Suudi Arabistan'ın Bahreyn'deki Varlığının 10. Yılı

GİRİŞ: 08.03.2021 20:59      GÜNCELLEME: 08.03.2021 20:59
Rasthaber -  Bahreyn'de halk kıyamının başlaması üzerinden sadece bir ay geçerken Suudi Arabistan, kendi askerlerini halk gösterilerini bastırmak için Bahreyn'e gönderdi.

Bahreyn'de Al-i Halife rejimine karşı halk kıyamı 14 Şubat 2011 tarihinde başladı. İtirazların başlamasının ardından Al-i Halife rejimi, Suudi Arabistan'dan Bahreynli protestocuları bastırmak için yardım talebinde bulundu. Al-i Suud rejimi de Ada Kalkanı Planı çerçevesinde kendi askeri güçlerini Bahreyn'e gönderdiğini ileri sürdü. Oysa Ada Kalkanı Planı, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyelerini dış saldırılara karşı savunmak için yapılmış bir anlaşmadır. Suudi Arabistan'ın Bahreyn'deki askeri varlığı üzerinden 10 sene geçti. Ancak bu askeri varlığın sonuçları nedir?

Al-i Halife rejiminin baskıcı siyasetleri ve yabancılara olan yoğun bağlılığı, Bahreyn halkını adeta baktırmıştır. Bu yüzden Bahreyn halkı; ülkeden yabancı işgalci güçler ihraç edilip, zorba ve despot rejimden kurtulup, halkçı bir hükümet kuruluncaya kadar gösterilerinin devam edeceğini vurguluyorlar.  

New York Times, Bahreyn yönetiminin 2011 yılından başlayan halkçı gösteriler sırasında, halkı bastırmak için Birleşik Arap Emirliği ve Arabistan'dan en az 10 milyar dolar para yardımı aldığını yazdı. Bu arada Suudi Arabistan Mayıs 2012 tarihinde Al-i Halife rejimi ile güvenlik işbirliğinde olduğunu duyurması üzerine Bahreyn muhalefeti de ülkenin Al-i Suud tarafından " işgal" edildiğini belirti.

Al-i Halife ve Al-i Suud rejimleri çeşitli bahaneler ve açıklamalar ile Bahreyn’deki işgalci varlıklarına hukuki ve yasal temeller uydurmaya çalışmalarına rağmen Arabistan güçlerinin Bahreyn topraklarındaki askeri varlığının hiçbir hukuki temele dayanağı ve uluslararası ilişkilerde de hiçbir açıklaması yoktur. Arabistan ve Bahreyn rejimleri,  Bahreyn halkının kıyamını bastırma bağlamındaki söz konusu askeri işbirliğini, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’nin Ada kalkanı projesi çerçevesinde haklı çıkarmaya çalıştılar fakat bu görüş kesinlikle kabul edilemez; zira Ada kalkanı projesi Fars Körfez İşbirliği Konseyi'ne üye ülkelerden her birinin saldırıya uğraması durumunda geçerlidir.  Fakat Bahreyn gelişmeleri,  ülke halkının Al-i Halife despot rejimine karşı itirazı ve bir iç meseledir.

Birleşmiş Milletler Bildirgesi'nde ve de diğer uluslararası konvansiyonlar veya uluslararası hukuk kurumlarının tüzüklerinde hiçbir ülkenin başka bir ülkenin kendi halkını bastırmak için müdahale hakkına dair tek bir madde veya hatta tek bir bent bile bulunmuyor,  üstelik ülkelerin bağımsızlık ve milli hakimiyeti ile ülkelerin iç işlerine karışmama ilkesi temel alınarak vurgulanmıştır.

YORUMLAR

REKLAM