimiz Tevhid sancağini elimizde tutarak bekleme modusuna aktiv mücadele modusuna geçmemiz gerek. Selam ve cumalar ile
Turab Kafkas 20 gün önce
Selamun aleykum Ferhat kardes Evet mehdilik mehdiviyat meselesi senin baktigin persbektiften bilgin dahilince dogru olabilir ama ben bir müslüman ehli beyt muhibbi biri olarak birde ehli beyt mektebine göre anlamaya arastirmaya baslarsan ve yakin edersen mesele senin ve bir cok müslümanin anladigi veya yanlis bir inanca sahip oldugu gibi olmadigini görecektir.Biz ehli beyt taraftari müslümanlar sorumlulugumuzun bilincinde ilahi vecibeleri ve vazifeleri yerine getirmekle beraber imam ez zamanin Allah cc zuhrunu acil etsin kiyamini Allah cc in yeryüzündeki vadini onun önderliginde Allahin salih kularinin hakim oldugu zaman icin calistigina inaniyor ve gayret ediyoruz, yani yatarak beklemiyoruz nitekim bu okulun neferleri tarih boyunca ve bu zamanda direnisin erleri olarak insanliga bunu göstemistir. Müslümanlar Mehdi AS inancini birde ehli beyt mektebine göre arastirip anlayabilirse bu mesele daha iyi idrak edilebilecektir Mehdi ve Mehdeviyetle ilgili olarak bu mekalenin sahibi Sabahattin Hocamin kitabini tavsiye edebilirim. Selam ve dualarimla
Ferhat Çavdar 23 gün önce
Müslüman ahalisinin Adil bir nizamın kurulması için mehdi veyahut mesih in gelmesini oturdukları yerden beklemesi apaçık bir gaflettir. Zira alemlerin Rabbi peygamberlerine göndermış olduğu vahiy araciliği ile zaten inananların nasil kurtuluşa ereceklerini Kerim kitabi kuran da apaçik zikr etmiştir . Kisacası rabbimizin emr ettiği Tevhid nizamı müminlerin yegane reçetesidir. Dolayisiyla müminlerin yapması gereken tek şey rabbimizin ipine sımsıkı sarilarak aralarindaki bütün suni ihtilafları kenara koyarak bize emr olunan bu reçeteyi(tevhid nizamını) hayata geçirmektir. Kisacası her mümin bireysel olarak Tevhid nizaminin bizi toplumsal olarak hidayete ve kurtuluşa erdireceğine inandiğı vakit peygamberlere gönderilen vahiy göreveni tamamlamış olacaktır. Dolayisiyla o vakit müminlerin liberal demokrasi gibi firavun ve nemrutlarin kurmuş oldukları şirk düzeninin yerini adil düzen alacaktir. Mehdi yi ve mesihi beklemeye proglanmış ümmet sadece pasifize edilmiş ve caiz bir ümmetten ibarettir. Hiç bir peygamber kurtarici değildir. Aksine peygamberler uyarici olarak görevlerini icra etmişlerdir. Buda ancak Allaha ve onun resuluna itaat itaat edildiği takdirde ümmet hidayete kavuşacaktir. Nitekim kim Allah ve resullerine itat eder ve onlarin sünneti sireti doğrultusunda şeytani sistem ve düzenler ile mücadele eder ise ancak onlar kurtuluşa erenlerdir. Aksi takdirde pasifize olmuş ve kurtuluşu kendinde göremeyen aciz bir ümmet zillete maruz kalmaktan kurtulamayacaktir. Mehdi yi ve mesihi beklemek ile aktiv mücadele olmayacaği gibi bu tavrin resulallah efendimizin mücadele anlayışınada tamamen zıt bir anlayiş olduğu apaçik ortadadir. Kisacası hat rabbimiz bize firavun ve nemruti sistemlere göğüs germeyin ben size mehdi ve mesihi kurtarici olarak göndereceğim gibi bir hurafe anlayış çikmaktadir.Resullah efendimizin sünneti sireti bize Adaletsizliğe karşi zamaninda tavir alinmasini ve mücadele edilmesini göstermektedir. Siyasetten uzak durarak mücadele direnci kirilmiş vaziyette Mesih ve mehdinin gelmesini beklemek gayri islami bir tavirdir.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM