Kılıçdaroğlu’ndan İdlib Açıklaması

GİRİŞ: 04.02.2020 20:10      GÜNCELLEME: 04.02.2020 20:10
Rasthaber -  Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, önümüzdeki hafta FETÖ'nün siyasi ayağını açıklayacağını söyledi.

Başkent Gaz tarafından Kızılay üzerinden Ensar Vakfı'na yapılan bağışı eleştiren Kılıçdaroğlu, Kızılay yönetimine istifa çağrısında bulundu.

​Kılıçdaroğlu, "Eğer ahlak denen bir kavram varsa Kızılay yönetiminin istifa etmesi gerekir. Bugüne kadar Kızılay her zaman siyasetten uzak kalmıştı. Şu anda sıcak siyasetin göbeğinde yer alıyor. Nasıl üzülmezsiniz 152 yıllık bir kurumun bu hale gelmesine? Yüzlerce binlerce taşınmazı var Kızılay'ın. Gidiyor Kızılay İstanbul'un güzel bir yerinde dolar bazında tarihi bina kiralıyor. Beyefendiler güzel bir binada yaşamaya alışkın. Araştırma önergesi kabul edilirse Kızılay’ın siyasi bir partinin nasıl arka bahçesi olduğunu göreceğiz" diye konuştu.

'Kızılay'ın değil AFAD'ın çadırları vardı'

Deprem bölgesindeki izlenimlerini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bölgedeyken ciddi eleştiriler aldım. Ben bu kürsüde vatandaşların sorduğu bir soruya siyasi iktidarın cevap vermesi gerektiğini söyledim. 'Deprem vergilerini nereye harcadınız vatandaşa açıklayın' dedim. En ağır eleştiriyi aldım. AFAD’a teşekkür ederim. Her yerde çadırları vardı. Kızılay’ın değil AFAD’ın çadırları vardı. Kendilerine teşekkür ediyorum. Depremle mücadelenin iki ayağı vardır. Birincisi önlem almaktır. Deprem olduğunda deprem bölgesinde insanlar ölmesin diye tedbir alacaksın, binayı dayanıklı alacaksın kardeşim. Devleti yönetmenin gerekçesi de budur. Deprem oldu binalar yıkıldı, onun adı kriz yönetimidir. Önlem almadığınız için insanlar ölüyor."

'Türk askeri yeni ateşkes hattına göre pozisyonunu almalı'

Türkiye'nin Suriye politikasına ilişkin yapılması gerekenleri 5 maddede sıralayan Kılıçdaroğlu, şu ifadelere yer verdi:

İdlib'de konuşlanmış bulunan ve gözlem misyonu görevini sürdüren Mehmetçiğimizin can güvenliği her şeyden önemlidir. Dolayısıyla, İdlib bölgesi başta olmak üzere Suriye'de görev yapan tüm Mehmetçiklerimizin can güvenliğini sağlamak adına gereken tüm askeri ve diplomatik adımlar kararlılıkla atılmalıdır.

Türkiye, Soçi mutabakatı ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olmasından kaynaklı oluşan yeni koşullar nedeniyle, en kısa zamanda Rusya ile birlikte İdlib'deki mevcut durumu yeniden değerlendirmelidir. Gerekli görülmesi halinde Soçi mutabakatının unsurları, değişen koşullara uyarlanmalıdır. Sahadaki mevcut duruma göre, gerekirse yeni bir ateşkes hattı belirlenmeli, Türk askeri de bu yeni ateşkes hattına göre pozisyonunu almalıdır.

Siyasi iktidar, öncelikle Suriye'de rejim değişikliğine odaklanan siyasetini terk etmelidir. Ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit eden gruplarla her türden işbirliği sonlandırılmalıdır. Suriye'de akan kanın durması ve siyasi geçiş sürecinin sağlanması için çaba göstermelidir. Bunun için bölgesel ve uluslararası planda diplomatik çabalar artırılmalı, en kısa zamanda anayasal sürecin yeniden canlandırılması için gerekli koşullar yaratılmalıdır.

İdlib'deki durum Türkiye'ye doğru yeni bir sığınmacı dalgasını hareketlendirmiştir. Bu konuda Türkiye'nin yalnız bırakılmaması gerekir. Bu sığınmacıların Suriye sınırları içinde oluşturulacak güvenli bir bölgeye tahliyesi ve bu bölgede iskanları için Rusya ve rejimle birlikte Birleşmiş Milletler'in ve AB’nin de sorumluluk üsteleneceği bir süreç ivedilikle başlatılmalıdır.

İdlib, ülkemiz için ulusal bir güvenlik sorunudur. Aynı zamanda İdlib’in Suriye toprağı olduğu gerçeği de unutmamalı... Bu bağlamda küresel bir tehdit olan terörist unsurlar ile muhalif grupların silah bırakmasına yönelik çabalar arttırılmalı; silah bırakmaya yanaşmayan cihatçı ve muhalif gruplara karşı her türden kararlılık göstermelidir.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM