Ailenin Mutluluk Sırları-2

GİRİŞ: 04.01.2020 21:10      GÜNCELLEME: 04.01.2020 21:10
Rasthaber -  BismillahiRahmanniRahim,
Hamd Alemlerin Rabbi Allah, salatu ve salam O’nun Resulu ve temiz Ehli beytine olsun.

Bölüm 2 : İletişim, Anlayış ve Uyum

Yazımın bu bölümünde daha önceki yazımın devam olarak aile içinde « iletişim, anlaşma ve uyumun » önemini işlemeye çalışacağım. Bir önceki yazımda aileyi oluşturacak fertlerin ana prensipte, kısaca yanlış vizyonlara (eşitlik vb.) takılıp bir birleri ile rakip olmamalarını işlemiştik. Eşitlik sadece içi boş kandırmaca vede gerçekte bir anlam ifade etmeyen, kadın ve erkeği bir birine rakip ve düşman kılan çıkar çevrelerinin sloganı olup, Eşitlik salt anlamda adalet ve hakkaniyet değil demiştik.

Bizler için en önemli olan Eşitlik sloganı değildir. Bizim için önemli olan fertlerin kendi belirgin yapılarının onlar sunduğu güçü, adalet ve hakkaniyete dayalı uyum (harmoni) ve denge ile birleliktelik sağlamak demiştik.  Onun şartında şöyle açıklamıştık « Eğer bir kadın yada Erkek üstün olmak istiyorsa, her şeyden önce ; Adil olmalıdır, Hakkaniyetli olmalıdır, Ahlaki olmalıdır, sadık olmalıdır, hoş görülü olmalıdır, Öfkesini yenebilmelidir, Nefsini her türlü kışkırtmalarına karşı üstün ve dolayısıyla takva sahibi olmalıdır. Bu özellikleri kim taşıyorsa, İşte gerçek üstünlük budur. » demiştik. Eğer Bir Kadın/Erkek bu meziyetlere sahip ise O, Erkeye/Kadına karşı üstündür. Bizim için (Kadin & Erkek)  üstünlük anlayışı bu olmalıdır. 
Örneklersek; Hz. Fatma (as), muaviyi ile eşit tutabilirimiyiz yada muaviye erkek / halife diye üstün olabilir mi ?? Hz. Zeyneb (as) Yezid lanetullahaley ile eşit tutabilirimiyiz ? yada Hz.Hatice Kübra, Hz. Asya yada Hz. Summay (ilk islam kadın şehit) erkeklerle eşit tutabilirmiyiz !? Hayır! Erkeklerden çok azı hariç, Onlar, Bir çok Erkelerden çok ama çok üstünler. 
Eğer sizler insanlar arası üsütünlügü sosyal mevki veya cinsiyet olarak algılıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Burda gelen bazı yorumlar için bir parantez açıyorum, Bizlerin yaşadığı beşeri sistem Adil ve Hakkaniyetli değilse ! o zaman sizin eşitlik tartışmalarınızın hiç bir anlamı yoktur. Çünkü kurulan terazinin balansı adil & dürüst değildir. Böyle bir yapıda Eşit olacağız diye verilecek mücadele her haliyle farklı bir eşitsizliği getirecektir. Dolayısıyla Bugünkü bu yanlış ve sapık düşünceler ile Erkek ve Kadını bir birine rakip yapan sistem, Kadın eşitliğinden çok kendi çıkarını aramaktadır.

Bu gerekli açıklamadan sonra, ikinci başlığımıza girebiliriz. Kurulacak olan ailenin yada var olan bir ailenin, Aile içinde birlikte belirlemesi gereken önemli bazı hususular (metodoloji) vardır. O husuların en önemlisi « Güvene dayalı iletişim ve bilgilendirme » ağını oluşturmak.

Nedir iletişim & Bilgilendirme ağı oluşturmak ?

Fertlerin şeffaf bir halde aynı terminoloji ile konuşup iletişim kurarak bir birinilerini tanıması ve dertlerini ve güzeliklerini tanımlaması ve paylaşmasıdır. Fertlerin bir birleriyle iletişime geçmesi ve anlaşması için : 
1-) Aynı kanalı, 
2-) Aynı frekansı, 
3-) Aynı dili (kodaj & terminoloji) paylaşmaları gerekmektedir. 
iletişimin kalıcı olan ana temel yapısıdır. Sevgi (aşk), bu ağı vede bağı güçlendiren, güzeleştiren, zevk veren gönül penceresinden bakmaktır.

Kişilerin Iletişimi kalıcı kılmaları ve uyumu sağlamaları içinse;

1-) Özü & sözü ve ameli ile Samim olmak : Her bağımsız Erkek ve Kadının kendilerine has bekarlık alışkanlıkları vardır ve doğaldır. Bu Fertler bir araya gelmek, aile kurmak istiyorlar ise daha önce işlediğimiz konularda bir birlerini anlamaları ve tanımlamaları lazımdır. Yani aynı kanalda (dünya görüşü), aynı Frekansta (yaşam tarzı) ve aynı dilli terminoloji (tanımlama ve anlatım sözlüğü) kullanmalıdırlar. Sevgi & Aşk bu bağı güçlendirecek çimento görevi görecektir. Şayet siz temeli yanlış atarsanız, demiri farklı kullanırsanız, kum ve çakılı tuzulu kullanırsanız vede bunu saklarsanız çimentonun yapabileceği fazla bir şey yoktur. ilk depremde yada esen güçlü fırtınalarlarda kişişel sabır bağlı olarak en kısa zaman içinde bu bina (aile) yıkılır. 
Her fert, yaratılış ve yetişme olarak farklılı yapılara sahiptir. Birliktelikler ilk etapta genelde sevgi (arzu) üzerine dayanır. Burda yapılması ve olması gereken ; özü & sözü ve ameli ile samimi olarak  açık ve net karşısındaki kişiye kendini tanıtmalı ve anlatmalıdır. Şayet kişiler kendilerini, açıkca, gizlisi & saklısı olmadan anlatabilirler ise oluşabilecek yıkıcı sorunların önünü kesmiş olurlar.

2-) Birlikte Aile sözlüğü oluşturmak ; Bu sağlıklı iletişim sağlanmak ve anlaşmak için olmaz ise olmazıdır. Her kişini kendi yaşam tarıza göre kullandığı bir hayat sözlüğü vardır ve tanımlarınıda buna göre yapar. Farklı kültürden (kanaldan) insanlar, Farklı sosyal yapıya (frekans) sahip olan insanlar, Farklı Aile yapısında (terminoloji) yetişmiş insanların bir araya gelmesinde söz konusu olduğu gibi Mutlak aynı ülkenin, aynı kültür & inanca sahip ve aynı mahallenin aynı akraba insanları olsalarda, aynı yaratılış karakter yapısınına sahip olmayabilirler. Dolaysıyla kurulacak aile veya kurulmuş olan aile içinde harmoni (uyum) bağlı gerçekçi ailenin kapasitesi ve şartlarını tanımlayacak aile sözlüğü oluşturulup, akabinde aile içinde tanımlamalar bu sözlüğe göre yapılmalıdır. Örnek verirsek ; Gitmek/Almak; benim yetişme tarzımda canım istediğinde giderim/alırım demektir. Fakat karşımdaki insan için ise Ailenin izini olmadan gidemezsin/alamazsın yada şu sartlarda gidersin/alırsın olabilir. Aile kuracakaların yada kurulmuş bir aile bu tanımlamayı oturup kendi sahip oldukları « sosyal & ekonomik konumu, kapasite ve imkanlarına » göre beraber kendi yapılarına uyumlu olarak yeniden tanımlamalıdır. Bu Aile sözlüğü Kuran terminolojisi çercevesi dahilinde oluşturulmalıdır. (Eğer Kurana inanmıyorsa bu kişler inandıkları hakkaniyet & adalet kuraları çerçevesinde oluşmalı)

3-) Dışardan sorunlar ithal edilmemlidir : Genelde Aile içinde tartışılan ihtilaflı konular mutlak dışardan aile içine taşınmış harici sorunlardır. Sorunun kaynağı, Kişlerin anlaşmaması değil, sadece sahip olmadıkları imkanlar yada araçlardan oluşan arzularını kendilerine empoze etmeleri yada dışardaki üçüncü şahısların isteyerek & istemeyerek aile içindeki iletişimin ayarını bozmasıdır. Mesela en yaygın olan : « Xlerin » hanım « arab » istemiş de beyi satın almış sen neden bana almıyorsun ? yada « Xlerin » Hanım « çalışıyormuş » hemde iyi para kazanıyormuş ta sen neden çalışmak istemiyorsun. Yada Annem / Arkadaşım/ Babam/ X şahıs böyle dedi ama sen öyle demiyorsunu / yapmıyorsun.! vb.

4-) Çiftler Öz Ailelerini sorun etmemelidirler (Anne & baba & kardeşler) : Şu bir gerçektir ki, Çocuğu dünyaya getiren annesi, bakan ve sıkıntılarını çekip büyütende annesidir. Dolaysıyla Kızını everen bir anne yada oğlunu everen bir annenin kıskançlık duyguları otomatik olarak kabartmaktadır. Kızı yada oğlu evli olmasına rağmen karışıp, alacağı kararlarda söz sahibi olmak istemekte. Bu ise yeni evlenen çiftlerde (erkek & kız) bir tepki oluşturmakta, yada yapı itibari ile kıskançlar ise aşırı derecede bir tepki oluşturmaktadır. Bu durum aile içinde genelde Erkekleri zor durumda bırakmakta. Çiftlerin bu konularda, özelikle yeni evlene kızlarımızın dahada esnek olması gerekmekte çünkü O evlenen kızımız, bir gün kendiside anne olduğunda ve çocuğunu everdiğinde aynı tepkiyi kediside verecek ve aynı karşılığı görecektir. Aynı zamanda böyle bir durumda Erkeklerin eşlerine karşı anlayış ile bakmaları ve dengeyi korumaları zorda olsa gerekmektedir. Çiftler kendi öz anne ve babaları evlerine geldiklerinde (eğer herşeye karışıyorlarsa) şunu düşünmelidirler «  Annem&Babam, kendi evinizdeymiş gibi davranın ama unutmayın ki bu aile Benim ailemdir.» Bunu derken Anne ve babaya saygı & sevgi, hürmet eksik edilmeden yapılmalı. Eğer Anne & Baba muhtaç haldeler ise mutlak  bakılmalıdır. Bakmak ailevi sorun yaratıyorsa en uygun şartlarda baktırılmalıdır. Eşlerin (kadınlar), Kocalarını vede çocuklarını eşinin (erkek) anne & babasından yada eşinin öz ailesinden kıskanmamalıdırlar. Eğer Baba evinde kalınıyorsa ! En güzel sabırla sabır etmeleri gerekmektedir. Güzel sabır mutluluğun anahtarıdır. Unutmayalım ki Mutluluk paylaşıldıkça artmaktadır.

Günümüzde çalışan annelerin artmasından dolayı çocuk bakımını genelde eşlerin aileleri gerçekleştirmekte yada kreşlere verilmekte. Fakat bu ne kadar sağlıklı olmaktadır ? 
Annesini & babasını öldüren gençler, Eşini öldüren erkeler, Eşini katil yapan kadınlar yada eşini öldüren kadınlar, anormal derecede artan boşanmalar. Sistemin « Hürriyet ve eşitlik » tanımlarının yanlış terminoljiyle açıklayıp, ferdin öz yapısını değiştirerek aile yapısını bilinçli bozmasıdır.  Insanların insani değerlerine değilde maddiyata (paraya) aşır derecede önem vermesi, özgürlük & mutluluk olarak görmesi, fertler arasındaki iletişim ve uyumu yok etmiştir. Bu çarpık yapılanma ise insanlarda dünya sevgisi, mal mülk sevgisi, makam sevgisini kabartmakta oluşan bu egosantirik halleri; insanları bencil, adaletsiz kılmakta, hakkaniyetten uzaklaştırmakta ve toplumlarımızın  ana direği olan Aileleri paramparça ettiği gibi güvensizliği, ahlaksızlığı, zorbalığı vede stresi toplumumuzda artırmaktadır.

Ne yazıkki İnsanlarımız bu sorunları ortadan kaldırma yolunu arıyacaklarına sistemin bilinçli provoke ettiği « Kadın Erkek eşittir » sloganıyla daha da çok sistemin kölesi olmaktadır. Bu kölelik kadın ve erkek arasındaki rekabeti düşmanca artmıştır. Erkeğin ve kadının bir birlerine karşı düşmanca tavırlar almasını sağlayıp, güvene dayalı olan birliği yıkmış, toplumun alt yapısını ve çekirdeğin olan aileyi parçalamıştır. insanlık kimliğimizide böylece yok etmektedir.
Mutlu olmak sadece paylaşmak ile gerçekleşmekte, Stres ise bencilikle artmaktadır. Bağırmak ile, haklı bile olsan sadece haksız olduğunu ifade etmiş olursun. Tatlı dillinle ise yılanı deliğinden çıkarısın. Kaba güç ile kendi acizliğini, zayıflığını ve cahilliğini isbat edersin, Öfkene ve canavar nefsine hakim olmak ile büyüklüğünü isbat edersin.

Neticede Ailede İstenilen; Mutluluk, Huzur, sağlık. Bu güzellikler Eşitlik sloganıyla gelmiyor, Güvenin, Adalete dayalı dürüstlük, hakkaniyetin sevgi ve aşk ile yoğurulmasıyla içimizden kendi çıkıyor. Sistemin lanse ettiği Eşitlik; Gerçekleri gizleyerek & sapıtarak, Insanları kendi kurduğu çıkar sistemi içinde kendine köle etmek için, bencilliği artırıp, israfı çoğaltarak insanlar üzerinde hakimiyetini kurmak için oluşturduğu bir rekabet düzenidir.
Beşeri sistemler kadınların narinliğin & zarifliğini bir zayıflık ve kullanılır bir objet olarak lanse etmiş ve bu ideolojilerini ise sapıttıkları inançların ve sloganların arkasına saklamışlardır. şimdi ise beşeri sistemler kendini güncelleştirme yapıp yeniden adalet ve hakkaniyete sahip olmayan bir sapıklık getirmektedir. Fakat asıl aranması ve gözetilmesi gereken Adalete ve hakaniyette dayalı ilahi kodajlara bağlılıktır. Bunu sağlayacak yapı, ne yazık bildiğimiz ama tam olarak tanımadığımız Dinimiz Islam’dir.

Mustafa Kemal TASPINAR

YORUMLAR

EBU HUSEYIN 17 gün önce
Güncel bir konu, çok dogru tesbit, Aile kuracak olanlara, sorunlari olan ailelere yardimci ve çozum getrebilecek bir bakis açisi. Kaleminize sağlık.

REKLAM