Bakalım Neler Oluyor!

GİRİŞ: 23.01.2020 15:56      GÜNCELLEME: 23.01.2020 15:56
Rasthaber -  Alevi evleri ve Cem evlerinin işaretlenmesi moda oldu.

Canı sıkılan, Alevilere kin güden, zihniyeti bozuklar boş durmuyor.

Alevileri tehdit eden edene…

Oysa Alevilerin en büyük handikabı başkadır.

Alevilerin kendi aralarındaki tartışmaları can alıcıdır. Sorun, Aleviliğin kendisidir.

Sorun, İslam’dır, Muhammed’dir, Ali’dir, on iki imamımızdır.

Bunların ret edilmesi noktasıdır.

Sorun bunlara rıza gösteren ve göstermeyenlerin mücadelesidir.

Bakalım neler oluyor !

Aleviliğin pirim yaptığı süreç neredeyse, çeyrek asır oldu. Hele bu son birkaç yıldır, hemen hemen her gün gündemin gerisinde de olsa, mutlaka Alevilerle ilgili bir haber gözümüze çarpmış veya duymuşuzdur. Gerçekten neler oluyor, neler dönüyor,  alevi sorununun içinde, yanında arkasında kimlerin olduğunu bilenimiz var mı? Sanmıyorum…

Acayip acayip tanımlamalar, yabancısı olduğumuz kavram ve bağlantılar, duymadığımız ve alışık olmadığımız tarifler almış başını gidiyor. Gerçekten neler olduğunu, hangi ellerin işi çevirip döndürdüğünü Alevilerin ezici çoğunluğu bilmiyordur. Elbette kastettiğimiz, anlatmak istediğimiz yola olan sızmalardır.  Yoksa saf ve temiz bir anlayışla bu işi yürütenleri ve yapanları hedef almak edepsizlik olacaktır, haddini bilmemek olacaktır. Biz bundan beriyiz. Yaşanan sorunun öznesi, özü ve aktörleri Alevileri zehirlemeye çalışanlardır.

Nasıl mı? Adamlar organize çalışıyor, projeyle gelmişler, toplum mühendisleri var, paraları var, yayın evleri var, yazarları var, sosyal medyayı kullanıyorlar. Aramızda, içimizde, yanımızda yaşıyor, ama kim olduklarını bilmiyoruz. Kime hizmet ettikleri, ağalarının kim olduğunu, bilenimiz yok. Kimi dede olmuş, kimi aydın, kimi yazar, kimi bulduğu kitabı Alevi kaynağı diye pazarlayan yayıncı ve kitap evi sahibi olmuş. Dernek açmış, ağzında alevi deyişleri, alevi kavramları, bir de post bulup oturmuş, âmâ huyu huyumuza, suyu suyumuza, soyu soyumuza benzemiyor. Resmen bir karışıklık ve kargaşa ortamı yaratılmış ki, içinden çıkılması zor bir durum. Tam balıkçı anlayışla suyu bulandırıyor, sonra birilerini avlıyorlar. 

Sanırım, çok yakın bir zaman sonra, dedeler değişik sıfat ve unvanlarla çağrılıp adlandırılacaklardır. Dede yerine, ithal unvanlar şimdiden hafızalara yerleştiriliyor zaten. Birlik mesajları, efendim zaten şunlarla aynıyız, farkımız yok vurgu ve propagandalarıyla algı oluşturmuş durumdalar. Yani savunma sistemi yerle bir edilmiş olan bir inanç topluluğu çok yakın gelecekte devşirilerek, farklı bir inanca, dine, gruba evirilmek üzeredir. Alevi kanaat önderleri bu durumu ivedi olarak önlerine koyup gündemlerinde tartışıp, bu tipleri deşifre edip önlem almalıdırlar.

Aleviliğin getirim kapısı olmadığı, Alevilerin de kimsenin kapıkulu olmadığı, vurgusu daha sıkça yapılmalı, insanlar aydınlatılmalı, ayrılıklar bir kenara bırakılarak, dayanışma güçlendirilmelidir. Ya da bulundukları mevki ve yerleri daha iyi yapabilecek insanlara bırakılarak, bu süreç atlatılmalıdır, diye düşünüyorum.

YORUMLAR

TASPINARMK 6 ay önce
3-) Bugün, Ehli Beyit inancı açık ve nettir, İmamet çizgisidir. Bu inanca bağlı olan Ehli beyit dostları Küresel güçlere karşı duran Direniş grubunu oluşturmaktadır. Türkiyedeki Alevi kardeşlerimizi bu gruptan uzaklaştırmak, kendi kimlik kökü olan Peygamber ve O’nun Pak ve Temiz Ehli beytine (Muhammed ve Al’li Muhammed) İLAHİ bağ ile bağlanmaların önüne geçmektir. Yani geçmişte vermiş oldukları rituel (kültürelleşmiş) yapılarına ki ben ona ev hapsi diyorum, Ev Hapsine devamı içindir. Tabi bunula beraber Mümkün doldukça Direniş gurubuna karşı savaşırlarsa, Ev hapisi dahada güzelleştirilecek, daha bir konforlu hal sokacaklar, hapisane kelimesi yerine ibadet mekanı diyerek özel evler vs. verilecek. Alevi kardeşlerimizde, Ahh bir verseler mücadelesi vermekteler ki var sayalım sahip oldular ! ilahi bağ olmadıktan sonra oraya « Cami statüsü» deseler ne olurki !! Ülkemizde ki camilerin hepsi bu statüde. Alevi kardeşlerimizin Kendilerini bu kökleşmiş ritüellerden kopmaları çok zor. İlahi bağ (TEVHID) inancı olmadan hiç bir seyin anlamı yoktur. Eger İbadet yeri istiyorlar ise Ehli beyit camileri onların gerçek ibadet yerleridir.
TASPINARMK 6 ay önce
2) - Gelelim Aleviyim diyen kardeşlerimize, Onların üzerinede güzle çalıştılar, özelikle Türkiye Alevileri için. (Ben afrikada alevi diyen kardeşlerimizle karşılaştım ama Türkiye alevilerindeki zihniyet yapıları onlarda yoktu. Yani onlar Allah, Peygambere ve Kurana iman ediyorlar, namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlardı vs. demek istediğim bizdeki Alevi kardeşlerimizdeki kültürel hikayeleri dini ritüel (ibadet) edilmiş ibadetleri yoktu. Sadece onlar kendilerinin Sunni gibi olmadıklarını biliyorlar fakat İmamet bağlılıklarıda yok.) Bugün Alevi kardeşlerimize yapılan şey çok basit, Öylesineki Kendine Aleviyim diyen kardeşlerimizin Hakikata görmeleri ve yaşmaları katiyen istenmiyor. Kendi asıl inançları olan Ehli beyitle ilahi bağlamda tanışmalarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Yani Hz. Ali'den olmak, Hz. Fatima'dan, Hz.Hüseyin'den, Hz.Hasan'dan yani 12 imama tabi olmak sadece ritüeller değil, tüm hayatılarında özü, sözü ve amelleriye ( namaz, oruç, dinin tüm ahkamları) uygulamak olduğunu bilmeleri istenmiyor. (Yani bilinç altındaki gerçeklerin anlanmas vede yaşanması istenmiyor) Dolayısıyla Alevi kardeşlerimize bugün ve geçmişte yapılan çirkin saldırıların, vahşi saldırların tek hedefi ; Alevi kardeşlerimize o vahşi saldırıları yaptıran o zihniyet patronları, Daha öncede bu Ilahi bağlantısı olmayan Aleviliği onlara empoze eden zihniyetin bizzat kedisidir. Hedefleri verdikleri bu yanılttırılmış, ilahi bağıdan kopartılmış, Ehli beyit adı altındaki ritüellerine dahada bağlanmalarını sağlamaktır. Daha açık olarak ; Ali’yi sev ama ! Hüseyini sev ama ! 12 imamı sev ama ! onların hayatlarını vererek koruduğu, yaşadığı ve yaşattığı dine karşı ol, O’na karşı mücadele et. Ne adı ile ? Laiklik, Ataturkçuluk, Avrupa Medeniyet adı altında.(bunu sunni diyenlerde daha katmerlisini yapıyor ama onlar Sunni)
TASPINARMK 6 ay önce
1-) Saygı Değer Kardeşim Ali Cem, Yazınızda değindiğiniz konuya bir katkı olması için; Alevi kardeşlerimiz Gerçek kimliklerinden sistematik baskı ve bilen dışlanma çalışmalarıyla soyutlandılar. Bu çalışmalardan Sünnilerde nasibini aldı. Yani bir taş ile 2 kuş misali. ilk önce Turkiyeli Alevi kardeşlerimizi kökleri olan İlahi bağdan kopardılar arkasından ise Sünni kardeşlerimize « bakın aleviler sapıktır » dediler.(Bunu derken imamet inancında dahil ettiler). Sünni kardeşlerimize, « sizler hakikat üzeri tek müslümansınız gayrısı kafir, din dış » dediler. Hemen bir genelme yapıp, herşeyi kendi kurdukları senaryo içine yerleştirdiler. Doğal olarak Avam’a kirletilmiş, sapıtılmış hazırlanmış senaryoyu ezberlettiler ve Alevilik (Ehli Beyt) din dışıdır oldu. Ama bunu yaparken kullandıkları kavramlar ve metodları çok ilginçtir. Çünkü bilinçli olarak her iki tarafada Ehli beyit nedir anlatılmadı ! İmamet nedir anlatılmadı ! sadece suna bilinen hikayeler & ritüeller anlatıldı. - Sünni kardeşlerimize Alevilik sapıklıktır, onlar ateyisdir çünkü onlar Allah ve peygamber inanmıyorları Ali’yi Tanrılaştırıyorlar diyerek ; 1-) Alevlik = dinsizlik, sapıklık olduğu ilan etmiş oluyordular ki bunu kökü muaviye & yezide dayanıyor. (Fakat türkiyedeki alevilik osmanlını eseri.) 2-) Böylecede Ali ise sapıktır oluyordu. Tabi Ali sapıktır olunca onun soyudan gelenlerde aynı kategoriye girmiş oluyordu. Bunu uygulamayı kendine Sünni inancındayım diyen kardeşlerimize yaptılar. Daha sonra Yakin tarihimizde Alevilik adı altında oluşan ritüeller ve kendine aleviyim diyen entelektüel insanları kullanarak geleneksel islama baskı yaptırdılar. Türkiyede 1990 dan 2004 kadar klasik inanmış insanlara, özelikle alevi kimlik ve adıyla baskı uygulatırdılar. Bu hem alevilere karşı hemde sunnilere karşı yapılan bir hareketti. Ne yazıkki sosyolojik kirletmede ve ayrışımda bu toplumda başarılıda oldular. « 1 taşla 2 kuş avlam » denir buna.
M.K TASPINAR 6 ay önce
Gelelim Aleviyim diyen kardeşlerimize, Onların üzerinede güzle çalıştılar, özelikle Türkiye Alevileri için. Ben afrikada alevi diyen kardeşlerimizle karşılaştım ama Türkiye alevilerindeki zihniyet yapıları onlarda yoktu. Yani onlar Allah, Peygambere ve Kurana iman ediyorlar, namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar vs. demek istediğim bizdeki dede korkut hikayelerine benzetilen din dışı , kültürel kahramanlaştırılmış hikayeleri ve ibadetleri yoktu. Sadece onlar kendilerinin Sunni gibi olmadıklarını biliyorlar fakat İmamet bağlılıkları yoktu.
M.K TASPINAR 6 ay önce
- Sünni kardeşlerimize Alevilik sapıklıktır, onlar aiteyizdir çünkü onlar Allah ve peygamber inanmıyorlar Ali’yi Tanrılaştırıyorlar diyerek ; 1-) Alevlik dinsizlik sapıklık olduğu ilan etmiş oluyordular. 2-) Böylecede Ali ise sapıktır oluyordu. Tabi Ali sapıktır olunca onun soyudan gelenlerde aynı kategoriye girmiş oluyordu. Bunu uygulamayı Sünni inancına olan kardeşlerimize yaptılar. Bunlarıda oluşturdukları ritüeller ve kendine aleviyim diyen insanları kullanarak yaptılar. Türkiyede 1990 dan 2004 kadar inanmış insanlara özelikle alevi kimlikli kişilerce baskı uygulatınca taşlar yerine oturmuş oldu. Ne yazıkki sosyolojik kirletmede bu toplumda başarılıda oldular. - Gelelim Aleviyim diyen kardeşlerimize, Onların üzerinede güzle çalıştılar, özelikle Türkiye Alevileri için. Ben afrikada alevi diyen kardeşlerimizle karşılaştım ama Türkiye alevilerindeki zihniyet yapıları onlarda yoktu. Yani onlar Allah, Peygambere ve Kurana iman ediyorlar, namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar vs. demek istediğim bizdeki dede korkut hikayelerine benzetilen din dışı , kültürel kahramanlaştırılmış hikayeleri ve ibadetleri yoktu. Sadece onlar kendilerinin Sunni gibi olmadıklarını biliyorlar fakat İmamet bağlılıkları yoktu. Bugün Alevi kardeşlerimize yapılan şey çok basit, Öylesineki Kendine Aleviyim diyen kardeşlerimizin Hakikata yaklaşmalarını, kendi asıl inançları olan gerçek Ehli beyitle tanışmalarının önüne geçilmeye çalışıyorlar. Yani Hz. Ali olmak, Hz. Fatima, Hz.Hüseyin, Hz.Hasan yani 12 imama tabi olmak sadece ritüeller değil tüm hayatlarında özü, sözü ve amelleriye ( namaz, oruç, dinin tüm ahkamları) uygulamakla olduğunu bilmeleridir. (anlamak vede yaşamak) Dolayısıyla Alevi kardeşlerimize bugün ve geçmişte yapılan çirkin saldırıların, vahşi saldırların tek hedefi; Alevi kardeşlermize saldırı yaptıran o zihniyet patronları, Daha öncede bu inançı onlara veren zihniyetin bizat kedisidir. Hedefleri verdikleri bu sapıtıırılmış, ilahi bağıdan kopartılmış, Ehli beyit adı altındaki rituellerine dahada bağlanmalarını sağlamaktır. Daha açık olarak ; Ali’yi sev ama onun şehit olarak koruduğu dini yaşama, Hüseyini sev ama onun şehit olarak korduğu dini yaşama, 12 imamı sev ama onların haytaların vererek korduğu, yaşadığı ve yaşatığı dine karşı ol O’na karşı mücadele et) Bugün, Ehli Beyit inancı açık ve nettir, İmamet çizgisidir. Bu inanca bağlı olan Ehli beyit dostları Küresel güçlere karşı duran Direniş grubudur. Türkiyedeki Alevi kardeşlerimizi bu gruptan uzaklaştırmak, kendi kimlik kökü olan Peygamber ve O’nun Pak ve Temiz Ehli beytine (Muhammed va Al’li Muhammed) İLAHİ bağ ile bağlanmaların önüne geçmektir. Yani geçmişte vermiş oldukları rituel (kültürelleşmiş) yapılarına hapsinin (Ev Hapsine)devamı içindir. Tabi bunula beraber Mümkün oldukca Direniş gurubuna karşı savaşırlarsa Ev hapisin dahada güzelleştirilecek, daha bir konforlu, kendilerine özel evler vs. verilecek. Alevi kardeşlerimizin Kendilerini bu kökleşmiş rituellerden kopmaları çok zora benziyor Fakat Allah hakı arayıp yaşamak istiyenlere kapısı ardınca açık olduğu gibi bu tip insanlara özel kılavuzlarda göndermekte.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM