‘Politikaları Koronavirüsten Bile Beter Olan ABD, Ortadoğu’dan Elini Çekmez’

GİRİŞ: 31.03.2020 19:46      GÜNCELLEME: 31.03.2020 19:46
Rasthaber -  ABD, İngiltere ve Fransa’nın askerlerini çektiği Irak’taki üslerinin 3’ünü boşalttı. Ancak bunun bir çekilme sinyali olmadığına işaret eden Dr. Naim Babüroğlu “ABD, mevzi değiştiriyor. Zaten halk sağlığını geri plana atıp ekonomik gücüne odaklanarak koronavirüsten beter politikalar izleyen ABD’nin Ortadoğu’yu boş bırakması söz konusu olamaz” diyor.

İngiltere ve Fransa’nın tüm dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle IŞİD karşıtı koalisyonun bir parçası olarak Irak'a konuşlandırdığı tüm askerlerini çekme kararı almasının ardından ABD ve Almanya’dan da kısmi çekilme kararı geldi. ABD, Irak'ın Kerkük kentinde konuşlandığı K1 askeri üssünden çekildiğini açıkladı. Bu askeri üs, ABD askerlerinin Irak'ta geri çekildiği üçüncü üs oldu. Almanya ise Irak'ta misyon kapsamında bulunan bir kısım askeri ülkeye geri çağırdı.

Peki söz konusu gelişmeleri nasıl değerlendirmek gerekir? Koronavirüs, Batılı ülkelerin Ortadoğu’ya daha az müdahil olduğu yeni bir süreci mi tetiklemiş oldu? Konuyu Sputnik’e değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu’na göre bunu söylemek zor. Babüroğlu’na göre, İngiltere ve Fransa’nın tutumu ABD’den belli ölçüde farklı olsa da, ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin Ortadoğu’dan elini çekmek gibi bir niyeti yok ve özellikle ABD, hem içeride hem dışarıda halk sağlığı değil ekonomik çıkarlarını koruyan adımlar atmakta ısrarcı:

‘ABD, Ortadoğu yalnızca mevzi değiştiriyor, kalan 6 üste varlığını sürdürecektir’

“Batı’nın Ortadoğu’dan elini çeken bir strateji izlemesini beklemek hayalcilik olmasa da iyimserlik olur. ABD, İngiltere ve Fransa’nın bu hamlesinin sebebi salgının askeri personel arasında yayılmasının engellemek. Öte yandan ABD, Irak’ta 6 bin askerinin yer aldığı 9 üs arasında şimdilik yalnızca 3’ünü boşaltıyor, buna belki bir kaç tane daha ekleyebilir. Ancak bu çekilme değil mevzi değiştirme anlamına gelir. ABD, Suriye sınırına yakın Kaim üssünü, Musul’daki Kayyara üssünü ve Kerkük’teki K1 üssünü boşalttı. Bu üç üssü boşaltmasının nedenleri ise, Kovid-19, İran destekli saldırılar ve diğer üslerin varlık sürdürmek için yeterli oluşu. Bağdat’ta Victory ve Taci üsleri, Enbar’da Habaniyye ve Aynül Esed üsleri, Erbil’de Erbil Havaalanı ve Harir üsleri ve bir de Selahaddin’de Beled Hava Üssü var. ABD’nin oradaki etkisi sürecektir.”

‘Ekonomik çıkarlarını ön planda tutan ABD’nin politikası Kovid-19 salgınından bile beter’

ABD’nin yürüttüğü bu dış politikanın Kovid-19 salgınından bile ‘beter’ olduğunu savunan Dr. Babüroğlu “ABD’nin özellikle İran’a karşı uyguladığı yaptırımları hafifletmemek için yürüttüğü bu sert politika, Kovid-19 salgınından daha da beter bir politikadır. Aslında ABD’nin şu anda Yemen, İran, Irak ve Suriye’deki adımları, ülkenin politikasının Kovid-19 virüsünden beter olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, ekonomik çıkarlarını önceleyen, sağlık sistemini ve insan yaşamını ikinci plana atan bir politikadır” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Eğer ABD Ortadoğu’dan gerçekten Kovid-19 nedeniyle çekilmek isteseydi, geçen hafta Irak’a Patriot Hava Savunma Sistemi konuşlandırmazdı. Çünkü Patriotlar pahalı, önemli ve stratejik bir sistem. Zaten ABD’nin Uluslararası Koalisyon Sözcüsü de ‘ABD’nin bazı üsleri boşaltacağını ancak Irak’ta varlığını sürdüreceğini’ söyleyerek bunu doğruladı. ABD sadece geçici bir tehdit nedeniyle askerlerini tehditten korumak amacıyla kuvvetlerini bir yere topluyor veya kaydırıyor.”

‘Süper gücüne zarar gelmemesini ön planda tutan ABD, Ortadoğu’yu düşman gördüğü ülkelere bırakmaz’

ABD gibi Fransa’nın da askerlerini bölgeden tamamen ve kalıcı olarak çekmek gibi bir niyeti olmadığının bizzat Fransız yetkililer tarafından beyan edildiğini hatırlatan Babüroğlu “Fransa Cumhurbaşkanı da ‘Suriye’den ve Irak’tan tamamen çekilmeyeceğiz’ diyor. Çünkü bu Kovid-19 eninde sonunda geçici bir tehdit. ABD, Fransa, İngiltere gibi ülkeler gerek Irak’ta gerek Suriye’de elde ettiği kazanımları Rusya’ya kaptırma niyetinde değil. Bu ABD’nin, NATO’nun stratejisine ters. Zaten ABD’nin ekonomik kazanımları öncelik alan ve insan yaşamını neredeyse ikinci plana atan bir politika izlediği de ortada. Nitekim Teksas Vali Yardımcısı da ‘ekonominin kurtarılması için yaşlıların ölmesine ihtiyaç var’ diyor. Bunu açıklayan ve süper gücüne zarar gelmemesini ön planda tutan bir ABD’den bahsediyoruz. Dolayısıyla ABD hiçbir zaman Irak’ta ve Suriye’de boşluğun tümünü ‘düşman’ olarak gördüğü bir ülkeye yani Rusya’ya kaptırmayacaktır” diyor.

‘İnsanlar ölüyor ama ABD, İran gücünü toparlar diye yaptırımları gevşetmiyor’

Babüroğlu “Bir adım ileriye gidelim, Kovid-19’la jeopolitik değişimi birleştirdiğimizde şöyle bir tablo çıkıyor ortaya. ABD eğer dünyayı küresel ölçekte tehdit eden pandemiyi öncelik alsaydı, insan yaşamı ve sağlığı öncelik alsaydı, Birleşmiş Milletler’in ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları hafifletmesi konusunda yaptığı çağrıya kulak asardı. En azından İran’ın pandemi sebebiyle çok ihtiyaç duyduğu solunum cihazları ve tıbbi cihazların karşılanabilmesi açısından yaptırımları hafifletirdi. İnsanlar ölüyor ama ABD, İran gücünü toparlar endişesiyle yaptırımları gevşetmiyor. Eğer hafifletirse İran gücünü toparlar diye endişeleniyor” diye devam ediyor.

‘Kovid-19’la birlikte neoliberalizmin çöküşüne tanık olduk’

ABD’nin kendi ekonomik çıkarlarını önceleyen bu politikasına karşın, dünyaya gereken desteğin, Rusya, Çin ve Küba’dan geldiğini vurgulayan Dr. Babüroğlu “Belki de Kovid-19, küreselleşmenin darbe aldığını ortaya çıkardı. Ama bunun karşılığında ABD’nin ve NATO’nun ‘düşman’ olarak algıladığı Rusya, Çin ve Küba; AB ve ABD’den hiçbir destek bulamayan İspanya ve İtalya’ya yardım eli uzatarak bu süreçte ön plana çıktı. ABD ve AB’nin öncülüğündeki neoliberalizm de bu salgın karşısında çöktü, çaresiz kaldı. Onlar ki kendileriyle aynı ittifakta yer alan hem NATO hem de AB içerisinde bulunan İtalya ve İspanya’nın yardım isteklerine, çağrılarına bile cevap veremeyecek bir çaresizlik içerisindeler.  Rusya’nın tıbbi malzeme taşıyan askeri araçlarının İtalya’da bulunması ve İtalya’da Rus askeri araçlarının varlık göstermesi bir dönüm noktasıdır. Kimsenin düşünse de aklına gelmeyeceği bir durumdur” dedi.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM