Hür İrade Özgürlük müdür?

GİRİŞ: 23.06.2020 09:09      GÜNCELLEME: 23.06.2020 09:09
Rasthaber -  BismillahiRahmanniRahim

Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a, salatu ve salam O’nun Resulü ve temiz Ehli beytine olsun.

«Göğü O yükseltti, denge ve ölçüyü O koydu ki dengeden sapmayasınız» (Rahman 7/8)

İnsan oğlu her şeyi yapmakta kendinin hür olduğuna inanır fakat kendisine bu düşünceyi sağlayan etkenlerden oluşan tepki sonunda bu fikre sahip olduğunu düşünemez.

Açıklayım, Her şey belirli bir kural ve denge içinde yaratılmıştır. İnsan oğulda bu denge ve kurallar dahilde yaratılmıştır. İnsan oğlu, hür irade tanımını var olan kurallar ve denge içinde verdiği tepkilerde bulmaktadır. Örnek verirsek balık hürdür ama su içinde kaldığı müddetçe. Sudan çıktığı an onun hürriyetini hiçbir anlamı kalmaz. Çünkü Balığın sahip olduğu hürriyet, suya verdiği tepki altında (interactive&interferance) balığın kazandığı bir değerdir. Balığın kendisinin şartlı sahip olduğu bir değerdir. Çünkü kara(toprak) kendisine bu tepkiyi verecek etkileşimi sağlamamaktadır. Her şey yaratılış itibari ile birbiriyle etkileşim içinde yaratılmıştır. Etkileşim ise belirli bir denge, uyum ve kural içinde gerçekleşmektedir. Allah (cc) haricinde Hiçbir yaratık & mahlukat tek başına mutlak bir değer değildir.

Her şeyi yaratan Allah (cc) kâinata öylesine bir denge ve nizam vermiştir ki başlangıcından bu günümüze kadar olan her şey birbirlerinden etkileşerek sağladıkları dengeyle belirli bir uyum içinde gelişmektedir. Dengenin korunması için uyum şarttır. Doğa uyumsuzluğu katiyen kabul etmez (ret eder) ve uyumsuzluğu netice olarak yok eder. Her gelişme bir denge ve uyum içinde var olan kurallar dahilinde gerçekleşmektedir. Hiçbir oluşum (canlı-cansız yaratık) tesadüf (rastgele) sonuç oluşmamıştır. Her oluşum kendi aralarında bir etkileşim vererek karşı bir tepki oluşturur.

Örnek verirsek; Rastgele fırlattığımız bir taş, yere düşene kadar etki tepki sonucunda o kadar kurallara (kanunlara) uymaktadır ki onu çözmek için matematik ve fiziki formüllerinin çok iyi bilmemiz gerekir. (Taşı havada tutan hız, onu hızın azaltan ağırlığı ve yer çekimi gücü, sonuçta taşın yere düşmesi, rastgele fırlattığımız taş, fırlatış anından yere düşene kadar o kadar kural ve formülere muhatap oldu ki!)

Etki & tepki her yaratık için aynı değildir. İnsan oğlu, oluşan etkilenmelerde tepkilerini kullanması & hâkim olması bilmektedir. Dolayısıyla insan hür iradesi kendi bünyesindeki Aklı kullanarak, Öğrenme-yapma-hatırlama-Yazma-gelişme (fakülte) Kabiliyetlerin geliştirmiştir. Mesela: Etki Sıcak, tepki terleme fakülte serinleme. Etki Hürriyet, tepki seçim, fakülte arzulanan, Etki yerçekimi, tepki geri itme, Fakülte Uçmak. Etki Virüs tepki hastalık fakülte (iyileşme)hastane.

Yaşadığımız dünya, insanın uyum sağlayacağı tek Denge oluşturan kurallar (kanunlar) içinde var edilmiştir. Eğer biz var olan dengeyi bozarsak, saptırsak! Doğa, kendi kuralları (kanunlar-uyum) içinde varlığının devamı ve bizlerin yaşamı için düzeltir. En basit örnekler; Bitkilerin havada ki kirliliği gün boyunca bir filtre gibi emmesi, soluduğumuz havayı temizlemesi. Soluduğumuz havadaki gaz karışımları ve oranları öylesine hassas kuralara ile oluşmuş ki bizleri ne zehirliyor ne yakıyor ne öldürüyor. Yer çekimi kanunu öylesin ince hesaplanmış ki bizi ne

hantallaştırıyor nede bizi uçuruyor. Vücudumuz, Hasta olduğumuzda kendine zara veren (dengesini bozan) mikrop veya herhangi bir darbenin etkisinde, sağlıklı kalmamızı sağlayan vücut savunma sistemiz tarafından verilen tepkiyle o mikrobu yok ediyor / yarayı iyileştiriyor ve vücudumuzun önceki asıl yapısını almasını sağlıyor.

Allah (cc), bize her şeyi mükemmel bir yapı bahşetmiştir. İnsan, egosantrik arzuları için elliye bunu kötüleştirmektedir. Etki & tepki bizlerin haricinde oluşur. Hür irade, İnsanın yaşama ortamın korunması ve insan varlığının davamını sağlamak için normalde geliştiririz. Balık ve su misali, Balık, suda her şeyi kendi yaşam normlar (denge-kuralar) olduğu müddetçe hürce yaşar. Suyun yapısı bozulduğu an ölür veya su dışına çıktığında tabakta harika bir yemek olur.

Suyun yapısını & dengeyi kim bozar? Tabi ki İnsanoğlu. Çünkü Allah (cc), Yaratığı tüm mahlukatlar arasında da bir denge ve uyum var etmiştir. Bu uyum belirli bir hiyerarşi üzerine oturtturmuştur. İnsanın Halife olması; «Ona bir biçim verdiğimde ve ona Ruhum'dan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın.» (Hicir-29) Allah'ın yaratığı her mahlukat artık insanın emri altındadır. Fakat buna karşı çıkan tek tepki ise; «Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı.» (Hicir-31) Aynı zamanda şeytanın bu tavrı bizlerin hür irademize sahip olmamızı (tanımını) sağlamış oldu. Şeytanın bize düşman olmasına tepki olarak, Allah bizlerin hür irademize korumamız, kaybetmememiz ve kendimizi için yapmamızı istediği (fakültemiz) ise; «Hemen, Allah'a secde edin ve (yalnızca O'na) kulluk edin.» (Necem-62). Sadece Allah kulluk ve itaattir.

Allah’ın melek ve cinlerin Âdem secde etmesini istemesi birçok etkileşimleri sonucunda tepkilerinde beraberinde getirmiştir. (Hayatımızın tuzu-biberi olmuştur)

1-) Âdem statü olarak ne Melektir nede Cindir. «Doğrusu insan kendi nefsini görür.» (Kıyamet 14)

2-) Her mahlukat kendi sınırları içinde (denge & uyum & kural) vardır. Fakat insan bu kuralların üstü olabildiği gibi en altıda olabilir. « Andolsun ki biz Âdemoğulları'nı üstün bir izzet ve şerefe mazhar kıldık.» (İsrâ: 70). «Gerçekte Onlar Hayvanlar Gibidir; Hatta Onlar, Daha Şaşkın Haldedirler.» (Furkan-44)

3-) Her şey Ademe & oğullarına secde (itaat) eder. ““Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” (bakar-30)

4-) Âdem & oğulları sadece Allah secde (itaat) eder. İnsan sadece Allah'ın kurallarına uyar. Bir hadis-i kudside Allah (cc); «Ey Âdemoğlu, seni kendim için yarattım. Her şeyi de senin için yarattım» buyuruyor. “Ben insanları ve cinleri, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyet-56)

Yukarıda ki hiyerarşiği oluşturan Denge (uyum-kurallar) bozulduğu zaman ne olur?

İnsan oğlunun yapısı bozulur, İnsan hür iradesini kaybeder. İnsanın hür iradesini koruyan Allah’a olan itaattedir. Allah (cc) olan itaat, şeytanın insanın hür iradesine sahip olmasına engel olmaktadır. Dolaysıyla insan, Allah’a olan itaatini kaybettiği an Hür iradesini şeytan teslim etmiş olur. Bu ise insanın dengesini bozduğu gibi yaşadığı çevreninde dengesini bozar. Daha öncede belirtiğimiz gibi Yaratılış dengesi uyumsuzluğu kabul etmez ret eder ve neticede yok eder.

Böyle bir ortamda karşımıza çıkacak 2 sonuç vardır.

1-) İnsan oğlu kendi dengesine sahip çıkarak kurtuluşa erecek.

2-) Dengesizliğine devam edip kendini yok edecek.

Bu çerçeveden baktığımızda Allah (cc) itaat olan gerekliliğini; Kitaplar ve Peygamberler ve doğru yol gösterici Önderlerin varlığını daha açık anlamaktayız. “Ey inananlar, Allah'a, peygambere ve içinizden emredecek kudret ve liyakat sahip önderler itaat edin.” (Nisa-59). «Buyruğumuzla doğru yola ileten önderler tayin etmiştik.'' (Secde, 24)

Çünkü Her şeyi yaratan Allah (cc), şeytanları, cinleri, melekleri ve insanları varlığını sağlayacak ortamlarında yaratmıştır. Her ortam, kendine ait olan mahlukat için var edilmiştir. Her bir ortam ise kendine has bir dengeye & uyuma & kurallara mecbur bırakılmıştır. İnsanın acizliği madde vücudunun (zaman hapis olmasıdır) ölümlü olmasıdır. Kendi Madde varlığını daim kılan yapının dengesini sağlayan, uyumu ve kuralların bozulmuş olması insanın yok olmasıdır. Aynı balık misali, susuz olmaz ya da suyun balığa sunduğu yaşam dengesi yok olursa balığın hürriyeti yok olur ve en kötüsü yaşamı yoktur. İnsan oğlu, şeytana uyarak onun kurduğu dengeye ve onun kurallarına uymaya çalışırsa kendi yaşam ortamını yaşanmaz hale getirerek evelen hürriyetini yok ettiği gibi nihai netice olarak varlığında yok edecektir.

“Şüphesiz ki insan Rabbine karşı pek nankördür. Elbette buna kendisi de şâhittir.” (Âdiyât 6-7)

Mustafa Kemal TASPINAR

YORUMLAR

EBU HUSEYIN 15 gün önce
Özgürlük, çekilen arabanın başına bağlanmış havuçtur ve tavşan onu almak için çalışır, ancak asla sahip olmaz. Neden biliyormusunuz? Arabayı çekmek için konuşlanmış tavşanın Hür iradesi, havuçun arkasında yemek umidiyle koşmasını sağlamaktır. Görüyorum, ama sahip değilim ama onunlayım. Dünyaya sahip olmak için uğraşanlar hiç bir zaman sahip olamazlar ama onula yaşarlar.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM