Malatya'da NaTO'ya ve Üslerine Hayır Ve Keşmir'e Destek Eylemi

GİRİŞ: 06.09.2019 22:30      GÜNCELLEME: 06.09.2019 22:30
Rasthaber -  Kürecik NATO Radar Üssüne Hayır İnisiyatifi tarafından bugün Malatya Soykan Meydanında NATO'ya ve Üslerine Hayır temalı basın açıklaması düzenlendi.


'Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi', 'Katil NATO Türkiye'den Defol', 'Kürecik İncirlik Kapatılsın', 'NATO Üsleri Kapatılsın', 'Keşmir Halkı Yalnız Değildir', 'Free Keşmir', 'Direne Direne Özgür Keşmir'e', 'İbrahim Zakzaki Yalnız Değildir', 'Kahrolsun İsrail Kahrolsun Hindistan', 'Hizbullah'a Hamas'a Direnişe Bin Selam', 'Kudüs'e Selam Direnişe Devam', 'Gazze'ye Selam Direnişe Devam' sloganlarının eşliğinde Kudüs Günü sitesi yayın yönetmeni Kemal Kemahlı'nın okuduğu bildiride ayrıca Keşmirli Müslümanlara destek verilirken Siyonist İsrail'in İslam ülkelerine yaptığı son saldırılar şiddetle kınandı.

Okunan basın açıklamasının tam metni aşağıdaki şekildedir:

Bismillahirrahmanirrahim.

Değerli basın mensupları ve aziz vatandaşlarımız!

Eylül ayının ilk cumasında ‘NATO’YA VE ÜSLERİNE HAYIR’ demek için yeni bir basın açıklamasında daha sizlerin huzurundayız.

Malumunuz olduğu üzere Hicri Kameri aylardan olan Muharrem ayına girmiş bulunuyoruz. Muharrem’in onunda yani Aşura gününde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav)’nın ciğer paresi Hz. İmam Hüseyin, ailesi, akrabaları ve arkadaşlarıyla beraber Kerbela çölünde lanetlik Yezid’in ordusu tarafından hunharca şehit edildi. İslam alemi ve milletimiz bu acılı günü yüzyıllardır matem ve yas günü olarak idrak etmekte ve Kerbela şehitlerine mersiyeler okuyup göz yaşı dökmektedir. Mateminizin, yasınızın ve göz yaşlarınızın dergahı ilahide kabul olmasını ve bu günün İslam aleminin ve insanlığın Tevhid-Nübüvvet-İmamet ve Adalet ekseninde dirilişine ve direnişine vesile olmasını yüce Mevlamızdan niyaz ediyoruz.   

Bilindiği gibi ülkemizin ABD ve NATO ile ilişki kurmaya başladığı ilk yıllardan bu yana, Türkiye bu ilişkiden hep zararlı çıkmıştır.

Büyük Şeytan Amerika ve bir terör organizasyonu olan NATO, güvenilmez birer ortak olduklarını her defasında ispat etmelerine rağmen, rahmetli Necmeddin Erbakan hocamızın iktidar ortağı olduğu dönemler hariç, her dönemde devlet adamlarımız adeta celladına aşık bir mahkum psikolojisiyle hareket etmişlerdir.

Bu bağlamda yöneticilerimiz yeni bir akıl tutulması yaşamaktadır. Suriye’nin Kuzeyinde ABD ile güvenli bölge oluşturmak sonuçsuz bir girişimdir. Şimdi biz sormak istiyoruz: ‘90’lı yıllarda Çekiç Güç tecrübesini yaşayıp ABD’nin ne kadar güvenilmez bir ülke olduğunu görmedik mi?’

ABD ile ‘Güven’ kelimesinin yan yana gelmesi mümkün değildir. ABD bu güne kadar Türkiye’ye verdiği hiçbir sözü tutmamıştır. Amerika sadece Siyonist İsrail’in, desteklediği terör örgütlerinin ve kendi menfaatinin peşinde koşar. ABD’nin Batı Asya’daki nihai hedefi Suriye, Irak, Türkiye ve İran’ı parçalamaktır.

Coğrafyamızda yaşanan sorunlar bölge ülkeleri arasındaki diyalog ve işbirliği ile çözülebilir. Bunun dışındaki tüm girişimler bölgedeki kaosu daha da derinleştirir. Bu yüzden bölgede ABD’siz bir çözüm aranmalıdır.   

Değerli basın mensupları ve aziz vatandaşlarımız!

Coğrafyamızda yaşanan son sıcak gelişmeler dikkate alındığında ülkemizin bir an önce NATO’dan çıkma süreci başlatılmalı bu bağlamda ilk iş olarak Seyyid Battal Gazi’nin şehrinde kurulu olan ve Siyonist İsrail’e hizmet eden Kürecik NATO Radar üssü hiç vakit kaybetmeden sökülmeli burada çalışan ABD’li ve İsrailli personel ülkelerine gönderilmelidir.

Türkiye’nin ABD’nin uydusu olmak istemediğini ilan etmenin tam zamanıdır.

Biz, tüm siyasi partileri ülkemizin NATO’dan çıkması ve üslerin kapanması yönünde ortak irade göstermeye ve karar almaya; ayrıca Sivil Toplum Kuruluşlarını, alimleri, aydınları ve kanaat önderlerini bu konuda toplumu cesaretlendirecek açıklamalar yapmaya davet ediyoruz.

Biz, ülkemizde anti emperyalist ve anti Siyonist bilincin artması ve kök salması ve ayrıca Türkiye’nin NATO’dan çıkması ve üslerin kapanması talebimizi gündeme getirmek için her ayın ilk Cumasında burada olmaya devam edeceğiz. Her ayın ilk Cuma gününü ‘NATO’YA VE ÜSLERİNE HAYIR CUMASI’ olarak çeşitli etkinliklerle ihya edeceğiz İnşallah. Başta siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere toplumun tüm kesimlerini bu önemli konuda Anadolu’muzun tüm şehirlerinde harekete geçmeye çağırıyoruz.

Kıymetli basın mensupları ve muhterem vatandaşlarımız!

Tıpkı Doğu Türkistan’da, Arakan’da ve Yemen’de nasıl Müslümanlar zalimlerin insafına terk edilmişse bugün Keşmir’de de 12 Milyon Müslüman barbar Hindistan zulmü altında inim inim inlemektedir.

Keşmir’de Hindistan’ın iki hafta önce, Cammu Keşmir'e ayrıcalık tanıyan anayasanın 370'inci maddesini iptal etmesi ve bölgenin özel statüsünü ortadan kaldırması yeni bir krizi tetiklemiştir.

Hindistan'ın tek taraflı olarak, Cammu Keşmir'in kendi anayasasına sahip olmak, savunma, iletişim ve dış ilişkiler dışındaki tüm meselelerde karar almak gibi birçok ayrıcalığını sona erdirmesi, işgalini kalıcı bir duruma dönüştürme hamlesidir.

Bu niyet ve bu doğrultuda atılan adımlar hem kabul edilemez hem de Keşmir sorununu asla çözmez.

Keşmir’in geleceğine ve statüsüne Keşmir halkı karar vermelidir. 

Birleşmiş Milletlerin aldığı kararlar gereği “plebisit” yapılmalı, sandıktan çıkan sonucu bölge ülkeleri ve küresel güçler kabul etmelidir.

Keşmir sorununun bölgede birden çok ülkenin içinde yer alacağı büyük bir savaşa dönüşme ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Her durumda başta Hindistan ve Pakistan olmak üzere taraflar arasında diyalog kanalları açık tutulmalı, nükleer ya da konvansiyonel her türlü savaştan kaçınılmalıdır.

Hindistan, Keşmir halkına rağmen bölgede asker bulundurma tutumundan vazgeçmelidir. Hindistan bölgedeki tüm askerlerini ve para milis güçlerini geri çekmelidir.

Aynı şekilde işgalci Hindistan yönetimi Keşmir halkına karşı kullandığı orantısız şiddete son vermelidir. 

Halkın insanî hak talepleri karşısında güvenlik güçlerinin hukuksuz uygulamalarına fırsat vermemelidir.

Hindistan, aynen Gasıp İsrail gibi Keşmir’deki demografik yapıyı lehine çevirme girişimlerinden vazgeçmelidir.

ABD başta olmak üzere küresel güçler, Keşmir’de meydana gelebilecek çatışma ve gerilimler üzerinden çıkar hesapları yapmayı bırakmalıdır.

Türkiye hükümeti, İslam ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatı Keşmir halkının sesine ses olmalı, Keşmir halkıyla dayanışma imkânlarını artırmalı, bölgede çözüme dair daha etkin bir politika izlemelidir.

Keşmir halkının hak ve adalet taleplerinin ve bu yöndeki gösterilerinin Hindistan ya da başka aktörler tarafından terör faaliyeti olarak gösterilmesine engel olunmalıdır.

Ayrıca Modi’nin başbakanlığı döneminde Hindistan’ın en büyük silah tedarikçisinin Siyonist İsrail olduğu unutulmamalıdır. Hindistan; Pakistan ve Keşmir topraklarına gerçekleştirdiği operasyonlarda korsan İsrail’in gelişmiş silah ve bombalarını kullanıyor.

Filistin topraklarında terör estiren İsrail’in ırkçı başbakanı Binyamin Neyanyahu ile Keşmir’deki zulümlerin baş sorumlusu olan Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin son dönemde artan yakın ilişkileri dikkat çekerken,  Hindistan-İsrail yakınlaşması, yıkıcı etkisini, Keşmir sahasında en acımasız haliyle gösteriyor. En iyi uzlaştıkları konu Müslüman düşmanlığı olan iki başbakanın, geçtiğimiz iki yılda gerçekleştirdikleri karşılıklı ülke ziyaretlerini dev bütçeli ağır silah anlaşmaları, istihbarat ve askeri paylaşımları takip etmişti.

Ayrıca Hindistan, ülkesindeki zalim Buhari yönetiminin işkence ve saldırıları sonucu yaralanarak tedavi amacıyla geçtiğimiz haftalarda Yeni Delhi’ye gelen Nijerya İslami Hareketi lideri Şeyh İbrahim Zekzeki ve eşini Büyük Şeytan Amerika’nın emriyle öldürmek istemiş bunun üzerine Şeyh Zekzeki ve eşi Nijerya’ya geri dönmek zorunda kalmışlardı.

Bu vesileyle zalim Nijerya yönetimini Şeyh İbrahim Zekzeki’yi ve eşini bir an önce serbest bırakması ve tedavi sürecini yurt dışında başlatması konusunda uyarıyoruz.

Değerli basın mensupları ve muhterem vatandaşlarımız!

Siyonist İsrail geçtiğimiz hafta Filistin, Lübnan, Suriye ve Irak topraklarında HAMAS, Hizbullah ve Haşdi Şabi’nin mevzilerine saldırılar düzenledi. Siyonist Rejimin Müslüman ülkelere yönelik saldırılarını şiddetle kınıyoruz.

Bu terör rejiminin pervasız saldırılarına, Müslümanların izzet ve onuruna yakışır bir şekilde gerekli cevabı veren HAMAS ve HİZBULLAH’ı tebrik ediyor ve onlarla dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz.

Siyonist İsrail ancak güçten anlar. Korsan İsrail artık kendisini bekleyen zevale doğru koşar adım gitmektedir. Zülfikar artık kınından çıkmıştır ve yakında Direniş Ekseni Gasıp İsrail’e öldürücü darbeyi vuracak ve bu habis rejimi tarihin çöplüğüne gönderecektir biiznillah.

Bu arada yıllardır kendisine uygulanan kuşatma ve ambargoyu kırmak için her hafta Cuma günü sınır bölgelerinde gösteri düzenleyen Gazzeli kardeşlerimizi Malatya’dan selamlıyoruz. Onlar bugün ikindi namazından sonra yine Siyonist askerlerle çatışmaya girecekler. Bedenlerimiz burada olsa da ruhlarımız ve dualarımız Gazzeli kardeşlerimizle beraber inşallah.

4 Ekim Cuma günü NATO’ya ve Üslerine Hayır demek için yine burada buluşmak üzere hepinizi yüce Allah’a emanet ediyoruz.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM