ETİK VE KİMLİK OLARAK KENDİNİ TANIMAK

GİRİŞ: 08.02.2020 14:48      GÜNCELLEME: 08.02.2020 14:48
Rasthaber -  BismillahiRahmanniRahim,
Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a, salatu ve salam O’nun Resulu ve temiz Ehli beytine olsun.

Suriye Rejim ordusu Türkiyeyi temsil eden askeri bölüye saldırdı ve şehit verdik. Müslümanın Müslümanı öldürmesinde şehit olmak !!? Bir müslüman devlet ordusu, kendi ülkesine izinsiz girmiş başka müslüman devlet ordusuna karşı kendi savunması düşmanca bir hareket görmek !!? Bir çok yanlışlar bir birini takip ederek çözümü zor olan çıkmaz bir sorun olmakta, en kötüsü kin ve nefret müslümanlar arasında büyümekte. Müslüman ülkelerin, müslüman Ülker'e yaptığı yanlışlar yada yaptırılan yanlışlar, Biz, müslüman devletler, birilerin istekleri doğrultusunda yaptığımız tanımlamarla kendimize hedef & çıkar belirliyoruz !!?. Acaba yapılması gereken doğru yol bu mudur ??

Bugün, Türkiye yönetimi neden Süriye Esad yönetimine düşmanca tavır almakta ? 
Esad’ın caniliği, Halkını öldürdü ve ülkesinden halkını göçe zorunlu kıldı, eli kanlı bir diktatör mü !? Yoksa bunlar bize yediltirilen samanı mı !? Evet insanlar öldü, göçe zorlandı, evinden yurdundan edildi, bunlar çok doğru. En önemlisi olan, Esad karşı savaşanlar ve suriye halkını katledenler, Suriyeye ihrac edilmiş çok-uluslu «müslüman» ve gayri müslüman insanlardan oluşmuş terörist, heyecan arayan ve adam öldürmeği meslek edinmiş insanlardı, çok azı sayıda Suriyeli. Ama neden bize «Esad cani» şarkısını ezberlettiriyorlar yada gelişen olaylara böyle bakmamız isteniyor !!?

2011 yıları ve ondan biraz önceye gitmek istiyorum. Esad ile Başkanımızın iyi ilişkilerini söylemek için değil. Bize nasıl gol yedirdiler onu açıklamak için.

Davos « One Minute » çıkışı ve beraberinde Türkiye yönetimin 2009-2010 yıllarındaki komşular ile sıfır sorun politikası çok iyi tutmuş ve meyvelerin çok güzel alıyorduk. Öylesineki bir çok Türkiyeli üreticilere Suriye'de şubeler açarak, suriye üzerinden Arab ülkelerine vergisiz ürettikleri maları satıyor, Suriyeli işverenlerde Türkiyedeki teknoloji ve üretim altyapısını kullanarak kendi üretimlerini geliştiriyor ve dış piyasada pazar payı kazanıyordu. Böylece Baba Esad'ın Suriye halkına veremediğini oğlu Esad, sosyal ve etik yaşam standart seviyesini yükselterek vermeye başlamıştı. Bizler ise çok uzun zamandan sonra, Suriyede ev sahibiymiş gibi yerleşmiş ve Suriyelilerle beraber hareket ediyor, iki dost ülke olarak paylaşabilmeyi öğreniyorduk ve iki ülkenin yöneticileride aynı güzelikten dostane pay alıyordu. Fakat Bu politikanın bölgedeki getirdiği güzelik, huzur, ilerleme, dostluk birilerini çok rahatsız ediyordu. Çünkü o birilerinin ileriye dönük olan Projelerini, hesaplarını bozuyor ve o projelerinin önünde çok büyük bir engel teşkil ediyordu. (Eğer dikkatle bakarsanız Türkiye'nin « sıfır problem dostluk anlaşması » yaptığı tüm ülkeler, birer birer patlatıldı yada aramız açıldı. Tunus, Libya, Suriye ve Rusya.)

New World Order (Yeni Dünya Düzeni)

11 Eylül 2001, İncelik ve titizlikle hazırlanmış Büyük Projenin başlama tarihi. Bu projenin dahilindeki konular ve alt başlıklarının hedefi; Afrika ve Batı asya olan bölgemizde dostlukların, güzelliklerin birlikteliğin yerine düşmanlıkların alması. Çünkü Şeytani Küresel siyonistlerin özellikle dünyanın bu bölgesi için hazırladıklar geleceye dair özel projeleri vard :
Ana Başlık : « Yeni Dünya Düzeni » 
Alt Başlık : « Büyük Orta Doğu Projesi » 
Küçük Alt başlıklar : « Arab Baharı ve Demokrasi» 

Başlangıç olan küçük alt başlıkların uygulanması, Cezayirde yaşana « 1990-2000 » kara10 yıl bu projenin laboratuvar çalışması olmuştur. Sonra, sırasıyla Tunus, Mısır, Libya, Suriye. Siyonist Kürt Devleti kuruma çabaları, Yemenin yağlanması, Myamir ve Keşmir’deki müslümanların etnik temizliğe maruz kalması ve dahası… Bu başlıklara girmeyeceğim. Fakat burda vurgulamak istediğim asıl konu; Bütün bunların Ana sebebi nedir ? 

Yeni Dünya düzeni, Büyük Orta doğu Projesi, ve Alt küçük başlıkları, Neden bunlar ön görüldü ? Kimler tarafından ? Kime Hizmet için ? Bizlerin anlaması gereken asıl konu bu. Fakat bunu nasıl anlayabiliriz ? Anlamamızada engel olanlar kimlerdir ?

Yukardaki sorulara cevap vermek için yakın tarihimizde olmuş önemli olaylara bir bakalım, Şubat 1979 İran İslam Cumhuriyeti kuruldu, İmam Humeyninin liderliğinde İran Halkı tarafından asırlık Şah hanedanı devrildi. Akabinde Islam Devrimini boğma çabaları Irak-Iran savaşı ama Islam devrimi dayandı ve kendini isbat etti. Bunlada kalmayıp, İmama Humeyni'nin O günkü Rusya Sovyetler birliğine yazdığı bir Tebliği mektubu. Bu mektubu basit bir tebliği mesajı diyerek müslümanlar tarafından önemsenmedi. Fakat Bu mektup o küresel siyonist güçlere karşı Muhammed TEVHID’in mesajıydı. Bu mesaj, Siyonist Küresel güçlerin asırlık kurdukları projelerini hayat geçirmek için tetikledi. Çünkü çok geç kalmak istemiyorlardı. Türkiyede 1979 sonu Askeri darbe gerçekleşti ve çok geçmeden Rusya Sovyetler birliği dağıtıldı, Avrupa birliği kuruldu, 11 Eylül, Arap Baharı ve demokrasi şövalyeleri… vs.

Bu projede bizleri ilgilendiren en önemli konu: Müslümanların bi fiil Hedef tahtasına konulmasıydı. Halkın Hakikata yönelmesinin (kendi özüne dönmesi)  önüne geçmek istiyorlardı. Ve Kendi elleriyle iktidara getirdikleri uşaklarını, yöneticilerini, halkın bezmiş, nefret dolu ve patlamaya hazır olan öfkelerini yöneticilerine ve yönetimlerine karşı organize ederek al aşağı ettiler. Fakat arkasındanda «Demokrasi» adına ülkelerini kendilerine parçalatıp, yağmalayan Siyonist Küresel güçlerin kendisi oldu.

2011 yılına kadar, Arap ve Halkı müslüman olan ülkeleri, diktatör ve askeri faşist gölgesinde göstermelik demokrasiyle yönettiren bu siyonist küreseller, neden bu halklara demokrasi getirmeye çalışıyorlardı ? Kendi eğittikleri ve yerleştirdikler uşakları yada müttefikleri olan diktatörler, faşist yönetimler, onların pis işini görürken neden böyle bir değişikliğe gereksinme duydular ? O ülkelerin halklarını sevdikleri için mi? Halkların iyilik ve çıkarlarını düşündükleri içinmi? O ülke halklarına o baskıcı yaşantıyı layık görenler zate onlardı. Nedir onları değiştiren ? Gerçekten değiştilerim !!?

Değiştiler, Fakat daha vahşileştiler, Çünkü artık karşılarında kendi ideolojilerini vede varlıklarını tehdit eden bir güç kendin gösterdi. Güçü elinde bulunduran diktatörlerin, uşaklarının halklarına yaşam diye sunduklar zulmü yok edecek yeni bir süper güçe dalga dalga yayılmaya başladı. Ve hata ilerisinde Kendi kaleleri olan Avrupa ve Amerika'da bile onların ideolojik yapılarını silip süpürecek olan bir güç ile karşı karşıyalardı vede bu güçü elinde bulunduranlardan daha çok iyi tanıyorlardı. Dolaysıyla Asırlık olan « Yeni Dünya Düzeni » projelerinin temelini 11 Eylülde attılar, hedefte Müslümanlar üzerinden ISLAM inancı TEVHID’i yok etmek, yerine kendi inançları olan TeHvid inancını hakim kılmak. (http://www.rasthaber.com/tr/haber/yazar-haberleri/teh-vid-inanci-anlayisi-nedir-59628)

- Yeni hedef 

Kendi varlıklarını tehdit eden İslam (Tevhid inançı). Siyonist Küresel Güçlerin Yeni Hedefi oldu. Tüm Arap ülkelerine Demokrasi ihraç etmeye başladılar ama nasıl ? Adı Demokrasi olup içeriği ise Kaos ve zülüm. Çünkü asıl Hedefleri hiç bir zaman Demokrasi olmadı. YDD (Yeni Dünya Düzeni) üzerine oturturacakları BOP (Büyük OrtaDoğu Projesi) gerçekleştirmek için; 
- Halkları yurtlarından sürgün etmek, 
- Bir-birlerine öldürtmek,  
- Müslüman nüfusu azlatmak & asimile etmek. 
Bu projeyi gerçekleştirmek için, ülkelerin yapılarına göre planlar uygulayıp ayar verdiler. Bize ne yaptılar ?

Bizde 28 Şubat gerçekleştirdiler vede onları rahatsız edici tüm engeleri kaldırdılar. Daha sonra kendi planlarına ve yapılarına uygun Islami iktidarlar kurdular ve kurdukları yapıya halkın teveccühünü almasını sağladılar. şekilci inanç özgürlüğü ; Baş örtüsü serbest, sakal serbest, ibadet serbest. Ekonomik rahatlık, kendini radikalcı gösteren müslümanları koyu kapitalist, dünyanın çekiciliğini alladılar pulladılar, ve Alçak 15 Temmuz başarısız darbe ile ayar verdiler. Türkiye halkını kendi sistemlerine tam olarak köle yaptılar. Artık Islam şekilden ve gösterişten başka bir şey değil.

Bizlere verdikleri materyalist düşünceyle, yanlış lanse editikleri diğer bir konu ; Herkesin bahsettiği gibi « Dünya Enerji savaşları, Dünya doğal zenginliklerine sahiplenme ». Bu  fikir, Siyonist Küresel Güçlerin Asla ve katiyen Hedefleri değil. Çünkü Onlar bu dünya zenginliklerini kurdukları düzen & sistem ile çoktan el koymuşlardır. Fakat bu bahsedilen konular, Projelerini uygulamalarında Bizlere (ülkelere,) « Baskı uygulama » yada « teşvik etme » unsur olarak kullandıkları araç ve gereçlerdir. (örnek: Havuç & sopa)

Diğer yanlış bilinen konu, Siyonist Küreseller için, şekil olarak Dini inançlar serbestir, Hristiyan, Yahudi, Müslüman, budist, dinsiz vs. olmaları o kadar önemli değildir. Tek önemli olan şey Onların belirledikleri Hedef ve ilkelerini dışına çıkmamaktır. Kendi ideolojilerine karşı ihaneti & direnişi katiyen kabul etmezler yoksa rejimlerin (Demokrasi, Diktatörlük, faşizmi, islamcılık,..vb), Irkaların, Renklerin hiç bir önemi yoktur. Fakat Avam olan Bizlere, yapılarımıza uygun olarak, Irkçılığı, dinciliği, Faşizmi, Demokrasiyi vb. herşeyi Bizlere empoze ederler ve sahiplenemizide sağlarlar. Bizlerin bölünmüşlüğünden, düşmanlığımızdan, kendi aramızdaki çideleşmeden, cahilliğimizden, egosentrik heva ve hevesimizden, Nefsani ve gayri Ahlaki & Hayvani arzularımızdan rant ve güç sağlarlar. 

Netice olarak ; Siyonist Küresel Güçlerin asıl Hedefi, Tevhid inancıdır. Tevhid inancını, bilinçli, inançlı, ilan ederek ve hiç bir öznitelikleri ortak etmeyerek yaşayan, yaşatan veya o inanca hizmet eden kişiler, topluluklar, halklar, devletler yok edilmesi yada terbiye edilmesi gereken bir numaralı hedefleridir.

Bu açıklamalardan sonra Suriyey tekrar gelelim. « Arap Baharı ve Demokrasi » çığırtkanlığında neden Suriye çok önemliydi? Çünkü Suriye bölgedeki projenin uygulanmasında « dönen platform » olduğu içindir. Dolayısıyla YDD Projesi sahipleri, Suriydeki gelişmelerinin bu boyutta ve daha fazlasının olacağında öngörüyorlar. Suriyedeki kaos devam ettikce onlarda kendi programlarında ilerleme elde edeceklerdir. Çünkü Projenin yayılma çeberi suriyeden ve Mısırdan geçmektedir. Dolaysıyla Mısır onların (ceplerinde) kontrollerine aldıkları bir ülke oldu. Suudi Rejimi desteğini alan Sisi, Mısır’da savundukları Demokrasiyi katleti. Seçimleri Mursi kazandı, iktidarı Sisi darbe ile ele geçirdi. Böylece Siyonist Küreseler için Demokrasinin hiç bir zaman asil hedef olmadığı gibi öneminin olmadığı aşikar oldu, çünkü kendileri Demokrasiye inanmıyor.

Süriye halkını dışardan getirdikleri unsurlarla kışkırtarak Kao ortamın hazırladılar. Her şey istedikleri gibi gidiyordu. Fakat İran ve (Lübnan) Hizbullah Süriyey Rejimine destek çıktı. Rusya ise var olan güçünü dahada artırdı hata tam olarak süriyeye yerleşti.

Bize gelince, Türkiye ise elindeki lokmayı inkar etti. Süriyey yerleşmiş olan Türkiye, Siyonist Küresellerin oyunun/gazına/kandırmasın geldi ve Kendisine verdikleri BOP Eş-başkanı olmayı, bölgede ve müslümanlar arasındaki sahip olduğu vahdet güçüne, Turkiyenin bağımsız olarak kazanacağı ekonomik ve sosyal üstünlüğe karşın tercih etti. Ve elindeki tüm nimetleri iterek BOP eş başkanı oldu. Arap ve Arap olmayan tüm müslümanlardaki vahdet’in itibarını zayıflat, süriyedeki tüm sosyo politik avantajları, komşularının güvenlerini hepsini bir hamlede yıktı. Şimdi ise savaşla, mediya yolu kaybetiği avantajları kazanma yolunu aramakta.

Esad,in inancı ne olursa olsun, Siyonist Küresellere teslim olmadı. Fakat Ülkesinde bunun bedelini ödettiler. Küreseller Rusyanın Suriyedeki varlığından rahatsız değil. Fakat İran’ın ve Hizbullahın Suriye'de bulunmasından çok rahatsızlar. 

Neden İran ve Hizbullah Süriye Topraklarında ?

İran kendi başına gelecek tehlikenin bilincinde, Eğer İsrail lübnana yaptığı saldırda (12 haziran 2006) başarıl olsaydı ! İran, büyük bir bölünmemin eşiğindeydi yada çoktan bölünmüş olacaktı  yada rejimin alt yapıs değişecekti. Dolaysıyla Süriye Toprak bütünlüğü ve Rejiminin ayakta kalması İranın bekası için önemlidir. Dolaysıyla Esad ile iyi ilişkiler İrana güvence sağlamakta ve sınırların her türlü saldırlara karşı korumakta.

Hizbullah Suriyede, çünkü İsrailin yaptığı o saldırda Hizbullah’a lojistk desteği Suriye rejimi başında olan Esad sağlamış ve İran ve Hizbullah arasında güvenilir bir köprü olmuştur. Dolaysıyla Hizbullah ve İran Esadı bu zor gününde yanlız bırakmadılar.

Biz ise ne yazıkki Siyonist Küresellerin oyununa gelerek ihanette uğradık. Fakat bu ihaneti doğru bir şekilde anlatamadık yada anlatmak istemedik ! Nede ihanetin doğurduğu onca negatif sonuçlarına bir açıklama getirebildik ! Onun içindir ki ; «Esad canidir, diktatördür, düşmandır, halkına ihanet emiştir» diyoruz. Süriye halkına en büyük ihaneti BOP projesine dahil olup, o ülkede rejimi yalanlarla değiştirmeye çalışanlar yapmıştır. Tabi Bizim payımız Eş başkan olduğumuz için büyüktür.

Bizim, Bu gerçekleri kabul etmememiz, görmememiz, medya yoluyla yalan haber yada çarpıtılmış haberler ile (bize yapılan ihaneti), dolasıyla hatalarımızı saklamamız, Bizi temize çıkarmayacaktır. Esad gitsin yada kalsın, Bizim için önemli olan ne Esad'ın kendisi nede Suriye, katiyen değil. Ama bizlerin İsyeterek yada istemyerek bu kaosdaki payı tarihe geçmiştir. Bağrımıza bastığımız 4 milyon süriyeli mületci, BOP projesini bir parçası dahilindedir ; Çünkü onlar ilerdeki hamleleri için Süriyeyi boşaltmak ve Bizide ekonomik ve sosyal probleme sokmak istiyorlar. Bir taş ile iki kuş avlamak. (Bu, ayrı ve önemli bir başlık). Ne Yazık ki Bizler Hatamızda israr ediyoruz ve Siyonist küresel güçlerin ekmeğine ya bilinçli yada Mecburi olduğumuz için çok iyi yağ sürüyoruz.  

Kendimizin açık ve net olduğunu söylüyoruz, ama kimin için !!? Ne yazık ki Bizler Kendimizi Etik ve Kimlik olarak tanımlayamamışız. Buda Düşmanımız tanımamıza vede dostumuzada güvenmemize engel olmaktadır. Bizler, Amerika'nın yaptığı gibi Şeytana dost, sevgili deyemeyiz. Onların, hakaniyet ve adalet diye bir dertleri yok. İstedikleri hedefe varmak için her şey Mubah. Gayri ahlaki tavırlarını saklamak için kelimeler türetmişler. Fakat ne yazık ki Siyonistlerin terminolojilerini kullanarak ; Simetrik, Asimetrik, Reel, Ireel, Konjektürel, Opportüniste, ..vb. Bizlerde, şeytana ya bilerek yada cahiliyemizden dost ve sevgili diyoruz. Dolayısıyla bizlerde bu kelimeleri kullanarak kendimizi kandırdığımız gibi, Biz, kendimiz olamıyoruz.   

Sonuç olarak; Suriye'de olacak savaşta kaybeden her zaman ki gibi, Biz, Müslümanlar olacaktır. Kazana ise Siyonist Küresel güçler olacaktır. BOP, projesi, Bölgenin parçalanmasın hizmet etmekle kalmayıp, Yeni Dünya Düzeni (NWO) olan TeHvid inancın tüm dünyaya hakim kılmaktır. Siyonist küresellerin asıl bölgedeki oyunlarının tek hedefi budur. 

Türkiye yönetimini & devletinin Dikkatine !!! Eğer TEVHID inançını savunyorsak !? Bizler bu projeye karşı mücadele vermeliyiz. Bu ise Bölge ülkelerinin TEVHID inancındaki birlik ve beraberlikleriyle  gerçekleşir.

Mustaf Kemal TASPINAR
4 Şubat 2020

YORUMLAR

Günahkar müslüman 17 saat önce
Muaviye süngülere ayet takmıştı. Şimdi tüm müslüman yöneticiler ayetleri diline takmış muaviyelik yapıyor yaptırıyorlar. İyiki cehennem var
HAYRİ ÖZDİL 22 saat önce
Küresel sömürgecilerin oyunlarını çok güzel ve doğru bir şekilde tanımlamışsınız, aklınıza ve elinize sağlık. Fakat bir hususu dile getirmeden geçemeyeceğim. Kendilerini İslama nispet eden ülke ve o ülkelerdeki kendilerini islama nispet eden insanların İslamı tebliğ yada araştırma yoluyla kabul etmeyip, Kuranda Allahın bahsettiği "atalar dini" şeklinde kabul etmeleri dolayısıyla aslında müslüman olmayıp kendilerini müslüman zannetmelerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Dahada vahim olanı onların kendilerini ne zannetmeleri önemli değil, dünya geneline vurduğumuzda çok az olan müslümanların onlarıda müslüman olarak görmeleri. Bugün küçük şirketlerin binalarına bile giriş kartı olmadan giremezken, nasıl olurda ebedi cennet nimeti veren islama iman ettim demeyle girmiş oluyorlar ve bizde bunlara inanıyoruz anlamıyorum. İran İslam devrimi lideri İmam Humeyni nin (Allah kendisinden razı olsun) kendi ülkesinde bile tam olarak anlaşıldığını zannetmiyorum. İslam dünyasındaki problemlerin yegane çözümü; Müslümanım diyenlerin, İslamın kitabı Kur'an-ı Kerimi; Allahın elçisinin yaptığı gibi, rivayet ve hadislere takılmadan doğru okuyup, doğru anlayıp, doğru kuşanıp, doğru taşımayı öğrenmelerinden geçeceği kanaatindeyim. Bu gerçekleştirilebilirse müslümanlar demokrasi denen şirk dininin tuzağına düşmezler diye düşünüyorum. Saygılarımla
EBU HUSEYIN 19 gün önce
Siyonist Küresellerin oyununu ve oyuncaklarını Çok güzel özetlemişsiniz. Ozelikle Enerji kaynakları uzerinde oynan oyunlar. Sistemi öylesine kurmuşlar ki ne yaparsanız yapın onların sistemi dışıne çıkamıyorsunuz. Ornek Petrol araplarda ama Onu sadece Dollar ile alırsınız yada satarsınız. Paralar ise ABD ve Isviçre vd. siyonist Bankalarında. Silah, Finans, Mediya, Sağlık, Politika sektörlerinde sahipleri. Kudus Elden gidiyor ! Biz ise konuşmakta, bağırmaktan başka yaptığımız bir şey yok. Onlar bize diyor ki, "konuşmakta ve bağırmakta hürsünüz !Ama sistem uymak zorundasınız" yani dediğimiz olur. Onlar için sitem geçerli degildir. Fakat Müslümanı müslüman düşman etmeleri ve bizlerinde bu oyuna gelmemiz onların suç degil !! Bizlerin hırsı ve hükmetme (iktidarda kalma) arzusu, dünya mali mülküne & şöhretine olan köleliğimizden ötürü onların yalanlarına inanıyoruz, ortak oluyoruz. Bu ise Tevhid inançımızı zayıflatıyor. Onlar gibi oluyoruz, Fakat baş olarak değil, kuyruk olarak.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM