Güncellenecek Uykusuz Üç Gece

GİRİŞ: 30.07.2019 08:14      GÜNCELLEME: 30.07.2019 08:14
Rasthaber -  İmam Ali (a.s)ı tanımak ve ona iman etmek tabi ki Şia akidesinde imanın şartlarından biridir. Ancak İmamet inancının sadece İmam Ali (a.s) ile sınırlı olduğunu; sonraki İmamlar özellikle de Zamanın İmamını (a.s) tanıyıp ona biat etmekle ilgisiz olduğunu kim iddia edebilir? Yine zamanımızdaki insanları yönlendirecek, dini koruyacak, bid’atleri yok edip dinden sökülen uygulamaları yerine koyacak, bizimle bizzat canlı olarak çalışacak olan İmamımız zamanın İmamı Mehdi (a.s)  değil midir? İmam Zaman (a.f)’in en az İmam Ali (a.s) kadar tanınması gerekmiyor mu? 
Kadir gecesinde günümüzde melekler ve ruh İmam Ali (a.s)’a mı iniyor İmam Mehdi (a.s)’a mı? Bu kıyaslamaya girmek ve bu soruyu sormak gerçekten bizim için zordur. Ama biz pratik bir uygulamadan söz ediyoruz. Vahhabi Selefiler Şiilerin İmam Ali (a.s) veya Hüseyin (a.s) kadar Peygamberimize önem vermediklerini iddia ve suçlamalarında dile getirebilirler. Bizim buna makul cevaplarımız tabi ki var. Aynı şekilde bizim yine Yaşayan İmamla Şehit olan İmamı, canlı İmamı ayırt etmemiz, her birini kendi doğru konumlarında tanımamız gerekmez mi? 
Şu an kim ne derse desin bizim birinci olarak iş birliği yapacağımız İmamımız Mehdi (a.s)’dır. Melekler ve Ruh Kadir gecesinde her türlü iş için İmam Mehdi (a.s)’a inmektedirler. Bizim kaderimizle ilgili bilgileri zamanımızın İmamına getirmektedirler. 

Bu üç gecenin hadi birinci gecesinde İmam Ali (a.s)  anılsın onun yaralanması ve şehadeti gündemi kaplasın. Ama İmam Ali (a.s)’ın şehadet süreci 6 gece mi sürdü de üç muhtemel Kadir gecesinde de tek gündem o oluyor ve dolu Şii camii ve meclisinde İmam Mehdi (a.s)’dan hiç söz edilmiyor? 
Bu, bu gecenin sahibi Sahibuz Zamanla bağımızın olmadığı ve ona biat etmediğimiz onu unuttuğumuz onu var saymadığımız anlamına gelmez mi? Onunla çalışma planımızın niyetimizin inancımızın bilincimizin olmadığı anlamına gelmez mi? Bize bir sorumluluk ve hareket tarzı yüklemeyecek geçmişin acı olayıyla avunmakla yetindiğimiz, günün sorun ve problemlerine hastalıklarına çözüm bekleyen dünyamıza gözlerimizi yumduğumuz anlamına gelmiyor mu? İmam Ali (a.s)’ın şehadeti tabi ki anılmalı. Ama günümüz gençliğinin İmam Mehdiyi (a.s) tanıması, yüzünü O’na dönerek inanç ve yaşamlarını gelecek bir yıldaki yaşam tarzını öğrenmesi öğretilmesi hiç mi önemli değil? 
Bu üç gecede intizar İmamın zuhurunu beklemek en faziletli iştir denilir. Ne yazık ki bunun nasıl olacağı hutbelerde vaaz kürsülerinde Şia Alimlerince dile yeterince getirilmemiştir. Getirenlere tabi ki saygımız çok ve sözümüz yok. Ama gittiğim nice seçkin Şii meclislerinde üç gecenin hiç birinde İmam Mehdi (a.s)’dan söz edilen bir hutbe dinlemedim ben. Bu bir yılın kaybı demek değil midir? 
Hani biz önümüzdeki bir yılda ruhi ve bedeni oranlarımızı ayarlattıracaktık Kadir gecesinde, ve bir yılımız ona göre geçecekti?
Kadir gecesindeki samimiyetimiz ve meşgul olduğumuz neyse gelecek Kadir gecesine kadar o işle yüz yüze olacaktık?...
3 gec e sabaha kadar uyumayıp diri kalmak buna rağmen zamanın İmamını tanıyıp ona biat yenileyecek bilgi meşguliyet dua ve gündemle değil de İmam Ali (a.s)’ın (kurban olduğumun) şehadetiyle tüm vaktimizi geçirirsek gelecek bir yılımız nasıl takdir edilir dersiniz? Günü yakalayamayan, geçmiş anılarla yaşayan, kendini yenileyememiş, çağın ihtiyaçlarını fark edemeyen, gençlikle kuşak çatışması yaşayan, gençliği kaybetmiş, …

Günün eğitim kültür teknoloji sorun aile yapısı medeniyetini kavrayamamış, hep geçmişin anılarıyla üzülüp sevinen bir zihin ve yaşam yapısı. Geçmişle yaşayan bir hayat biçimi…
Şimdi daha iyi anlaşılmış olmalıdır ki biz İmam Zamanı ihmal ettik. Ona biat etmedik. Doğru eski İmamlarımıza özellikle de İmam Ali (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s)’a biatlıyız ama İmam Mehdi (a.s)  devrinde yaşadığımızı unutmuş hatta inkar etmiş gibiyiz! İnkar etmişiz demiyorum gibiyiz diyorum bunlar birbirinden farklı. Tabi ki İmam Zaman (a.f)’ı tanıyoruz biliyoruz inanıyoruz onu bekliyoruz. Ama ne kadar samimi, ne kadar bilinç ve malzemeyle!

İnternetten bir taratma yapın. Mehdi (a.s)’ı tanımak isteyen birisi Allah aşkına sağlıklı malzemelere bilgilere sinezenlere ulaşabiliyor mu? Bu gün internet en ciddi bilgi kaynağıdır toplumlar için. Cep telefonu da aynı şekilde.
İnternet ve cep telefonu bilgilenme vasıtaları olan sosyal medya ya da gruplara bakın. Bu gözle: İmam Mehdi (a.s)  ile ilgili kaç video kaç makale kaç kitap kaç sempozyum panel araştırma etkinliği vs var? İmam Hüseyin ve İmam Ali (a.s)  ile ilgili kaç tane var? Bunların oranlarını kıyaslayın. Günümüz toplumlarını siz hep geçmişe ağlatarak yönlendiremezsiniz. Gençliği hep ağlamaya sevk edemezsiniz. Yaşlılarımız tabi ki geçmişe ağlama ile, kendi yaşamlarında yapamadıklarına ah vah etmeyi özdeşleştirip bu ameli icra edebilirler. Ama gençlerimizin cami ve mescitlerimizden meclislerimizden kaçmalarını irdelemek Şii olarak görevimiz değil midir? Bunlar araştırma konusu yapılmalı değil mi? Biz dünyada güncel olaylara tepki vermek ve onlara cevap için mücadele etmekle yükümlü değil miyiz? …

Ne kadar Şii nüfusun olduğunu biz ancak Aşura matem merasimlerinde görebiliyoruz. Tamam, “Hiçbir gün Aşura gibi değil hiçbir yer de Kerbela gibi olmayacaktır.” sözü doğrudur. Ama İmam Zaman (a.f)’in mazlum İmam Hüseyin (a.s)’ın intikamını alacağı gün sanki Kerbela katliamından daha mı az çetin olacaktır? İmam Mehdi (a.s)’ı  neden tüm İmamlar bile bekliyorlardı. “Biz mazlum Ehlibeyt (a.s)’ın intikamını alacak.” diye müjdeliyorlardı? 

Tabi ki bunlar İmamlarımız arasında fazilet üstünlüğü gibi bir yarışa girme anlayışında olduğumuzu göstermez. Tevbe Haşa! Onların hepsi masum ve üstün insanlardır, hidayet ışıklarıdır. Ama İmam Mehdi (a.s’ın Allah onun zuhurunu çabuklaştırsın.) tüm İmamlarımız arasında bariz farklılığı vardır. O dünyayı adaletle dolduracak olması bakımından da bizim zamanımızın İmamı olması bakımından da diğer İmamlarımızdan (a.) biraz daha farklıdır. En azından bizim biatli olduğumuz ve bire bir çalışacağımız canlı olarak emirlerini alıp uygulayacağımız İmamımızdır. 
O yüzden “Her türlü iş” O’na indirilip sunulur mübarek Kadir gecesinde. Kaderimiz onun onayıyla son halini bulur. Böyle bir gecede İmam Zaman (a.s)’ı en üst düzeyde anmamız gerekir. Muhtemel Kadir gecelerimizi buna göre dizayn etmemiz gerekir. 

Siz Ehlibeyt dostları İmam Zaman (a.s)’i gündeme getirmeyen cemevi, mabed mescid cami hüseyniye her ne meclisi varsa orada İmam Zaman (a.f)’i gündeme getirtin. Mutlaka Hocalarımız İmam Zaman’dan (a.f) söz etsinler. Büyük ağırlığını ona versinler muhtemel Kadir gecelerinin. Çünkü Melekler ve Ruh bir sonraki Kadir gecesine kadar kaderimizi İmam Zaman (a.f)’in onayına sunmaktadır. Kaderimiz İmam Zaman (a.f)’in elinde takdirinde şekillenmektedir bir nevi. Tabi ki bizim amellerimiz ve dualarımız da önemli, ama onlar bile Zamanın İmamına sunuluyor ve sonrasında şekilleniyor. 

Kadir gecesinin bu amaçla İmam Zaman (a.s)’a tahsis edilmesi gerekir. Onunla ilgili marşlar sinezenler mersiyeler tiyatrolar vaazlar canlandırma etkinlikleri şiirler köşe yazıları filmler videolar paylaşımlar hatta güncel yaşantımız, hepsi Mehdi (a.s)  ile dolmalıdır. Ki o İmam bizden hoşnut olsun. Bizim kaderimiz onda mükemmel hale gelsin. Ki gelecek Kadir Gecesine kadar İmam Zaman (a.s) ile yaşayalım. Ki zuhuru tez olsun…

YORUMLAR

ali mert 3 ay önce
İlke Can; Beşer eti kanı bedeni olan varlık manasına insan ise ünsiyet eden ısınan dostluk kuran manasınadır. unutan isyan eden manasına olsa, günah işlemek insanın ayrılmaz kaçınılmaz bir vasfı olur ki bu durumda günahından dolayı sorgulanması ona zulüm olurdu hatta mükellef tutulması bile ona zulüm olurdu çünkü doğasında isyan olan bir varlığa neden isyan ettin sorusunu sormak adalete sığmaz. diğer yandan ben de sizin gibi beşerim demesi bize benzediği ve sizin iddia ettiğiniz gibi kategorik farklılık olmadığı anlamına gelir. yoksa biz onları ne örnek alabilirdik ne onlara benzememiz bize emredilirdi... burada beşer ve insan tanımında ayırt edici vurgu, iradedir. yani meleklerden farklı oluştur. masumlar da diğer insanlar da kapasite olarak günah işleyebilecek yetenekte yaratılmışlardır. bu açıdan meleklerden farklıdırlar. masumlar bu kapasitelerini yaratılışları doğrultusunda kullanıp masum kalmışlar diğer insanlarsa masumiyeti ihlal etmişlerdir. din bize masumlar gibi olmamızın mümkün olduğunu, ben de sizin gibi beşerim denmesi emriyle mümkün olduğunu iletmiş oluyor...
sabahattin T.Yılmaz 3 ay önce
Ali Mert kardeşim! çok güzel yazmışsın, güzel konulara değinmişsin. Bunu Ramazan ayında yazman gerekirdi, yazın sıcağında herkes tatilde okuyacak havsele de yok. Ümit ederim bundan sonraki yazılarınızda bu konuya daha fazla ağırlık verirsiniz. Çünkü bu gibi konuların önemini anlayan çok az kişi var malesef. Bu konu idrak edilmeden Gadir Hum da, Aşura da anmadan öteye gitmeyecektir. Allah başarılar versin.
İlke 3 ay önce
Baktım halen düzeltmemişsiniz Yoksa insan tanımlaması doğru diyorsanız o zaman delil getirin kuran ın hiç bir yerinde peygamberler hatta hz isa as. Havarileri bile Haşa diye geçen yerde imam as lardan üstün insan diye ifade etmişsiniz
İlke 3 ay önce
Allah razı olsun Fakat bir hatırlatma yapalım Peygamber ve imamlar insan diye tanımlanmazlar beşer diye tanımlanır Çünki insan yanılan isyan eden unutan ve hata yapan manasıdadır ve manevi bir tanımlamadır Beşer ise maddi tanımlamadır Bizler hem beşer hem insanız peygamberler ve imamlar ise beşerdir Khef suresi son ayette 110 cu surede Deki bende sizin gibi bir beşer im Bunu meallerde insan diye tercüme ediyor lar Halbuki ikiside arapça ve farklı manalarda Bunu düzeltelim Selam ve dua

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM