Kuran Işığında Sabrın Değeri

GİRİŞ: 03.08.2020 09:36      GÜNCELLEME: 03.08.2020 09:36
Rasthaber -   Yüce Allah, Fussilet suresinin 34. ayetinde şöyle buyuruyor: İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.[1]

  Yüce Allah bu ayetle sabırlı olmanın önemli bir özelliğini insanlara hatırlatıyor. Sabır, düşmanlıkları giderip yerine dostlukları yerleştiren bir unsur olarak Allah’ın kelamında yer etmiştir ve bu vesileyle de mutlu bir hayat isteyen insanların hayatlarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiği hatırlatılmıştır.

İmam Sadık (as) Hafs ismindeki bir öğrencisine şöyle buyuruyor: Sabrı hiçbir yerde elden bırakma.

Yüce Allah, Muhammed’i (sav) peygamberliğe seçti ve sabırlı olmasını emretti.
  Daha sonra imam (as) yukarıdaki ayeti[2] tilavet ettikten sonra şöyle buyurmuşlardır: Peygamber efendimiz sabırla çok yüce makamlara erişti.

  Şeyh Saduk, Emali kitabında şöyle bir rivayet nakletmiştir: Bir kişi peygamber efendimizin yanına gelip şöyle dedi:

Ey Allah'ın Resulü, akrabalarıma sürekli iyilik yapıyorum ama onlar bana kötülük yapıyorlar, ben onlarla akrabalık ziyaretlerinde bulunuyorum ama onlar akrabalık bağlarını benimle kesmeğe çalışıyorlar.
 
Peygamber efendimiz bu kişiye, cevap olarak yukarıdaki ayeti okuyorlar ve sabrederek kötülükleri iyilikle yanıtlamasını istiyorlar. Peygamber efendimizin bu sözleri üzerine o şahıs sabırla ilgili çok güzel bir şiir okuyunca peygamber efendimiz bu şiirleri överek şöyle buyuruyorlar: Şiirlerin bir bölümü hikmetli sözlerdir, bir bölümü ise sihir gibi etkilidir.

  Daha önce de değindiğimiz gibi kuranı kerimin on bir ayetinde yüce Allah, “Halim” sıfatıyla anılmıştır. Dolayısıyla tam anlamıyla sabırlı olan insanların aslında bu şekilde Allah’ın bu sıfatına mahzar olduklarını ve bu vesileyle diğer insanlardan daha çok Allah’a yakınlık kazandıklarını söyleyebiliriz.

Yüce Allah Kuran-ı Kerim'de Hz. İbrahim’i sabır özelliğiyle överek şöyle buyurmuştur:

İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık, kendisini Allah'a vermiş biri idi.[3]
  Diğer bir yerde ise hz İbrahim’e sabırlı bir evlat müjdesi verdiğini şöyle anlatıyor: Biz de ona, hilm sahibi bir oğul müjdeledik.[4]

  Hz. İbrahim ve Hz. İsmail gibi, birçok önemli değere sahip olan iki değerli zatın, sahip oldukları bütün özelliklerinin içinden sadece sabır özelliğine bu ayetlerde yer verilmesi aslıda sabır özelliğinin önemini anlatmak için yeterlidir ancak yine de sabırlı olmanın önemini anlatan çok önemli bir ayete değinmeden geçemiyeceğim.

  Yüce Allah peygamberine hitaben şöyle buyuruyor:

O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.[5]
 
Peygamber efendimiz ve Ehl-i Beyit (as)ın hayat tarzlarına ve buyruklarına baktığımızda bu yüce insanların her zaman insanları sözleri ve yaptıklarıyla sabırlı olmaya davet ettiklerini görüyoruz.

Hz. Ali (as) şöyle buyuruyor:

İlmin kemali sabırdır ve sabrın kemali çokça affetmek ve gazap’a hakim olmaktır.
  Diğer bir yerde ise şöyle buyuruyor: Sabır insanın güzelliğidir. Senin değerin edebinle ölçülür öyleyse kendini sabırla güzelleştir.

  Başka bir yerde ise şöyle buyuruyor: Sabır, gazabın ateşini söndürüyor ama sertlik gazabın ateşini yükseltiyor.

  İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor:

Sabır, yüce Allah’ın (insanlara sunduğu) meşalesidir.
[
1] - Fussilet 34.

[2] - Fussilet 34.

[3] - Hud 75.

[4] - Saffat 31.

[5] - Al-i imran 159.

tebyan

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM