Asya kalesi her şeye rağmen güçleniyor

GİRİŞ: 03.09.2020 09:20      GÜNCELLEME: 03.09.2020 09:20
Rasthaber -  Pandemide tüm dünya ülkeleri yüzde 20-30’lara varan küçülmeler yaşarken, ABD’de multi milyarderlerin serveti yılbaşından bu yana 800 milyar dolar arttı.

“Vergi Adaleti için Amerikalılar” örgütünün son raporuna göre Jeff Bezos, Bill Gates, Mark Zuckerberg, Elon Musk, Warren Buffett, Larry Ellison, Steve Ballmer, Larry Page, Sergey Brin ve Alice-Jim-Rob Walton’lar bu servet artışının büyük kısmına sahip oldular.

Lab-made virüsten ABD kaybetti ama Bill Gates ve geçenlerde doğum gününü kutladığı Warren Buffet kazandı.

Şimdi aynı Bill Gates, aşı-virüs-iklim felaketi söylemiyle dünyada yeni bir düzen kurmamız gerektiğini söylüyor.

Yani yüz milyarlarca doları olan bir adam, sanki bir devrimciymiş gibi insanlığa rehberlik edip, yeşil, turuncu veya fuşya renkli kapitalizm modelleri öneriyor.

Bunun yolu ise RNA temelli yeni aşılarla küresel nüfusu yönetmek, vahşi kapitalizm yüzünden işsiz ve aç yığınları hizaya getirmek.

Güney Afrikalı faşist Elon Musk ise insanların beynine çip takıp herkesi çevrimiçi yapmaya uğraşıyor.

Bazı distopik Amerikalı çevre bilimciler ise zaten 2030’da 2 derece ısı artışıyla dünyada insanlığın yok olacağını iddia ediyor.

Zaten moraller bozuk, bir de “sonumuz yakın” ümitsizliğine sürükleneceğiz var olan koşullarda.

Zaten Amerika’da kaos çıkmış durumda.

İnsanlar sokaklarda artık 10 dolar için değil, siyasi görüşleri yüzünden birbirlerini öldürmeye başladı.

Kasım’daki seçimin galibi ise şimdiden belli: İsrail.

Biden veya Trump, her ikisi de “Biz İsrail’e hizmet için varız” diyor.

Trump, Yüzyılın Anlaşması ve BAE-İsrail barışıyla ön alırken, Biden el yükseltip “Ben siyonistim” zaten diyor.

Biden Rusya'yı, Trump Çin’i hedef alıyor, aslında her ikisi de Çin ve Rusya’yı bitirmek için hazırlanıyor.

Peki Atlantik’te bunlar olurken Asya’da neler oluyor, bir göz atalım.

Aşağıdaki yazı jeopolitik yazarı Pepe Escobar’ın, yönetimlere yakın Çin, Rus, Amerikalı ve Alman uzmanlarla yaptığı görüşmeler sonucunda ortaya çıkmıştır. (Definitive Eurasian Alliance Is Closer than You Think- Beijing-Moscow is already on; Berlin-Beijing is a work in progress; the missing but not distant link is Berlin-Moscow) Ara başlıklar Escobar’a aittir.

PEKİN-MOSKOVA-BERLİN ÜÇGENİ

Çin'in 2030'a ve sonrasına yönelik jeopolitiğini titizlikle planladığına tanık oluyoruz.

Çin, iç talepte bir artışa ve yerli sanayilerin inşasını pekiştiren ekonomik politikasında bir değişikliğe gidiyor.

Aynı zamanda Moskova'da Rusya'nın da aynı şekilde hareket etmesi gerektiği konusunda ciddi tartışmalar var. Rus yetkililer diyorlar ki, “Rusya kesinlikle gerekli teknoloji dışında hiçbir şeyi ithal etmemeli ve o da sadece onu üretene kadar. Buna ek olarak, ithalatın ödenmesi için gerekli olan petrol ve gazı özel olarak ihraç etmelidir. Çin'in hala doğal kaynaklara ihtiyacı var ve bu da iki ülkeyi özel müttefik yapıyor. Bütün uluslar bu kaotik dönemde olabildiğince kendi kendine yeterli olmalıdır.”

Başkan Xi Jinping'in 31 Temmuz’daki Merkez Komite toplantısında söylediği gibi, bu yorumun Çin Komünist Partisinin stratejisini de mükemmel bir şekilde yansıttığı ortaya çıktı . 

Çin Komünist Partisi’ndeki, Batı ile işbirliği yanlısı neoliberal kanat artık pek sesini çıkaramaz hale geldi.

Çinli yorumcular kendine güvenli, Çin ve ABD'nin ekonomik hızını karşılaştırırken şu örneği veriyorlar: “Çin bir V8 Ferrari motoruyla donatılmış Maserati GranTurismo Sport ise ABD bir Toyota Camry'dir ancak”. 

Çin çok sayıda iyi eğitimli genç nesillere sahip; kırdan kente ortama göçün hızlanması; yoksulluğun ortadan kaldırılması; daha fazla tasarruf; incelmiş tatmin duygusu; daha sosyal - Konfüçyüsçü disiplin; ve rasyonel olarak eğitilmiş zihne büyük saygı. Çin'de, iç pazardaki büyüme süreci, temel sürdürülebilir kalkınmanın dinamiği için fazlasıyla yeterli.

HİPERSONİK FAKTÖR

Bu arada, jeopolitik cephede, Moskova'daki - Kremlin'den Dışişleri Bakanlığı'na - fikir birliği, Trump yönetiminin "uzlaşmaktan aciz" olduğu, bir yasadışı yalancılar çetesi olarak da tanımlandığı yönünde.

Başkan Putin geçtiğimiz günlerde Trump ekibiyle pazarlık yapmanın bir güvercinle satranç oynamaya benzediğini söyledi: “Güvercin tahtada yürüyor ve pisliyor, taş atıyor, zafer ilan ediyor ve ortadan kayboluyor!”

Öte yandan, Rusya hükümetinin en üst kademeleri, Almanya, Rusya ve Çin'i birleştiren Avrasya ittifakı için gerçek bir çaba gösteriyor.

Fakat bu olası ittifak, ancak Merkel sonrası mümkün olacak. 

Bir Amerikalı analiste göre, "Almanya'yı geri çeken şey, Amerika Birleşik Devletleri'ne otomobil ve diğer mal ihracatını kaybetme korkusudur, ancak bunun yakında gerçekleşeceğini döviz kuru nedeniyle açıklamak zor değil. Dolar/euro paritesinde euro giderek daha pahalı oluyor. Bu da Almanya’nın ihracat avantajını ortadan kaldırıyor."

Nükleer cephede, Moskova herhangi bir NATO füze saldırısının nükleer saldırı olarak yorumlanacağını çok net ortaya koydu.

Rus hipersonik füze sisteminin - aralarında daha önce test edilmiş S-500 sistemi ve tasarlanmış S-600’lerin de bulunduğu -% 99 etkili olabileceğine inanılıyor. 

Bu, Rusya'nın olası bir saldırı durumunda yine de (yüzde 1) zarar göreceği anlamına geliyor. 

Rusya, büyük şehirlerde en az 40 milyon kişi kapasiteli geniş bir nükleer bomba sığınak ağı inşa etti.

Rus analistler, Çin savunma tarzında da aynı eğilimi görüyor.

Pekin, ABD’nin olası bir nükleer saldırısına karşı -henüz yapmadıysa- Rusya’nın yardımıyla bir savunma kalkanı geliştirebilir.

Aralarında Andrei Martyanov'un da bulunduğu en iyi Rus analistler, gelecekte iddia edilen bir savaşta üç ana silahın, elektronik savaş yetenekleri ile birlikte saldırı, savunma ve denizaltı füzeleri olacağını biliyorlar.

Şu anda ana silah - ve Çinliler bunu çok iyi anlıyor - nükleer denizaltılar. 

Ruslar, Çin'in hipersonik füzelerle yüklü denizaltı filosunu ABD'den daha hızlı inşa etmesini izliyor. 

Yüzey filoları artık kullanılmıyor. 

Bir Çin denizaltı filosu, Amerikan uçak gemisini ve savaş grubunu kolayca yenebilir. 

Aslında, 11 ABD uçak gemisinin tümü zaten modası geçmiş durumda.

Dolayısıyla ABD, Çin ve Rusya'nın olası savaş durumunda tüm deniz trafiğinin kesilecek olmasıyla, Çin'in fazlasıyla ihtiyaç duyduğu petrol ve doğalgazı karasal yoldan Rusya'dan almayı seçmesi akıllıca bir stratejik tercih.

Karadaki petrol ve gaz boru hatları, bombalanırsa hızla onarılabilir. 

Bu, Çin için Sibirya petrol ve doğalgaz boru hattının ve ayrıca Gazprom’un Sibirya’daki 5 farklı dev projesinin arka planında yatan ana sebep.

HÜRMÜZ FAKTÖRÜ

Moskova'da kilit altında tutulan bir sır, Almanya'nın Ukrayna yaptırımlarından kısa bir süre sonra, büyük bir küresel enerji operatörünün Rusya'ya, doğalgaza ek olarak günde 7 milyon varilden az olmayan petrolünü Çin'e yönlendirme önerisi sunması.  

Bu etkileyici öneri, Başkan Putin'in petrol ve gaz konularında baş danışmanı Shmal Gannadiy'nin masasında halen duruyor.

Önerinin uygulanması durumunda Çin, ihtiyacı olan tüm doğal kaynakları Rusya'dan alacak.

Bu durumda Rusya'nın mantıklı tepkisi, Almanya'nın yaptırımlarını atlatmak için petrol ihracatını Çin'e yöneltmek olacak.

Elbette, tüm bunlar Kuzey Akım 2 Gaz Boru Hattı'nın (Nord Stream 2) yakında tamamlanmasıyla değişebilir. Trump ekibinin konuyla ilgili her şeye ve herkese yaptırım uygulama politikasını sürdürmesine rağmen bu olasıdır.

Alman sanayiciler, perde arkası istihbarat görüşmelerinde, Rusya’dan enerji alamamaları durumunda, İran'a bir Amerikan-İsrail saldırısı halinde Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte Alman ekonomisinin çökeceğini söylüyor.

Rusya, Çin ve Almanya’daki istihbarat çevreleri, ABD’nin Ekim ayında İran'ın sorumlu tutulacağı bir sahte bayrak (false flag) saldırısı hazırlığında olduğundan söz ediyor. Bu konuda ilgili ülkeler arası görüşmeler yapılıyor. Trump yönetiminin İran'a karşı "maksimum baskı" ekibinin (bu ekibe son olarak Nikaragua Kasabı, Venezuela celladı Elliot Abrams da eklendi) İran nükleer anlaşması JCPOA ile hiçbir ilgisi yok. 

Önemli olan şu ki, saldırı doğrudan veya dolaylı da olsa, Rusya-Çin stratejik ortaklığı, Tahran'ın önemli bir stratejik varlık ve Avrasya entegrasyonunun temel taşı olarak korunacağını açıkça ortaya koyuyor.

İstihbarat mülahazaları, İran rejiminin olası -aslında hiç olası olmayan- düşüş senaryosuna odaklanıyor. Bu durumda, Washington'un ilk hareketi, SWIFT uluslararası banka takas sistemini kesmek olacaktır. Hedef, yok edilecek Rus ekonomisi olacak. Bu nedenle Rusya ve Çin, (Rus MIR ve Çin CIPS) kendi ödeme sistemlerini açmak ve işletmeye almak için hızla çalışıyor. Böylelikle ikili ticaretlerinde istikrar bozucu doları tasfiye edecekler.

Pekin, bu senaryo gerçekleşirse Çin'in aynı anda iki önemli müttefikini kaybedebileceğini fark etti. 

Bu durumda, Washington ile tek başına yüzleşecek ve çok ihtiyaç duyduğu doğal kaynakların tedariğini sağlayamayacağı bir aşamada buna maruz kalmış olacaktı. Bu gerçek bir varoluşsal tehditti. 

İşte bu, Çin ve Rusya arasındaki stratejik ortaklıkta güçlenen bağların ve Çin’in İran ile 400 milyar dolarlık/25 yıllık ekonomik,endüstriyel/askeri anlaşmasının arkasında yatan sebebi açıklıyor.

BISMARCK’IN DÖNÜŞÜ

En yüksek istihbarat seviyelerinde tartışılan bir başka olası gizli anlaşma, Almanya ile Rusya arasında Bismarck Reasürans Anlaşması'nın yapılması olasılığıdır. Bunun kaçınılmaz sonucu, Kuşak ve Yol Girişimi'ni kapsayan fiili bir Berlin-Moskova-Pekin ittifakı ve eşzamanlı olarak yeni bir dijital para birimi olacaktır.

Türkiye, Fransa ve İtalya gibi bölgesel önemli aktörler de Avrasya ittifakı için olası güçlü adaylardır.

Pekin-Moskova hattı bitti. Pekin-Berlin bağlantısı devam ediyor. Berlin-Moskova işbirliği ilgilenilmeyi bekliyor.

Durum, yalnızca Mackinder'ın Anglo-Amerikan eliti için muazzam bir kabusu temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda jeopolitik sopanın deniz imparatorluklarının elinden karasal Avrasya'nın eline geçmesi anlamına da geliyor.

Daha doğrusu, küresel üstünlükte klasik araç olarak görülen deniz gücüyle, uzun erimli ve dirençli kuvvet olan kara gücü birleşmiş oluyor.

Bu artık kurgu değil. Masa üstünde.

Fırsattan yararlanarak 1348 yılına kadar biraz geriye gidelim.

Altınordu Moğolları, Kırım’ın Karadeniz kıyısındaki Cenevizliler tarafından kontrol edilen ticari bir liman olan Kefe’yi kuşatmıştı.

Moğol ordusu aniden hıyarcıklı veba tarafından yok olmaya başlar. Moğollar hastalıklı cesetleri Kefe’ye fırlatmaya başlar.

Kefe’den Cenova'ya yelken açan gemiler ise vebayı İtalya'ya götürdüler.

1360'da Kara Ölüm tam anlamıyla her yerdeydi - Lizbon'dan Novgorod'a, Sicilya'dan Norveç'e. 

Belki de Avrupa nüfusunun yaklaşık % 60'ını - 100 milyondan fazla insanı - yok etti.

Vebanın Rönesans'ı bir asır geciktirdiği söylenebilir. Bir başka bakış açısına göre ise veba kilisenin hakim etkisini kırmasıyla Rönesans’ın önünü açmıştır.

Covid-19 da insan eliyle yaratılmış modern bir vebaya benziyor. 

Sormaya değer: Covid 19 ile hangi Rönesans ertelendi? Veya hangi Rönesansın önü açıldı?

Aslında söylenebilecek şey şu ki, Covid-19 salgını zaten Avrasya Rönesansını ilerletiyor.

1990’larda "tarihin sonu" edebiyatı yapan olan Hegemon, 2021’de içerden dışarıdan çöktüğünde bu Avrasya Rönesans’ı ortaya çıkacaktır.

Sisin ardında, gölgedeki mükemmel otlaklarda, Avrasya'nın kara kütlesini yeniden düzenlemek için yaşamsal dinamikler şimdiden hareket halinde. (T.S. Elliot’tan esinle)

KAYNAKLAR:

Manufactured Pandemic and Economic Collapse a Boon for Billionaires – Stephen Lendman

Definitive Eurasian Alliance Is Closer than You Think – Pepe Escobar

China moves forward with project to create digital yuan – infobrics.org

veryansın

YORUMLAR

REKLAM