Fransa'dan Sömürgecilik İtirafı

GİRİŞ: 13.11.2020 09:03      GÜNCELLEME: 13.11.2020 09:03
Rasthaber -  Fransa'nın sömürgecilik döneminde özellikle de Afrika kıtası ülkelerinde işlediği cinayetler herkesçe bilinirken Fransız makamlar bu sömürgeciliğe itiraf edip eski siyasetlerini kınamakla Paris’ten yeni profil çizmeye çalışıyorlar. Bu doğrultuda Fransa kültür bakanı bu ülkenin sömürgeciliğinin cinayet ve vahşilik olduğunu söyledi.

Fransa  kültür bakanı Roselyne Bachelot,  Fransa'nın sömürgecilik döneminin vahşilik ve cinayet dönemi olduğuna itiraf etmesi zaruretine vurgu yaparak, "Fransa senatosu ve milli derneğinin  oy birliği ile  Senegal ve Benin'e ait bazı kültürel mülkleri  bu ülkelere iade edecek tasarıyı onayladığını” duyurdu. "
Fransa 18'inci yüzyıldan beri  Afrika kıtasında  askeri ve siyasi sömürgecilik  sürecini başlatmış ve  özellikle de Afrika Kuzeyinde, merkezinde ve Batısında  20'inci yüzyılın ikinci yarısına kadar da varlığını manda ve sömürgecilik şeklinde devam ettirmiştir.  Tarihi kanıtlar ise Afrika kıtasının Batı ve Kuzeyinde 20 ülkenin Fransa işgalinde olduğunu gösteriyor.  Senegal ve Fildişi Sahili gibi ülkeler Fransa tarafından köle ticareti merkezine dönüştürülmüştü .
 Bu doğrultuda Fransa  Afrika ülkelerini yağmalayarak kendine servet biriktiriyordu. Fransa'nın özellikle de Afrikalı sömürge ülkelerinde işledikleri cinayetler  hala da uluslararası toplumun vicdanını sızlatmaktadır.   Fransa'nın Cezayir'deki cinayetler ve işlediği  soykırımın izleri hala eserleri bir kara leke olarak tarihe yerini koruyor.  İstatistiklere göre  Cezayirlilerin bağımsızlık mücadelesi sırasında  1 milyonu aşkın Cezayirli  mücadeleci  Fransızlar tarafından katliam edildi. 
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un tarihi işler danışmanı  Abdülmecid Şeyhi  ise  Fransızların,  Cezayir'in  sömürgecilik dönemi belgeleri ve görüntülerini yaymasını engellemeye çalıştığına değinerek “Fransızların sömürgecilik  döneminde bu ülkede Cezayirlilerin  kemiklerinden  sabun üretimi ve toz şeker tasfiyesinde yararlandıklarını” söyledi. 
Fransızlar ayrıca Ruanda’nın büyük soykırımında da bulunarak  Hutu etnik grubunu desteklediler.
Fransızlar yıllarca  bu cinayeti örtbas ve inkar etme siyaseti izleseler de son yıllarda farklı Afrika ülkelerinde yaşanan cinayetlerdeki müdahaleleri ile ilgili belgeler ifşa olundukça bu ülke makamları da bu hususları itiraf etmiş ve bir şekilde zarar gören ülkelerin gönlünü kazanmaya çalışmışlardır.  
 Nitekim Fransız cumhurbaşkanı Emmanuel Macron son dönemde Afrika'ya yaptığı yolculukta   sömürgeciliğin Fransa tarihinin büyük hatası olduğunu, kendisinin de sömürgeci kuşağa ait olmadığını söyledi. 
Bu arada Fransa'da bazı Sivil Toplum Kuruluşları da  Fransa'nın kolonyalizm döneminde  yağma, cinayet ve insanlık dışı girişimlerin sembolü sayılan kişilerin heykellerinin kaldırılmasını istediler. 
Bu tarihi gerçeklere rağmen Fransız makamları  sadece bazı cinayetlere itiraf etmiş ve pratikte  resmi bir özür veya tazminat ödeme gibi çağrıda bulunmamıştır. Buna ilaveten   Afrikalı ülkelerin mevcut koşulları da  Fransa gibi ülkelerin hala Afrika'da  ciddi varlıklarının sürdüğünün sonucudur. 
Aslında sömürgeci ülkeler yeni kılıf ve görünüşte Afrika kıtasında varlıklarını sürdürüyorlar.  Fransız askerlerin özellikle de önemli ve zengin sahil havzası ülkelerinde bulunması, ayrıca Libya ve Sudan özellikle de Darfur'da bulunması  başlı başına başka bir cinayet dosyasıdır. 
 İnsan Hakları Uluslararası Federasyonu da  son dönemde Twitter'den paylaştığı mesajda  STK'ların  Ağustos ayında  Fransa'da  Fransız BNP Paribas bankasına karşı Sudan'da   “insanlık aleyhinde cinayet” araştırma dosyası  başlatabildiklerini bildirdi. 
 Aslına Fransız makamların  ülkelerinin işlediği cinayetlere itirafı yeterli bir durum değildir.  Ayrıca bu siyaset değiştirilmeli, resmi özür dilenmeli ve zayıf ve Afrika ülkelerle ilişkiler ve davranışlar  gözden geçirilmelidir. Böylece  Fransa'nın bu çerçevede yeni bir döneme ayak bastığı da inandırıcı olacaktır.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM