El Bağdadi bilmecesi

GİRİŞ: 04.11.2019 08:46      GÜNCELLEME: 04.11.2019 08:46
Rasthaber -  IŞİD kurucusu ve lideri Ebu Bekir El Bağdadi, en az beşinci kez “öldü”.

Bu seferki ölümün farkı, ABD Başkanı Trump tarafından resmen açıklanmış olmasıydı.

Hem de “İt gibi geberdi” ifadesiyle.

Ancak Amerikan-İsrail-Suudi üçlemesinin ürünü Bağdadi’nin ölümü yine de şüpheleri beraberinde getirdi.

El Kaide kurucusu ve lideri Usame Bin Ladin’in ölümü de sisler perdesi altında kalmıştı.

Bu arada ilginç bir tesadüf, Bin Ladin Bush döneminde piyasaya çıktı, Obama döneminde ortadan kaldırıldı.

Bağdadi de Obama döneminde sahaya sürüldü, Trump döneminde tasfiye edildi.

Allah sıralı ölüm versin dedikleri bu olmasa gerek ama ilginç.

Trump, Rusya’ya operasyon ile ilgili bilgi verdiklerini söylese de, Ruslar ‘bizim öyle bir şeyden haberimiz yok’ dedi.

Trump, 48 dakika çıkıp macera filmi anlattı, Bağdadi’nin sıkıştığı tünelde 2 çocuğuyla birlikte yeleğini patlatıp havaya uçtuğunu filan anlattı.

Ruslar, Bağdadi’nin öldüğünü teyit etmedi.

Rus genelkurmayı, bölgedeki radarlarının, operasyonun olduğu iddia edilen zaman zarfında helikopter hareketliliği tespit etmediğini açıkladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olayı tarihi bir dönüm noktası olarak niteledi.

Suriye’deki PYD/PKK elebaşı Mazlum (Kobani) Abdi de, olayı tarihi bir openasyon olarak tanımladı.

Trump da en çok Türkiye ve PYD/PKK’ya teşekkür etti zaten.

İran Enformasyon Bakanı Azari Jahrumi ise “Çok da abartmayın. Nihayetinde kendi yaratığınızı öldürdünüz” dedi.

IŞİD açıklama yaptı, Bağdadi’nin öldüğünü kabul etti (köpek gibi mi değil mi, onu belirtmedi) ve yerine Irak Telafer kökenli Abdullah Kardaş’ın geçtiğini bildirdi.

İdlib’de Türkiye’ye 5 kilometre uzaktaki Barişa Köyü’ndeki manzara, daha çok, büyük birkaç bombanın havadan atıldığı görüntüsünü veriyordu.

Bu arada İdlib’deki bazı kaynaklara göre, ölen kişi aslında Haras El Din örgütü lideri Ebu Muhammed Selame idi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de 8 Amerikan Chinook tipi helikopterin Haras El Din merkezine saldırdığını bildirmişti. El Kaide’ye bağlı bir alt grup olan örgüt ise, her hangi bir açıklama yapmadı.

Bölge uzmanları, Bağdadi’nin ölümü/tasfiyesinin ardından, epeydir bir biriyle çatışan El Kaide-IŞİD-Nusracı selefi cihatçı grupların birleşebileceklerini belirtiyor.

KİMDİ BU BAĞDADİ

2012’de Pentagon’un istihbarat birimi DİA’nın bir bilgi notu sızmıştı.

Orada şöyle deniyordu: “Batı, Körfez monarşileri ve Türkiye, Suriye’de selefi bir devlet/oluşum kurmak istiyor”.

“Batı” kelimesi, ABD, İngiltere, Avrupa ve İsrail’i anlatıyordu.

Batı’nın maksadı, Irak ve Suriye’yi birbirinden ayıracak bir selefi/vahabi devletçik oluşturmaktı.

İran, Irak, Suriye petrol ve doğalgaz boru hatları projesini önlemek ve İran’ın bölgesel etkisini kırmak için bunu uygun görmüşlerdi.

AKP iktidarının o zamanki hedefi ise, İhvancılara yönetiminde yer açmayan Beşar Esad’ı bir an önce ve her nasıl olursa olsun devirmekti.

Kimilerinin Mossad ajanı olduğunu bile ileri sürdüğü 1971 doğumlu Bağdadi de, tıpkı Usame Bin Ladin gibi Müslüman Kardeşler üyesi olarak hayata atıldı.

2003’te Irak’ın Bush-Cheney çetesi tarafından işgali sonrası selefi hareketlere kaydı.

2004’te Amerikan askerleri tarafından Felluce’de yakalanıyor.

Önce meşhur Ebu Gureyb cezaevinde 8 ay, ardından Um Kasr’daki Bucca Kampı’nda 2 ay kaldıktan sonra, şartsız salıveriliyor.

Irak’taki Ürdünlü El Kaide lideri Ebu Masub Ezzerkavi ile temasa geçiyor, El Kaide’ye giriyor.

Zerkavi öldürüldükten sonra yerine geçen Mısırlı Ebu Eyüb El Masri El Kaide’yi Irak İslam Devleti’ne çevirdi.

Bağdadi de iktidar basamaklarını tırmanarak Irak İslam Devleti isimli terör örgütünün lideri oldu.

2013’te Bağdadi’yi, ünlü Amerikalı derin Senatör John Mc Cain ile aynı karede 2 kez görüyoruz.

Mc Cain’in 27 Mayıs 2013’te Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kadrosuyla buluşmasını gösteren fotoğraflarda Senatör McCain’i, birden fazla kimliğe sahip bir kişi ile diyalog halinde görüyoruz: Bu kişi Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı tarafından Ebu Du’a adı altında aranırken, Birleşmiş Milletler tarafından İbrahim el-Bağdadi, ÖSO askeri yönetiminde Ebu Yusuf ismiyle görev almaktadır.

Yeşil siyahlı ÖSO bayrağı bulunan fotoğrafın çekildiği dönemde, ÖSO’nun arası IŞİD ile gayet iyiydi.

2014’te ise Bağdadi’nin El Kaide lideri Eyman Zevahiri’ye başkaldırması ve Irak’ta Musul’a, Suriye’de Rakka’ya girip sözde halifeliği ilan etmesiyle işler değişti.

Tabii tüm bu işleri yaparken, IŞİD ve Bağdadi, Amerikan-İsrail koruma kalkanı altındaydı.

Amerikan silahları kullanıyorlar, Suriye ordusu ile çatışma esnasında ABD savaş uçaklarından hava desteği bile alıyorlardı.

BAĞDADİ SADECE BİR PİYONDU

El Kaide ve IŞİD, ABD derin devleti için “faydalı bir düşman” idi. Onun sayesinde Orta Doğu’ya müdahale edebiliyorlar, ABD’de ise halkı bunlarla korkutup istedikleri OHAL’i uygulayabiliyorlardı.

Öyle ya, ABD 1970’lerde Müslüman Kardeşleri’i Mısır’da Sovyetlere ve sosyalist Arap BAAS rejimlerine karşı desteklemiş, Sarekat İslam’ı Endonezya’da sosyalist Sukarno’ya karşı eteklemiş, Pakistan’da ise Cemaat-İ İslam’ı Zülfikar Ali Butto’ya karşı saldırtmıştı.

Müslüman Kardeşler üyesi Usame Bin Ladin ve Afgan mücahitleri (Taliban) de, 1978’den itibaren Afganistan için devreye sokmuştu.

Aynı El Kaide, Yugoslavya’nın parçalanması sürecinde uçaklarla Bosna’ya taşınmış, 1996’da Kosova Kurtuluş Ordusu’na bizzat askeri eğitim vermişti.

2011’de ise Libya’da Kaddafi’nin devrilmesinde kullanılmışlardı. Yine Afrika’nın dört bir yanında farklı isimler altında ve fakat tek bir patronun çıkarları ve emrine amadeydiler.

İngiltere’nin eski Dışişleri Bakanı Robin Cook, Avam Kamarası’nda çıkıp, El Kaide’nin batılı istihbarat ajanslarınca oluşturulduğunu söylemişti. Arapçada “veri tabanı” anlamına gelen El Kaide’nin gerçekten de, CIA tarafından yetiştirilen cihatçı militanların listelerinin bulunduğu veri tabanını ifade ettiğini ileri sürmüştü.

ABD Başkanı Trump da bir çok defa, IŞİD’in, dönemin başkanı Barack Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton tarafından kurulduğunu söylemişti.

Şimdi Bağdadi bizzat patronu tarafından ortadan kaldırıldı veya bilinmeyen bir yere kaçırıldı, yani kısaca tasfiye edildi.

Türkiye’nin isabetli Barış Pınarı harekatı ile PKK/YPG’yi satışa getiren Trump, yeşil kuşak maşalarından en önemlisini de ortadan kaldırdı.

Şimdi Trump’ın yeni gözdesi Abdullah Öcalan’ın yüzme arkadaşı, terörist lideri Mazlum Kobani (Abdi).

Türkiye açısından bakarsak iş biraz karışık gibi gözükse de, İdlib’deki düğümün çözümüne katkı sağlayabilir ve AKP üzerinde geçmişten gelen IŞİD gölgelerini azaltabilir.

Tabii ÖSO veya yeni adıyla Suriye Milli Ordusu işi kolaylaştırmayacak kesinlikle.

Suriye ve Irak, eli kanlı bir caniden kurtuldukları için nispeten mutlular, ama selefilerin sonunun hemen gelmeyeceğini de bilirler.

Rusya ise sahada ve her gelişmeyi dikkatle takip ediyor.

Hele de ABD’nin giderek zayıfladığı şu dönemde, Moskova ve Putin’in omuzlarına daha ağır satranç problemleri binmiş durumda.

Olay sadece Suriye’de de değil. Lübnan’dan, İsrail’e, Irak’tan Ürdün’e tüm Ortadoğu siyasi ve ekonomik kriz yaşıyor. Türkiye de öyle pek çok açıdan.

Latin Amerika’da Venezuela ile başlayan Amerika karşıtı yönetimler, kısa bir gerilemenin ardından yeniden atağa geçti. Şili’den yakılan bağımsızlık ateşi, Arjantin’de Peroncu adayın galibiyetini getirdi.

Uruguay, Bolivya ve diğerleri de çizgiyi koruyor.

Amerika’nın asıl düşmanı Çin ise zayıf karnından Hong Kong’dan vuruluyor.

2008 itibarıyla başlayan ABD’nin çöküş sürecinde, Bağdadi sadece küçük bir virgüldür.

Ama virgüller de doğru yere konmadığı zaman baş ağrıtmasını iyi bilir…

aydınlık

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM