Yurttaş Ekonomik Sıkıntıdayken Zam Üstüne Zam

GİRİŞ: 27.05.2021 11:55      GÜNCELLEME: 27.05.2021 11:55
Rasthaber -  Merkez Bankası, Mayıs ayına dair beklenti anketini yayımladı. Ankete göre gelecek 3 ayda şirketlerin satış fiyatlarında artış beklentisi yüzde 43.2 olarak gerçekleşti. Böylelikle 13 yıl sonra ilk kez maliyet artış beklentileri tavan yaptı. Şirketlerin maliyet artışı beklentisinin sokak ekonomisindeki karşılığı zam yağmuru anlamına gelirken Merkez Bankası eski Baş ekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara ise "İthalat maliyeti yüzde 60 arttı; enflasyon kontrolden çıkabilir" dedi.

Ankete göre gelecek 3 ayda şirketlerin satış fiyatlarında artış beklentisi yüzde 43.2 olarak gerçekleşti. Böylelikle ankette ortaya konan bu beklenti 2008 Nisan ayından (%44.3) bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Şirketlerin yanıtlarına bakıldığında gelecek 3 ayda birim maliyet artışı bekleyenlerin oranı 2020 Mart ayında ulaştığı % 55.80'lik rekor seviyeye yaklaşarak % 55.40'a çıktı.

Anket sonuçlarını değerlendiren ekonomist Dr. Murat Kubilay, TL'nin yabancı paralara karşı istikrar kazanamayacağına dair beklentilerin, ÜFE'nin düşerek TÜFE'ye yakınsamasından çok TÜFE'nin artarak ÜFE'ye yakınsayacağı beklentisine neden olduğunu söyledi. 2020 Nisan ayında yıllık yüzde 6.71 olan yurtiçi üretici fiyatları (ÜFE) da bu yıl yüzde 35.17 seviyesine geldi. Söz konusu dönemlerde tüketici fiyatları (TÜFE) ise %10.94'den %17.14'e çıktı.

Kubilay'a göre hem dış gelişmeler hem de içerdeki beklentiler 1 yıldır yeni normal haline gelen zam yağmurunun önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor. İç üretimin yetersiz kalması ve TL'de istikrarın sağlanamaması Türkiye'nin yurtdışındaki fiyat artışlarından kendisini ayırmasını imkânsız kılıyor.

Gelecek 3 ayda fiyat artış beklentisi olanların oranı dayanıklı tüketim mallarında % 66.6, gıda ve içecekte ise %42'ye çıktı. Reel sektörde, hem bakır ve alüminyum gibi hammaddelerin hem de çip ve ayçiçek yağı gibi işlenmiş maddelerdeki fiyat artışlarının geçici olacağı beklentisinin gittikçe kırıldığını belirten Dr. Murat Kubilay, “Haliyle reel sektör önümüzdeki süreçte ciro kaybı yaratsa dahi maliyetlerin bir kısmını tüketiciye yansıtmakta kararlı.

Akaryakıtta 20 Mayıs'ta yapılan zammın tüketici enflasyonuna en az 0.4 puan yükseltici etki yapması beklenirken siyaset tarafından kendisinden düşük faiz beklenen ancak yüksek enflasyon nedeniyle faiz indirme ihtimali her an azalan Merkez Bankası’nın (TCMB) işini daha da zorlaştıracak.

Reuters’ın hesaplamalarına başvurduğu ekonomistler akaryakıt vergi artışlarının enflasyona doğrudan etkisini 0.4 puan hesaplarken, dolaylı olarak da bu tutarın yarısı kadar ek bir etkinin zamana yayılacak şekilde gerçekleşebileceğini bekleniyor.

Bu etki hali hazırda %17.14 ile iki yılın rekor seviyelerinde olan enflasyona ve beklentilere de yükseltici yönde yansıyacak.

20 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre benzin, motorin ve LPG ile bazı akaryakıt ürünlerinden alınan özel tüketim vergisi (ÖTV) %54, %78 ve %189 oranında artırıldı. ÖTV miktarı 95 oktan benzinde litre başına 0.8652 TL’den 1.3313 TL’ye, 98 oktan benzinde 1.0283 TL’den 1.5836 TL’ye çıkarıldı.

Buğday, arpa, kırmızı mercimek ve mısır gibi ürünlerde bu yıl kuraklık nedeniyle kayıplar artarken, vatandaş gıda ürünlerini pahalı tüketmek zorunda kalacak.

Türkiye'yi kasıp kavuran kuraklık nedeniyle hububat ürünlerinde büyük verim kaybı yaşanıyor. Buğday, arpa, mısır ve kırmızı mercimekte durumun çok kötü olduğunu söyleyen CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, piyasada yaşanacak açığın milyonlarca tonluk ithalatla doldurulacağını belirtti.

Kuraklığın dünya genelinde de yaşandığını ifade eden Gaytancıoğlu, ithalat fiyatlarının da katlanarak arttığını kaydetti. Ayrıca mısır ve arpadaki verim kaybı nedeniyle yem ithalatının da katlanacağını vurgulayan Gaytancıoğlu, ekmek, makarna, bisküvi ve et gibi ürünlere büyük bir zammın kaçınılmaz olduğunu aktardı.

İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da kuraklığın sert yaşandığını anlatan Gaytancıoğlu, Şanlıurfa'ya giderek arpa üreticisi çiftçilerle görüştüğünü dile getirdi. Gaytancıoğlu, “Arpanın samanı yok. Ürünler dolmamış, ocak ve şubatta yağış olmadığı için bitki beslenememiş. Çoğu üretici dekar başına 17-20 TL olan biçerdöver parasını ödeyemeyecek. ‘En azından tohum alayım' diyorlar ama o da çıkmıyor. Kırıkkale, Yozgat, Çankırı, Karaman, Konya'da da kayıplar var. Kayıp yüzde 50'yi buluyor” dedi.

YORUMLAR

REKLAM