Türkiye'de Hapishanelerde ‘Koronavirüs’ Tehlikesi

GİRİŞ: 16.03.2020 11:16      GÜNCELLEME: 16.03.2020 11:16
Rasthaber -  Koronavirüsün Türkiye’ye yayılması geniş kitlelerin bir arada bulunduğu cezaevlerindeki durumu akıllara getirdi. Ülkedeki toplam 375 hapishanede yaklaşık 300 bin mahkûm bulunurken bunlardan 2 bin 500’ü çocuk, annesinin yanında kalan çocuk sayısı da 780. Ayrıca hapishanelerde kalan bin 333 hasta tutukludan 457’si ise ağır hasta. Tüm bunlar koronavirüsün cezaevlerinde ne gibi etkilere neden olacağını gündeme getirdi.

Geçen günlerde virüsün cezaevlerinde yayılmamasına yönelik tedbir aldıklarını açıklayan Türkiye Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ise açık ve kapalı tüm cezaevlerindeki görüşlerin, aile görüş odalarının kullanımının, nakillerin iki hafta süreyle ertelendiğini belirtti. Son dönemde yurtdışına çıkmış olan ziyaretçilerin tutuklu ve hükümlüleri ziyaret etmesine izin verilmeyeceği de bildirildi.

Bakanlığın tedbirlerinin tutukluları koruyucu nitelikte olmadığına değinen İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishaneler Komisyonu Sözcüsü Avukat İlhan Öngör, “Cezaevlerinde mahpuslar dışında dışarıyla bağlantılı olan birçok infaz koruma memuru bulunuyor. Bu yönüyle riskli bir durum söz konusu” dedi.

Hasta tutukluların en riskli grup olduğunun altını çizen Öngör, şöyle konuştu: “Ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenmesi gerekir ki zaten mevcut halde yeterli sağlık hakkına erişemiyor. Cezaevlerindeki kapasite fazlalığı virüsün daha çok yayılması endişesine sebep oluyor. Mahpusların görüşlerinin yasaklanması elbette ki hak ihlaline neden oluyor. Bu süreçte görüşlerin yasaklanması aileler için ciddi kaygıların oluşmasına sebebiyet verir. Anayasal güvence altına alınan aile ve özel hayatın ihlaline sebep olur.”

Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın ise cezaevlerinin zaten büyük bir sorun olduğunu dile getirdi. Koronavirüs nedeniyle daha büyük sorunların ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Aydın, şöyle dedi: “Bir görüş ya da ziyaret olmazsa sanki sorun yokmuş gibi bir tablo çıkıyor ortaya ancak mesele sadece bu değil. Sadece mahpusların aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmeme meselesi de değil. İnfaz koruma memurlarının da hapishaneye girmemesi ya da çıkmaması gibi bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu bir yandan sağlık diğer yandan da bir özgürlük ve güvenlik meselesi ortaya çıkıyor.”

 

 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM