Hakkıyla Tanısaydık!

GİRİŞ: 05.05.2021 12:41      GÜNCELLEME: 05.05.2021 12:41
Rasthaber - Keşke bizler günahların asıl yüzünü görebilseydik…

Şayet görsek; arifler, zahitler gibi günah işleme korkusundan titrerdik. İmam Ali’nin (as) teşbihiyle, keçi aksırığından daha değersiz olan şu dünyaya ne meylimiz olurdu ne de duygularımızda hırs ve öfke hakim olurdu...

Cahiliye devrinin katran tutmuş gözleri gibi tanımamanın doğurduğu cehaletle katran tutmuş gözler...

Leşten daha ağır kokan ve cinayet sahnesinden daha çok vahşet saçan günahlar karşısında âmâ gözlerimiz.

Kimse ölü eti yemeyi hayal etmez! Bir de bunun kardeşi olmasını hiç mi hiç istemez ama farkında olmaksızın bu fiili çokça şevk ve iştirak ile tadına doyum olmayan gıybet ve dedikodu sofralarında yapıyoruz.

Farkındalığımız yok! Gaflet bulutları üzerimizde! Belki bir silkeleniş ve öze dönüşe ihtiyacımız var!

Eğer bilseydik müminin kalbi Allah'ın evidir ya da bildiğimizden gaflet etmeseydik ince düşünür hassas ve naif konuşurduk ama bilinçsizce bir çoğunun kalbini kırdık gönül Kabe’sini yıktık daha da kötüsü Ebrehe’nin ordusundan daha tehlikeli işlere kalkıştık; çünkü ne o gönlü nede onun sahibi olan yüce Hakk’ı layıkıyla tanıdık!

İbadetlerimiz yüzeysel, ruhsuz ve takatimiz sınırlı; tembellik hakimiyet kurmuş üstümüzde kulluğa engel!

Dünya sevgisi, mal, evlat.... gönül Kabe’sinde binlerce put var, ne kadar İbrahim olabiliyoruz gönül Kabe’sindeki putları devirmede?

Mücahit yâda mücahide miyiz nefsin heva ve heveslerine karşı?

Eğer eşsiz cevheri tanısak ve idrak etseydik çakıl taşlarıyla oynamanın akıl işi olmadığının farkına varırdık

Yada sonsuz rahmet deryasına gönül bağlasaydık, bulanık sularda boşuna kürek sallamazdık ve rahmet kapısı yüzümüze açıkken başka kapıları çalmazdık..!

Sözün özü eğer eşsiz sanatkar, güzellikte kimseyle kıyaslanmayan ve bütün güzelliklerin onun yanında noksan kaldığı, bütün eksiklerden münezzeh olan mülkün sahibini hakkıyla tanısaydık, her şey asıl manasına ulaşırdı ve bütün güzelliklerin yansıması karamış şu dünyamıza ışık tutardı, hem kulluk hem ibadetler ve alınan hazlar asıl manasına ulaşırdı....

YORUMLAR

REKLAM