“Yarın Çekip Gittiklerinde Bu Borç Milletin Omuzlarında Kalır”

GİRİŞ: 28.09.2020 09:27      GÜNCELLEME: 28.09.2020 09:27
Rasthaber -  İşsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin zirve yaptığına vurgu yapan Karamollaoğlu, “Ülkemizdeki ekonomik politikalar hep borca dayalı yapılıyor. Bütün yatırımlar borca dayalı, borç ödenemeyince alacakları kapıya dayanır. Bu borcu bizden alırlar. Osmanlı bundan 160 sene önce borç almaya başladı. Ondan sonra ödeyemedi, Düyûn-u Umûmiye geldi. Biz o borcun son taksitini 1953 yılında ödedik. Kimse bunu unutmasın. Bizi bu hale getirenler, yarın çekip gittiklerinde bu borç bu milletin omuzlarında kalacak” dedi.

Saadet Partisi’nde 7. Olağan Kongresinde Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu,  salondakilere hitap etti.
 
YOLSUZLUK HIRSIZLIK DEĞİL DİYENLER VAR
Türkiye ve dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini söyleyen Karamollaoğlu, siyasi atmosferin ve ekonomik şartların maalesef istediklerin yönde gelişmediğini belirtti.  Türkiye’nin bir numaralı meselesinin kutuplaşma olduğunu dile getiren Karamollaoğlu, “Farklı görüşlere sahip olsak da aynı milletin insanlarıyız. Adalete güven kalmadı. İşin ehline verilmesini istiyoruz. İktidar şeffaf değil. Ülkeyi yönetenler şeffaf olmalıdır. Halka her daim açık olmalılar. Şeffaflık olmazsa yolsuzluk artar. Toprak her geçen gün altımızdan kayar. Düşünce ve fikir özgürlüğü en önemli husustur. Bir insan fikirlerini söylemekten asla çekinmemelidir. Basın, yayın, fikir özgürlüğü olmazsa olmazımızdır. Kendi öz değerlerimizi kaybetmeye başladık. Ülkemizde son zamanlarda israf yolsuzluk zirve yaptı. Bunu savunanlar var. ‘Yolsuzluk hırsızlık değil’ diyenler var. Biz geçen seçimlerde yaşadık iktidar da bulunan bir ilçe başkanı ‘biz hırsızımıza sahip çıkarız’ diyor. Kimse de buna çıkıp tepki göstermiyor. Bu hırsız var demek anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

İŞSİZLİK, GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİK ZİRVE YAPTI
İktidarın ekonomi politikasını eleştiren Karamollaoğlu, “İşsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik zirve yaptı. Bizdeki işsizlik TÜİK verilerinin en az 3 katı kadar. Bazı ekonomistlere göre, Türkiye’de çalışma yaşına gelen işsizlik reel manada yüzde 40’a kadar çıktı. Bu da 20 milyonu geçer.  Böyle bir ülkede ekonomik refahı adil bir şekilde dağıtamazsınız. Çektiğimiz sıkıntılar için acil tedbirlere ihtiyaç var. Ülkemizdeki ekonomik politikalar hep borca dayalı yapılıyor. Bütün yatırımlar borca dayalı, borç ödenemeyince alacakları kapıya dayanır. Bu borcu bizden alırlar. Osmanlı bundan 160 sene önce borç almaya başladı. Ondan sonra ödeyemedi, Düyun-u Umumiye geldi. Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Batılılar dedi ki, biz o borcu sizden alırız. Biz o borcun son taksitini 1953 yılında ödedik. Kimse bunu unutmazsın. Bizi bu hale getirenler, yarın çekip gittiklerinde bu borç bu milletin omuzlarında kalacak” diye konuştu.

FAİZE İHTİYAÇ OLMAYAN BİR SİSTEM KURACAKSINIZ
Merkez Bankası’nın faiz artırımını değerlendiren Karamollaoğlu, şunları söyledi; “Merkez Bankası başkanını faizleri artıyor, indirmiyor diye görevden aldılar. Şimdi, ne oldu? Kendileri faizleri artırdı. Hani faizlerin karşısındaydınız. Yapamazsınız çünkü sistem öyle! Bu sistem faiz üzerinde inşa edilmiş. Siz faizin zararlı olduğunu görüyorsanız tedbir alacaksınız. Faize ihtiyaç olmayan bir sistem kuracaksınız. Faizi kaldırıyoruz demekle, faiz kalkmaz bugün ki şartlarla. Faizsiz bir yatırım bankası kuracaksın. Kar ortaklı sistemi ve kooperatifleştirmeyi getireceksin ondan sonra bak arkasından bu mesele nasıl çözülüyor. O zaman hep birlikte bunu yaşarız. Onun için bugün maalesef üretime dönük olmayan bir yatırım politikasıyla ülkemiz iflas etme noktasına getirildi.”

Karamollaoğlu, “İşsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik zirve yaptı. Bizdeki işsizlik TÜİK verilerinin en az 3 katı kadar” diye konuştu.

ÜLKEYİ YAŞANABİLİR HALE GETİRMELİYİZ
Karamollaoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’a yönelik sözlerine değinerek, “İç güvenlik meselesi endişe verici bir noktaya geldi. Bir İçişleri Bakanı, Anayasa Mahkemesi Başkanına diyor ki, ‘gözün kesiyorsa bir koruma almadan bisikletle işine git.’ Şuna dikkat edin;  İçişleri Bakanı, iç güvenliği sağlamakla yükümlü görevli. Ben seni koruyamam diyor. Kabahat burada Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın değil, İçişleri Bakanı’nındır. ‘Babayiğitsen git’ diyor. Ben tedbiri aldım sen git demiyor. O zaman bu ülke yaşanamaz bir ülke hale gelmiş demektir. Bizim amacımız Türkiye’yi yaşanabilir bir ülke haline getirmektir. Bu bizim hedefimiz. Bu herkese verdiğimiz bir güvencedir” ifadelerini kullandı.
 
TOPLUMSAL BARIŞI VE ADALETİ SAĞLAMALIYIZ
İktidara uyarılarda bulanan Karamollaoğlu, “Devlet yönetiminde liyakat önemlidir. Bir numaralı meselemiz toplumsal barışı sağlamalıyız. Adaleti sağlamalıyız. Liyakat sahibi insanları göreve getirmeliyiz. Şeffaf ve denetlenebilir bir yapı oluşturmalıyız. Paranın israf edilmemesi gerekiyor. Kalkınarak büyümeliyiz. Son olarak şahsiyetli bir dış politika sağlamalıyız. İktidarda bulanan muhalefeti hainlikle suçlamaması gerekiyor. İktidar muhalefettekilerle de konuşmalıdır. Müzakereye açık olmalıdır. Bizim gibi olmayanlara da kucak açmalıdır. Onun için biz insanları bir bütün olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Selim KAHRAMAN 1 ay önce
Temel beyi Kutluyorum. Gerçekler acıdır. Bütün söyledikleri Devlet nizamına uygun ve hassas noktalar. Kamusal alanda Şeffaflık, liyakat olmalı.... Eğitim, Sağlık ve Adalet sisteminde fırsat eşitliği hakim olmalı... toplumsal barış sağlanmalıdır. Türkiye' de yaşayan her bireyin bu adil durumu göreceği ve hissedeceği sistemsel mekanızmanın devreye gireceğine olan umudumuzu koruyoruz. Insan odaklı Katkı sunan herkese selamlar...

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM