Çavuşoğlu ve Lavrov’dan Ortak Basın Açıklaması

GİRİŞ: 29.12.2020 17:18      GÜNCELLEME: 29.12.2020 17:18
Rasthaber - ‘’Rusya Dışişleri Bakanlığı ile Türkiye Dışişleri Bakanlığı arasında 2021-2022 İstişareler Planı İmza Töreni’’ne katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ortak basın toplantısı düzenledi.

Türkiye'ye yönelik ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında alınan yaptırım kararlarına ilişkin soruya yanıt veren Çavuşoğlu, "Türkiye olarak yaptırımlara kime yönelik ve kimin tarafından olursa olsun karşıyız. Geçmişte Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik yaptırım kararları oldu. Müzakereci ülke olarak bu kararlara katılmamız istendi, biz kesinlikle katılmadığımız gibi bu yaptırımların doğru olmadığını açıkça söyledik. Yine İran’a uygulanan yaptırımlara karşı olduğumuzu belirttik." ifadesini kullandı.

Yaptırımlarla sorunların çözülemeyeceğinin altını çizen Çavuşoğlu, "Aynı şekilde ABD'nin CAATSA yaptırım kararı da hem hukuken hem siyasi olarak yanlış bir karardır. Bu bizim savunma sanayimizi ve ülkemizi çok etkiledi ya da etkilemedi diye bir yorum yapmak istemiyorum çünkü kararın kendisi yanlış. Az ya da çok, güçlü ya da zayıf olması önemli değil bu yaptırım bizim egemenlik haklarımıza bir saldırıdır. Yaptırımlarla geri adım atmayacağımızı da herkes iyi bilir." dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye ile Rusya arasında yapılan S400 hava savunma sistemleri anlaşmasının CAATSA yasasından çok önce imzalandığı için yaptırım kararının hukuken yanlış olduğuna da vurgu yaparak, "S400 dahil tüm sorunları diyalogla çözmeyi tercih ettik. ABD, yaptırım kararından sonra diyalogla iş birliği içinde olmak istediğini söyledi. Biz hiçbir zaman karşı değiliz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, görüşmesinde mevkidaşı Lavrov ile başta Yukarı Karabağ, Suriye, Libya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz olmak üzere tüm bölgesel konuları da ele aldıklarını belirterek, "Bölgesel konularda bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz iş birliği, attığımız adımlar somut sonuçlar doğurdu." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Bölgenin iki büyük ülkesi olarak iş birliğimiz somut sonuçlar doğuruyor. Karabağ konusunda bir ateşkes tesis edildi. Rusya Barış Gücü Misyonu sahada, ortak gözlem merkezimiz de kuruluyor. Bir an önce hayata geçecek ve faaliyetlerini sürdürecek. Burada amacımız kalıcı barış ve istikrar. Bunun için 6'lı format dahil tüm imkanlarımızı seferber etmemiz lazım. Güven artırıcı adımların atılması lazım. Ben inanıyorum ki bu adım atılınca kalıcı bir barışı tesis edeceğiz ve bu şekilde bölgedeki ülkeler arasındaki ilişkileri de normalleştireceğiz."

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in tüm zorluklara rağmen Ermenistan'a iyi niyet gösterip barış elini uzattığını ifade eden Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kendisinin de defalarca Dağlık Karabağ'da kalıcı barış olursa Türkiye-Ermenistan ve Ermenistan-Azerbaycan olarak ilişkilerin normalleştirilebileceğini söylediklerini vurguladı.

Çavuşoğlu, bu konudaki çalışmaları Azerbaycan'la koordine edeceklerini belirterek, arzularının bölgede barışı tesis etmek için oluşturulan misyonlara ilerleyen süreçlerde ihtiyaç kalmaması ve ekonomik ve bölgesel iş birliğinin öne çıkması olduğunu kaydetti.

Rusya ile Güney Kafkasya'daki iş birliklerini sürdürürken Suriye'de de kalıcı barış ve çözüm için çabalara devam edeceklerini vurgulayan Çavuşoğlu, "Astana formatı toplantısını burada Soçi'de yine gerçekleştirebiliriz. Anayasa Komisyonu toplantılarını destekliyoruz. Rusya'nın özellikle rejime yönelik telkinleri ve olumları katkısı fark ediliyor. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz." dedi.

Çavuşoğlu, Libya'da şu anda devam eden siyasi süreci desteklediklerini ve kalıcı çözümün herkesin yararına olduğunun altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, Libya'da bundan sonraki süreçte herkesin ülkede birliğin tesis edilmesi yönünde adım atması gerektiğini belirterek, darbeci Hafter'in halen bu anlayışta olmadığını üzülerek gördüklerini dile getirdi.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son zamanlarda bize yönelik tehdit dilini kullandığını gördük ama biz bu konularda hiçbir zaman taviz vermeyiz. Milli Savunma Bakanımız da (Hulusi Akar) zaten Trablus'tan cevabını verdi. Eğer bize yönelik bir tehdit oluşursa, biz gereğini yapmakta tereddüt etmeyiz ama bu noktaya gelinmesini istemeyiz çünkü şu anda bir siyasi süreç devam ediyor. Uluslararası camianın da aynı anlayışla Libya'daki sürece katkı sağlaması gerekiyor."

Kovid-19 döneminde Türkiye'nin Rusya ile vatandaşların tahliyesi ve turizm konusu dahil iyi bir iş birliğinin olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, "Sayın Putin, Rus aşısı Sputnik V konusunda telefonda Cumhurbaşkanımıza bir teklifte bulununca hemen Cumhurbaşkanımız Sağlık Bakanımıza talimat verdiler ve onun neticesinde kurumlarımız arasında bir mutabakat zaptı imzalandı." dedi.

Türkiye'nin, Sputnik V aşısıyla ilgili Rusya'dan bazı ilave bilgiler talep ettiğini belirten Çavuşoğlu, dün düzenlenen kabine toplantısında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, "Bu bilgilerin Rusya'dan gelmeye başladığını ve her şeyin yolunda gittiğini" söylediğini aktardı.

Çavuşoğlu, "Bu iş birliğinin amacı ise sadece tedavi değil, ortak aşı üretimi, yani Türkiye'de de bu aşının üretilmesidir. Bu hedefe doğru olumlu bir şekilde ilerliyoruz." ifadesini kullandı.

LAVROV'UN AÇIKLAMALARI

Toplantı esnasında yapıcı istişarelerde bulunduklarını ve yüksek seviyedeki siyasi diyaloğun önemini vurguladıklarını kaydeden Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki sürekli ve güvenli temasların iki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda stratejik yönünü ve hedefleri belirlediğini dile getirdi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle iki ülke arasındaki ticaret hacminin düştüğünü hatırlatan Lavrov, ticaret hacminin yükselmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

Askeri teknik alandaki iş birliğini karşılıklı geliştirmeye devam edeceklerini vurgulayan Lavrov, bu alanda ABD'nin Türkiye'ye baskı uygulamasına rağmen Ankara'nın Moskova ile etkileşimini sürdürme isteğine değer verdiklerini ifade etti. Lavrov, "Washington Ankara'ya ciddi baskı uyguluyor. Bunu gayrimeşru yollarla yapıyor. Buna rağmen Türkiye yılmıyor. Bu da takdire şayandır." dedi.

Dağlık Karabağ konusunu da ele aldıklarını aktaran Lavrov, Ankara'nın ihtilaflı tarafların üstlendikleri taahhütleri yerine getirmesi konusunda yardım etmek istediğini ve buna olumlu baktıklarını belirtti.

Bölgede Erdoğan ve Putin'in girişimiyle ateşkesi denetleme merkezi kurma çalışmalarının sürdüğünü ve kısa süre sonra faaliyetlerine başlayacağını söyleyen Lavrov, Karabağ’daki durumun kimse tarafından istismar edilmemesi konusunda Türk tarafı ile hemfikir olduklarını aktardı.

Suriye meselesi ile ilgili olarak Astana formatının sahadaki durum açısından en verimli format olduğunu kanıtladığını vurgulayan Lavrov, siyasi anlamda da anayasa komitesinin çalışmalarını desteklemeye devam ettiklerini anımsattı.

Lavrov, Libya'da tüm kilit siyasi oyuncuların katılımıyla Libyalılar arası diyaloğun tesis edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bir gazetecinin ABD ve Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ve Rusya'ya yönelik yaptırımlarının iki ülke arasındaki ilişkileri etkileyip etkilemediği sorusuna Lavrov, şu cevabı verdi:

"Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler son derece kıymetlidir. Kendimize yetiyoruz diyebiliriz. İlişkilerimiz kimsenin agresif, dostane olmayan tutumuna ve kaprislerine bağlı değil. Ülkemizin milli çıkarları var. Bu milli çıkarları savunuyoruz. Karşılıklı yarar temelinde iş birliği yapmaya hazırız ve niyetliyiz. Çıkar dengesi konusunda uzlaşma sağlamaya çalışmaktayız. Bu zaten iki ülke ve halk arasında sürdürülebilir ve istikrarlı ilişkilerin kurulabileceği en sağlam temeldir."

Hem Türkiye hem Rusya'nın bağımsız ülke olduğunu ve bağımsız siyaset yürüttüğünü vurgulayan Lavrov, "Her iki ülke milli çıkarlarını savunuyor. Bunu da koordinasyon içinde yapıyor ve çıkar dengesini sağlamakla meşgul. Batı'daki bazı güçler ekonomide, enerji alanında, savunma sanayisi alanında adil olmayan rekabetin birtakım yoluna başvuruyor. Gayrimeşru yollarla bu iş birliğimizi etkilemeye çalışıyorlar. Batı bu yaptırımlara başlamadan çok önce bizim zaten ilişkilerimiz vardı." ifadesini kullandı.

 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM