Bu Bildiri Sıkıntıda Olan İktidarın İşine Yaramıştır

GİRİŞ: 07.04.2021 16:45      GÜNCELLEME: 07.04.2021 16:45
Rasthaber -  Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, emekli amirallerin bildirisi hakkında, "Niyetleri ne olursa olsun gece yarısı yayınlanan bu bildiri sıkıntıda olan iktidarın işine yaramıştır." dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, "Bugün asıl darbe milletimizin cebine, emeğine, aşına yapılarak mutfaklardaki tencereyi kaynamaz hale getirmiştir. Darbe sadece postallarla değil vergilerle, zamlarla da yapılır. Demokrasiye el uzatan askeri vesayeti de insanımızın kazancına el uzatan takım elbiseli sivil vesayeti de kabul etmiyoruz." dedi.

KONUŞULMASI GEREKEN BİLDİRİ DEĞİL 83 MİLYON VATANDAŞIMIZIN DERDİ

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, bazı emekli amirallerin yayımladığı bildiriye tepki göstererek, "Daha önce de emekli büyükelçiler bir bildiri yayınlamışlardı, üniformalarını çıkardıktan sonra yayınlanan bu bildiri aynı mahiyette kabul edilebilir ama darbe veya darbe çağrısı elbette kabul edilemez ama niyetleri ne olursa olsun gece yarısı yayınlanan bu bildiri sıkıntıda olan iktidarın işine yaramıştır. Kanaatimize göre bugün asıl konuşulması gereken 104 emekli amiralin bildirisi değil 2 Milyon esnafımızın derdidir, geçinemeyen emeklinin, 83 milyon vatandaşımızın derdidir. Ülkemizin adaletten ekonomiye, dış politikadan eğitime kadar her alanda yaşadığı savrulmayı iktidar umursamasa da bu savrulma milletimizi gelecek kaygısına ve geçim sıkıntısına sürüklemiştir." ifadelerini kullandı.

HER GECEYİ HUZURSUZ GEÇİREN İNSANIMIZI GÖRMEZDEN GELEMEYİZ

"Biz milletimizin açlığa, yoksulluğa, adaletsiz gelir dağılımına, hayat pahalılığına mahkum edilmesine bir çare aramak ve bulmak mecburiyetindeyiz." diyen Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

"Anne ve babaların bebeğine alacağı sütü, mamayı, bezi düşünür hale getirilmesine seyirci kalamayız. İnsanımızın 5 liralık, 10 liralık et alacak duruma düşürülmesine ve ülkemiz kaynaklarının israfa, ranta ve yolsuzluğa aktarılmasına razı olamayız. Bir gecede dövizde yaşanan bir liralık artışla birileri servetine servet katarken diğer tarafta her geceyi huzursuz ve uykusuz geçiren milyonlarca insanımızı görmezden gelemeyiz. Çalışan, emek veren, ter döken insanımızın omuzlarına milyarlarca faiz yükünün yüklenmesine rıza gösteremeyiz."

Saadet lideri Karamollaoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 

Üniformalarını çıkardıktan sonra bildiri yayınlamak kabul edilebilir ama darbe çağrısı elbette kabul edilemez! Niyetleri ne olursa olsun gece yarısı yayınlanan bu bildiri sıkıntıda olan iktidara yaramıştır. Asıl konuşulması gereken 104 amiralin bildirisi değil, 2 milyon esnafımızın derdidir, geçinemeyen emeklilerimizin derdidir. Milletimizin açlığa, yoksulluğa, adaletsiz gelir dağılımına, hayat pahalılığına mahkum edilmesine bir çare aramak ve bulmak mecburiyetindeyiz. Bugün asıl darbe milletimizin cebine, emeğine, aşına yapılarak mutfaklardaki tencereyi kaynamaz hale getirmiştir. Darbe sadece postallarla değil vergilerle, zamlarla da yapılır. Demokrasiye el uzatan askeri vesayeti de insanımızın kazancına el uzatan takım elbiseli sivil vesayeti de kabul etmiyoruz. En değerli ittifak gelir adaletsizliğine karşı yapılacak ittifak olacaktır.  İnsanımızın kazancına, emeğine, hakkına ve tenceresine yapılan darbelerin de karşısında olan herkesi geçim ittifakında olağanüstü toplanmaya davet ediyoruz.

2004 yılında görevi başındaki 313 generale mektup yazan Devlet Bahçeli gelişmeler endişe verici, iktidarı uyarın diyordu. Bugün aynı kişilerin bu bildiriye verdikleri tepki hepimizi düşündürmelidir. Demokrasiyi rafa kaldıranların, TBMM’nin işlevselliğini yok edenlerin, fikir özgürlüğüne darbe vuranların, gazetecilerin, siyasilerin linç edildiği bir ortamın sorumlularının ve tek adam rejimini tesis edenlerin demokrasi diye bir derdi olduğuna inanamıyoruz. Demokrasi bu ülkede birileri için adeta 'acıkınca yenilebilen helvadan bir put' haline gelmiştir. İşlerine geldiğinde demokrasi, işlerine gelmediğinde ise baskı ve tahakküm anlayışı tezahür etmiştir.

Milli Görüş Hareketi olarak 50 yıldır haktan, adaletten, milli iradeden yana olduk. Darbelerden ve darbeci vesayetten milletimizle beraber en çok sıkıntıyı biz çektik. 15 Temmuz gecesi de tankların karşısında olduk, bundan sonra da böyle bir zihniyetin her daim karşısında olacağız. Türkiye’de ciddi bir zihniyet değişimine ihtiyaç vardır. Yeni anayasa gibi tartışmalar ancak zihniyet değişimi akabinde gündeme getirilmelidir. Ekonomisi güçlü olmayan bir ülkenin, demokrasisinin de güçlü olmadığı açıkça görülmektedir. Tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçilmeli, adil gelir dağılımı sağlanmalıdır. Türkiye'nin 81 ilinde üretim ve kalkınma seferberliği başlatılmalıdır.

Komşularımızla ve İslam ülkeleriyle ilişkiler güvenlik başta olmak üzere dostluk ve işbirliği zemininde yeniden inşa edilmelidir. Yorulmuş, yıpranmış, artık geleceğe dair bir vizyonu ve hayali kalmamış bu iktidarın değişmesi gerekmektedir. Kimse umutsuzluğa kapılmasın, kimse mahzun olmasın. Biz inanıyoruz ki umut var ve umut Saadet Partimizdir. 20 yıldır iktidardalar, ellerinde sultanlardan, krallardan, Kisra'dan, Kayzer'den daha fazla yetki var. İsteyip de yapmadıkları hiçbir şey yok ama ne hikmetse sürekli mağdurlar.

Açlık sınırının altında yaşayan 20 milyon vatandaşımızın, işsizlerin, esnafın, icralık olan insanlarımızın, atanamayan öğretmenlerin, KYK borcu olan gençlerin, EYT’lilerin mağduriyeti bir türlü görülmüyor. Gelin, bu yıl devlet olarak bir aylık fitre bedelini vatandaşımıza yardım olarak siz verin. Bu arkadaşlar pohpohlanmayı, alkışlanmayı seviyorlar. Söz veriyoruz vatandaşa bir aylık fitre desteği verin, ellerimiz patlayıncaya kadar sizi alkışlayacağız.

milligazete


YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM