Biden Hükümetinin Riyakarlığı

GİRİŞ: 12.05.2021 09:23      GÜNCELLEME: 12.05.2021 09:23
Rasthaber -  Kudüs'te bir kaç hafta boyunca süregelen gerilimin ve siyonist rejim askerlerinin Mescid-i Aksa ve Kudüs'ün Şeyh Cerrah mahallesinde yürüttüğü Filistinlilere karşı şiddet olaylarının ardından Amerika sonunda bu olaylara tepki gösterdi.

Beyaz Saray güvenlik konseyi danışmanı Jake Sullivan  Pazar günü  İsrailli mevkidaşı ile yaptığı konuşmada  " Washington'un  şiddetli olaylar özellikle de  Beytülmukaddes'teki şiddet olayları ve de Filistinli ailelerin  Şeyh Cerrah mahallesinden atılması hususunda kaygılı olduğunu" açıkladı.  Burada önemli olan nokta bu sözde kaygı dolu açıklamaların ardından Jake Sullivan'ın bir kez daha Siyonist Rejim İsrail'in güvenliğini destekleme taahhüdüne bağlı olduklarına vurgu yapmasıdır. Jake Sullivan Filistin İslami Direniş Hareketi-HAMAS'ın Gazze'den füze yağdırması ve işgal altındaki topraklara ateşli yanan balonları göndermelerini de kınadı.

Biden hükümetinin Siyonist rejimin özellikle Doğu Kudüs'teki Filistinlilere yönelik suç eylemlerine karşı ikiyüzlü duruşu ve bu konudaki sahte endişesi ortadadır. Çünkü temelde siyonist İsrail, Washington'un tam ve kapsamlı desteği olmadan Filistinlileri sınır dışı etme planlarını ilerletemez.

Zaten bu destek olmasaydı İsrail 1967'nin işgal altındaki topraklarındaki Filistinlilerin evleri, çiftlikleri ve yerleşim alanlarını yıkıp alanını genişletemezdi. Uluslararası toplumdan gelen eleştirilere rağmen, Amerika Birleşik Devletleri her zaman İsrail'in tüm eylemlerini tam olarak desteklemiştir ve İsrail'in en büyük mali ve askeri destekçisi olup, yıllık 3,8 milyar dolar yardımı da sağlamıştır. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlığı döneminde bu destek görülmemiş seviyelere ulaştı ve Trump yönetimi, Kudüs'ü siyonist rejimin başkenti olarak kabul ederken işgal altındaki Golan'ın da bu rejime ilhakını kabul etti.

Trump, Yüzyılın Anlaşmasını öne sürerek Filistinlilerin aleyhine İsrail'e benzeri görülmemiş tavizler verdi ve yönetiminin son döneminde bile, Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 30'unu İsrail'e katma planını kabul etti. Gerçi Siyonist Rejim İsrail bu planını hala hayata geçirmemiştir.   Şu de, insan haklarını savunduğunu iddia eden Biden hükümeti, özellikle Doğu Kudüs'te Filistinlilere karşı yasadışı ve insanlık dışı eylemlerinin devam etmesini önlemek için İsrail'e karşı bir baskıya başvurmadan sırf pasif bir şekilde endişelerini dile getirdi.

Filistinlilerin savunma eylemlerini de kınayan Biden yönetiminin bu tutumu Amerika'da geniş çapta eleştirildi. Bağımsız ABD Senatörü Bernie Sanders, Biden yönetimini işgal altındaki Kudüs ve Batı Şeria'daki Siyonist şiddeti konusunda sağlam bir tavır almaya çağırdı.

Doğu Kudüs'ün merkezinde yer alan Bab el-Amud bölgesi, son günlerde Siyonist güçler ile Kudüs halkı arasında çatışmalara sahne oldu. Filistinliler, İsrail'in Kudüs'teki Yahudileştirme programını ve Mescid-i Aksa'ya bitişik olan mahallenin Bab el-Amud bölgesinin kapatılmasıyla Mescid-i Aksa'nın mekansal ve zamansal olarak bölünmesine izin vermeyeceklerinde ısrar ediyorlar. İsrail'in bir mahkeme kararına dayanıp Filistinli aileleri Mescidi Aksa yakınındaki Şeyh Cerrah mahallesinden zorla ihraç etmeye çalışması Filistin halkının direnişi ve uluslararası kınamaların tepkisine yol açmıştır.

Bu arada Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve dünyanın birçok ülkesi ve hatta Avrupa Birliği dahi, Siyonist rejimin son zamanlarda Filistinlileri Doğu Kudüs'ten kovma ve El Aksa Camii'nde kısıtlamalar arttırma eylemlerini kınadı ve bu eylemini sonlandırmasını talep etti. Ancak Amerika, İsrail'in sınır dışı etme ve 1967 işgal altındaki topraklarda yerleşmesi de dahil olmak üzere Filistin karşıtı eylemlerini desteklemeye devam ediyor ve bu yasadışı eylemleri sona erdirmek için herhangi bir adım atmıyor ve atmayacaktır da.

Parstoday

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM