'Öğretmen Atamalarıyla İlgili Çalışmalarda Son Aşamaya Geldik'

GİRİŞ: 09.11.2019 13:27      GÜNCELLEME: 09.11.2019 13:27
Rasthaber -  Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Habertürk’teki Burası Haftasonu programına katıldı. Selçuk, burada yaptığı konuşmada, Aksaray’da otizmli öğrencilerin yuhalandığı iddialarıyla ilgili “Almamız gereken tedbirler nedir bunların üzerinde hassasiyetle duruyoruz” dedi. Bakan Selçuk, öğretmen atamalarıyla ilgili çalışmalarda son aşamaya geldiklerini, bürokrat düzeyinde çalışmaların bitmek üzere olduğunu söyledi. Okul öncesi eğitimin önemine de değinen Ziya Selçuk, “0-3 yaşta çocukların asla tablet, televizyon görmemesi gerekiyor” diye konuştu. 

Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un açıklamaları özetle şöyle:

ÜZERİNDE HASSASİYETLE DURUYORUZ

(Aksaray’da otizmli öğrencilerin yuhalandığı iddialarıyla ilgili) Bizim bunu tekil bir olay olarak görmemiz doğru olmaz. Bu bakış açısı, kültür ögesi olarak çocuklarımıza nasıl yaklaştığımızın göstergesi olarak bütünsel bir anlam taşıyor. Bir taraftan da farkındalık için bir fırsat. Var olan problemin derinliğini ölçmek, almamız gereken tedbirler nedir bunların üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Birkaç hafta önce de ulusal ve uluslararası uzmanlarla, finansal boyutunu uzmanlarla, UNICEF ile yoğun çalışmalarımız devam ederken bu gündeme geldi. Sadece Aksaray özelinde değil. Nerede neye ihtiyacımız var? Ne tür eğitim çalışmalarını yaygınlaştırmamız gerekiyor. Rehber öğretmenlerimize özel eğitimler verdik. Formatör olarak yetiştirdik. Onlar da diğer illerdeki öğretmenlere eğitim verecek. Öğretmen eğitimine ve veli eğitimine yatırım yapmak, farkındalık geliştirmek, altyapı çalışmaları yürütmemiz gerekiyor. 6 milyon avro civarında daha zenginleştirilmiş materyaller, insan kaynağı konusunda konusunda geliştirme çalışmalarımız başladı. Devam ediyor.

ÇOCUKLAR DENEME TAHTASI DEĞİL

Dünya tarihine baktığımızda tarım, sanayi toplumu gibi belli kırılmalar var. Bu kırılmaların bir tanesi de 2030’un sonlarına denk gelecek. Buna tekillik çağı denebilir. İnsan beynine yazılım yükleneceği, damarlarımızda nanorobotların dolaşacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Bugün ilkokulda okuyanlar 2040’ların başında iş hayatına atılacak. Bize ‘Madem bu gelişmelerin farkındaydınız. Bizi neye hazırladınız’ diye soracaklar. Bu anlamda 2023 Vizyon Belgesi değişimi dönüşümü gerekli kılıyor. Belgenin taahhütlerinden biri şu, biz size neyi, nasıl yapacağımızı altyapı nasıl kurulacak bunları planladık. Hepsini gösteriyoruz. Birdenbire bir değişiklik, ani bir değişiklik asla yapmayacağız. Müfredat tasarımı öğretmen eğitimi, öğretmen yetiştirme biçiminden başlamak üzere bir değişime ihtiyaç var. Altyapı kurulmadan bir şey yapmamak lazım. Çocuklar deneme tahtası değil. Hazırlıklarımız devam ediyor. Pilotlamalardan başlayıp ülke geneline yaygınlaştırma çalışmaları devam edecek. Amacımız çocukları dünyadaki akranlarıyla yarışabilir hale getirmek.

ÇOCUĞU AYAKTA TUTAN ŞEY KİŞİLİĞİDİR

İnsanı bütün olarak görmek lazım. A, B, C şıklarını işaretleyerek sürekli soru çözerek gelişecek varlık değil. Soru çözerler ama sorun çözemezler. Odalara kapatıp soru çözmelerini sağlamak değil mesele. Çocuklar bayram oluyor gitmiyor, düğünlere katılmıyor. Eğitim sistemi insan yetiştirmekten sınava adam hazırlamaya dönen bir sisteme dönüştü. Bunu değiştirebiliriz ama zaman ve finansman gerekiyor. Hazırlıkları tamamlamadan bir şey yapmamak gerekiyor. Bütün bunları yaparken de eğitimi ekonomiyle doğrudan doğruya ilgili bir kurum olarak görmekte yarar var Bizim yapmak istediğimiz şey çocukların duygusal sosyal becerilerini de yükseltmek. Hayat başarısında girişimcilik, girişkenlik gibi başka faktörler de var. Daha çok akademik gelişime tek açıdan bakıyoruz. Ama çocuğu ayakta tutan şey kişiliğidir. Bu anlamda da eğitimin boyutlarını güçlendiriyoruz.

EĞİTİM FAKÜLTELERİ KONTENJANLARINI YÜZDE 10 DARALTTIK

Üniversiteler farklı fakülte mezunlarında öğretmen adayı olabilmeleri için formasyon belgesi veriyor. Biliyorsunuz birçok fakülteden binlerce mezun var. İktisat, hukuk gibi alanlarla milyonlarca üniversite mezunu gencimiz var. Hepsi gelecek bekliyor, bir hayat kurmaya çalışıyor. Bu konuya bu kadar yoğunlaşmaları çok insani. Bir tarafta da MEB’in ihtiyaç durumu var. Sandıkları gibi atama bir tek benim imzama bakmıyor. Bu kabine, maliye, hükümet meselesi. Bu konudaki beklentimiz yüksek sayısal bir atama imkânı oluşturmak. Bunun için maliye ve diğer bakanlıklarla da görüşüyoruz. Son aşamaya da geldik. Bürokrat düzeyinde çalışmalar bitmek üzere. Bizim şu anda emekli olan öğretmenlerimiz var. Çok az branşta ihtiyacımız var. Sistem doymuş vaziyette. Eğitim fakültelerinden mezun olanlarla ilgili tedbirler alıyoruz. Eğitim fakülteleri kontenjanlarını yüzde 10 daralttık. Seneye tekrar daraltıp mezun sayısının denetlenmesi konusunda çalışmalar yapacağız. Finlandiya’da 16 başvurandan biri öğretmen oluyor. Bu İngiltere’de, ABD’de de böyle. Öğretmenleri büyük bir kitlenin içinden seçmeye çalışırlar. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.

0-3 YAŞTAKİ ÇOCUKLAR ASLA TELEVİZYON GÖRMEMELİ

Önceliğimiz dezavantajlı çocuklara dokunmak. Çevreden merkeze doğru hareket etmek. Hiç okulöncesi eğitim alamayan çocuklar var. Okulöncesi eğitim çok önemli. 0-3 yaşta çocukların asla tablet, televizyon görmemesi gerekiyor. Tüm velilerimizin farkındalığını arttırmak zorundayız. Okulöncesi dil, zeka, beceri gelişimi katlanarak artıyor. Ne kadar erken yaşta çocukların kullandığı kelimelerin sayısını arttırabilirsek yaşamsal ilkokulda da o kadar rahat edeceğiz. ‘Oyun Sandığım’ projesi başlattık. İmkânı olamayan okullara onlarca parçadan oluşan eğitim araçları bir tane takvim gönderiyoruz. Aileler her gün çocuklarıyla ne yapabilirler takvimde yazıyor. İmkânımız ölçüsünde binlerce öğrenciye ulaştıracağız.

YORUMLAR

REKLAM