Allah'a İnanmak İçin Hür Olmak

GİRİŞ: 30.07.2019 19:56      GÜNCELLEME: 30.07.2019 19:56
Rasthaber -  BismillahiRahmanniRahim,
Hamd Alemlerin Rabbi Allah, salatu ve salam O’nun Resulu ve temiz Ehli beytine olsun.

« Vicdanları kabul ettiği halde, zülüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkâr ettiler. Artık sen, bozguncuların nasıl bir sona uğratıldıklarına bir bak. » (Neml-14)

İnancımızın temelini oluşturan, Tüm ilahi dinlerin temelini oluşturan Tevhid, Gelmiş-geçmiş tüm Peygamberlerin, Nebilerin, Allahın  yolamış olduğu tüm uyarıcılarının, habercilerinin ilan ettiği vede yaşadığı inançtır. Yeryüzünde geçerli olan tek inanç vardır o ise TEVHID inancıdır.

Tevhid inancı ; O, Allah ki Bilip bilemedigimiz her şeyden önce & sonra ve ayni anda beraber. Başlangıcı, sonu ve sınırı olamayan, Tahminin bile yapamadığımız her şeyinde sahibi, bilip, bilemediğimiz ve tahiminin bile yapamadığımız tüm güçlerin yaratıcısıdır. Rakamsal Bir olmayan, Ne eklenebilinen, nede çıkarılabilinendir nede Eksiktir. Ondan başka ilah olmayan sadece Tek Ilah olan Allah’ı tanırım & bilirim ve iman & ilan edip sadece Onu iradesini teslim oluduğuma tüm samimiyetimle şahitlik ederim. 

Tevhid inançi İnsanlik tarih boyunca bilinerek ve bilinçli şekilde zorba kralar & sultanlar & elitler ve kara cahiller tarafından inkar edilmiş yada TEVHID inancına kendi güçlerinde dahil etmişler (TEHVID) ortak koşmuşlardır. Allah (cc), Peygamberler, nebiler, elçiler yollanmasınıdaki ana hedefi, insanın hür & adil ve eşit kurallarla yaşamasını sadece tek bir İlah olan Allah’in herşeyin üstünde (Tevhidi), Ilan etemek (Bilmek), Yaşamak (Inanmak), yaşatmak, (ortak koşmamak) ile sağlamaktır. 

Biz, Tevhid inançın Allah’in yolladığı elçiler sayesinde bilmekteyiz. Allah’a tek bir inançıla inanırız ki o ise TEVHID inançıdır. Allahın şeklinin olmadığını, rakamsal olmadığını, doğa üstü güçünü üstünde bir güç olduğunu ve bize hem Yeryüzünde hem gökyüzünde (evren & kainat), bilip, bilemediğimiz ve tahmin edemediğimiz mekan ve yerlerin hakimi olduğunu, hayatımızdaki gelişmeyi sağlayan ilim & bilim oluşan teknoloji, Fiziksel, kimyasal, biolojik, sosyal vb. bir düzen koyduğunu, Tüm inandıklarımızını ana kaynağı olduğunu bu gönderilen « elçiler & kitapları » sayesinde, Allahın güçünün bilip, (bilemediğimiz vede tahmin bile edemediğimiz) her şeyi kapsadığını bilmekteyiz.

Allah, insanı merkez alarak her şeyi bir düzen üzerine oturturmuş/koymuştur, bu düzen her şey ve her yer için geçerlidir. Insan kendi yapısına iyice baktığında Evreni mikro & makro tüm düzeyde görecektir ki bu Allah’in eseri olan insandır. Allah, hür irade verdiği Kendi eseri insani insandan korumak için ona yön ve hedef vermiştir. Hiç bir yaratılış olmasın ki yönü ve varacağı hedefi olmasın ! vede kuralardan mahrum olsun !  Tarifi olmayan bir hedef ve Hedefi olmayan bir yaratılış olmaz.

Allahın varlığını bilerek inkar etmek için kendilerine farklı yol seçenler her türlü bencil, çıkarcı, inkarcı, zalimane tariflerini ortaya koymuştur.

« Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.” 

1.2-) Direkt Allah’ın varlığını inkar ettirme. 
Allahı inkar edenler kendi varlıklarınıda inkar ettiklerinden bir haberdir. Her şeyi Sadece doğa ve kanunlarıyla sınırlıyan, bu kanunların var olabilmesine olanak sağlayan ilahi güçü göremeyen, nefislerini tatmin için ilahlik taslayan küçük beyinli insanlardır.

Allah'ın ayetlerini inkâr edenler var ya, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.” (Zümer- 63); « Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler. » (Bakara-90)
 
1. 3-) Dolaylı yoldan Allah’ın varlığını inkar ettirme. 

Bu idelojiye sahip olan insanların sayısı oldukça çoktur. Özelikle yaşadığımız sitemler bu ideolojinin alt yapısını oluşturmaktadır. Allah vardır. Ama O bizim yeryüzündeki işlerimiz karışamaz. O’nun yeri göklerdir. Sanki yuna mitolojisindeki tanrılardan bahsediyoruz. Çünkü Bizleri etkiliyen Yunan filzofisi ile judo-hiristiyan saptırlımış inançı üzerine inşaa edilen Batı (avrupa) medeniyetidir. Özelikle kültürümüze monta edilmeleri bizlerde köklü değişikliklere sebep vermiştir. Bu odaklar Allah’in elçilerini yok sayıp elde ettiğimiz bunca bilgi ve tanıklık ettiğimiz bunca ilmi kaynağını hiçe saymayı, tersten alıp (her şeyin ilim & bilime dayalı olduğunu) sonuçta Allah yoktura getirmek istemektedirler ki hedef  insani ilahlaştırip, dolaysıyla insani sistemleri din yapmaktır. Bu doğal olarak bir çok ilahlar oluşturmaktadır ki tarihe ve bugünkümüze bir göz atmak yeterlidir.

« Şüphesiz ki Allah’a ve resûllerine karşı küfre sapan, Allah ile resûllerinin arasını ayırmak isteyen: (deistler) “Bir kısmına inanır bir kısmını inkâr ederiz.” diyenler ve bu ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler (var ya); Bunlar, hakiki kâfirlerin ta kendileridirler. Kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır. » (Nîsa 150 - 151)

«De ki: "Biliyorsanız söyleyin, bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir? » "Allah’a" diyecekler. "O halde düşünmez misiniz?" de."Peki yedi göğün rabbi, yüce arşın rabbi kimdir?" diye sor. "Bunlar Allah’ın" diyecekler. "O halde Allah’a saygınız yok mu?" de. "Biliyorsanız söyleyin, bütünüyle varlığın yönetimi elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan kimdir?" de. "Yönetim Allah’ın" diyecekler. "O zaman nasıl olup da böyle büyülenmiş gibi davranıyorsunuz?" de.» (Mumine -84-89)

1.4-) Allah var fakat sadece yaratır ve her şey serbest bırakır. 
Güçlü güçsüzü ezer. « Fakat Allah sana güç verdi, Akıl verdi, dolaysıyla Allah dünyavi işlerine karışmaz herşey mubah ve helal, istediğini yapmakta hürsün. » Adaletin, Hürriyetin, Eşitliğin olmadığı  Anarşik ve baskı düzenleri.
«Hayır, Biz onlara gerçeği getirdik; fakat buna rağmen onlar yalanı tercih ediyorlar. İşte gerçek:… (Mumin-90); « Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, fasık olanlardır. » (Maid-47)

1.5-) Allah varlığına inanmış gibi yapıp inkar edenler.
«Münafıklar sana geldiklerinde, "Tanıklık ederiz ki sen gerçekten Allah’ın elçisisin" derler. Senin hiç kuşkusuz kendi elçisi olduğunu Allah elbette biliyor; ama Allah tanıklık eder ki münafıklar (inandık derken) kesinlikle yalan söylemektedirler. » (Munafikun-1);

1.6-) Allah ve Ahiret gününe inanıpta Allahın emrine itaat etmeyen, kendi arzuları, çıkarları doğrultusunda (tehvid) yaşayanlar.
 « İnsanlardan öylesi vardır ki: “Allah’a ve ahiret gününe iman ettik.” derler. (Hakikatte) iman etmiş değillerdir. » (Bakara 8); « Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasıklar (yoldan çıkanlar) olarak gördük. » (Araf-102)

1.7-) Allah’a inandık deyipte, Allah’in azılı düşmanlarını dost edinenler.
Bu insanlar, kendi yapıları gereği hep güçlü gördükleri odaklara her türlü şartlar altında   (Adaletten & Hakikatan & Dürüstlükten uzak) sığınırlar. Dost ve Düşman tanımını çıkar, güç ve zalimlik dengesi üzerine kurarlar.  « Çıkarım oldukça dostumsun », Beşeri Korkular üzeri hayatlarını yönlendir ve yaşarlar.
« Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah'tan hiçbir şey (yardım) yoktur. » (Al Imran-28); « Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah’ındır. » (Nisa-139); « Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (imanınla) büyük bir mücadele ver. » (Furkan-52)

1-) Allah inanıp, Teslim olanlar.

« Şöyle deyin: “Biz Allah’a inandık; bize indirilene; İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Musa’ya ve İsa’ya verilene; Nebilere Rablerinden ne verilmişse hepsine inandık. Hiç birini diğerinden ayırmayız. Biz Allah’a teslim olmuş kimseleriz ” (Bakara 2/135-136)
«  Allah'a teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, İslâm dinine iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, taate devam eden erkekler ve taate devam eden kadınlar, dürüst erkekler ve dürüst kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar, hayır yolunda infak eden erkekler ve infak eden kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya, işte Allah onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. » (Ahzab, 35)
« Ehl-i kitap içinde, Allah'a iman ettikleri gibi, Hakkı tazim ederek hem size hem de kendilerine indirilen kitaba inananlar da vardır. Onlar Allah'ın âyetlerini, değersiz bir menfaat karşılığında satmazlar. İşte Rabbi nezdinde mükâfatları olanlar onlardır. Muhakkak ki Allah hesabı pek çabuk görür.” (Al-i İmran, 3/199)
“ Kendilerine (kitap verilenlere) Kur'ân okununca şöyle derler: 'Ona iman ettik, O Rabbimizden gelen gerçeğin ta kendisidir. Biz zaten daha önce de Allah'a teslim olmuş kimselerdik. " (Kasas, 28/53) 

(Burda Bir şeyi unutmadan eklemeyi kendime farz kılıyorum. Peygamberimizin Amcası Ebu Talip bu tayfa içindedir. Yani O, Peygamberimize Peygamberlik gelmeden önce Tevhid inançi üzeri yaşıyordu. Peygamberimizin peygamber olduğunu daha O’na peygamberlik inmeden önce biliyor, iman ediyor vede bekliyordu. Nasılki Yahudiler yeni bir peygamber geleceğini bildikleri, bekledikleri ve aradıkları gibi.)

Netice olarak insan tek bir yapıdadır. Fakat kendi varlığını algılamada farklılık gösteren insanlar vardır. Yaratılış üzeri kalmayı kendine prensip edip yaşayan « Düşüncesine sahip olup, aklını kiraya vermeyen » insan ki bu kendi bilinçinde olan insandır. Bu Ana referanstır. Birde Kendi varlığını algılayamayan insan vardır ki kendi gölgesini gerçek sanan, dolayısıyla gerçeğinden uzaklaşmış insan.

Hür iradeye sahibi olan kişi, seçim hakki sizin ; 


- Siz, siz olup gerçek üzeri yaşarsınız. 
- Siz, gölgenizi olmaya çalışıp yalan üzeri yaşarsınız ki asla gölgeniz olamayacaksınız ama kendinizi kandırmaya ta ki Akşam olan kadar devam edeceksiniz.


Mustafa Kemal TASPINAR

YORUMLAR

EBU HUSEYIN 4 ay önce
Evet çok doğru bir tesbit, başlık çok güzel ve hakikat. Tevhid'in ilk şartı hür olmaktır. "LA" zaten sorumluluk hürriyet ile başlıyor. Bilgi ise temel, bilmediğimizdende sorumlu degiliz Ama Allah'in varlığın yaratılış olarak biliyoruz. Bizdeki var olan "İnanç" O'dur.
Nesrin 4 ay önce
Çok güzel bir uslup ile yazmışsın. Eline sağlık. İnsanların gerçek Müslüman lık hakkında kulaktan dolma bilgilerle inanıyorlar. Sizin gibi anlatım yapabilen ve okuyan bir kesime hitap etmeniz memnuniyet verici. Ama bunun dahada geniş bir kesimde keşke okunup uygulanabilse.allah razı olsun verdiğiniz bilgiler için.

REKLAM