İşgal Rejimiyle İlişkilerin Öteki Yüzü: MOSSAD Üsleri

GİRİŞ: 12.07.2021 12:00      GÜNCELLEME: 12.07.2021 12:00
Rasthaber -  Halkın tüm tepkilerine rağmen Türkiye ile işgalci İsrail arasındaki iyi ilişkiler değişmiyor. Hem ABD hem işgal rejimi ile dostane ilişkiler AKP iktidarı döneminde giderek artıyor ve bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde de büyükelçilik düzeyindeki ilişkiler ilerletildi. 

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Recep Tayyip Erdoğan'ın 2004'te Başbakan olduğu dönemde ABD'de verilen “Yahudi Cesaret Madalyası” halen boynunda olmalı ki ticari ilişkilerde de oldukça kuvvetli ilişkiler kuruluyor.

Türkiye ile işgal rejimi arasındaki ticaret hacmi, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2020 yılına kadar yüzde 250 oranında arttı. Bu ticari ilişkilerin en pik yaptığı noktalar ise bizim gerilimli olarak gördüğümüz söz düellolarının yaşandığı zamanlar. Örneğin, 2010 yılında Mavi Marmara katliamı ve ‘one minute’ çıkışı!.

Yandaş medya Star yazarı Aziz Üstel bugünkü yazısında "Türkiye'deki Mossad üssü!" başlığıyla bir yazı kaleme aldı.

Üstel, "1958 yılında Türkiye-ABD ve İsrail gizli bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmaya göre MOSSAD Türkiye'de gizli bir üs kurdu" ifadelerini kullandı.

Aziz Üstel'in yazısı şu şekilde:

Türkiye'de ABD ve NATO üsleri olur da MOSSAD Üssü olmaz mı hiç?!

Gizli bir anlaşma imzalanır 1958 yılında. Anlaşma Türkiye-ABD ve İsrail arasında imzalanmıştır ve bu anlaşmaya dayanarak İsrail Türkiye'de bir MOSSAD Üssü kurar! Bu üste MOSSAD, Türk istihbarat görevlilerine teknik konularda kapsamlı eğitim verir.

Sonra, 70'li yıllarda Türkiye'yi nerdeyse bir iç savaşın eşiğine getiren kardeş savaşlarına İsrail çok yakından ilgi göstermeye başladı.

Ve 12 Eylül darbesi çattı geldi. Türkiye Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu 4 Nisan 1985 tarihinde, Washington'u ziyaret etti ve İsrail Büyükelçisi Meir Rosanne'le gizli bir görüşme yaptı.

İsrail kaynakları bu görüşmeyi, ABD'den daha çok yardım almak için Türklerin istediğini söyledi. Bu görüşmede Halefoğlu'nun Mossad Üssü'nü gündeme getirdiğini, İsraillerin konuyu örtbas etmeye çabaladığı belirtecekti Türk kaynakları.

BU görüşmeden yaklaşık otuz yıl sonra1993'de, dönemin Dış İşleri Bakanı Hikmet Çetin İsrail'i ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında Türkiye'yle İsrail 12 Maddelik çok gizli bir anlaşmaya imza attı. BU anlaşmaya göre Türkiye Mossad'ın Suriye ve İran'a sızmasına ve operasyonlar yapmasına yardımcı olacaktı. Dahası; İsrail İstihbaratına Tevel ve Tzomet adlı Mossad şubelerinin resmen açılmasına izin verilmişti. İsrail savaş uçaklarına Konya'da uçuş üssü tahsis edilmişti.

Hikmet Çetin'in imzaladığı anlaşmadan bir süre sonra 1994 Kasım'ında BB Tansu Çiller İsrail'i ziyaret etti. Türkiye-Mossad ilişkileri ayrıntılarıyla ameliyat masasına yatırıldı. O günden günümüze kadar bu ilişki gizliliğini korudu.

Bu nedenle o dönemlerde MOSSAD'ın Türkiye'deki özel operasyon , kitlesel katliam, sabotaj, provokasyon, suikast 1971-1980 darbeleri PKK, İkinci Cumhuriyetçiler, Barzani-Talabani CIA ve Alman BND ile ilişkilerindeki rolü bilerek gizlenmiştir.

Uğur Mumcu'nun 7.01.1993 tarihli "Mossad-Barzani" yazısından 17 gün sonra bombalı suikastle öldürülmesi; suikastın Hayfa Limanı'ndan yola çıkan Mossad ekibince gerçekleştirildiği yolundaki MİT belgesi hasıraltı edilmişti.

Benzer belgeler, Hablemitoğlu ve Emeç cinayetlerinde de söz konusuydu. Hablemitoğlu, MOSSAD-CIA uzantılı BND özel operasyon timince öldürülmüştü...

Bu ve benzer nedenlerle, MOSSAD'ın Türkiye'deki etkinlikleri ve hala varsa kadrolarının açığa çıkartılması çok ama çok önemlidir..

YORUMLAR

İlke 2 ay önce
Kimler kimlerle beraber kadere bak diyenlerin kendileri kimlerle berabermiş?!

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM