Yemen’e Karşı Savaştaki Müttefikler Kısa Sürede Düşman Oldular

Aden’de savaş devam ediyor ve Abu Dabi’nin desteklediği Güney Yemen Geçiş Konseyi’nin, Yemen’in istifa eden hükümeti ve Riyad yanlısı milisleri bu şehirden çıkarma kararı, Suudiler ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin çok hızlı bir şekilde müttefiklikten düşmanlığa ve vekalet savaşına dönüştüğünü kanıtlıyor.
GİRİŞ: 10.08.2019 08:36      GÜNCELLEME: 10.08.2019 08:36
Rasthaber -  Rey el-Yevm Gazetesi Baş Editörü ve Arap dünyasının önde gelen analistlerinden Abdel Bari Atvan, kaleme aldığı yazısında şu ifadelerde bulundu: ‘Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman’a yakın olan Amerika gazetelerinden Wall Street Journal’da Suudi üst düzey bir yetkiliden naklen yer alan bir haberde şu ifadeler yer aldı: ‘Riyad’ın, Yemen Ensarullah Hareketi ile müzakere yapmak için önerileri değerlendirmesi bizi şaşırtmadı; çünkü müttefiki Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’in birçok bölgesinden geri çekilmesinin, Ensarullah’ın Arabistan’ın güneyindeki havaalanlarına yönelik füze saldırılarını arttırmasının, akabinde bu havaalanlarında uçuşların durmasının , Ensarullah’ın Cizan, Asir ve Necran sınır bölgelerine nüfuzunun ve aynı zamanda İran ve Amerika arasında yaşanan gerilimin gölgesinde Körfez bölgesinde bir savaş çıkması ihtimalinin artmasının ardından Suudi Arabistan’ın önündeki seçenekler çok sınırlanmıştır.
Aden şehrinde birkaç gün önce Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteklediği güvenlik kemeri kuvvetleri ve Suudilerin desteklediği Yemen’in istifa eden cumhurbaşkanını koruma kuvvetleri arasında yaşanan  vekalet savaşının ardından, Suudilerin Yemen savaşından çıkmak için kabul edilebilir bir formül arayışına girme yönündeki eğilimleri arttı ve belki de en büyük mağlup Abd Rabbuh hükümeti olacaktır.

Geçtiğimiz beş yıl boyunca Yemen’de omuz omuza savaş yürüten bu iki müttefik kuvvet arasındaki bu vekalet savaşının kıvılcımını, Güney Geçiş Konseyi Başkan Yardımcısı Hani Bin Berik’in, kuvvetlerine,  Abd Rabbuh Mansur Hadi kuvvetlerinin kontrolünde bulunan el-Meaşik Cumhurbaşkanlığı Sarayına saldırmaları ve kontrolü ele geçirmeleri emrini vermesi ve BAE’nin desteklediği güneyin resmi olarak ayrılmak istemesi ve el-Islah İhvan grubunun Aden’de hükümet kontrolünü ele geçirmek istediği yönündeki suçlamalar alevlendirdi.

Bir yandan BAE yanlısı milisler, diğer yandan Suudi destekli milisler arasındaki çatışmalar nedeniyle, Abd Rabbuh Mansur Hadi hükümetinin geçici başkenti olan Aden kentindeki güvenlik durumu kötüleşti.

Riyad'ın mevcut durumdaki talepleri hassas olabilir ve Körfez bölgesi ve Hürmüz Boğazı’nda çatışmalar yaşanmaktadır ve ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nı koruma bahanesi altında uluslararası bir koalisyon kurmaya çalışmaktadır.

Suudi hükümeti ve Yemen Ensarullah Hareketi içerisinde, Riyad ve Sana arasında diyalog kanallarının açılması ve Ensarullah’ın füze saldırılarını ve Arabistan topraklarına nüfuzunu durdurmasına karşılık olarak Suudilerin Ensarullah ve müttefiklerine ödeyeceği bedel konusundaki görüşler ikiye ayrılmıştır.

Mevcut bilgiler, Ensarullah’ın en azından mevcut aşamada Suudilerle anlaşmak istemediğini göstermektedir; çünkü Suudiler, müttefikleri Birleşik Arap Emirlikleri’nin geri çekilmesinin ve yine uluslararası olarak izole olmalarının ardından zayıf bir duruma düştüler ve bu yüzden savaşın, füze saldırılarının, Suudi Arabistan’ın güney bölgelerine nüfuzun devam etmesi, müzakerelerin gelecekte daha güçlü bir durumda ortaya çıkmasını ve Suudi tarafından coğrafi ve mali olarak daha fazla taviz elde edilmesini sağlayacaktır, çünkü onlar, Suudilerin savaşı kaybettiğini ve artık tek başına bu savaşa devam edemeyeceğini düşünüyorlar ve Suudilerin sebep olduğu kayıpları azaltmak istiyorlar.

Biz, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’den geri çekilişinin Suudi müttefikleriyle koordineli olduğunu söyleyen mektebin yanlıları değiliz; çünkü bu mektebin bu söylemini destekleyen ve kanıtlayan hiçbir delil bulunmamaktadır ve bu alanlarda söylenen şeyler diplomatik bir yalandır; Aden’de savaş devam etmektedir ve Bin Berik’in Yemen’in istifa eden hükümeti ve Riyad yanlısı milisleri bu şehirden çıkarma kararı, Suudiler ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin çok hızlı bir şekilde müttefiklikten düşmanlığa ve vekalet savaşına dönüştüğünü kanıtlıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Yemenli 90 bin yerel kuvveti, Güney Yemen’in ayrılması planının uygulanması için savaşmaları adına eğitti. Bu yani, BAE’nin bu savaşı, “Güneyin ayrılması” adı altında uzaktan yani Abu Dabi’den sürdüreceği anlamına geliyor.

Suudi Arabistan'ın seçenekleri mevcut durumda sınırlı görünüyor, savaşa devam etmek te pahalı ve zor olacaktır. Öte yandan Ensarullah’la diyalog kurmak ta, coğrafi ve stratejik olarak tavizler vermeyi ve yine tazminat ödemeyi gerektirecektir ve bunlar müzakere masasında şiddetle gündeme gelecektir. Bununla birlikte, barış ve müzakere masasına oturma ve düşmanın en fazla talebine yanıt verme (Suudiler tarafından) eğilimi, nihayetinde tercih edecekleri en iyi ve en ucuz seçenek olacaktır.

Özellikle Suudi Arabistan’ın bu savaştaki tek taraf olduğu ve Arap koalisyonu planının dağıldığı bir durumda, bu savaş ne kadar uzarsa, Suudi müzakerecilerin müzakere pozisyonu da daha fazla zayıflayacaktır.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM