NATO'nun Omzunda, S-400'ler İçin Taviz Sinyali

GİRİŞ: 11.06.2021 12:02      GÜNCELLEME: 11.06.2021 12:02
Rasthaber -  Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kuzey Atlantik Konseyi (NAC) onayı ile tamamlanarak 'Uluslararası Askeri Kuruluş' statüsüne ulaşan Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Komutanlığının (DGMM/NATO MARSEC COE) resmi açılış törenine katıldı.

Hürriyet gazetesinin aktardığına göre törende konuşan Milli Savunma Bakanı Akar, "2005 yılında Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezini kuran Türkiye, bugün de Uluslararası Deniz Güvenliği Askeri Projelerinde küresel bir marka ve lider olacağına inandığımız NATO Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığını kurarak ittifaka katkılarına devam etmektedir. 27 mükemmeliyet merkezinin 14'üne sponsor olmanın yanı sıra böyle bir kuruluşa ev sahipliği yapmaktan dolayı da büyük mutluluk duyuyoruz. NATO ve müttefiklerin de katkısı ile Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı'nın, deniz güvenlik harekatına yönelik eğitim, araştırma, geliştirme ve karşılıklı çalışabilirlik konularında önemli bir boşluğu dolduracağını ve NATO'nun ortaklık ruhuna önemli katkılar sağlayacağını değerlendiriyorum" dedi. Bakan Akar, şöyle devam etti:

"Türkiye olarak inancımız odur ki NATO, varoluş gerekçesini korumakta ve NATO'nun önemi giderek artmaktadır. Bu nedenle ittifak daha da güçlendirilmeli ve NATO'nun gerçek bir müttefiklik ruhu içinde çalışması sağlanmalıdır. NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, ittifakın yükünü ve tüm değerlerini paylaşarak NATO'yu kendi güvenliğinin merkezine koymakta ve aynı zamanda NATO'nun güvenliğinin merkezinde yer almaktadır. Yine NATO'ya kuvvet katkısında birinci, komuta yapısı dahil, NATO misyon, harekat ve karargahlarına yaklaşık 3 bin personel ile iştirak ederek sıralamada ilk beş ülke arasındadır.

Bunun yanı sıra gayri safi milli hasılasının yaklaşık yüzde ikilik oranı ile askeri bütçeye en fazla katkı sağlayan ilk sekiz ülke arasında yer almaktadır. Özellikle belirtmek isterim ki Türkiye, bölgesindeki risk, tehdit ve tehlikeler ile meşguliyetine rağmen ittifakın tatbikatlar, kuvvet yapısı ve kadrolarına kesintisiz bir şekilde katkı sağlamaya devam etmekte, NATO ve Avrupa'nın sınırlarını teröre, kaçakçılığa ve insan kaçakçılığına karşı korumak için ne gerekiyorsa yapmaktadır.

NATO müttefiklerimiz, dünyanın birçok bölgesinde terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadele etmişlerse de maalesef PKK/YPG terör örgütüne karşı aynı kararlı duruşu göstermemiştir.

Türkiye, ulusal güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit eden PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütünün Suriye'nin kuzeyindeki eylemlerine karşı, birlikte mücadele için müttefiklerine sayısız çağrıda bulunmuştur. Defalarca NATO müttefiklerimize Suriye'de bir güvenli bölge oluşturulmasını önerdik ve birlikte bazı planlar üzerinde mutabık kaldık. Ne var ki bu mutabakatların gereği yerine getirilmedi ve Türkiye terörle mücadelede yalnız bırakıldı.

Türkiye, Suriye halkının acılarını dindirmek için en büyük yükü omuzlamış NATO ülkesidir ve Türk Silahlı Kuvvetleri de DEAŞ ile göğüs göğüse çarpışan tek NATO ordusudur. Beklentimiz, terörle mücadele konusunda müttefiklerimizin bizimle ortak hareket etmeleri, Türkiye'nin ciddi güvenlik kaygılarına birlikte çözüm aramaları ve yanımızda durmalarıdır. Tüm komşularımızın sınırlarına, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygılıyız. Kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında gözümüz yoktur. Mücadelemiz, terörledir, teröristledir." ifadelerini kullandı.

Akar dün akşam ABD'li mevkidaşı ABD Savunma Bakanı Llyod James Austin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi:

"Ancak Kıbrıs dahil, Mavi Vatanımızdaki hak, alaka ve menfaatlerimizi korumakta azimliyiz, kararlıyız ve buna muktediriz. Hiçbir oldu bittiye müsaade etmeyiz. Ülkemize yönelik risk ve tehditlerin en üst düzeye yükseldiği bir dönemde hava savunma sistemlerinin temini için müttefiklerimizle görüşerek ABD'den Patriot, Fransa-İtalya'dan SAMP-T alma girişimlerinde bulunduk. Ancak bu, çeşitli nedenlerle mümkün olmadı. Bunun üzerine istediğimiz şartları sağlayan Rusya'dan S-400 hava ve füze savunma sistemlerini satın aldık. Bunları gizli saklı yapmadık, gizli bir gündemimiz hiçbir zaman olmadı. Bu sistemleri almaktaki temel amacımız, ülkemizi ve 84 milyon vatandaşımızı havadan gelecek muhtemel tehditlere karşı savunmaktır.

Muhataplarımızın bu konuda teknik anlamda kaygısını ele almaya hazır olduğumuzu da defalarca belirttik. Görüşmelerde açık ve şeffaf davranıyoruz. Makul ve mantıklı çözümler her zaman mümkün. Türkiye'nin NATO'ya katkısı ve NATO'nun Türkiye ile işbirliği, F-35'lerden, S-400'lerden çok daha derin ve kapsamlıdır. Bunu, NATO Genel Sekreteri Sayın Stoltenberg de açıkça ifade etmiştir. Sonuç olarak Türkiye'nin içinde olduğu NATO, daha anlamlı ve daha güçlüdür ve geleceğe daha emin adımlarla ilerleyecektir."

Düzenlenen törende NATO yetkililerin kayıtlı video mesajları yayınlandı. Yapılan konuşmaların ardından kurdele kesimi ve fotoğrafa çekimi ile tören sonlandırıldı.

Bilindiği gibi dört gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzası ile Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile şeker kotalarına yönelik yönetmelikte değişikliğe gidildi.

Nişasta bazlı şekerlerin kotası yüzde 100 artırılarak, yüzde 2.5’ten yüzde 5’e çıkarıldı. Şeker piyasasının düzenleme ve denetimine ilişkin, ikisi Cumhurbaşkanlığı yönetmeliği olmak üzere hazırlanan 3 ayrı yönetmelik dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, nişasta bazlı şekerlerin kotası yüzde 2.5’ten yüzde 5’e çıkarıldı.

Muhalefet söz konusu kararın zamanlamasına dikkat çekti. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Erdoğan eli boş gitmiyor Biden'a şeker yaptırmış. Nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 2,5’tan yüzde 5’e çıkarılması korkunç bir karardır. 2019’da kamuoyu tepkisi ve meclisteki mücadelemiz ile düşürülen kotanın yeniden yüzde 5’e yükseltilmesinin izahı yoktur” dedi.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM