İnanmak, Bilmek ve Yaşamak Yeterli mi?

GİRİŞ: 23.11.2019 00:13      GÜNCELLEME: 23.11.2019 00:13
Rasthaber -  « Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan (yapışkan sıvıdan) yaratmıştır. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir. » (Alak -1,2,3,4,5)
Herhangi bir şeye inanmak için o şeyi bilmek, tanımak gerekir. Bilmek ve  tanımak için Okumak gerekir. Bu ise öğrenmenin temelidir. Bunun için ;

1-) İnsanın okuması için Harfleri (şekilleri) tanıması gerekir.
2-) Bu harf (şekilere) bir anlam yüklemesi gerekir.
3-) Anlam yüklemesi için duygularını tasvir & ilan edebilmesi gerekir.
4-) Hatırlaması, kalıcı olması daha sonraki (nesiller) iletebilmesi, iletişime geçebilmesi için Yazması (Kitap) gerekir.

Bir şeyi, önce tanımlama (Bilme), Tasvir/açıklama (Anlama) vede daha sonra tekrardan anlatma/aktarma (okuma) gerektir. Her bilgi anlam ve tanım kazanmak için kendi terminolojisini barındırmaktadır. (Tıbbi, Mekanik, Hukuk, Dini, Sosyal ve bölgesel etniksel Diller, vs)
 
Allah (cc) insan oğluna ilk evvelin isimleri öğrettiği (harfler), harfler ses ve şekille anlam kazandı (ilan etme & konuşma), Anlamlar duyguylarla (hissetme & kavrama) hissedilir oldu, Duygular görsellikle (hatırlama) hatıratlar oluştu, bu yapılanma nefsinin emrinde hallerden hallere girerek insanın yönlendirmekte. Aklımız bunları organize etmekte ve uygulanır kılmakta, düşüncelerimiz ise bilmediklerimizi keşfetme, anlama verme ve ilham (yada vahem/vesvese) yoluyla bize aktaran bir şebeke bağı görevi görmekte.

Allah kullunu yaratıp kendi halinde bırakmadı ve kuluyla her an iletişim içinde kalmakta ; 
1-) Peygamberlerle (Ilan edici);  “Biz her millete bir peygamber gönderdik..” (Nahl-36)
2-) Kitaplarla (açıklayıcı) ;  « O peygamberleri apaçık delillerle ve kutsal metinlerle gönderdik. İnsanlara indirdiklerimizi kendilerine açıklaman için ve (ola ki üzerinde) düşünürler diye sana da uyarıcı kitabı indirdik. » (Nahl-44) 
3-) Allah tarafından seçilmiş şahitler/imamlarla, (Kalıcılığını sağlayan, Uygulayıcı ve kontrol mekanizması) ; « Ve onları, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık » (21:73.) "Emrimizle doğru yola ileten imamlar/önderler tayin etmiştik.” (Secde-24). 
4-) Ruhumuzla (Alıcı & verici) ; « And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz; biz ona şah damarından daha yakınız (her halinden haberdarız ve her an kudretimiz altındadır)» (Kaf-16).  « Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. » (Bakara-186)

Allah (cc) bizlerle ile direkt & dolaylı iletişime bu şekilde geçmektedir. Hedef, Insan Ruhunu parazitler ile kirletmemesi, temiz tutması içindir. Çünkü Ruh, insan düşüncesinin ana kaynağı « alıcı & verici »sidir. Kısaca, Duygunun (niyet), hareketlerinin (Amelin), Hatırlamanın (tarihin), yani insanın özünü kendisidir, bir parmak izi yada kimlik fotoğrafı gibi.

Bu iletişimin & bilgilendirmenin amacı; insan gibi yaşamak ve tüm güzelliklerden orantılı faydalanmak içindir. İnsanoğlu yapı itibariyle çevresinde olan & oluşan her türlü, Doğal & sosyal & psikolojik & ekonomik etkilenmeye maruz olarak yaratılmıştır. Etkilenmeden (interaktif ve interferans) oluşabilecek her türlü adaletsizliğin, hakkaniyetsizliğin, eşitsizliğin ve oluşacak her türlü sapıklıkların önüne geçmek vede bize özümüzü korumak ve hatırlatmak için kendi mesaj ve kendi seçtiği rehber & önder yollamış ve yaratılş fıtratı vermiştir. Fakat Buna rağmen insan oğlu kendin körleştirecek kadar cahil davranacaktır. Yüzünü (özünü) halis olarak Allah (Tevhid) dönmeyerek kendi nefsinin oluşturduğu görselliğe (saptırmaya) kendini köle edecektir.  

Tevhid, hür insan olmanın teminatı demiştik. Tevhid inanmak için onu Bilmek, kavramak çok önemlidir.  Allah (cc) Tevhid’in ilk kelimesini « LA » yani Hayır, « RET » tır !!! Çünkü Red etmek seçmek; bir çok seçeceğinin olması ve hür olarak seçim yapmak demektir. 

Neyi red ediyoruz ? ilahları !  Bunun anlamı ; insan oğlu kendine yapısı gereği (itaat & bağlanma) bir çok ilahlar edinecek olmasıdır. « Kendi Arzu ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü?» (Furkan -43) Fakat Allah (cc) insanın hür iradesinin sadece bir şartla teminat altına alıyor. o ise « ILLA ALLAH » Sadece tek bir ilah; ALLAH (cc) halisane (hiç bir öznitelikleri ortak etmeden) teslim olarak yönlenmek.
Islam Dini Kitabi Kurandan, Kitabi Kuran ise Peygamberimiz Muhammed Mustafa (savs) ve O’nun pak Ehli Beytinden ayrı ve zıt olmasını katiyen düşünemeyiz. Bu bağı kopararak yaşayanlar ise Allah'ın yolunda olduğunu sanıp, yüzlerin Halis olarak Allah dönenler katiyen olamaz. Kitabı olmayan bir mesaj, Peygamberi olmayan Kitap ve İmamı olmayan bir ilahi din ise katiyen kalıcı olamaz. Allah (cc), nefsine köle olmuş insanların eline, kitabı Kuranı ve Peygamberlerinin mesajını koruyucusuz bırakmaz.

Netice ; Allah (cc), insan oğluna İsimleri öğretmiştir. O isimlerle ilahi mesajı oluşturmuştur, ilahi kitaplar oluşturmuştur ve bunların yaşayan halleri « Peygamberler & Nebiler ve Şahitler » yollayarak teyit etmiştir. Dolayısıyla Bir ilahi mesajı bir ilahi kitaptan ayrı ve zıt, Bir ilahi Kitabı bir Peygamber ve Veliyullahtan ayrı ve zıt katiyen düşünemeyiz. Böyle zıtlaşmış bir halin oluşmasının ilahi olması mümkün değildir. İnanmak, sadece Bilmek, inandım demek ve yaşamak ile gerçekleşmiyor. Halis olarak Yüzünü (özünü) hiç bir özniteliklere ortak koşmadan Allah (cc) dönmekle gerçekleşiyor. Kitabin ve Nübüvvet ve koruyucusu Veliyattır. Bu, Tevhidin gerçek manada bilerek, iman ederek yaşamak için olmaz ise olmazı şartıdır « LA ILAHE ILLALLAH ». 
 
- « İnandık," dediler. De ki, "Siz inanmadınız, fakat inanç kalbinize girinceye kadar, 'teslim olduk' deyin. » (Hucurat-14) 
- Siz ne zannediyorsunuz? Allah içinizden gayret gösterenleri bilmeden, Allah’tan, Elçisi’nden ve müminlerden başkasını yakın dost edinmeyenleri ayırt etmeden sizi rahat mı bırakacak? Allah, yaptıklarınızın içyüzün bilir. » (Tevbe-16)
- « İnsanlar, sadece "İnandık" demeleriyle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyor? » (Ankebut-2) 

Mustafa Kemal TASPINAR
31 Ekim 2019

YORUMLAR

EBU HUSEYIN 15 gün önce
" Kitabın ve Nübüvvetin koruyucusu Veliyattır. Bu, Tevhidin gerçek manada bilerek, iman ederek yaşamak için olmaz ise olmazı şartıdır. YAZINIZIN ANAHTAR KISIM BUDUR. ALLAHA HALISHANE OLARAK YUZUNU DONMEK ; KITABI KURAN DONEMEK ILE GERÇEKLESIYOR BUNU SAGLAMAK ISE PEYGABERINE TESLIM OLAMAK ILE GERÇEKLESIYOR FAKAT BU INANCI HALIS HANE OLARAK KORUMAK YASAMAK & YASATMAK ISE VELIYAT ILE OLUYOR. CUNKU ALLAHIN DININ KORUYUCUSU VELIYATTIR & IMAMETTIR. OBUR TURLU "NEFSINI ILAH EDINENLERI GORUYORMUSUN" KATAGORISI OLACAKTIR. GUZEL ANLAMLI YAZI MASALLAH.

REKLAM