Covid-19 Aşısını Olmalıyız mı?

GİRİŞ: 14.07.2020 13:28      GÜNCELLEME: 14.07.2020 13:28
Rasthaber -  BismillahiRahmanniRahim    
Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a, salatu ve salam O’nun Resulü ve temiz Ehli beytine 
 
Covid-19 virüsü dünyaca tanınan çok ünlü bir artist oldu, çünkü bu virüse o kadar büyük endüstriyel, ticari, sağlık ve korku yatırımı yapıldı ki aşısı daha varlığını ilan etmeden hayat kurtaran kahraman oluverdi ve insanların çoğu aşıya dört gözle beklemekte. Bu kadar yatırım sonunda da doğal bir şey.  
Bu yazımın amacı, Virüslerin hafife alınacak birer yapı olduklarını söylemek değil. Fakat aşır yapılan çarpıtmayı dikkat çekiyorum. Şayet ülkemizde ölen insanların bir sektörle analizi yapılsa Covid-19 onların yanında bir aksesuar kalır. Bizlerin göremediği veya anlamadığı ya da anlatılmayan şey kısaca şudur; her ölümün bir sebebi vardır, yani ölümün adının konulması gerekir. Her ölümün sebebi genel anlamda vücudun savunma & kendini koruma yetersizliğidir. Onun sebepleri ise kişinin yaşam parametrelerine bağlıdır.  Açıklarsak ölüme sebep veren konuların başlıklarına bakarsak günümüzde birinci sırayı savaşlarda ölenler alıyor, ikinci sırayı trafik kazalarında ölenler alıyor ve üçüncü sırayı ise hastalıktan ölenler alıyor ve Covid-19'dan ölenler ise bu hastalıktan ölenlerin içinde bir başlık. Hastalıktan ölenlerin 99,90% “immüno-defisiyan” dan ötürü ölmekte fakat bizler olum faturasını aracının adına kesiyoruz. Mesela HIV'den ölenler aslında HIV'den ölmüyor immüno-defisiyadan ölüyor. HIV ona sadece aracı, HIV olmasa o zaman COVID-19 olacak bizde o zaman Covid-19'dan diyeceğiz. Gripten ölenlerde aynı şekilde Grip mikrobu adamı öldürmüyor kişini zaten savunma sistemi farklı sosyal-psikolojik travmalardan ya da patolojik travmalardan zayıflamış ve de kişi zaten hastadır, kimisi yataklık, kimisi ise değil ve bu insanlar her türlü virüsler karşısında immüno-defisiyandırlar (vücut savunma yetersizliği). Dolaysıyla bir grip, bir korona, ya da herhangi viral hastalık o kişiyi sonunda ölüme kadar götürebilmekte.  
Benim karşı çıktığım, Korona virüsüne yüklenen bu aşırı kışkırtmanın bilinçli bir sebebe dayandığıdır. Sebep korona’nı diğer virüslerden daha çok öldürücü olduğundan değil fakat olması istendiğinden ve o yönde yapılan çalışmalardır. (Çalışmalar dereken Alınan tedbirleri kastetmiyorum). Demek istediğim; Amacın bağda üzüm yemek değil! bağcıyı dövmek olduğudur.  
Açıklayayım; Nano Partikül çoğumuzun adını bekli ilk defa duyduğu, fakat hayatında fiziksel olarak karşılaştığı ama karşılaştığından haberi bile olmadığı bir yapı. Neden Nanopartikülden bahsediyorum? Onu açıklamadan önce size nanopartikülü tanıtayım; 
Nano Partikül (nano-obje), ISO TS/27687 göre tanımı; 3D boyutu nanometrik ölçü olan bir partikülün nominal çapı 100 nm den daha küçük olan bir yapıdır.  Başka bir tanımı ise, atomların birleşmesinden oluşan nano obje. Ölçüm birim olarak açıklamaya çalışırsak; 1 nano metre: 10 -3µm veya 10 -6mm veya 10 -9metre. Ölçüm alanları; Dalga boyu, Elektromanyetik radyasyon, spektral. Boyutları; Mikroskobik, atom ila molekül arasında insan hücresinden çok küçük. Kullanıldığı alanlar; son zamanlarda endüstride çok hızla gelişen ve kullanılan bir yapı oldu. Fakat aynı zamanda ise Alteragens (çok kirletici) bir yapı olduğundan büyük risk içermekte. Biyoloji & biyokimya ve biyoloji moleküler dalında kullanılan bir ürün. Bu bölümlerde nanopartiküler işaretleyici destek olarak kullanılmakta. 
Bulunduğu ortamlar; hava, su ve yer. « Reseau tropique » olması; tohumdan ürüne kadar geçen süreçte oluşan ürün ve onun tüketilmesine kadar olan sürede kendini koruması. Çünkü « Boiaccumulation » yapısının olması (organlar tarafından stoklanması) kendi kategorisindeki diğer yapılara göre daha küçük olmasına rağmen daha tehlikelidir. Aynı zamanda Yangınların çıkmasın sebepte olabiliyor. Nanoscience; Atom, molekül ve makro molekülü inceleyen bilim dalı. 
Diğer bir konu, beşinci nesil mobil ağ ya da kısa adıyla 5G (5th Generation), yüksek frekans ve yüksek bant genişliği. 10 Gbit hızda ve çok düşük gecikmeye sahip internet sağlayabilen 5G, 28 ila 100 GHz frekanslarda çalışır. Bu da 5G'nin, 4G'den yaklaşık 1000 kat daha hızlı olması anlamına geliyor. Ancak bu tarzda yüksek veri transferi yapılabilmesi için 5G baz istasyonlarının 4G'ye oranla daha sık döşenmesi ve ortalama her 150 metrede bir güçlendirici antenlerle desteklenmesi gerekir. 5G şebekesinin yaydığı frekansların zararı hakkında rapor hazırlayan International Commission on Non-Ionizing Radiation Protection (ICNIRP), yüksek frekansa maruz kalmanın insan sağlığına ciddi etkileri olacağını savunuyor. 5G’nin yaydığı radyasyon miktarının incelenmesi için ortak bildiri yayınlayan Uluslararası EMF (Elektro manyetik alan) Bilim İnsanları Kurulu'nda görevli 240'ı aşkın Araştırmacı ise 5G ile birlikte insan ve hayvan sağlığının tehlikeye gireceğini savunuyor.  
Covid-19 çok hızlı yayılmasındaki sebep için bazı bilim çevreleri 5G (wuan’da) ve telefonlarımızın kullandığı elektromanyetik dalgalara bağlamakta. (Göz ardı edilemez). Covid-19 ilk çıktığında Profesör Dr. Luc Montagnier elektromanyetikle virüslerin yönlendirebileceği tezini atmıştı, virüsün bu denli hızlı yayılmasını sebeplerinden birinin doğal virüsün laboratuvarda mutasyon edilmesi ve de 2.ci sebep olarak elektromanyetik dalgaların olduğunu söylemişti. Çünkü kendisi bu konu üzerinde araştırma çalışmaları yapmaktadır. (Kendisinin bu tezine karşı çıkan bilim adamları mevcuttur) Fakat bir gerçek vardır ki bizler tam olarak Covid-19 ne ihtiva ettiğini (mutasyon içeriği) tam olarak bilmiyoruz. Çünkü bizlere eksik olarak aynı şeyler tekrarlandı ve bilgi kirliliği yapıldı ve günlük ölenlerin sayısı, yakalananların sayısı, vs. açıklanması ile korku empoze edildi. Bu anlaşılır, görüne bilinir ama bir gün «neden» deneceği gün bizler için bazı şeyler geçede olabilir. 
COVID-19 Aşısı için çalışmalarını bittiğini yakında piyasaya sürüleceği söylenmekte. Benim düşünceme göre bu virüs laboratuvarda mutasyon edilen bir virüs olma hasebiyle aşı virüsün çıkmasıyla birlikte yapılmıştır yani çoktan mevcuttur. Birtakım araştırmacılara göre aşının asıl hedefini Covid-19 olmadığını ve çıkacak aşını öngörülen (açıklanan) içeriğinden ötürü daha farklı tezler ortaya atmaktalar. Onu sebebi aşında bulunan nanopartiküllerdir. Aşının içeriğinde bulunan «metalik nanopartiküler » bu çevreleri aşırı derecede rahatsız etmiştir ve bu aşıya karşıdırlar. Bu ise Bill Gates'in aşıya ve 5G olan aşırı ilgisi ve de yatırımları, tabi sadece Bill Gates değil daha önceki yazımda (Teknoloji mi? Sapkınlık mı?) belirtiğim konu; 5G ile başlayacak olan Yeni Dünya Düzeni ve hayatımızı kökten etkileyecek sistem değişimleri fakat hangi yönde? 5G fonksiyonel olması için daha öncelerden yapılan altyapı çalışmaları, Bill Gates,  Elon Musk (Amerikan Zengin iş adamı) ve Çin Huawei firma kurucusu Ren Zhengfei tarafından satın alınan (parsellenen) dünyanın en yüksek dağları, bu insanların paralarının çokluğundan ne yapacaklarının bilmediklerinden dolayı değil. Çünkü onlar bizler üzerinden kendi geleceklerine yatırıp yapmaktadırlar. Diğer bir değişle Dünyayı yönetmek için mücadele vermekteler. Devletlerin, Kültürlerin Dinlerin, Cinsiyetin olmayacağı ve insanlığın yeniden formatlanacağı bir dünya hazırlığı içindeler. 
Bizler Covid-19 harici yeni epidemilere hazırlıklı olalım ya da Covid-20 ve 21 bekleyelim. Çünkü bu başı dönmüş sapıkların insanlığa yaptıkları «yardımlar» insanlığın yok olması olacaktır. «Yık ve yeniden inşa et». Böyle bir ortamda ülkemizi yönetenlerin sorumluluğu çok büyüktür. Mutlak onlar bu tip senaryoları biliyorlar, duydular ve onlara bu konu teklifler halinde sunulmuştur. Bizleri yönetenlerin görevi Bizlerin, insanlığını, sağlığını korumak, kelimenin tam (1/1) anlamı ile vücuda enjekte edilecek nanopartikül tasmalar ile bir koyun olmamıza müsaade etmemek olmalıdır. Her şeyden önce hür irademizi korumak ve ilahi inancımıza sahip çıkmak için bu yapılmalıdır. Şeytani Küresel güçlerin her türlü şeytani planlarından uzak, insanlığımızı koruyacağımız kedi aşılarımız & ilaçlarımız ile yapmalıdırlar. 
Halklara (insanlığa) gelince, Bizleri korku ile baskı altında tutup yönlendirmeye çalışmaktalar yani ölümle korkutup köleliğe razı kılmaktalar. Buna müsaade etmemeliyiz.  Bizler insanız eksiklerimiz çoktur ama iyiliğimiz istersek eksiklerimizden daha fazladır. Yoksa Allah bizi yeryüzüne kendi halifesi kılmazdı. Bizler Köle değiliz, olmamalıyız, dünyanın zevkleri için, ölüm korkumuzdan ötürü insanlığımızdan ve hür irademizden vaz geçmemeliyiz. 
«Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.»  (Al İmran 139) 
 
Mustafa Kemal TASPINAR  
11 TEMMUZ 2020

YORUMLAR

EBU HUSEYIN 21 gün önce
COVID -19 EGER DEDIKLERI GIBI GRIP TURU ISE BURDA BAHSEDILDIGI KADAR TEHLIK YOK DEMEKTIR. GRIP OLANLAR NASIL HASTALIGI GECIRIYORSA BUDA OYLE GECER. OLENLER ZATEN YAZINIZDAKI VUCUT SAVUNMA YETERSIZLIGI OLAN HERKIM ISE ZATEN HERHANGI BIR VIRUS ILE HAYATI TEHLIKELI BIR HALE GIREBILMEKTE. YEDIKLERIMIZE, IÇTIKLERIMIZE, UYKUMUZA VE TEMIZLIYIMIZE KISACA YASANTIMIZA ÇOK DIKKAT ETMEMIZ GEREKIR. FAKAT YAZIDA BEHSETTIGINIZ (IDDA ETTIGINIZ), VIRUSUN 5G (ELKTROMANYETIK) ILE OLAN ILISKISI ILGINÇ VEDE ASIDAKI NANO PARTIKUL NE IÇIN KULLANILMAKTA?

REKLAM