Türk-İş Genel Başkanı: Kolay Günler Görmeyeceğiz

GİRİŞ: 04.05.2020 09:41      GÜNCELLEME: 04.05.2020 09:41
Rasthaber -  Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Ergün Atalay, "Dürüst ve gerçekçi olmamız lazım, kolay günler görmeyeceğiz. Olası bir normalleşme durumunda, hepimizi ciddi bir mücadele süreci bekliyor" dedi.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın sorularını yanıtlayan Türk-İş Genel Başkanı Atalay, yeni tip Koronavirüs salgınıyla mücadele sürecinde sendikalar ve üst örgütleri konfederasyonların, tüm emek dostu kuruluşların, aralarındaki ayrılıkları sona erdirip bir araya gelmek zorunda olduğuna işaret etti. “Önümüzdeki yıl 1 Mayıs’ı birlikte alanlarda kutlamalı, işçinin taleplerini bir ağızdan seslendirmeliyiz” diyen Atalay, Koronavirüs’ün çalışma hayatına etkilerini, işçilerin hak gaspları yaşadıklarını anlattı.

"Ücretliler arasında ilk kayıp yaşayanlar düşük vasıf gerektiren işlerde çalışanlar oldu"

Hak gasplarının tüm dünyanın sorunu olduğunu, salgının ilk olarak en güvencesiz, en korumasız en düzensiz işlerde çalışanları etkilediğini anlatan Atalay, "Ücretliler arasında ilk kayıp yaşayanlar düşük vasıf gerektiren işlerde çalışanlar oldu. Yüksek vasıf gerektiren işlerde çalışanların da garantisi yok. Süreç böyle devam ederse aşama aşama emeğiyle yaşamını sürdüren herkes bundan darbe alacak. İşçiler olarak sorunlarımız, konuştuğumuz konular değişti. Dün ücretlerin yetersizliğinden, işçi haklarının nasıl geliştirileceğinden söz edilirken bugün gelir güvencesinin nasıl sağlanacağı, işi korumak için çaba gösteriliyor" diye konuştu.

"Ücretsiz izin döneminde işçilere ödenecek tutar yeterli değil; 1.177 liraya mahkûm edildiler"

3 ay işten çıkarmanın yasaklandığı yasayla ilgili de konuşan Atalay, ücretsiz izne gönderilen çalışana günlük 39 lira ödenmesi uygulamasını da içine katarak şu değerlendirmede bulundu:

"İşten çıkarma yasağının getirilmesini olumlu bir adım olarak görüyoruz. Ancak ücretsiz izin uygulamasının tek taraflı olarak işverene tanınması yanlıştır. Üstelik ücretsiz izin döneminde işçilere ödenecek olan tutar kesinlikle yeterli değildir.

Çalışan 1.177 liraya mahkûm edildi. Bundan da damga vergisi kesiliyor, İşsizlik aylığına erişim şartları ile yapılan ödemenin iyileştirilmesini talep ettik. Asgari ücretin yetersiz olduğu bir durumda, söz konusu ödeme işçi ve ailesinin gıda masrafını dahi karşılamayacak düzeydedir. Emekçiye “vermeseydiniz de olurdu” dedirten bir düzenlemedir. Mutlaka yeniden gözden geçirilmelidir. İşsizlik Sigortası Fonu işçiler içindir, işverenleri teşvik etmek için değildir."

"Kısa çalışma ve işsizlik ödeneğini hak etme koşulları gözden geçirilmeli"

Koronavirüs salgını sürecinde hükûmetin çalışanlar için attığı adımları yeterli bulmadığını ifade eden Atalay, şu önerilerde bulundu:

"Özellikle işten çıkarmaların yasaklanması atılan önemli adımlar arasında. Ancak, kısa çalışma ve işsizlik ödeneğini hak etme koşullarının bu süreçte işçi ve ailelerin gelirden uzak kalmasını engellemek amacıyla gözden geçirilmesi gerekmektedir

İşverenlere verilen can suyu, nefes kredisi gibi, bu yöndeki düzenleme de işçi ve ailesine verilen bir nefes olacaktır. Bu dönemde, çalışanların ihtiyaç kredileri ödemeleri ile kredi kartı borçlarının faizsiz olarak belli bir süre ertelenmeli.

Elektrik, doğalgaz, su, telefon gibi zorunlu fatura ödemelerinde belirli bir tutara muafiyet getirilebilir. Emekçilere yönelik düzenlemeler son derece yetersiz. Kapsamlı doğrudan nakit destekleri sağlanmadığı sürece emekçiler bu süreci rahat atlatamaz."

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM