'Amerika Sabıkalı Bir Ülke'

GİRİŞ: 29.04.2021 11:59      GÜNCELLEME: 29.04.2021 11:59
Rasthaber -  Dünya genelinden bir araya gelen insan hakları uzmanlarının araştırmaları, Amerikan polisinin sergilediği şiddetin, siyahilere yönelik darp, yaralama ve sistematik olarak katletme eylemlerinin insanlığa karşı cinayet sayıldığını belirtip bu durumun incelenmesi gerektiğini ve uluslararası kurallara uygun olarak da takip edilmesi gerektiğini vurguladılar.

11 ülkeden karma komisyonda bir araya gelen 12 insan hakları uzmanı, sarsıcı 188 sayfalık raporda,  Amerika'nın uluslararası kuralları ihlal etmekte sabıkalı bir ülke olduğu ve kimi zaman da insanlığa karşı cinayet işlediğine vurgu yapıldı.

Bu insan hakları uzmanları,   polis güçlerinin adam öldürmeleri ve de işkence, eziyet ve insanlık dışı girişimlerde bulunmaları hususundaki raporlarında bu girişimleri, Amerikan siyahi toplumuna karşı sistematik saldırı olarak değerlendirip bu girişimleri cinayet olarak saydılar.

Bu komisyonun raporu,  siyahi Amerikanlara karşı sistematik ayrımcılığın etkisini açıkça gözler önüne sermektedir.  Bu raporda şu ifadelere de yer verilmiştir: " Amerika Birleşik Devletleri iki yasal sistemi uygulamaktadır. Biri beyazlara has olan öbürü de Afro Amerikanlara has olan sistemdir. "

Komisyon, Amerika'yı uluslararası taahhütleri ve insan haklarını ihlal etmekle suçladı. Bu açıdan Amerika'da polis ve güvenlik yapısına hakim kurallar,  polis memurlarının yasaları uygulama süreci, özellikle de arabaların durdurulması ve siyahilerin aranması ve hedef alınması da eleştirildi ve ırka dayalı bu aramalara karşı pasifliğin durumu daha da vahimleştireceği belirtildi. 

Dünyanın dört bir yanından önemli sayıda insan hakları uzmanının çalışması olan bu önemli raporun yayınlanması, ABD polis ve güvenlik teşkilatının siyahilere yönelik eyleminin suç niteliğinde olduğunu gösteriyor.   Bu uzman bu suçu insanlığa karşı cinayet bile sayıp bu cinayetlerin uluslararası hukuk kurumları özellikle de uluslararası ceza mahkemesinde takip edilmesini istiyorlar.

Özellikle siyahi Amerikan George Floyd'un 25 Mayıs 2020'de Minneapolis'te "Derek Chauvin"  adlı beyaz bir polis memuru tarafından acımasızca ve gerekçesizce öldürülmesinden sonra Amerikan polisinin acımasız şiddeti meselesi, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygın protestoları fitilleyen ve dünya çapında ilgi gören bir mesele haline geldi.

Bunun ardından Amerika genelinde büyük ölçekli protestolar başlamış oldu. Bu protestolar "Siyahilerin Hayatı Değerlidir" hareketi biçiminde tecelli etti. Dereck Chauvin'in üçüncü derece cinayetten hakkında açılan dava yaklaşık üç hafta sürdü ve son olarak, 20 Nisan Salı günü, yargıç, savunmasını mahkemede reddeden Dereck Chauvin'i suçlu saydı.

Dünya İşkenceyle Mücadele Örgütü başkanı Hina Jilani ise siyahi George Floyd'un katilinin mahkumiyetinin komisyonun görüşlerinin bir kanıtı olduğunu vurgulayarak, "Birinin tutuklanması sırasında güç kullanılması hem insanlık dışıdır hem de açıkça işkence yapmak ve ölüme maruz bırakmaktır." dedi.

Burada önemli olan nokta, bu mahkeme kararının ABD Cumhuriyetçileri tarafından eleştirilmesidir.

Bu da gösteriyor ki, özgürlük ve insan hakları talep eden bu ülkenin egemenlik düzeyinde, siyahi bir vatandaşı soğukkanlılıkla ve hiçbir gerekçe göstermeden öldüren bir polis memurunun açıktan savunulması gerçeği söz konusudur. İstatistiklere göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde siyahilerin polis tarafından öldürülme olasılığı beyazlara göre üç kat daha fazladır.

Gerçekte, Amerikan toplumunda siyahiler de dahil olmak üzere ırksal ve dini azınlıklara karşı büyük bir beyaz ırkçı şiddeti söz konusudur. Bu bağlamda beyaz polislerin de rolü belirgindir.

11 ülkeden insan hakları uzmanları tarafından yayınlanan raporun yayınlanması, yaygın şiddet ve siyahi Amerikalıların ABD polisi tarafından öldürülmesi meselesinin Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından insanlığa karşı bir suç olarak uluslararası düzeyde ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Parstoday

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM