Amerika'da İç Terörizm Sorunu

Amerika 11 Eylül saldırılarının ardından kendini dünyada terörizm ile mücadele bayraktarı tanıtmakla bu alanda dünyada birçok girişimde bulundu. Ancak son günlerde Amerika içinde yaşanan silahlı saldırılar bu ülkede iç terörizm tehlike çanlarının çalmasına neden olmuştur.
GİRİŞ: 06.08.2019 10:17      GÜNCELLEME: 06.08.2019 10:17
Rasthaber -  Bu silahlı saldırıların son örneklerinden biri, Cumartesi günü göçmen karşıtı ve Lationoların Meksika sınırındaki Texas eyaletinde bulunan El Paso şehrine gelmesine tepki olarak, 20 kişinin ölümüne neden olan 21 yaşındaki bir gencin silahlı saldırısı idi. Genç saldırgan, saldırısından önce sosyal medyadan nefret söylemeleri içeren mesajlar paylaşmıştı. 
Bir diğer olayda ise 24 yaşındaki bir genç Ohio eyaletinin Dayton şehrinde otomatik silahı ile ateş açarak 10 kişiyi öldürdü. Bu dehşet olaylar dizisi Amerikan Federal Polisi-FBI tarafından terör eylemleri kategorisine alındı. Bu ise Amerika'da iç terörizm olgusunun yaygınlaşması konusundaki uyarıların artmasına yol açtı.
Bu doğrultuda Amerika Ulusal Güvenlik Konseyi'nde terörizm ile mücadele eski üst düzey yetkililerinin 6'ısı bir bildiri yayımlayarak, son zamanlarda yaşanan silahlı saldırıları "iç terörizm" olarak niteleyip hükümetin bu alanda ciddi adımlar atmasını istediler. 
Amerika Ulusal Güvenlik Konseyi'nde 2015 ila 2017'de üst düzey makam olarak faaliyet gösteren Joshua Glitzer ise bu hususta Twitter hesabından şöyle bir yazı paylaştı: "Yaklaşık bir yıl önce Trump hükümeti terörizm ile mücadele ulusal stratejisi belgesini yayımlattığı zaman, biz onun IŞİD ve El Kaide gibi uluslararası terörizm ile ilgisi olmayan  iç terörizm olarak bilinen Amerika topraklarındaki terörizmle mücadele konusundaki çabaların yoğunlaşmasına yaptığı vurgudan dolayı çok sevinmiştik."
Joshua Glitzer son silahlı saldırılara değinerek iç terörizmden ve radikal düşüncelerden kaynaklanan şiddet saldırıları ile mücadele doğrultusunda daha fazla çaba gösterilmesine vurgu yaptı. 
Bu gibi makamlar iç terörizm ile mücadeleyi tıpkı uluslararası terörizm ile mücadele kadar öncelikli sayıp vaat edilen iç terörizm ile mücadele doğrultusundaki stratejilerin de uygulanmasını istiyor. 
Aslında Amerika'daki iç terörizmin köklerini geçen on yıllarda aramak gerekiyor. Bu sürede kimi protestocu gruplar ve kişiler büyük cinayetlere imza atmışlardır. Bu alandaki en önemli hususlardan biri de 1995 yılında Oklahoma şehrindeki federal bir binanın patlatılmasıdır. Bu saldırı ise federal devletin siyasetleri ve girişimlerine karşı olan iç militan gruplar tarafından gerçekleştirildi. 
Böylece Amerika'daki iç terörizmin köklerini çoğunlukla sağcı düşüncelere sahip olan militan gruplar arasında aramak gerekiyor. 
Bu gruplar, eyalet yönetiminden yana federal devlet karşıtı olanlar, etnik ve dini azınlıklar düşmanı ırkçı gruplar ve göçmenlere karşı, beyazların Amerika'daki üstünlüğünden yana olan radikal sağcı düşüncelere sahip kişilerden oluşmaktadır. 
Nitekim El Paso şehrinde yaşanan cinayetin faili beyaz Patrick Crusius da açık bir şekilde göçmenlere karşı kinini gözler önüne serip Trump'ın göçmen karşıtı siyasetlerinin taraftarı olduğunu göstermişti. 
2020 Amerikan başkanlık seçimleri demokrat adayları Pete Buttigieg ve Beto O'Rourke ise El Paso silahlı saldırısına tepki olarak Trump'ın ırkçı söylemlerinin bu gibi saldırılara sebebiyet verdiğini söylediler. 
Buttigieg bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: "Amerika milliyetçi beyazların terör saldırısına uğramıştır. Bu grup ise Amerikan başkanı Donald Trump'ın himayesi altındadır."
O'Rourke da, "Trump'ın son üç yıllık başkanlığı döneminin her anında nefretten doğan cinayetlerin arttığına şahitlik ettik. Öyle bir dönem ki Amerika başkanı Meksikalıları saldırgan ve suçlular olarak nitelemiştir." dedi
Amerika'da terörizm ile mücadele alanında faaliyet gösteren eski üst düzey makamlarının uyarıları ise son zamanlarda yapılan cinayetlerin terör mahiyeti taşımasından kaynaklanmaktadır.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM