Yarkadaş: 2011 Yılında Gömlek Yanlış İliklendi

GİRİŞ: 15.10.2019 13:13      GÜNCELLEME: 15.10.2019 13:13
Rasthaber -  10.’su düzenlenen Antalya Kitap Fuarı’na katılan CHP eski milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş, Barış Pınarı Harekatı ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Geçtiğimiz günlerde katıldığınız bir programda hükumetin Suriye politikasıyla ilgili “2011 yılında gömlek yanlış iliklendi. O günden bugüne de o gömlek bir deli gömleği haline geldi.” İfadesini kullanmıştınız. Bu ifadeyi biraz açar mısınız?

AKP hükumetinin Suriye’nin iç işlerine karışması başından beri yanlıştı. 2011 yılından bu yana Suriye’nin iç işlerine karışmayın diyoruz ama Adalet ve Kalkınma Partisi Suriye’yi dizayn etme adına Türkiye’nin dış politikasının temel ilkelerini ortadan kaldırdı ve Suriye’nin rejimini değiştirmeye çalıştı. Bunun sonuçlarını şimdi görüyoruz. Siyasetin ve diplomasinin hatalarını şu anda TSK ile düzeltmeye çalışıyorlar. O gün de söyledim düğme en baştan beri yanlış iliklendi ve şu anda Türkiye hiç istemediğimiz bir çözümün peşinde koşuyor.

“Şu an ne yazık ki siyasi çözümsüzlüğü askeri harekat ile çözülmeye çalışılan sonunun da nereye varacağı belli olmayan bir harekatın içindeyiz.”

Sizce Barış Pınarı Harekatı noktasında “Olay buraya gelmişken Suriye’nin Kuzeyine girmezsek ne yapacağız?” sorusunun cevabı nedir?

Türkiye’nin yapması gereken diplomasiyi ve siyaseti etkin kılmaktı. Beşar Esad ile oturulup konuşulsa Suriye’nin güvenliği tesis edilse Türkiye’nin rahatsızlıkları masaya yatırılsa ve Suriye’nin desteği alınarak bir diplomasi ve siyasi trafik yürütülseydi Barış Pınarı Harekatına gerek kalmazdı. Şu an ne yazık ki siyasi çözümsüzlüğü askeri harekat ile çözülmeye çalışılan sonunun da nereye varacağı belli olmayan bir harekatın içindeyiz.

“Gazeteciler ve siyasetçiler savaşı değil barışı tesis etmeye çalışırlar.”

Savaşa mı harekata mı hayır?

Gazeteciler ve siyasetçiler savaşı değil barışı tesis etmeye çalışırlar. Dünyanın hiçbir yerinde siyasetçiler çözümü askeri operasyonlarda aramazlar. Askeri operasyonlar politikanın bir başka biçimidir. Keşke AKP hiç yanlış yapmasaydı diplomasi trafiğini sağlayabilseydi, siyasi çözümlerle ortaya çıksaydı da askeri harekatlara gerek kalmasaydı.

“Suriye’nin sınırlarının kevgire dönmesi, kontrolsüz hale gelmesi AKP’nin dış politikalarının yanlışlarından kaynaklanıyor.”

Yine geçtiğimiz günlerde başka bir ülkenin topraklarına girmemizi eleştirdiniz. Bu ülke içerisinde barındırdığı terör örgütlerini kontrol edemiyor ve bu durumda bizim ülkemizi tehlike altında bırakıyor olsa dahi yine de ülkemiz bu operasyonu yapmamalı mıydı?

Suriye’nin sınırlarının kevgire dönmesi, kontrolsüz hale gelmesi AKP’nin dış politikalarının yanlışlarından kaynaklanıyor. Eğer biz Suriye ile dostluk ilişkilerimizi bozmasaydık, Suriye’nin içindeki sözde muhaliflere destek vermemiş olsak bugün o sınırlar daha güvenli olurdu ve terör örgütleri o sınırlara yerleşemezdi. Hatırlayın 2014 yılında pyd ve ypg törenle karşılanarak Batman’dan, Cizre’den, Diyarbakır’dan Suriye’ye geçirildi. O gün pyd’nin, ypg’nin Suriye’ye geçmesine izin veren AKP hükumeti bugün pyd ve ypg’nin Suriye’de olmasından rahatsızlığını dile getiriyor. İyi de o terör örgütlerini CHP’mi oraya getirip yerleştirdi? Hem de bir 29 Ekim günü, Cumhuriyet’in kuruşunun yıldönümünde pyd ve ypg kardeşlik koridoru adı altında Suriye’ye geçirildi. Şimdi kendi yanlışlarını tüm Türkiye’ye ödetmek istiyorlar.

“HDP kendi penceresinden bakıyor. Oradaki pyd ve ypg’yi de doğal olarak kendi açısından değerlendiriyor ve Kürt halkının temsilcisi olarak ifade ediyor.”

TBMM’deki tezkere görüşmeleri sırasında HDP’nin pyd-ypg terör örgütü yerine Kürt halkı ifadesini kullanmasını nasıl değerlendirirsiniz?

HDP kendi penceresinden bakıyor. Oradaki pyd ve ypg’yi de doğal olarak kendi açısından değerlendiriyor ve Kürt halkının temsilcisi olarak ifade ediyor. HDP’lilerin bu tür konulardaki tutumu ve davranışı bellidir. En nihayetinde HDP’ye oy veren 6 milyon yurttaşın da bizim ülkemizin yurttaşı olduğunu göze alırsak politikalarımız kırmadan dökmeden Türkiye’yi bir arada tutan bir çizgide olmalıdır.

“Bu operasyon başlatılacaksa sınırımızdaki yurttaşlarımız neden tahliye edilmedi?”

Geçtiğimiz günlerde kullandığınız “Suriye operasyonunu kuru hamaset ve Allah Allah nidalarıyla yapıyoruz” ifadesini kullandınız. Bu ifadeyle devletin bir planı olmadığını mı kastettiniz biraz açar mısınız?

Ben o programda askerlerin ve emekli askerlerin daha akılcı davrandığını ama medyanın kuru hamaset ve Allah Allah nidalarıyla toplumu yanlış yönlendirdiğini söyledim. Devlet illaki bir kriz planı yapmıştır zaten yapmadıysa vay halimize ama bu kriz planının çok iyi yapılmadığını özellikle dün Nusaybin’e karşı taraftan atılan bombalarla hayatını kaybeden yurttaşlarımızın varlığını göz önünde bulundurduğumuzda görüyoruz. Bu operasyon başlatılacaksa sınırımızdaki yurttaşlarımız neden tahliye edilmedi? Keşke bunun da planlaması yapılsaydı. Medya askeriyenin kolu değildir. Medya halk adına soru soran, halk adına gerçekleri araştıran ve hiçbir kuruma angaje olmaması gereken yayın organıdır. Ancak ne yazık ki her şeyin birbirine karıştığı bir dönemden bahsediyoruz.

“Operasyondan yana olmak da operasyona karşı olmak da vatan hainliği değildir.”

Son olarak, sosyal medyada oluşan linç kültürünü nasıl kontrol altına alıp ortadan kaldırabiliriz?

Operasyondan yana olmak da operasyona karşı olmak da vatan hainliği değildir. Operasyondan yana olanlar bu operasyonun ülkenin çıkarına olduğunu söylüyor. Operasyona karşı olanlar ise bu operasyonun ülkenin çıkarına olmadığını ifade ediyor. Aslında ortak nokta ülke. Her iki tarafta ülkenin çıkarlarını dile getiriyorsa özellikle askeri operasyona karşı olan sol kesimlerin haksız bir biçimde hainlikle suçlanması boş laftan başka bir şey değildir. Herkesin sakin olması, ülkenin çıkarları için önerilerini sağduyulu bir şekilde dile getirmesi gerekir. Twitter’da, sosyal medyada zaten bu linç kültürü gelişti ve alışkanlık haline geldi. Türkiye’nin de bu kötü kültürden bir an önce kurtulması gerekiyor.

Sorularımızı yanıtladığımız için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

Haber: Doğukan Anek

Fotoğraf : Emrullah Balık



YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM