Hakikat Ve Sahte Tarih Kurgusu!

GİRİŞ: 03.03.2020 00:03      GÜNCELLEME: 03.03.2020 00:03
Rasthaber -  Ortadoğu coğrafyasında bir yalnızlık ve ateşlerde yanan yürekler. Evet, ülkemizden, Türkiye’nin yalnızlığından bahsediyorum. Yıllardır süren bir savaşın, meydana getirdiği yıkımlardan. Ölümlerden, yıkımlardan, göçlerden ve yaşanan her türlü kirli ilişkilerden söz ediyorum.
ABD Ortadoğu’ya resmen bir BOP yaptı. Onu, bırak temizlemeyi, kokusu günden güne yayılarak etkisini gösteriyor. Geriye bütünüyle yıkılmış bir Suriye, yüz binlerce ölü, milyonlarca insanın ülkelerinden kaçışı, kadınlara yapılanlar ve geride viran bir ülke. Ortadoğu’nun kaderiymiş ve yaşanılması bir zorunluluk, kaçınılmaz bir sonmuş gibi yaşatılanların sonucu ortada.
Dünya ağasının BOP’u, içinde ülkemizin de olduğu, bu coğrafyada bulunan ülkeleri, ilişkileri, etkiledi ve kendi girdabına çekti. Dünyanın dört bir yanında savaşmaya, talana, tecavüze gelen, on binlerce insana fırsat tanıdı. Yeni oluşumlara, kamplaşmalara, ittifaklara olanak, zemin hazırladı. Fiili olarak birçok devlet savaşa katıldı. Herkes Suriye pastasından ve mirasından yararlanmak için, kirli ilişkiler içine girdi. Bu savaşın ve ilişkilerin ülkelere etkisi çok büyük oldu. Bu ülkelerden biri de Türkiye’dir.
Milyonlarca mülteci, onların barındırılması, yapılan harcamalar yetmiyormuş gibi, resmen kendimizi savaşın ortasında bulduk. Suriye savaşının başlangıcında hayal ettiklerimizin gerçekleşmemesi bir tarafa, ucunun nereye dayanacağını kestirememekteyiz. Bozulan Türk-Rus ilişkilerinin taçlandırıldığı Moskova deklarasyonunda alınan kararlar güme gidecek gibi. Türkiye-İran ve Rusya’nın, Suriye konusundaki kararları ve geliştirilen ilişkilerin işareti, zaafa uğrayacağı yönündedir. Görünür bir el, sahada Türkiye’yi kendine doğru çekmektedir. Her an makas değiştirme, yeni ilişkiler ve yeni sonuçlar gündemimize sokulabilir. İran ile karşılıklı sert açıklamalar, Rakka operasyonu, sevmediğimiz, kabul etmediğimiz bir ittifakı zorunlu olarak dayatabilirler. Yani TSK ve Pyd ile ortak bir Rakka operasyonu dayatmasında söz ediyorum.
Emperyalist güçlerin dizayn etmeye çalıştığı Ortadoğu’da, asıl hedefin İsrail’in güvenliği olduğu konusu kulaklarımızı hep tırmalamıştır. Filistin sorununa duyarlı olan tek ülke olan Suriye, Antiemperyalist duruşuyla Ortadoğu’nun tek ülkesidir. Dolayısıyla antiemperyalist bir kalenin yıkılışıdır asıl gerçek. Bir komplo senaryosuna kurban edilmek istenen Suriye; bölgedeki işbirlikçilerin, uşak anlayışına sahip olanların zihinlerindeki mezhepçi ve tekçi anlayışlarını da azdırmış durumdadır. Bu savaşın gerçekliliğine farklı yorum ve anlamlar yüklenerek saptırılmış, adeta bir mezhep savaşına dönüştürülerek emperyalist emeller gizlenmiştir. Kısaca muhtevası adeta bir din veya mezhep savaşına dönüştürülmüştür.
Tarih boyunca insanlara hayali numuneler yaratmaya, farazi tanrılar ve tanrıçalar bulma arayışı, dejenere edilmiş ve edilen değerler arasında sıkışıp kalan insanlık, zihinleri tersyüz edildiği bir yeni süreçten geçiyor. Ve meçhulleşen değerler, bu sürecin rengini alarak, bir nedene oturtamadığımız kabullenişlerimiz olarak zihinlerimizdeki yerini almaktadır. Ve hakikat bir kez daha sahte bir tarih kurgusuna kurban edilmektedir.
Bugün Ortadoğu’da oynanan bu oyunla, gerçeklerin üstüne bir kez daha kara perde çekilmek istenmektedir. Hep tekrarlanarak günümüze ulaşan, güce tapınma, objeleri tabulaştırma, kendi yarattıkları, yonttuklarına teslim olmaktadırlar. Hep var olmuş ve olacak olan, Şirk ve Küfür gerçeklerden arındırılmış bir din olarak insanlara dayatılmaya devam ediliyor. Statüko, zulüm-soygun ve haksızlıkların üzeri hak dini olmayan bu dinle ilahi bir ruha büründürülmeye çalışılmaktadır. Bununla ekonomik ve siyasi hegemonyalarını güçlendirmekte, üstünlüklerini ve diğer halk zümrelerinden farklı olduklarını bununla pekiştirmekteler. Ve bunun adına da Tanrının iradesi diyerek, karşı çıkışları engellemeye çalışmaktadırlar...

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM