CHP, Rusya’dan Silah Alımına Karşı Çıktı

Türkiye’nin Rusya’dan savaş uçağı alımı yapacağına ilişkin haberleri değerlendiren CHP’li Ünal Çeviköz, "Türkiye'nin bir NATO üyesi ülke olduğunu unutmamak gerekir. Eğer Türkiye NATO yükümlüleriyle uyumlu olmayan birtakım silah tercihleri yapmaya devam ederse, bunun Türkiye'nin güvenliği açısından fevkalade ciddi ve çok olumsuz yansımalarının olacağından endişe duyuyoruz" dedi.
GİRİŞ: 28.08.2019 12:37      GÜNCELLEME: 28.08.2019 12:37
Rasthaber -  CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz,  partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya ziyaretini değerlendirdi.  Rusya’da MAKS-2019 Uluslararası Havacılık Fuarının en önemli konuğunun Erdoğan olduğunu ifade eden Çeviköz, buradaki görüntülerin tüm dünya tarafından merakla izlendiğini söyledi. Çeviköz şöyle devam etti:

'TÜRKİYE POLİTİKASI KÜRESEL ÖLÇEKTE SAVRULMAKTADIR'

"Ziyaret aslında geçen hafta İdlib’te Türk askeri konvoyuna karşı gerçekleştirilen hava saldırısı ertesinde Soçi Mutabakatı ile ilgili soru işaretlerinin oluşması nedeniyle fuarın vesile edilmesi sayesinde gerçekleşti. Hep söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz, Türkiye’nin dış politikası küresel ölçekte savrulmaktadır. Bir bakıyorsunuz Türkiye Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alıyor. Bunun hemen ertesinde ABD ile Suriye’nin kuzey doğusunda güvenli bölge kurulması için çalışmalar başlıyor. Bir bakıyorsunuz Türkiye ile ABD’nin kuzey doğu Suriye’ye yönelik ortak operasyon merkezi kurmaları kararı alınıyor, bunun hemen ertesinde İdlib’te Türkiye’nin askeri konvoyuna saldırı yapılıyor, 9 ve 8 numaralı Türkiye gözlem misyonları Suriye ordusu tarafından kuşatılıyor. Bu defa apar topar telefon görüşmeleri yapılıyor. Türk askerlerini korumak için Rus askerleri Suriye ordusu ile Türk gözlem misyonlarının arasına yerleştiriliyor. Türk askerini Rus askeri korumaya alıyor. Ardından S-400’lerin ikinci teslimatı hız kazınıyor, Rusya’da havacılık fuarına gidilip yeni Rus silahları inceleniyor.

'BİR ABD’YE BİR RUSYA’YA MAVİ BONCUK VERİLİYOR'

Yani bir ABD’ye bir Rusya’ya mavi boncuk veriliyor. Bu mavi boncuk politikasına da dış politika deniliyor.  Türkiye uluslararası ilişkilerde artık bir özne değil bir nesnedir. İki küresel güç arasında çekiştirilip durmaktadır. Bu da giderek Türkiye’nin diğer ülkeler gözündeki saygınlığını ve itibarını yer ile yeksan etmektedir. “

'GÖRÜŞ FARKLILIKLARININ ORTADAN KALKTIĞINI SÖYLEMEK MÜMKÜN OLMUYOR'

Rusya Devlet Başkanı Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortak basın toplantısından çıkan mesajın “Rusya’nın Türkiye ile olan ikili ilişkilerinin gidişatından büyük memnuniyet duyduğu “şeklinde olduğunu kaydeden CHP’li Çeviköz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rusya bir yandan Akkuyu Nükleer Santrali bir yandan Türk Akım boru hattı projesi ile Türkiye üzerinden enerji ağını genişletiyor. Havacılık ve Uzay Fuarına bir NATO ülkesini en üst düzeyde getirerek tüm dünyaya mesajını veriyor. Ancak Suriye konusunda Türkiye ile Rusya arasındaki görüş farklılıklarının ortadan kalktığını söylemek bir türlü mümkün olmuyor. Rus tarafını dinlediğinizde İdlib’te terör unsurlarının Suriye yönetimini ve Suriye’deki Rus askeri mevcudiyetini tehlikeye soktuğu ve onlara saldırılarda bulunduğu bunun da Rusya ve Suriye’yi rahatsız ettiği dile getiriliyor. Türkiye tarafını dinlediğinizde ise bütün suçun Suriye tarafında olduğu dile getiriliyor. Yani sebebi ziyaret hiçbir sonuca ulaşmıyor. “

CHP’li Ünal Çeviköz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya gezisini basına yansıyan bilgiler ışığında değerlendirdiklerini vurgulayarak, “Biz baş başa ve heyetler arasındaki görüşmelerde nelerin konuşulduğunu bilmiyoruz. Örneğin Rus tarafına, Türk askeri konvoyuna durup dururken neden bir hava saldırısı olmuştur, bu soru sorulmuş mudur? Örneğin bunun karşılığında Rus tarafı da Türk tarafına neden Türk askeri konvoyunda Suriye’deki terör unsurlarının uzantılarının bulunduğu sorusunu yöneltmiş midir? Bu soruya ‘haberimiz yoktu kandırıldık’ şeklinde mi yanıt verilmiştir.  Rus tarafı da ‘bir dahaki sefere bize sorun biz neyin içinde kimin olduğunu biliriz mi’ demiştir. Bu sorular elbette yanıtlanmayacak zira iki tarafta biliyor ki, Suriye de İdlib’te bir tür danışıklı dövüş sürüyor. Türkiye Soçi  Mutabakatı ile üstlendiği sorumlulukları yerine getiriyormuş gibi yapıyor. Rusya da Suriye’nin güvenliğini önemsemeye ve bunun tehlikeye girmesine izin vermeyeceğini vurgulamaya devam ediyor” diye konuştu.

'TÜRKİYE İLE RUSYA ARASINDA TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ FARKLI ŞEKİLDE ANLAŞILILOR'

Ortak basın toplantısında Rusya Devlet Başkanı Putin’e  güvenli bölge konusunun da sorulduğunu ifade eden Çeviköz,  Putin’in Türkiye-Suriye sınırında bir güvenli bölge kurulmasının Suriye’nin toprak bütünlüğünü güvence altına almak açısından önemli olduğunu söyleyerek yanıt verdiğini kaydetti.  Çeviköz, şöyle devam etti:

“Türkiye de sözüm ona Suriye’nin toprak bütünlüğünü önemsediğini açıklayıp duruyor. Ancak Türkiye ile Rusya arasında toprak bütünlüğü ifadesinin farklı  şekilde anlaşıldığı gün gibi aşikar. Türkiye, Suriye toprakları içende kendi kontrolünde bir güvenli bölge istiyor. Böyle bir güvenli bölge toprak bütünlüğü ilkesi ile bağdaşmaz. Bağdaşması için Suriye yönetimiyle mutabık kalınması gerekir. Mutabık kalınmadığı müddetçe de emme basma tulumba gibi Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde  doğu da başta batı da başka sorunlarla karşılaşmaya devam etmesi mukadderdir.  Ayrıca İdlib’te bulunan 3,5 milyon sivilin can güvenliğinin tehlikede olduğu ve yeni bir göç tehlikesinin de mevcut olduğu en yüksek düzeyde yetkili ağızdan itiraf edilmektedir.”

RUSYA’DAN SAVAŞ UÇAĞI ALINMASI

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çeviköz, bir gazetecinin "Türkiye'nin Rusya'dan savaş uçağı alma yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu da yanıtladı. Çeviköz, “Türkiye’nin bir  NATO üyesi ülke olduğunu unutmamak gerekir. S-400 ile ilgili tartışmaları hepimiz canlı bir şekilde yakından izledik ve bunun yarattığı sakıncaları hem ABD ile olan ilişkilerimizde hem diğer NATO üyesi olan ittifak mensubu müttefiklerimizle olan ilişkilerimizde gördük. Eğer Türkiye NATO yükümlülükleriyle uyumlu olmayan bir takım silah tercihleri yapmaya devam ederse bunun Türkiye’nin güvenliği açısından fevkalade ciddi ve çok olumsuz yansımaları olacağından endişe duyuyoruz. Onun için bu görüşmelerin sadece iki şahıs arasındaki hoş bir sohbet olarak kalmasını ve ileriye dönük olarak Türkiye’nin bu şekilde tercihlerinin farklı bir yöne doğru değiştirecek adımlar atmamasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

YORUMLAR

REKLAM