Suriye'deki Saldırı Türkiye İçin Yeni Bir Dönemin Miladıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Meclis grup toplantısında konuşuyor.
GİRİŞ: 05.02.2020 12:02      GÜNCELLEME: 05.02.2020 12:02
Rasthaber -  Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: 
- Önceki gün İdlib'de uğradıkları saldırı sonucu şehit olan 7 askerimize ve 1 sivil personelimize Allah'tan rahmet diliyorum. Türkiye'nin Suriye politikası hakkında kapsamlı değerlendirme yapmak istiyorum. Türkiye'nin Suriye'deki varlığı keyfekeder bir tercihi sonucu ortaya çıkmış değildir. Suriye'de 2011 yılında başlayan iç çatışmalardan uzak durmak için yıllarca sabrettik. Rejimin saldırılarından kaçan Suriyeli kardeşlerimize kapılarımızı açmakta tereddüt etmedik. 2015 yılından itibaren Suriye'deki kriz tamamen kontrolden çıktı.

- Rusya ile yaşadığımız ve bir provakasyon olarak kabul ettiğimiz, FETÖ'nün bizzat içinde olduğu uçak krizi, bizim açımızdan Suriye meselesini daha da karmaşık hale getirdi. Adana Mutabakatı Türkiye'nin gerektiğinde Suriye topraklarında operasyon yürütme hakkı tanıyor. Bazıları sizin 'Suriye topraklarında ne işiniz var?' diyor. Amerika'yı da davet etmedi. Elimizde kapı gibi Adana mutabakatı anlaşması var, biz bu anlaşma gereği oradayız. Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirdiğimiz terörist sayısı 4 bin 500'ü buldu. İdlib'de gözlem noktası kurduk. Tüm bu süreçleri Amerika ile Rusya ile birlikte en üst düzeyde tesis ettiğimiz temaslarla yürüttük. Güney sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturma gayretleri hiç durmadı. Aslında dert petrol kuyularıydı. Kimin iştahını kabarttığı da ortadaydı. 2019 Ekim ayında Amerika ile mutabakatı sağlayarak Barış Pınarı Harekatı'nı başlattık.

- Suriye'de anlaşmalara uyulmuyor. Önceki gün askerlerimize yapılan saldırı Türkiye açısından Suriye'de yeni bir dönemin miladıdır. Türk askerinin kanının aktığı yerde hiçbir şeyin aynı şekilde devam etmesine izin veremeyiz. 

- Türkiye her ne yapacaksa bunu hiçbir masumun canına, malına zarar gelmeden yapma prensibi ile hareket ediyor. Medeniyetimizin ve kültürümüzün bize gösterdiği yol zalimin başını ezmek, mazluma sahip çıkmaktır. Putin'le görüşmemde rejimin Soçi mutbakatına uygun bölgeye çekilmesini istedim. Rejim şubat ayı içinde gözlem noktalarımızın gerisine çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır. Rejim, nasıl muhalif grupların en küçük bir ihlaline, sivilleri de hedef alan ağır saldırılarla karşılık veriyorsa bundan sonra rejimin ihlalleri de askeri unsurlarına yönelik olarak mukabil şekilde cevaplandırılacaktır.

- TSK'nın hava ve kara unsurları ihtiyaç duyduğumuzda tüm hareket bölgelerimizde ve İdlib'te serbestçe hareket edecekler, gerektiğinde operasyon yürüteceklerdir. Askerlerimize ve birlikte çalıştığımız dost unsurlara yapılan her saldırı kaynağın aidiyetine bakılmaksızın ve herhangi bir ikaz yapılmaksızın misliyle cevaplandırılacaktır. Madem İdlib bölgesindeki askerlerimizin güvenliği sağlanamıyor, öyleyse bunu bizzat yapma hakkımızı kullanmamaza kimse itiraz edemez.

- Bizim hiçbir müttefikimizle, hiçbir dostumuzla, hiçbir ülkeyle karşı karşıya gelmek gibi bir niyetimiz, amacımız, derdimiz söz konusu değil.

- Rusya ile olan dostluğumuz ve işbirliğimizin sürmesine özel önem veriyoruz. Derin ilişkilere sahip olduğumuz Rusya'dan tek beklentimiz Suriye'deki hassasiyetleri anlamasıdır.

- Putin ile Suriye ve Libya'daki beklentilerimi doğrudan ifade ettim. Kendisiyle yeniden bir araya geleceğiz. Verilen sözlerin takipçisiyiz.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM