Kur’an ve Öğüt- 2

GİRİŞ: 13.06.2021 10:59      GÜNCELLEME: 13.06.2021 10:59
Rasthaber -  Duvardan aşağı inerek, bir kervanın konakladığı ve gitmek istedikleri yere nasıl gidebilecekleri hakkında istişare eden insanların bulunduğu bir harabeye girdi. Bu insanlardan bazısı şöyle diyordu: “Fuzayl ve çetesi mutlaka yoldadır. Eğer hareket edecek olsak yolumuzu kesecek ve kervanın yükünü yağmalayacaktır.”‌

Bu sözleri duyan Fuzayl sarsıldı ve bu yüzden kendini kınayarak kendi kendine şöyle dedi: “Ne kadar da kötü biriymişim ben!”‌

Gökyüzüne bakındı ve tövbe eden kalbiyle yakardı:

“Allah’ım! Ben sana döndüm ve tövbemin temeli de hep senin evinin komşuluğunda yaşamaktır. Allah’ım! İşlediğim kötülüklerden dolayı acılar içindeyim; acılarımı dindir ve derdimi derman eyle. Çünkü bütün acıları dindiren sensin ey yüce, ey her türlü eksiklikten münezzeh, ey benim kulluğuma ihtiyacı olmayan Allah! Benim hiyanetimi rahmetinle affeyle!”‌

Yüce Allah da onun dualarını icabet eder ve bağışlar.

Bazı tefsir bilginleri, Abdullah b. Abbas’tan şöyle rivayet etmişlerdir:

“Bir gün ashabtan bazıları İslam Peygamberine (s.a.a) şöyle dediler: Ey Allah Resulü (s.a.a)! Bizim için bir hadis buyur da kalplerimizin pasını gidersin.”‌

İşte ashabın bu isteğinden sonra “İnananlara, o çağ gelmedi mi henüz, Allah'ı anış ve Kur’ân'dan inen şeyler, onların gönüllerini yumuşatsın...”‌ ayeti nazil oldu.

Şanı yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Bir Allah'tır ki sözün en güzelini indirmiştir bir kitap halinde, bir kısmı, bir kısmına benzer, bir kısmı, bir kısmını gerçekleştirir, her şeyi tekrar-tekrar bildirir; Rablerinden korkanların tüyleri diken-diken olur onu dinlerken, sonra da bedenleri ve gönülleri, Allah'ı anmak için yumuşar; işte bu, Allah'ın bir hidâyetidir ki dilediğini, onunla doğru yola sevk eder ve Allah, kimi doğru yoldan saptırırsa ona yol gösterecek yoktur.”‌ [5]

Yüce Allah öğüt vericidir ve insanlara öğütler vermiştir. Allah-u teala Kur’an-ı Kerim’de, emaneti sahibine ulaştırmayı ve adalet üzere hükmetmeyi öğütlemekte ve şöyle buyurmaktadır:

“Şüphe yok ki Allah, emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten de Allah, size ne de güzel öğüt vermede. Şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, görür.”‌ [6]

Bir diğer ayette adaleti, iyiliği, akrabaları gözetip kollamayı, günahtan ve kötülükten sakınmayı, sınırları aşmamayı emretmekte ve şöyle öğütlemektedir:

“Şüphe yok ki Allah, adâleti, lütuf ve keremde bulunmayı ve yakınlara ihtiyaçları olan şeyleri vermeyi emreder ve çirkin olan, kötü görünen şeylerle haksızlığı nehyeder; öğüt alasınız diye de size öğüt vermededir.”‌ [7]

Bir başka ayet şöyle buyurmaktadır:

“Eğer inanmışsanız Allah size öğüt vermededir bir daha ebedîyen buna benzer birşeye dönmemeniz hakkında.”‌ [8]

Kur’an-ı Kerim, Allah’ın öğütlerinden faydalananların sadece takvalılar olduğunu belirtmiş ve şöyle buyurmuştur:

“Sizden önce nice dinler gelip geçti.

Yeryüzünü gezin, dolaşın da yalanlayanların sonucu ne olmuş, bakın, görün. Bu, insanlara açıklamadır ve sakınanları doğru yola sevk etmedir, öğüttür onlara.”‌ [9]

Bu husustaki bir diğer ayet şöyledir:

“O zaman bunu görenlerle sonradan gelenlere ibret, sakınanlara da bir öğüt olmak üzere onları maymun şekline sokmuştuk.”‌ [10]

Katılaşmış kalplerin, öğütlerden etkilenmeyeceği bir gerçektir. Hz. Hûd’un (a.s) kavminin sözü, bunun bir örneğidir. Onlar, Hz. Hûd’a (a.s) şöyle demişlerdi:

“Bizce bir dediler, ister öğüt ver bize, istersen öğüt verenlerden olma.”‌ [11]

“Varlık letafetinde şüphe olmayan yağmur

Bahçede lale yeşertir ve tuzlakta diken bitirir”‌

“Ve biz, Kur'ân’dan, inananlara şifâ ve rahmet olan âyetleri indirmedeyiz ve bunlar, zâlimlerin ancak ziyanlarını arttırır.”‌ [12]


[5] Zümer, 23

[6] Nisâ, 58

[7] Nahl, 90

[8] Nûr, 17

[9] Âl-i İmran, 137-138

[10] Bakara, 66

[11] Şuarâ, 136

[12] İsrâ, 82


YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM