Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a Tepki

GİRİŞ: 26.11.2019 15:09      GÜNCELLEME: 26.11.2019 15:09
Rasthaber -  CHP'ye kumpas kurulduğunu öne süren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İsterseniz Çin Seddi'ni getirin yıkıp geçeceğiz" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir televizyon kanalında canlı yayında tartışma çağrısını da yineledi: "Varsa lafın gel karşıma yüzüme söyle. Yalnız başıma çıkacağım."

CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor. Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Bütün Türkiye'ye bir sözüm var. Ssiyasetten özel bir beklentim yok. Tek amacım herkes huzur içinde yaşasın. Bu yüzden kimin sorunu varsa çözmek için hazırız. Herkesin aşı işi olsun. Kimin bir derdi varsa çözmek boynumun borcudur. Sorunlu olan bir ülke geleceğe güvenle bakamaz. Bütün vatandaşlarımın oyuna talibim.

​'82 milyonun oyuna talibim, Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye kararlıyım'

17 yıldır görevini yapmayanlara 'Yeter artık' diyeceğiz. '17 yıldır buradasın hangi derdimizi çözdün' diyeceğiz. Halkla, sivil toplumla beraber ülkeyi yönetmek istiyoruz. Hangi partiden olursa olsun bütün vatandaşlarımın oyuna talibim. 82 milyonun oyuna talibim, Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye kararlıyım.

Malum bizlere kumpas kuruyorlar, isterseniz Çin Seddi'ni getirin yıkıp geçeceğiz. Beni sakın ola ki iktidar partisi ve ona destek veren siyasetçiler gibi görmeyin, onlar gibi asla düşünmüyorum. Onlar sanıyorlar ki CHP hemen geri adım atacak. Niye geri adım atalım? Haklıyız.

Memleketin dünya kadar derdi var. Sen bu sorunları çözeceğine CHP ile uğraşıyorsun. Sen kim oluyorsun da CHP'yi ağzına alıyorsun? CHP sıradan parti değildir. Dünyanın en eski partilerindendir. Kuvayi Milliye'nin partisidir.

Kumpas kuracaksın, bir dünya laf edeceksin. Sana söyledim, varsa lafın gel karşıma yüzüme söyle. Bir dünya kanalın var: A Haber, ATV, isimlerini de bilmiyorum. Yalnız başıma çıkacağım. İstiyorsan bir sürü adam al yanına. Yandaşların var onları da alabilirsin.

'Haluk Bilginer hepimizin gururu oldu'

Haluk Bilginer, hepimizin onuru ve gururu oldu. Sinema ve tiyatromuzun en önemli aktörlerinden biri. Hepimizi gururlandırdı. Şahsiyet dizisiyle aldı bu ödülü. Dizinin yapımcılarına, oyuncularına, tüm kadrosuna yürekten teşekkür ediyoruz Türkiye'yi uluslararası alanda daha iyi tanıttıkları için.

'Hiç meraklanma sevgili Erdoğan seçimi zaten kaybedeceksin'

EYT'liler aramızda. Erdoğan diyor ki 'Seçimi kaybetsek de ben bu işte yokum. İskandinav ülkeleri bu yüzden battı.' Hiç meraklanma Sevgili Erdoğan, gözlerinden öpüyorum, seçimi zaten kaybedeceksin. Kaybetmekten söz etmesi de başlı başına olay. Düne kadar bu lafı ağzına almazdı. O da görüyor ki gidecek. Bugünü bir kenara yazın ve her yerde anlatın, Kılıçdaroğlu EYT’lilerin sorunlarını çözeceğini söyledi deyin.

'Kadına şiddeti asla kabul etmiyoruz'

Kadına yönelik şiddeti asla ve asla kabul etmiyoruz. Topluma sınıf atlatan kişi kadındır. İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre 2019 yılında 299, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 380 kadın şiddet nedeniyle hayatını kaybetti.

Erdoğan’a soruyorum; 25 Kasım’da kadınlar plastik mermi ve biber gazı ile dağıtılıyor, yakışıyor mu ya? Ne yaptı o kadınlar? Ellerinde plastik mermi, bomba mı vardı? Sadece şiddeti protesto eden pankartlar vardı. Türkiye'yi kötüleyen en büyük insan sensin. Bunu bütün dünya gördükten sonra kime ne anlatacaksın.

Kadına yönelik şiddete hep beraber karşı çıkmamız gerekir. Dilimizi anneden öğreniriz. Sevgiyi kadından öğreniriz. Yaşamayı da gözyaşını da kadından öğreniriz. Şiddete uğrayan kadınlar var. Akşam çocuklarımı nasıl doyuracağım diye düşünen kadınlar var. 21. yüzyıl Türkiyesi'nden bahsediyoruz. Akşam pazarından yiyecek arayan kadınlar var. Eğitimle başlayacağız, kadına yönelik şiddete de hep birlikte karşı çıkacağız. Kadın, insanlığı yaşatan temel aktördür.

'Eğitim sistemini bozduğunuz andan itibaren toplum geriye gider'

Öğretmenlik mesleği dünyanın her yerinde diğer mesleklere göre farklı bir yerdedir. Çünkü öğretmen kişileri eğitir, onlara dünyayı öğretir. Öğretmen bir toplumun ufkunu açan tek aktördür. Öğretmenlere her zaman saygı duymak zorundayız. Öğretmenlerle ilgili çok güzel laflar ediyoruz. Ama Türkiye'de öğretmenlerin durumu nedir? Bakalım. Biz neden öğretmenleri sorunları ile boğuşan bir kitle halinde bir yerde tutuyoruz? Eğitim sistemini bozduğunuz andan itibaren o toplum geriye gider.

Önce aylıklarından başlayalım, bir öğretmen bütün enerjisini çocuğa veriyorsa mükemmeldir. Bunun için öğretmeni yaşadığı sorunlardan arındırmamız gerekiyor. Bu yüzden öğretmen 'borcum, taksidim' diye düşünmemelidir.

Bizde öğretmenler, Avrupa'da öğretmenlerin aldığı maaşın yüzde 30'lara varan oranda daha az maaş alıyor. Öğretmenlerin maaşı yaşanan enflasyonla da eriyor. Sadece geçim açısından değil, eşit işe eşit ücret diye evrensel bir kural vardır. Eşit iş yapılıyorsa onu farklı klasmanların içine sokmamamız gerekiyor.

Bugün bakıyoruz bir kadrolu öğretmenler var bir de sözleşmeli öğretmenler var. İş güvenceleri yok, daha zor koşullarda çalışıyor daha düşük ücret alıyorlar. Bir de ücretli öğretmenler var. Bunlar en garibanları. Saray iktidarının ülkeyi getirdiği nokta bu. Bu öğretmenlerden hangisi ben ay başını rahat getiriyorum diyebilir? Bir de ataması yapılmayan öğretmenler var, sayıları her geçen yıl artıyor. Rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan öğretmenler de var.

Enflasyonla birlikte bu öğretmenlere verilen ücrette indirim yapıldı. Bir de KHK'lı öğretmenler var. CHP size ne vaat ediyor? Ben 11 madde halinde sıralayacağım.

 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM