İnşirah Suresi ve Affetmek

Sen affediliciliği ilke edin, iyiligi emret ve cahillerden de uzak dur.
GİRİŞ: 16.11.2020 10:33      GÜNCELLEME: 16.11.2020 10:33
Rasthaber -  Affetmek; o kişiyi sevmek, onunla konuşmak zorunda olmak, ilişkiyi sürdürmek değildir.
 
O kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak, suçsuz bulmak veya haklı görmek de değildir.
 
O kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemekte değildir.
 
Affetmek; kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.
 
Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir. Ancak acısını hissetmemek mümkündür. Duygusal unutma affetmenin diğer adıdır.
 
Affetmek nedir aslında biliyor musunuz? Affedecek bir şey olmadığını farketmektir.
 
Bu bilince gelmek için de biraz efor sarf etmektir. Şöyle düşünün, affetmediğinizde o kişiye bir zarar verebiliyor musunuz? Hayır, peki kime zarar veriyorsunuz? Kendi bedeninize. Keskin sirke küpüne zarar sözünü hiç düşündünüz mü, ne anlama geliyor diye.
 
Bunu kişisel gelişim ile ilgilenene kadar düşünmeyiz genelde. Sonra hastalıklar ile psikoloji arasındaki bağlantıyı öğrenince bu atasözünün ne demek istediğini anlarız. Birşeyleri sindiremezseniz mideniz, çok kafaya takarsanız başınız ağrır. Katı fikirli iseniz eklem yerleriniz kireçlenir. Kalbiniz kırılırsa kalbinizden rahatsızlanırsınız. Vakti geldiğinde birşeyleri bırakamazsanız kabız olursunuz vb. Bu tür örneklerin hepsi bize affetme yönünde işarettir. 
 
Kendi sağlığımız açısından affetmek önemlidir. Affetmek geçmişle ilgili değil, gelecekteki sağlığımızı korumak için yapmamamız gereken bir şeydir. Şarkılar genelde egomuza hitap ettiği için intikam almak, nefret etmek üzerine yazılan şarkılar hoşumuza gidebilir. Ancak ruhumuzun gıdası affetmektir.
 
Şimdi İnşirah süresine bakalım;
 
1. Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2,3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
4. Senin şânını yükseltmedik mi?
5. Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
8. Ancak Rabbine yalvar ve o yöne doğrul.
 
Burada senin göğsünü derken Allah okuyana sesleniyor.
 
Peki, göğsü nasıl genişliyormuş? Sırtından yükleri alınarak. Peki bu yükler ne? Affedemediklerin olabilir mi? Ama bu nefsine ağır geliyor sen nefret etmek istiyorsun. Yalnız Allah diyor ki affetmek senin nefsine zor geliyor ama sabret zorlukla beraber kolaylık var. Sen direniyorsun. Hayır diyorsun o bana şunu şunu yapmıştı. Allah tekrarlıyor. Merak etme, az sabret dedim ya zorluğun hemen peşinden kolaylık gelir. En nihayetinde sen affettiğinde artık sırtından yükler kalktığı için başka işler için enerjin kalıyor. O halde Allah'ta diyor ki hemen yeni işlere koyul. Artık nefsini susturduguna göre Rabbinin sesini duyarsın. Öyleyse bu fırsatı değerlendir ve ona yönel.
 
Bir de Araf/199'a bakarak bahsi kapatalım;
 
"Sen affediliciliği ilke edin, iyiligi emret ve cahillerden de uzak dur."

ehlader

YORUMLAR

REKLAM