İmam Hüseyin (as) Tağuti İktidarın Kutsallığını Yıktı

GİRİŞ: 02.11.2019 08:59      GÜNCELLEME: 02.11.2019 08:59
Rasthaber -  Berlin İmam Rıza İslam Merkezi hocası  Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde  halifeliğin müslümanlar üzerindeki etkisine vurgu yaparak aşağıdaki konulara dikkat çekti:

İmam Hüseyn’in (as) kıyamının birçok hikmet ve felsefesi vardır. Bunlardan biri  İslam  toplumuna hakim batıl hilafet ve halifenin kutsallığını yıkmak, ortadan kaldırmaktı.

Toplumun hilafet algısı neydi? Müslümanların halifeliğe ve halifeye bakış açısı nasıldı?

Peygamber sonrası bir sistem ortaya attılar, adına “hilafet“ dediler, din adına ve maslahat uğruna kendilerini halife ilan ettiler, kendilerine itaati farz kıldılar, itirazı haram edip karşı gelenleri cezalandırdılar.

Daha sonra Emeviler  başa geçince hilafeti/iktidarı kutsallaştırdılar, Allah‘ın halifesi, Peygamberin halifesi gibi ünvanlar kullanmaya başladılar.
 Bu kelimelerle halifeliğe kutsallık elbisesi giydirip dokunulmaz kıldılar ve itirazın caiz olmadığını halka kabul ettirdiler. 

Halifelik kutsallaşınca halife de mukaddes olmuş oluyordu. Halife mukaddes olunca halifenin her yaptığı, verdiği her emir de kutsal sayılır hale geldi. 
Hilafeti kutsallaştırmanın sebebi halifelerin yaptıklarını meşru göstermek ve onların söz ve amellerine dini bir kılıf uydurmaktı. “Halife yanlış yapmaz, halife Allah adına herşeyi yapabilir çünkü kutsal bir makamda oturuyor” inancı hakim kılındı. 
Böylece insanlar, zulme ve adaletsizliğe dahi itiraz edemez hale geldiler.
Sözde bu kutsal halifeler zulüm ve adaletsizliği Allah adına yapmaya başladılar; harama da emretse kutsaldır, kabeyi yıkmak için emir verse de bu emir kutsaldır, Çarşamba günü cuma namazı kıldırsa caiz olur, Harre olayı gibi Medineli müslümanların canına kast edip namusuna tecavuz caiz olur. 

Bu kutsallığın neticesinde ümmet halifenin emriyle peygamberin torunu imam Hüseyin‘i (as) de Allah rızası için şehid etmek için yarışır hale gelecekti.

Halifeliği/Devleti, din adamlarının fetvalarıyla kutsallaştırmak, fasık ve facir liderlerin bir oyunuydu. 
Halifeliğin/halifenin kutsallaşması dinden sapmaları kolaylaştırdı.
Halifelik kutsallaşırsa halife olacak şahsın artık liyakatine bakılmıyordu; hilafeti nasıl ele geçirirse geçirsin halife olmuşsa artık kutsaldır. Halifenin imanı, takvası, ilmi yeterliliği var mıdır, adil midir, müdüriyet kabiliyeti var mıdır, toplum tarafından kabul görüyor mu, gibi konular incelenmez, sadece itaat beklenir.
Böyle kutsallaştırılmış halifelik/devlet sisteminde lider fasık ve facir olursa, devlet de tağut olursa dinin hükümlerinin tahrif olması kaçınılmaz olacaktır. İlahi hükümler, şeriat kanunları yani İslam hukuku devre dışı kalacaktır.

İşte böyle bir durumda dinin yeniden yapılanması ve toplum hayatından silinen ilahi hükümlerin ihyası gerekiyordu. Dinin inşası ve ıslahı gerekiyordu. Bunun önünde en büyük engel halifeliğin-halifenin/devlet adamlarının kutsallaştırılmış olmasıydı.

İmam Hüseyin (as) hilafetin/devletin bizatihi kutsal olmadığı mesajını insanlara anlatmak, ulaştırmak istiyordu. Bu doğrultuda öncelikle bu kutsallığın kırılması, ortadan kaldırılması gerekiyordu.
 İmam Hüseyn'in (as) vazifelerinden biri de bu kutsallığı yok etmekti; lideri fasık, facir olan ve sistemi ilahi olmayan devletin kutsallığının olmadığını insanlara öğretmesi gerekiyordu. 

İmam Hüseyin (as) İmam Hasan'ın (as) şehadetinden sonraki 10 yıl boyunca bunu anlattı, ama fayda vermedi. 
İmam Hüseyin (as) bu batıl kutsiyetin, insanlara anlatmakla, dersler verip öğretmekle yıkılamayacağını biliyordu. 
Allah adına oluşturulan bu kutsallık, ancak toplumda şok etkisi yaratacak, insanları gaflet uykusundan, cehalet karanlığından uyanmalarını sağlayacak bir girişimde bulunmalıydı. Bu da sadece Kerbela’da evlatlarıyla, yarenleriyle birlikte ŞEHADET ile yok edilebilirdi.

İmam Hüseyin'in (as) şehadetinin meyvelerinden biri de işte bu evrensel mesajdır; Ne adına olursa olsun ilahi dayanağı olmayan beşeri sistemlerin, devlet adamlarının hiç bir kutsallığı yoktur.

Rasthaber/Berlin

YORUMLAR

referans ne 14 gün önce
islamda ayette allaha, rasülüne ve ondan olan ulul emre itaat edin diyor gerisi hikaye son osmanlı halifesi elinde fırça kadın resmi yapıyor devletle dinle alakası kalmamış garibim. tabi birde mülkiyet meselesi var devlette sonuçta koskoca bir mülk birilerinin toprağı malı mülkü altını çok bunlar ne yapacak malı mülkü parası olmayana kural koyacak kendi toprağına vatandaşlığına almışsa bu yönetici islami değerlere sahipte olur olmayadabilir oluyormuş gibi de yapar millet isyan etmesin diye başka dinlerde hatta inanmayanlarda durum bu.malı çok olanlar islama göre yaşarsa zekat vermesi faizle iş yapmaması adaletle hükmetmesi gerekir.

REKLAM