Koca: Kılıçdaroğlu, Ticari Sır Olarak Kalması Gereken Bilgileri İfşa Etti

GİRİŞ: 25.02.2021 20:21      GÜNCELLEME: 25.02.2021 20:21
Rasthaber -  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

​Koca'nın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

-Dünya başarılı bir sınav vermedi. Ancak başarısızlığı üzerinden de salgınla mücadele etmek mümkün değil. Her ülke elindeki imkanlar nispetinde tedbirler almaya çalıştı. Biz de elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalıştık.

-Riskten koruma tedbirlerinin tedaviden kat kat üstün bir değerde olduğunu yaşayarak öğrendik. Sahne önünde Bilim Kurulumuz önemli roller üstlendi. Pek karşınıza çıkmayan Toplum Bilimleri Kurulumuz ise sahnenin gerisinde önemli stratejiler geliştirdiler.

-Elbette sağlık, tedavi ve hastalıkla mücadele konularında Bilim Kurulumuz çalışmalarına bütün hızıyla devam edecek ancak artık salgının sosyal hayata etkileriyle mücadeleye de odaklanacağız.

-Bugüne kadar aşılama çalışmalarında yaklaşık 1.5 milyonu 2. doz olmak üzere 8 milyon aşı seviyesine ulaştık. Aşılama planındaki ilk aşamanın sonuna yaklaştık. Küresel düzeyde en başarılı ülkeler arasındayız.

-Dün bahsettiğim, 'Yarın açıklayacağım' dediğim, ülkemize bedelsiz aşı geldiğiyle ilgili bir konuda açıklamaya yapacağımı söylemiştim. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir açıklaması olmuştu.

-Özellikle bu dönemde dünyada aşı savaşının yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz ve ülkeler arası ticari sır olarak kalması gereken bilgilerin ifşa edildiğini görüyoruz. Ülkeler arasında bunun ilişkileri etkileyebileceğini ve ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari sır olarak kalmasını sözleşmeye de konduğunu ve bu nedenle de fiyatı özellikle söylememiştim ama şunu ifade etmiştim: Biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz. Bu iddiamın halen arkasındayım. Bu, ülkeler arası karşılıklı sözleşmeyle de ticari sır olarak korunması gereken bir durumdu.

-Rakamı söylediğimde bunun dünyadaki aşı fiyatlarından düşük olduğunu herkes biliyor olacaktı. Ama bu aşı sadece Türkiye'ye satılmıyor. Türkiye en ucuza alan ülke. Bunu aldığımız gibi biz bu dönemde bu aşıyı teminat olmadan almayacağımızı ifade etmiştim. Eğer faz-3 çalışması uygun çıkmamış olsaydı, devamında Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış olsaydı bu aşıyı biz almamış olacaktık. Bununla ilgili teminatları dahi garantiye aldık.

-İddia şu: Deniyor ki, üretici firma 1 milyon doz aşı üretti ve bu 1 milyon doz aşıyı Türkiye'ye aslında bedel almadan bağışladı. Ama distribütörü olan firma ise bunu devlet malzeme ofisine, yani devlete fatura etti. Üretici firmanın bağışlamış olduğu veya bedelsiz verdiği aşıyı üretici firma fatura ederek devletten 12 milyon dolar para aldı. Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici bir firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı? Bunun akılla izahı var mı?

-Biz firmaya dedik ki 'Biz sözleşmemiz gereği size vermemiz gereken bir bedel var. Bu bedeli biz ödüyoruz. Böyle bir iddia var, bu nedir?' Firma diyor ki özetle, bu aşıyla ilgili buradaki amaç siz biden teminat istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık. Bu nakit akış yönetimini sağlamak için Sinovac firmasını da temsil eden distribütör firmasına bedelsiz olarak verdik ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık. Bunu üretici firma söylüyor.

-Hani üretici firma bağışlamıştı TC'ye? Ayrıca, bütün vergileri dahil olmak üzere, beyanı ve ödemesi de yapılmış. Vergiyle ilgili de hiçbir sorun yok. Bizim de verdiğimiz parayı ...

-Bir diğer konu, aracı var mıydı yok muydu? Biz devlet olarak Sinovac firmasıyla bütün görüşmeleri yaptık. Bu firmanın 10 yıldan fazla süredir bir distribütörü var, tek distribütörü. Ayrıca bu distribütör, bu firmanın Türkiye'deki ayrıca yetkilisi. Genel olarak firmanın yetkilisi de firma. Hem tek distribütörü, hem tek yetkilisi firma adına. Dolayısıyla biz bütün görüşmeyi Sinovac ile yaptık. Altını çiziyorum: Hiçbir şekilde aracı firmaya bir kuruş verilmemiştir.

-Türkiye olarak biz distribütörle de pazarlık yapabilirdik. Biz aşıda firmanın kendisiyle direkt yaptık. Firma ifade etmişti: Görüşmeler bizimle yapıldı, Sağlık Bakanlığı pazarlık sürecini bizimle götürdü, bu dönemde bütün ticari ilişkiyi biz sağladık. Ama distribütör temsil, lojistik vb. işleri yapmak üzere devrede olan bir firma. Bunun için biz ekstra bir ücret ödemiyoruz.

-Vatandaşımızın zihni niye bulanıklaştırılıyor? Ben bu dönemde siyasi arenaya çekmek istemedim ve burada da direndim. Buna rağmen vatandaşımızın zihnini bulandırmak isteyenler var.

-Biz AstraZeneca'yla da, BioNTech'le, Sputnik'le de halen görüşüyoruz. Vatandaşımızı aşıyla buluşturmak istiyoruz. Ama biz daha erken faz-3 çalışmasına başladığımız ve sonuçlarını bildiğimiz bir aşıyla görüşmelerimizi, sözleşmelerimizi yaptık. Elinde 15 milyon aşı olan Avrupa ülkesi çok az. Peki bu aşının gelişini etkilemek için niye uğraşıyor, ülkeler arası birtakım hassas noktaları niçin karıştırıyoruz?

-Bana sayın muhalefet lideri açıp sorabilirdi: Böyle bir durum var, hassas olduğunu biliyoruz, bu konuyla ilgili açıklamanız var mı? Yok mu böyle bir iletişim anlayışı?

-1) Aşıyı ucuza alıyoruz 2) Bu aşıya erişim için her imkanı kullanıyoruz. Önümüzdeki aylar aşıya daha yoğun erişeceğimiz söyleyebilirim.

-Siyasi arenaya taşımama noktasında direnmeye devam ediyor olacağım. Vatandaşımızın zihinlerini bulandırmak isteyenlere de vatandaşımıza her noktada olanın ne olduğunu açıkça izah etmeye devam ediyor olacağım.

-Bugün Bilim Kurulumuzun gündeminde daha çok bölgelerin, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği şekliyle, yani düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olarak ayrımının nasıl olması gerektiğini, hangi kriterlerin esas alınması gerektiği ve illerde nasıl bir kısıtlama veya açılma yapılması gerektiğini tartıştık. Tam kapanma gibi bir durumu düşünmüyoruz.

-Mutasyonun bazı bölgelerde etkisini göstermeye başladığını gözlemliyoruz, özellikle Samsun, Ordu gibi Doğu Karadeniz bölgesinde. Mutasyonun artış oranı daha çok İngiltere mutantı dediğimiz, bulaşıcılığının arttığını bildiğimiz bir mutant. Brezilya mutantı 1 tane, İstanbul'da. Güney Afrika'yla ilgili de şu ana kadar 49'a yakın mutantın görüldüğünü söyleyebilirim.

-Türkiye'de bize özgü yeni bir mutantın olmadığını şu an çok net biliyoruz. BioNTech'le ilgili ilk etapta gelebilecek aşı miktarı 800 bin oldu. Toplam 4.5 milyon olarak netleşti mart sonuna kadar. İlk 800 bin doz aşı da muhtemelen 10 gün içerisinde gelecek.

-Data temizliği denen iş yapılıyor şu anda. 10 bin 250 kişiyle çalışma kapatıldı. Bu hafta sonu data her şeyiyle gözden geçirilecek. Önümüzdeki hafta içerisinde sonuçları paylaşırız. 40 vakaya ulaştık, haftaya sonucu bütün dünyaya duyurmuş oluruz.

-Sözleşmeyi yaptığımız tarih 24 Kasım. 24 Kasım'da biz Sinovac'la sözleşme yaptık. Toplam 100 milyon doz için sözleşme yapıldı. BioNTech'le ilgili 4.5 milyon doz mart sonu olmak üzere sözleşme yapıldı, 30 milyona kadar opsiyonel. Marttan sonraki dönemde artırmak için Uğur Hoca'yla iletişim içerisindeyiz.

-Sputnik'le ilgili Türkiye'de toksikolojisi başladı. Onunla ilgili de ayrı bir hazırlığımız devrede. Rus aşısının Türkiye'de üretimiyle ilgili bir hazırlık. AStraZeneca'yla görüşmelerimiz de bugünlerde daha yoğun. Zannediyorum önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde bir ön sözleşme imzalanabilir.

-Bizim için önemli olan nisan, en geç mayıs ayında aşılama sürecini tamamlayabilir olmak. Bu süreci derken, özellikle 20 yaş üstü nüfusumuz belli. Toplamda nisan, en geç mayıs sonuna kadar 105 milyon doz aşıya erişeceğimizi biliyoruz. AstraZeneca, BioNTech ilavesi dışında söylüyorum.

52.5 milyon insanımızın aşılanması demek bu. 

 

YORUMLAR

EBU HUSEYIN 1 ay önce
KILICDAROGLU VB. ABILERI TARAFINDAN KENDLERINE VERILEN GOREVI YERINE GETIRIYORLAR. MUHALEFET, ULKENIN KALKINMASI IÇIN MUHALEFET YAPMASI GEREKIR AMA OYLE HIÇ BIR NIYETLERI YOK. AKP IKTIDAR YAPIP DURUYORLAR.

REKLAM