KADİR, KADER; İMAM ALİ VE MEHDİ (A.S)

GİRİŞ: 12.06.2019 13:49      GÜNCELLEME: 12.06.2019 13:49
Önceki yazılarımızda güncelleme ile ilgili düşüncelerimizi ifade ettik. Bu alanda yazımızın son bulduğunu dile getirdik ancak Muhtemel Kadir Gecesi geceleri gelip çattığında güncellemenin buralarda da olması gerektiğini gördük. Bu yüzden bu iki yazımız da aynı doğrultuda olacak…
Bir yanda mübarek gün ve gecelerin, doğum ve ölüm günlerini idrak etmenin bunlar için programlar yapmanın bidat olduğunu Peygamberimiz zamanında bu tür uygulamaların yapılmadığını iddia eden, Mutezili selefi düşünce var. Diğer yanda tarihin acı tatlı gerçekleri arasında kaldığı için günümüzü görüp günümüzü düzenleyemeyen Şii gelenek var.
Daha önce ifade etmiş olmalıyız, asla bizim yazılarımızda Şia sistemi eleştirilmez. Çünkü biz Şia’nın son mükemmel din İslam ile aynı olduğuna inanıyoruz. Allah’ın Muhammed (s.a.a)’e indirdiği dinin noktasına virgülüne dokunmadan ve en canlı en güncel ilahi sistem olduğuna inancımız tamdır. İşimiz gücümüz bu noktayı canlı tutmak, bunu kabul etmeyen, mektebimiz dışındaki insanlara bu hakikati göstermektir. 
Şiiler bunun bilincinde ancak bu inanç zaman içinde, muhtemelen Müstekbirlerin şarkiyatçı uzmanlarının raporları doğrultusunda müdahalesine maruz kalmış olmalı. Ki bu yüzden Şia ilahi vahiy sistemi dünyayı yönlendirme gücünü harekete geçiremiyor. Gerçi dünyayı yönlendiren en azında azgın kapitalist tuzaklara direnen güncel ciddi Şii bir güç var ancak bu güç tüm dünya insanlığını ilahi vahiy doğrultusunda bir kültür ve yaşam oluşturmasına ve böylece İmam Zaman (a.f)’in zuhuruna doğru ilerletmeye imkan gösterememektedir. 
Yazılarımızın amacı işte bu ruhu canlandırıp bunun dünya kalıplarında yaşam sahnesi oluşturup bulmasına katkı sunmaktır.  Bu yüzden Şiilerin Şia sistemine uygun yaşayarak kendilerini geleneklerini inanç ve kültürlerini hızla güncelleme çabasına girmeleri gerektiğine inanmaktayız. 
Konuya giriş bağlamında, emperyalistlerin tuzaklarına dikkat çekmez bu şer iradeyi tam olarak gözlerimizin önüne sermezsek Şiilerin nasıl Şia sisteminden uzak tutulmaya çalışılıp tarihin tozlu ve günümüzü yönlendiremeyen raflarında kaldıklarını gösterebilmemiz mümkün değildir. 
Düşünün çok fonksiyonlu ve müthiş bir makinanız var, bunun tüm cihaz ve parçaları olağanüstü. Yaşamı tam olarak anlayıp adaletli mutlu kılacak donanıma sahip. Ancak basit bir program yokluğu ya da hatası nedeniyle günümüzü değil geçmişi yaşıyor. İşte tam da Şiilerin durumu buna benzemektedir. Kendilerini güncellememektedirler. Bu müthiş mektep bu yüzden günümüz bağlılarına yeterli ışık tutamıyor, onların bilgi kültür yaşam şekillerini etkileyemiyor. Hayatın sorunlarını çözemiyor. Gençliği kendi Vahiy parlaklığında geliştireceğine, vahşi kapitalizmin acımasız tahrif kollarına atıp terk ediyor. Düşman olduğu bir sistemi yok edeceğine onun sözde çözümlerine kendi insanını mahkum bırakıyor. 
ABD’nin başını çektiği acımasız emperyalist Siyonist kapitalist sistem dünyayı zulme boğmuş zulüm ayyuka çıkmış. Aslında tüketim kültürüne endeksli görünse de bu sömürü kültürünün arkasında dikkatlice bakıldığında dünyaya yön veren her türden inanç sistemlerinin olduğu görülür. İnsanlığı kategorilere ayırmışlar:
Temel olarak Müstekbir ve Mustaz’aflar. 
Mustazafları sömürmek için bir sürü batıl inanç ve ideolojiler icat etmişler, kim hangi coğrafyada ise onları uyanamayacakları şekilde batıl ideolojilerle uyutmaktalar. Uyananların da başkalarını uyaramaması için ekonomik ambargoya mahkum edip kendisini başkalarına ifade etmesini engellemekteler. Hatta kendi ailesine bile. 
Şia dışındaki sistemleri zaten beşeri olarak kendi müdahaleleriyle dizayn ettiklerinden onlar sömürü düzenine tıkır tıkır katkıda bulunuyorlar. Ama Şia ilahi sistem olduğundan doğal olarak sömürüye karşı bir düzen. Bunu da tahrif imkanı yok. O yüzden Şiilerin geçmiş Şii hayatta yaşamalarını günü yakalayamamalarını öngörmüşler. Uyguladıkları bu. Buna dair önceki yazılarımızda yeterli örnek sunduğumuza inanıyoruz. 
Şia vahiy sistemine karşı Emperyalist sistemin diktiği güç Vahhabizm Selefizm ve tekfircilik. Selefi bu şer ekolün en güncel ismi. Selefi dediğimizde Peygamberimiz ve Ali (a.s) zamanındaki Haricileri Osmanlıdaki Vahhabileri günümüzde ise IŞİD Nusra gibi tetikçilere sahip El Kaide terör örgütlerini kastettiğimizi bilmelisiniz.
Vahhabi Selefizm de günümüz yaşam şekillerini yakalayamıyor, ama sahip olduğu korkunç sermaye desteği sayesinde Şiileri ve emperyalizme tehdit oluşturan direniş eksenini şimdilik durdurabiliyorlar. Sömürgecilerin yok edilip dünya adalet sistemini yerleştirmelerine engel olabiliyor. En azından direniş eksenini oyalayarak mükemmel dünya adalet sistemi kurmasını geciktirebiliyor. Eğer bu şer cepheyi tampon olarak araya sürmüş olmasalardı günümüzde korsan İsrail şer rejimi diye bir olgu çoktan tarihin çöplüğüne atılmış olacaktı. 
Suçluyu hep dışarıda aradığımızı söyleyip bizi komplo teorileriyle oyalandığımız ve gerçekleri göremediğimizi iddia eden dostlara da zaman zaman haklılar mı diye düşündüğümüz olmuyor değil. Onlara katılıyoruz kısmen. Çünkü siz sağlam olsanız dışarıdan gelecek virüsler sizin sisteminizi çökertemez. Demek sizde inanç eksikliği amel noksanlığı var ki emperyalist saldırı ve tuzaklar karşısında darmadağın olmasanız da güncelliğinizi yitirmişsiniz. Sisteminizi tam olarak yaşayamıyor ve yayamıyorsunuz. Bu noktada haklılar. İşte bizim yazılarımız bu iç dinamizmi sağlamak arttırmak ve buna yönelik güncelliği sağlamaya katkı sunma amacıyla yazılmaktadır. 
Bu uzunca girişten sonra Kadir geceleri le ilgili güncellemeye gelelim. Öncelikle Kur’an’da Kadir geceleri diye bir tabir yok. Alimlerimiz bilirler halkın da bilmesi gerekir ki Kadir gecesi yılda bir tanedir. Bunun hangi gece olduğu tam olarak açıklanmamıştır. Allah bizim bir değil çok geceler büyük bir şuur istek ve samimiyetle kendisine gelmemizi, ibadet etmemizi istemektedir. Tabi ki onun bizim kulluğumuza ihtiyacı yok. Ama bizim onun yüceliğini idrakte derinleşmemiz bu sayede manevi mamamlar açısından yükselmeye ihtiyacımız çok. Bu ruhi yükseliş ve arınma sayesinde günlük yaşamda şeytani ve emperyalist tuzaklara karşı güçlü bir savunma mekanizması elde etmiş olacağız. Nefsimizin bizi dünya adalet sistemini kurma yolunda zayıflığa düşürüp yıldırmasına yavaşlatmasına fırsat vermeyeceğiz. 
Allah dileseydi Kadir gecesinin hangi gece olduğunu şüphe götürmeyecek şekilde bize ulaştırırdı. Ama iradesi bu yönde olduğundan biz de Şiiler olarak Elhamdulillah ki 3 geceyi ihya ediyoruz.  Mübarek Ramazan ayında 19,21,23. geceler. Bu geceleri Kadir gecesi diye değil Kadir gecesi olma ihtimalleri en yüksek geceler olarak idrak ediyoruz.  (Sürecek inşallah…)

YORUMLAR

REKLAM