Yardımları Engellemek Kendilerine Fatura Edilecek

GİRİŞ: 16.05.2020 10:26      GÜNCELLEME: 16.05.2020 10:26
Rasthaber -  Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında gazeteci Yavuz Oğhan’ın  gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, iktidarın kutuplaştırma üzerinden sürdürdüğü politikası ile ittifaklar konusunda önemli tespitlerde bulundu.

Her partinin kendi programı var

Millet İttifakı ve yeni ittifaklarla ilgili sorulara da cevap veren Karamollaoğlu, “Millet İttifakı bir koalisyon değil, bir seçim ittifakı. Her partinin kendi programı var. Seçime giderken yüzde 10 barajı engel olduğu için biz böyle bir ittifakın içinde yer aldık. Bir de başkanlık sistemi Türkiye’ye tam uymadı, bunu değiştirmek için ittifakta yer aldık. Genel seçimlere giderken elbette belki yeni ittifaklar çıkabilecek. Yeni partiler de mutlaka bir ittifakta yer almak isteyecek” dedi.

BU MÜCADELE SİYASİ RANTA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ

Türkiye’deki koronavirüs mücadelesiyle ilgili sağlık çalışanlarını tebrik eden Karamollaoğlu, “Sağlık çalışanlarımız çok büyük bir gayretle bu konunun üzerine gittiler. Sağlık Bakanı’nı da tebrik ediyorum. Böyle dönemlerde ufak tefek eksiklikler, yanlışlıklar olabilir. Hakikaten en az zayiatla atlatma durumundayız gibi gözüküyor. Ama bunu bir siyasi ranta devşirme politikası olarak iktidar tarafından güdülmemeli. Şu meydana gelmemeli; ‘Bakın ben yaptım, benim dışımda kimse yapmadı. Benim dışımda yapanlara zaten izin vermem. Yapanlar da paralel devlettir’ yaklaşımı da doğru değildir” diye konuştu.

YARDIMLARI ENGELLEMEK EN SONUNDA İKTİDARA FATURA EDİLİR

Belediyelerin yardım kampanyalarının engellenmesinden sonra farklı formüllerle vatandaşın ihtiyaçlarını gideren belediyelerle ilgili de Karamollaoğlu, “El koymayı, belediyelerin yardımlarının engellenmesini hakikaten havsalam almıyor. Yani hedef, maksat halkın sağlığı, halkın ihtiyaçlarının giderilmesiyse bunu topyekûn bir seferberlik hâletiruhiyesi içinde yapmamız icap eder.  Başkalarının elini tutarak, ‘aman ha sen yardım yapma çünkü bunun neticesinde buradan bir siyasi rant çıkacak, bu ranta ben seni ortak etmem.’ Bu mantığı kabul etmek mümkün değil ki. Bu tür durumlarda dertler, sıkıntılar artar. İktidar ise muhalefetin yardımlarını keser ya da engellemeye çalışırsa bu daima iktidara zarar verir. Ben bunu nasıl göremiyorlar, onu anlamıyorum. Bunu göremedikleri için ciddi bir hata yapıyorlar. En sonunda ise kendilerine fatura edilecek” değerlendirmesinde bulundu.
 
BİR TİYATRO SAHNELENİYOR

Belediyelerin yaptığı çalışmaları başarılı bulduğunu kaydeden Karamollaoğlu, “Bir oyun oynanıyor, tiyatro sahneleniyor gibi. İktidar ‘yapma’ diyor, onlar da oturdukları yerden proje üretiyorlar. ‘Ben şöyle yaparsam daha rahat bir duruma hitap etmiş olurum. Şu ödemelerden muaf tutarsam onların sempatisini kazanırım.’ Elbirliğiyle yapılacak bir kampanya, ‘komedi’ diyemem, ‘trajedi’ de diyemem ama acayip bir durumla bizi karşı karşıya bıraktılar. Siz yardım yaparken başkasının yardım yapmasına engel olursanız bu sizin hanenize artı puan olarak yazılmaz. Paralel devlet dense bile. Böyle bir mantık hiçbir yerde kabul görmez. İnsanlar muhtaç. Bu sayının çok olduğu kanaatindeyim ama biz bunu henüz tam hissetmedik” dedi.

EN AZ 400-500 MİLYARLIK KAYNAK SAĞLAMALIYIZ

Koronavirüse karşı sağlıktaki başarıyı sağlık çalışanlarının özverisine bağladığını kaydeden Karamollaoğlu şöyle devam etti: “İktidarın yapacağı bir şey yok. Kâr garantisi vererek yaptırdığı hastaneler bugün pandemide on paralık iş görmüyor. Yok böyle bir şey. Şu anda devletin kasasından milletin parası buralara akıyor. Bunu başarı olarak göstermek doğru değil. Bu onlara zarar veriyor. Muhtaçların adedi az değil. 4,5 milyona yakın insanın işsiz olduğu bir dönemde bu pandemiye yakalandık. Ayrıca çalıştığı halde ve emekli olduğu halde geçimini sağlayamayan insanlar da var. Bunlar lafla gemiyi yürütmeye çalışıyor. Lafla peynir gemisi yürümez. İcraat olması lazım. Böyle bir masalı kimse yutmaz. Verilen yardımlarda Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının çok gerisinde kaldık. Bugün en kötü şartlarda 400-500 milyar liralık kampanyalar açılması lazımdı. ‘Banka aylık yüzde 13 faizle kredi verecek’ deniyor. Bu yardım değil. Milletin soyulması. Bankalarda krediyi muhtaçlara değil, yarın kendisine geri ödeme yapabilecek kişilere veriyor. Bana göre bu kredi ucuz bir kredi değil. Dünyanın neresine giderseniz ‘deli misiniz’ derler, yüzde 13’le kredi alana. Siz bunu başarı olarak sunuyorsunuz.”

AYNI MASAYA OTURACAKLARINI ZANNETMİYORUM

Türkiye’nin problemleri olduğuna vurgu yapan Karamollaoğlu, “Birincisi kutuplaşma. Diğeri adalet, liyakat ve en önemlisi şeffaflık. Siz denetlenebilir değilseniz sizin söylediğinize nasıl itimat edeyim? Denetlenmeye neden açık değilsiniz? Bu, insanların zihninde tereddüt oluşturuyor. Muhalefeti ve belediyeleri bile dışlamak mantıklı yaklaşım tarzı değil. En isabetli kararı bir sağlık kurulu oluşturması oldu. Ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın üslubunda, tavrında değişiklik görmüyorum. Halbuki bunda değişikliğe ihtiyaç var. Şu anda Cumhur İttifakı olarak iki partinin birbirlerinden farkı yok gibi. Kendi politikaları farklı ama herkes uygulamadan memnun. Bahçeli, Akşener’in kendi karşısında güçlenmesini arzu etmez. Bu yüzden aynı masaya oturacağını düşünmüyorum. Buna aslında ihtiyaç var, zor da değil. Bundan sonra iktidar sürekli olarak güç, oy kaybedecek. Bunu önlemenin yollarından bir tanesi muhalefetle dirsek temasına geçip, ‘bazı yanlışlıkları birlikte yapıyoruz’ demekle olabilir. İktidar bunun farkında değil. Sevap da, suç da kendisine ait” diye konuştu.
 
TAYYİP BEY, TEK PARTİ SİSTEMİNE ÖZENİYOR

Kutuplaşmanın insanların düşünmesine fırsat vermediğinin altını çizen Karamollaoğlu, “Kutuplaşmayı, kamplaşmayı körükleyen çevreler insanların düşünmesini arzu etmeyen çevrelerdir. İnsanlar düşündüğü zaman doğru ve yanlışı, iyi ve kötüyü görür. CHP iktidardayken hatalarıyla ortaya çıkar. Şu anda CHP’yi tenkit etmek mümkün. Erdoğan, 70 sene önceki uygulamalarıyla tenkit ediyor. Doğru ben de tenkit ediyorum. Ama aradan 70 sene geçmiş. Tayyip Bey onların tek parti sistemine özeniyor. Hoşuna gitmiş. ‘Tek parti olursa istikrar olur!’ Tek partide de ben iktidarda olduğuma göre... Ona göre bu tarafları iyi! Tabii bunları da böyle söylemiyor, başka bir şekilde ifade ediyor” dedi.

YENİ İTTİFAKLAR ÇIKABİLİR

Millet İttifakı ve yeni ittifaklarla ilgili sorulara da cevap veren Karamollaoğlu, “Millet İttifakı bir koalisyon değil. Bu bir seçim ittifakı. Her partinin kendi programı var. Seçime giderken yüzde 10 barajı engel olduğu için biz böyle bir ittifakın içinde yer aldık. Bir de başkanlık sistemi Türkiye’ye tam uymadı, bunu değiştirmek için ittifakta yer aldık. Seçime giderken bu ittifak sağlandı. Şimdi her partinin kendi programı var. Mahalli seçimlere giderken Cumhur İttifakı şehirleri kendi aralarında paylaştı. Orada başka bir koalisyon gibi bir hava oluştu. Aynı şey Millet İttifakı’nda da oldu. Bazı yerlerde İYİ Parti, bazı yerlerde CHP girmedi. Ama biz Türkiye’nin bütün bölgelerinde seçime girdik. Onun için orada bir seçim ittifakından söz etmek doğru olmaz. Genel seçimlere giderken elbette belki yeni ittifaklar çıkabilecek. Ama iktidar bu ittifakını devam ettirmekte. Çünkü bu bir ittifak değil sadece, bir koalisyon gibi aynı zamanda. Çünkü Bahçeli; doğrudan doğruya bazı kararlarda etkili. Bazı tayinlerde etkili. Bu yüzden orada bir ‘koalisyon var’ diyebiliriz. Cumhur İttifakı dışındakiler için zaman geldiğinde mutlaka o günkü siyasi şartlara göre ittifaklar yapılacaktır. Yeni partiler de mutlaka bir ittifakta yer almak isteyecek. Seçime tek başına girmek istemeleri bana göre çok zayıf bir ihtimal” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM