Akrabalık Bağı ‎(Sıla-i Rahim)‎ Rahmanî Bir Bağdır

Sıla-i rahim, yani akrabalık bağlarını koruma ‎ve yaşatma, inancımızın sosyal hayatımıza ‎yansıyan en önemli değerlerden bir tanesidir. ‎
GİRİŞ: 01.08.2020 09:18      GÜNCELLEME: 01.08.2020 09:18
Rasthaber -  Peygamber Efendimiz, hicri yedinci yılın ‎başlarında içlerinde Bizans Kralının da ‎bulunduğu komşu hükümdarlara birer mektup ‎göndermiş ve onları İslam dinine davet etmişti. ‎Bizans Kralı Herakleios, Peygamber ‎efendimizin mektubunu alınca konu hakkında ‎bilgi edinmek istemiş ve adamlarına “Mekke’den gelen kimi bulursanız alıp ‎yanıma getirin”diye talimat vermişti.
 
O ‎günlerde ticaret için Şam’a giderken Gazze’de ‎konaklayan Ebu Süfyan ve arkadaşları kralın ‎adamları tarafından alınarak Kudüs’te ‎Herakleios’un huzuruna çıkartılmışlardı. Bizans Kralı Herekleios, Ebu Süfyan’a ‎Peygamber efendimizin ailesine, hayatına, ‎ahlakına ve ona inananların durumlarına dair ‎pek çok soru yönelttikten sonra “Muhammed ‎size ne emrediyor?” deyince asla Müslüman ‎olmamış olan Ebu Süfyan yüzük asık bir şekilde şöyle cevap vermişti: ‎‎“Muhammed, bize namaz kılmayı, doğru ve ‎iffetli olmayı ve sıla-i rahimi emrediyor”‎

Yüce Allah tarafından en güzel şekilde ‎yaratılan insanın, bu dünyaya başıboş olarak ‎gönderilmediği ilahi bir hakikattir. Bu ‎hakikatin bir sonucu olarak insan, hem ‎yaradanına, hem kendine hem de yakın ve ‎uzak çevresine karşı bir takım sorumluluklar taşımaktadır. İnsanın, çevresine karşı temel sorumluluklarından birisi de hiç şüphesiz sıla-i rahimdir. 

Genel olarak 'kan bağı ve evlenme ‎yolu ile oluşan akrabalık bağlarını yaşatma, ‎akrabalarla ilişkiyi sürdürme, onların ‎haklarını gözetme, onlara ilgi gösterme, ‎yardımda bulunma ve onları ziyaret etme’‎olarak tanımlanan sıla-i rahim, İslam âlimleri tarafından namaz ve oruç gibi farz kabul ‎edilmiş, ihmali ise haram olarak ‎değerlendirilmiştir.‎

Sıla-i rahim, yani akrabalık bağlarını koruma ‎ve yaşatma, inancımızın sosyal hayatımıza ‎yansıyan en önemli değerlerden bir tanesidir. ‎Nitekim Cenab-ı Hakk bir ayet-i kerimede ‎şöyle buyurmaktadır:

“Allah’a ibadet edin ve ‎ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, ‎akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki ‎arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere ‎iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve ‎övünen kimseleri sevmez.”[1]

Sevgili Peygamberimiz de bir hadisi şeriflerinde şöyle ‎buyurmaktadır: 

“Kim Allah’a ve ahiret ‎gününe inanıyorsa akraba ile irtibatını ‎sürdürsün”.‎‎‎

Modern dünyanın giderek yalnızlaştırdığı ‎insanlar, üzülerek ifade edelim ki; mutluluğu, ‎dostluğu ve arkadaşlığı sosyal paylaşım ‎sitelerinde ve sanal âlemlerde aramaktadırlar. ‎Halbuki, sıla-i rahimde bulunan; yani ‎akrabasını, eşini, dostunu ve komşusunu gözetip kollayanlar, sıla-i rahimi ihmal ‎edenlere göre daha mutlu ve huzurlu bir ‎yaşam sürdürürler. Bundan dolayı, insanların sanal ve yapay bağlardan kendilerini ‎kurtararak, sosyal çevresini oluşturan ana ‎baba, akraba ve komşularıyla gerçekçi bir bağ ‎kurmaya çalışması, bu bağı güçlendirecek her ‎türlü fırsatı, bayramı, tatili en iyi şekilde değerlendirilmesi dini ve dünyevi bir ‎gerekliliktir.‎
 
Hafta sonu ile birlikte ‎geliniz, mutluluğu ‎alış veriş merkezlerinde veya internet ‎ortamlarında aramayalım. Gerçek mutluluğun, ‎ayakları altında cennet olan anaların, cennetin ‎orta kapısı olan babaların yanında olduğunu ‎asla unutmayalım. Sılaya vardığımızda baba ‎yarısı olan amcayı, ana konumunda olan ‎teyzeyi gönülden kucaklayalım. Kısacası sıla-i ‎rahimde bulunalım. Unutmayalım ki; bizi ‎cennete yaklaştıracak ve bizi cehennemden ‎uzaklaştıracak olan sıla-i rahimdir. Ve bilelim ‎ki sıla-i rahimi gözetip yerine getirdiğimizde ‎hem dünyevi hem uhrevi saadete erişecek, ‎rızkımız bollaşacak ve mükâfatımız daha bu ‎dünyada iken inşaallah Yüce Allah tarafından ‎verilecektir.‎

Yüce Rabbimizin bir kutsi hadisteki şu ‎uyarılarını ise hiç aklımızdan çıkarmayalım:

‎‎“Ben Rahman’ım. Akrabalığı ben var ettim. ‎İsimlerimden birini ona verdim. Yakınlarıyla ‎ilgilenip akrabalığın hakkını verene lütufta ‎bulunurum. Akrabasıyla ilişkisini kesenden ‎ben de rahmetimi keserim.”‎ ehlader

[1] Nisa/36 

YORUMLAR

REKLAM