Savcılıklardaki Dosyalar 10 Yılda Yüzde 53 Arttı

GİRİŞ: 25.06.2020 09:50      GÜNCELLEME: 25.06.2020 09:50
Rasthaber -  Adalet Bakanlığı 2019 yılı Adalet İstatistikleri açıklandı. Buna göre, Cumhuriyet başsavcılıklarına son on yılda gelen dosya sayısı yüzde 52.9 oranında arttı. Oysa aynı dönemde nüfus artışı yüzde 12 düzeyinden gerçekleşti. Artışın baskı rejimi iddialarına paralel olarak yükseldiği görüldü. Bu süreçte başsavcılıklara gelen ilamlardaki artış ise yüzde 290.2 olarak gerçekleşti.

Dava dosyasındaki artış daha düşük

Mahkemelerde görülen dava sayısındaki artış, Cumhuriyet başsavcılıklarına gelen dosyaların gerisinde kaldı. Adli mahkemelere 2010 yılında gelen toplam dava sayısı 6 milyon 34 bin 179 iken 2019 yılında 6 milyon 897 bin oldu.

BirGün'den Nurcan Gökdemir'in haberine göre Hakim başına düşen dava sayısı da geriledi. Adli yargı hakimine düşen dava sayısı son on yılda yüzde 29.5, idari yargıda yüzde 30.2 azaldı. Bir adli hakime düşen yıllık dava sayısı 2010 yılında bin 142 iken 2019 yılında 805’e geriledi. İdari mahkemelere 2010 yılında gelen toplam dava sayısı 585 binden 2019 yılında 578 bin 228’ e düştü. Bir hakimin baktığı dava sayısı on yılda 616 iken 2019 yılında 430 oldu.

Ceza mahkemelerindeki dava sayısı da aynı dönemde yüzde 0.6 azaldı. 2010 yılında ceza mahkemelerindeki dava sayısı 3 milyon 129 bin 326’dan on yılın sonunda 3 milyon 110 bin 71’e geriledi.

Yargıtay'daki dosyalar da azaldı

Yargıtay öncesi getirilen itiraz mekanizmalarının da etkisiyle yüksek mahkemedeki dosyaların sayısı da 10 yılda azaldı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın rakamların yargı soruna olduğuna işaret ettiğini belirterek, "Suç oranlarındaki artış ya da yargının bazı meselelere ilişkin tutumu özellikle ifade özgürlüğü, Cumhurbaşkanı’na hakaret ya da sosyal medya paylaşımlarına yönelik başlatılan soruşturmalar gibi meselelerde yargının sorunlu yaklaşımları olduğunu ortaya koyuyor. Yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığı Türkiye’de önemli bir sorun. Yine sosyal ve ekonomik meselelerde özellik siyasi aktörlerin kullandığı şiddet ve nefret dili topluma bu şekilde yansıyor. Türkiye eğer suç işleme oranında yüksek artışlar olduysa bunun altında ekonomik sosyal ve siyasal politikalar yatıyor. Bununla mücadelenin yolu ekonomik ve sosyal politikalara öncelik tanınması. Kullanılan şiddet ve nefret dilinin terk edilmesi ve yargıda tarafsız ile bağımsızlığının sağlanmasıdır.” dedi

 

YORUMLAR

REKLAM