Beyrut Patlamasının Birinci Yıldönümü

GİRİŞ: 05.08.2021 16:59      GÜNCELLEME: 05.08.2021 16:59
Rasthaber -  Beyrut limanın büyük patlamasının birinci yıldönümünde, bu ülkenin son bir yılda siyasi şahsiyetler ve grupların “daha fazla güç” kazanmak ayrıca yabancı aktörlerin kendi çıkarlarına uygun bir güç yapısını oluşturmak ve nüfuz yollarını açmak için mücadeleleri, Lübnan halkının en kötü ekonomik şartlarda olduğuna aldırmadan devam ediyor.

Beyrut’un “Beyaz Belde” veya “Batı Asya Gelini” gibi lakapları ve isimleri, güzellik ve mutluluğun Lübnan halkının kimliğinin bir parçası olduğunu gösteriyor. Fakat bu Beyaz Belde hatta 4 Ağustos 2020 tarihinden uzun süre önce ve hatta on yıllar boyunca asla mutluluk rengini görmezken bugünde bir anda, tarih boyunca unutulmayan bir olay yaşadı.

Beyrut limanında uzun süre önceden beri depolanan Nitratın 4 Ağustos 2020’de patlaması en az 200 kişinin ölümü ve yaklaşık 6 binin yaralanmasına yol açtı. Savunmasız halkın kanı, olayda hiçbir rolü olmayan başbakan Hassan Diab’a karşı güdümlü itirazların yoğunlaşmasına sebep oldu; öyle ki Diab olaydan birkaç gün sonra ve görevde sadece 7 ay bulunduktan sonra Lübnan başbakanlığından istifa etti.

Diab’ın istifası, bir yandan Lübnanlı şahsiyetler ve siyasi grupları ve diğer yandan da direniş muhalifi olan yabancı aktörlerin Lübnan halkının kanını bile kendi siyasi çıkarları için suiistimal ettiklerini gösterdi, bu konu son bir yılda kendini çok daha net bir şekilde gösterdi.

Diab’ın istifası ardından yeni kabinenin kurulmasına kadar, geçici başbakan olarak çalışmalarına devam etmesi kararlaştırıldı. Mustafa Edib bir ay içinde yeni kabineyi kurmayı başarmadı ve siyasi çatışmaların başarısızlığına sebep olduğunu belirterek görevden çekildi. Kendini Lübnan’ın tek kurtarıcısı olarak bilen Saad Hariri ise Ekim 2020’de 4. Kez kabineyi kurmakla görevlendirildi fakat 9 ayın ardından cumhurbaşkanı Michel Aoun ile ihtilafları ve Aoun’un kabinenin kurulma sürecine müdahalesi nedeni ile başarısız kalarak istifa etti. Temmuz ayın ortalarında ise son 16 yılda 3. Kez kabineyi kurmakla Necib Mikati görevlendirildi fakat 4 Ağustos Beyrut patlamasının yıldönümünde bile hala kabineyi kurmakta hiçbir belirti göze çarpmıyor.

4 Ağustos ve daha öncesinde de geçim sıkıntısı çeken halk bir kez daha geçen günlerde patlamanın yıldönümünde başta Beyrut olmak üzere çeşitli kentlerde sokaklara inerek ekonomi amaçlı gösteriler düzenledi, fakat polisin müdahalesi ile yaşanan olaylarda onlarca kişi yaralandı. Haber çevrelerinin belirttiğine göre gerginliklerin yoğunlaşması ile güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz kullanarak TOMA’larla protestocuları dağıtmaya çalıştı.

Son bir yılda iç siyasi çekişmelere ilaveten yabancıların müdahalesi, dünya bankası raporuna göre Lübnan’ın 19.y.y.’dan itibaren en yoğun ekonomi krizini yaşamasına sebep olmuştur. Verilere göre hali hazırda Lübnan nüfusunun yarısından fazlası yoksulluk çizgisi altında yaşarken milli para birimi ise yüzde 90 oranında değer kaybetmiştir.

Diğer yandan geçen gün yapılan gösteriler ise patlamada hayatlarını kaybedenlerinin yakınları adaletin gerçekleşmesi talebi ile parlamento ve adalet bakanlığı önünde toplandıkları bir ortamda gerçekleşti. Protestocular olayla ilgili araştırmaların şeffaflaşması ve olayın tüm boyutlarının açıklanarak sorumluların dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istediler.

Bu arada 4 Ağustos Beyrut patlamasının yıldönümü genel yas ilan edilmesine rağmen yapılan anma törenine hiçbir resmi yetkilinin katılmaması ise dikkatlerden kaçmadı.

Lübnan’ın günümüzdeki gerçeklerden bir diğeri ise tekrarlanan politikacıların siyaset sahnesinde yeni soluklara izin vermemesi ve müdahaleci yabancı aktörler ve vekillerinin de “yabancı müdahaleye” karşı “direnişe” destek vermemesidir. Bu da Lübnan’ın çöküş sürecinde devam ederek halkın yaşam koşullarının daha da kötüleşmesi ve hakimiyet ile aralarındaki çatlağın büyümesi ve derinleşmesine sebep oluyor.a

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM